Skip to content

AR-GE MERKEZLERİ

MART 2018 SAYI: 118

“Amatör Ruhla, Kurumsallığa Yöneliyoruz”

Çalışmalarında, “Ar-Ge’ye verilen önem firmaların geleceğine etki ettiği kadar nesillerin kaliteli yaşam düzeyini de belirler” mottosuyla ilerleyen İntecro Robotik, genel endüstri ve savunma olmak üzere iki farklı alanda anahtar teslim robotik hatlar/hücreler (kaynak, laser/ plasma kesim, montaj gibi) ve özel amaçlı robotik sistemler üzerine faaliyet gösteriyor. Geçtiğimiz yıl Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite edilen İntecro Robotik’in kuruluşundan itibaren Ar-Ge odaklı bir şirket olmaya özen gösterdiğini dile getiren İntecro Robotik Ar-Ge Direktörü Ahmetcan Önal, bu anlamda Ar-Ge merkezi olmadan önce de birçok TÜBİTAK, KOSGEB, kalkınma ajansı gibi kurumların desteklerinden faydalanarak önemli işlerin altına imza attıklarını söylüyor.

“Hizmet verdiğimiz sektörlerde gerçekleştirdiğimiz çalışmaların tamamına yakını bir takım Ar-Ge faaliyetlerini gerekli kılıyor. İntecro Robotik olarak önemli büyüklükte bir teknolojik altyapı ve bilgi birikimine sahip olmakla birlikte, eksik olduğumuz alanlara dair de çalışmalarımız devam ediyor” diyen Önal, yıllık fikri ve sınai mülkiyet hakkına sahip olabilecek proje hedeflerinin en az 35 olduğunu vurguluyor.

Hantallıktan uzak ancak bir o kadar da kurumsal çalışmayı benimsemiş mühendislik yönetim becerilerine sahip olduklarını belirten İntecro Robotik Ar-Ge Merkezi’nin dünden bugüne yolculuğunu, Türkiye’deki Ar-Ge kültürünü ve Ar-Ge teşviklerinin mevcut durumunu Ahmetcan Önal ile konuştuk.

İntecro Robotik Ar-Ge Merkezi’nin yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Üretime yönelik geliştirilen projeler var mı? Çalışmalarınızı ağırlıklı olarak hangi alana yönelik gerçekleştiriyorsunuz?

İntecro Robotik, isminden de anlaşılacağı üzere genel endüstri ve savunma olmak üzere iki farklı alanda anahtar teslim robotik hatlar/ hücreler (kaynak, laser/plasma kesim, montaj gibi), özel amaçlı robotik sistemler üzerine faaliyet gösteren bir firma.

İntecro Robotik olarak kuruluşumuzdan itibaren Ar-Ge odaklı bir şirket olmaya özen gösterdik. Bu anlamda Ar-Ge Merkezi olmadan önce de birçok TÜBİTAK, KOSGEB, kalkınma ajansı gibi kurumların desteklerinden faydalanarak önemli işlerin altına imza attık. Ar- Ge alanındaki hummalı ve başarılı çalışmalarımız neticesinde 2017 yılına gelindiğinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge Merkezi olmaya uygun görüldük. Ar-Ge Merkezimiz bünyesinde geliştirdiğimiz projelerin tamamının üretimini gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. Projeleri hayata geçirecek son derece disiplinli bir mühendislik becerisine sahip olan İntecro Robotik Ar-Ge Merkezi’nin bugün itibarıyla personelinin yüzde 80’inden fazlası mühendislik eğitimini tamamlamış ve lisansüstü eğitimlerine devam eden bir kadrodan oluşuyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite olmanızla sonuçlanan süreç nasıl gelişti? Söz konusu akreditasyon ne zaman gerçekleşti?

2017 yılında Ar-Ge Merkezi olmaya hak kazanmamızla nihayetlenen süreç; başvuru, yerinde inceleme ve kurul olmak üzere üç aşama olarak ilerledi. Başvuru sırasında gerekli yeterlilikleri İntecro Robotik olarak hali hazırdaki şirket prensiplerimiz doğrultusundaki yapılanmamızla çoğunlukla karşılıyorduk. Eksik olduğumuz noktaları ise hızlıca giderdik ve kurul sırasında eksiksiz bir şekilde hazır duruma geldik.

Hizmet alanınız içinde patent ya da faydalı model faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

Hizmet verdiğimiz sektörlerde gerçekleştirdiğimiz çalışmaların tamamına yakını bir takım Ar-Ge faaliyetlerini gerekli kılıyor. İntecro Robotik olarak önemli büyüklükte bir teknolojik altyapı ve bilgi birikimine sahip olmakla birlikte, eksik olduğumuz alanlara dair de çalışmalarımız devam ediyor. Yıllık fikri ve sınai mülkiyet hakkına sahip olabilecek proje hedefimiz en az 35’tir. Bu rakamın önümüzdeki yıllarda artması öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Ar-Ge merkezi yatırımları ve çalışmalar için ne kadar bütçe ayırdınız? Gelecek dönem içinde merkeze yönelik yatırımlarınız sürecek mi?

Daha önce de belirttiğim gibi İntecro Robotik, Ar-Ge odaklı bir firma. Firmamız tarafından Ar-Ge faaliyetlerine ayrılan bütçemiz yıllık ortalama 1 milyon TL. Bu rakam Ar-Ge çalışmalarına ayrılan sadece öz kaynak miktarını ifade ediyor. Avrupa Birliği Horizon 2020, TÜ- BİTAK-TEYDEB gibi programlarla bu bütçeyi elimizden geldiğince artırarak çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Hantallıktan uzak ancak bir o kadar da kurumsal çalışmayı benimsemiş mühendislik yönetim becerilerine sahip olduğunuzu belirtiyorsunuz. Söz konusu mühendislik yönetim becerilerinizin detaylarından söz eder misiniz?

İntecro Robotik’in kuruluşundan itibaren yöneticilerinin bakış açısı kurumsal kimlik kazanmak yönünde oldu ancak başlangıçtaki amatör ruhu yaşatabilmeyi de göz ardı etmediler. Bu nedenle şirket içi işleyiş kurumsal bir şekilde ilerlerken, gerçekleştirilen Ar- Ge, tasarım, üretim gibi faaliyetlerde gerekli koordinasyon, problem çözümleri gibi basamaklarda ekipçe amatör ruhla yani ilk günkü heyecanımız ve isteğimizle ilerliyoruz. Bu durum ek motivasyon sağlarken, çıkan ürünlerin özgünlüğü adına da olumlu sonuçlar doğuruyor.

Merkezinizin ilgili devlet kurumlarıyla koordinasyonu hangi düzeydedir? Devlet kurumlarının Ar-Ge uygulamalarına yönelik destekleriyle ilgili düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

İntecro Robotik, Ankara’da kurulu bir şirket olmanın getirdiği lokasyon avantajını olabildiğince kullanmaya çalışıyor. Bu anlamda ilgili kurumların birçoğunun Ankara’da olması nedeniyle iletişim kanalı olarak telefon veya internet yerine ilgili birimleri ziyaret ederek gerekli bilgi ve belgelere daha hızlı bir şekilde ulaşabiliyoruz.

Diğer taraftan ilgili Ar-Ge teşvik/destek mekanizmalarının hız kazanması, ülke olarak gelecek hedeflerimize ulaşmamıza olanak tanıyacaktır. Ancak süregelen birtakım aksaklıkların varlığı da söz konusu. İlgili mevzuat ve yönetmeliklerde yapılacak iyileştirmelerle bu aksaklıkların önüne geçileceğine inanıyoruz.

Türkiye’deki Ar-Ge kültürünü ve kamunun Ar-Ge teşviklerinin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde özellikle son yıllarda 2023 hedefleri doğrultusunda Ar-Ge çalışmalarına ciddi oranda ödenek ayrılmış durumda. Bu ödenek, bir kısmı geri ödemeli ya da tamamen geri ödemesiz olmak üzere teknolojik seviye veya yerlileştirme adına şirketlere yönlendiriliyor. Bu durum sayesinde Ar-Ge faaliyetleri için yeterli öz sermayesi olmayan KOBİ’ler dahi kendi ölçeklerince Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirmiş oluyor. Bu nedenle, bu tip teşviklerin artarak devam etmesini temenni ediyoruz.

Üretimin katma değerini artırabilmek, pazara sunulan ürünlere değer katmak açısından Ar-Ge’nin önemi nedir? Türkiye’de firmaların daha fazla Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için ne gibi adımlar atılmalıdır?

Bu noktada ihracat önemli bir kalem olarak duruyor. Bir ürünü ihraç edebilmek için ise yurt dışındaki emsal ürünlerden üstün özellikler taşıması gerekiyor. Bu da ancak Ar-Ge ile sağlanabilir. Ülkemizde faaliyet gösteren firmaların Ar-Ge kültürünü edinmeleri sağlanmalıdır. Onun için Ar-Ge teşviklerini sürdürülebilir hale getirirken daha çok firmaya ulaşmak adına da ilgili kurumlar tarafından gerekli tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Şirketinizin Ar-Ge operasyonlarının satış ve ihracat rakamlarına etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ar-Ge faaliyetleri sayesinde emsallerinden daha üstün özellikler kazanan bir ürün tabiki pazarda daha fazla talep görüyor. İlgili pazarlardaki konumun sürdürülebilir olması ve artan bir grafik yakalaması adına Ar-Ge faaliyetleri büyük önem taşıyor.

Ar-Ge Merkezinizin uluslararası alandaki gücünüzden bahseder misiniz?

Ar-Ge merkezi olarak katıldığımız Avrupa Birliği Horizon 2020 projelerinden de görüleceği gibi uluslararası alanda kabul görüyoruz. Bu gücü artırmak ve daha geniş bir ağ edinmek adına çalışmalarımız hızla devam ediyor.

Şirketinizin kısa ve orta vadede Ar-Ge çalışmaları ile ilgili planları nelerdir?

Kısa ve orta vadede desteklenmeye hak kazanan projelerimizi ticarileştirerek katma değeri yüksek ürünler haline getirmek istiyoruz. Bu sayede önce ülkemizin, ardından da şirketimizin bilgi birimini ve teknolojik altyapısını güçlendireceğimize inanıyoruz.

Ar-Ge çalışmalarınızda içinde bulunduğunuz güncel olumlu veya olumsuz şartlar ve gelişmeler nelerdir?

Olumlu gelişmelerden bahsedecek olursak bahsedildiği üzere Avrupa Birliği programlarına ağırlık vermek Avrupa pazarındaki bilinirliğimizi ve gücümüzü artıracaktır. Ülkemizdeki destekleri de değerlendirerek nitelikli ürünler üretip ihracat rakamlarını artırmak ve ithal ürünlere çıkacak rakip ürünler ile dışa bağımlılığı azaltmak en büyük hedefimizdir. Olumsuz şartlardan bahsedecek olursak, ülkemizdeki desteklerin bilinirliğini artırarak programlara başvuru sayılarının yükseltilmesi hedeflenmelidir. Bu sayede nitelikli milli ürün sayımızı artırarak ülke olarak dünya pazarında daha önemli bir rol oynayacağımıza inanıyorum.