Skip to content

AR-GE MERKEZLERİ

EKİM 2016 SAYI: 101

“Ar-Ge Firmamız İçin Bir Zorunluluk”

Ar-Ge merkezlerinin 17 Ekim 2011 tarihinde kurulduğunu söyleyen Akım Metal Genel Müdür Yardımcısı Ali Fazıl Böyet, “Uluslararası piyasalarda rekabet gücünü artırmak isteyen ülkelerin yenilik kapasitesi ve bilgi yaratmada öne çıkan ülkeler olduğunu görüyoruz. Dünya ekonomisine entegre olmayı amaçlayan ülkeler, inovasyonu uzun vadede rekabet gücü için bir anahtar olarak kabul ediyor. Yeniliğin temelinde de Ar-Ge faaliyetleri yer alıyor. 2023 yılında dünyanın 10’uncu ar-ge merkezi ekonomisi olma iddiasında olan Türkiye’nin de bu yolda ilerlerken olmazsa olmazı araştırma ve geliştirme faaliyetleridir. Akım Metal mevcut yatırımlarıyla bu halkanın önemli parçalarındandır” diyor.

Akım Metal Ar-Ge Merkezi’nde toplam 67 kişilik bir ekiple servo motor, ledli aydınlatma, led ve motor sürücüleri ile takım tezgahlarıyla ilgili çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Böyet, firma bütçesinin önemli bir kısmını Ar-Ge çalışmaları için ayırdıklarının altını çiziyor.

Firmanız bünyesinde Ar-Ge merkezi kurulmasının temel nedenleri nelerdir?

2008 yılında yürürlüğe giren 5746 Sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Ar-Ge faaliyeti gerçekleştiren ve gerçekleştirecek olan mükelleflere pek çok indirim, istisna, destek ve teşvik sağlaması amaçlandı. Genel olarak dünyada yaşanan büyük yarışta, ekonomik istikrara giden yolun Ar-Ge ’den geçtiği gerçeği her geçen gün biraz daha su yüzüne çıkıyor. Özellikle beyaz eşya ve otomotiv yan sanayisinde imal edilen ürünlerle hizmetlerdeki yenilik ve iyileştirmeler, Ar-Ge departmanlarındaki faaliyetlerin bir sonucu olarak görülebilir. Yeni bir ürün imal etmek ve pazarda farklılaşmak için Ar-Ge faaliyetlerini artırmayı ve bu alanda yatırım yapmayı firmamızın genel bir stratejisi olarak ele alıyoruz. Firmamızdaki Ar-Ge faaliyetlerinin en önemli amacı, teknoloji üretebilme yeteneği kazanmaktır. Önce bilimsel bilgiyi ürüne dönüştürme yeteneği olan tasarım teknolojisini kazanıyor ve daha sonra tasarlanan ürünün üretebilmesi ancak Ar-Ge çalışmaları sonucunda üretim teknolojisi elde edildiğinde gerçekleştiriliyor. Yeni bir ürün üretmek ve pazarda farklılaşmak için araştırma ve geliştirme faaliyetlerini artırmak ve Ar-Ge ’ye yatırım yapmak gerekiyor. Bu konuda yaptığımız yoğun çalışmalar dış pazarlara açılmada önemli bir etken odu ve Akım Metal olarak yıllar içerisinde ihracatımız da takdir edilecek düzeylere ulaştı.

Merkezin yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Üretime yönelik geliştirilen projeler var mı? Çalışmalarınız ağırlıklı olarak hangi alana yönelik?

Ar-Ge merkezimiz 1980 metrekarelik bir alanda faaliyet gösteriyor. Yerleşim planımızda uygulama alanlarımız; Ar-Ge merkez ofisi, prototip imalat atölyesi, fotometri laboratuarı, çevresel testler laboratuarı (IP ve iklimlendirme testleri) şeklinde sıralanıyor. Merkezimizde 39’u araştırmacı, 24’ü teknik personel, dördü de destek personeli olmak üzere toplam 67 kişi çalışıyor. Merkezimizde servo motor, ledli aydınlatma, led ve motor sürücüleri ve takım tezgahlarıyla ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Ar-Ge merkezimiz; otomotiv, beyaz eşya, küçük ev aletleri, sağlık endüstrisi, elektrik motorları ve tasarımları, ledli aydınlatma ürünleri, sürücüler, elektronik kart tasarımları ve geliştirilmesi taleplerini karşılayan, Ar-Ge çalışmalarının sayılarının artırılması ile özgün projeler üretilmesine yönelik çalışmalar yapıyor. Firmamız temellerini daha sağlam bir zemine yerleştirmek ve inovasyonla ilgili çalışmalarını geleceğe taşıyabilmek amacıyla bütçesinden önemli bir kısmını Ar-Ge faaliyetlerine tahsis ederek rakiplerine üstünlük sağlamaya çalışıyor. Kalıp, talaşlı imalat ve metal enjeksiyon gibi proje konularında önemli bir deneyime sahibiz. Bu deneyimin ışığında üretilen parçaların birleştirilmesi yoluyla oluşturulacak mekanizmalı ürünlere aktarılması yönünde Ar-Ge çalışmalarımız içinde bulunduğumuz dönemde daha da yoğunlaştı.

Merkezinizin ilgili devlet kurumlarıyla koordinasyonu hangi düzeydedir?

Ar-Ge merkezimiz, kurulduğu günden bugüne tamamladığı başarılı projeleri ve çalışmalarıyla Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın oluşturduğu endekste en yüksek puanı alan, Özel Sektör Ar-Ge Merkezleri 2014 Yılı Sıralaması’nda kendi sektöründe birinci olarak A Grup firmalarının abone olduğu başarı ödülleri ve plaketleri serisine bir yenisini daha ekledik. Ar-Ge merkezi belgesini almamızın ardından işletmede proje hazırlama ve özellikle TEYDEB’e proje verme kültürümüz gelişti. Bakanlık yetkililerinin destek ve önerileriyle birlikte TEYDEB projelerine de ağırlık vererek yeni projeleri devreye aldık.

Çalışmalarınızın akademik ayağı hakkında da bilgi verir misiniz?

Ar-Ge Merkezi kurulduktan sonra daha önce çalışmadığımız; İstanbul Teknik, Gebze Teknik, Yıldız Teknik, Ortadoğu Teknik, Kocaeli, Özyeğin, Sabancı, İstanbul ve Okan üniversiteleriyle ortak proje çalışmalarına da başladık. Bunların dışında birçok üniversite ile ortak proje için görüşmelerimiz de devam ediyor ve San- Tez ile TEYDEB projelerimizi hızla sürdürüyoruz. Bu çalışmaların yanı sıra muhtelif Ar-Ge projeleri dolayısıyla firmamızı ziyaret eden öğretim üyelerinin görüş ve önerileri de her zaman dikkate alıyoruz. Tasarım ortaklarımızla kısa ve uzun vadeli işbirliği ile ortaklıklar da gerçekleştiriyoruz. Ayrıca bazı öğretim üyesi hocalarımızla da proje bazlı olarak çalışmalar yapıp danışmanlık hizmeti de alıyoruz. Akım Metal tarafından pek çok konuda mühendislik desteği gören İstanbul Üniversitesi Hidrojen Yakıtlı Araç Ekibi Hidroist, firmamızı ziyaret ederek aracını da sergiledi. Bahsettiğim bu projeler sayesinde CNC tezgah, sanayi motorları, led aydınlatma, medikal ile küçük ev aletlerinde ilk ürünlerimiz ve markalarımız da oluşmaya başladı. Bunların dışında iki yılda 14 patent ve marka tesciliyle ürünlerimizi koruma altına aldık. Özellikle Ar-Ge projelerimizin tanıtımı için yurt içi ve yurt dışı fuar çalışmalarına başlayarak ileriye dönük stratejiler benimsedik.

Hizmet alanınız içinde patent ya da faydalı model başvuru sayılarında artış gözlenmesini bekliyor musunuz?

Kurulduğu günden bugüne hizmet alanı içerisinde patent, faydalı model, endüstriyel tasarım, marka başvuru ve tescil alımlarına büyük önem veren Akım Metal olarak, 2012 yılında dokuz, 2013 yılında iki, 2014 yılında 12, 2015 yılında altı ve 2016 Haziran ayında bir patent başvurusunda bulunduk. Toplamda tescillenen patent sayımız yedi adettir. Bunun yanında altı adet de faydalı model tescil belgemiz mevcut. Endüstriyel tasarımdaysa geçmişten bugüne toplamda iki tescil belgesi aldık. Dokuz adet de marka başvurumuz ve tescil belgemiz bulunuyor.

Akım Metal Ar-Ge Merkezi’nin kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri arasında neler yer alıyor?

Yenilikçi, ürünler geliştirerek müşterilerimiz için değer yaratmak öncelikli amaçlarımız arasında bulunuyor. Bunun yanı sıra üzerinde çalıştığımız projelerde bilginin kaynağına ulaşmak da bizim için öncelikli hedef. Bu amaçla üniversiteler, enstitüler ve TÜ- BİTAK ile çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. 40 yılı aşkın metal işleme ve 20 yılı aşkın mühendislik plastiği tecrübemizin; 1600 kişiye doğrudan istihdam yaratan sanayicilik yanımızın projelerimizde başarıya ulaşma noktasında çok önemli bir avantaj sağladığına inanıyoruz. Yenilikçi yaklaşımı, ürünlerimize yansıtarak sadece Ar-Ge projeleriyle kısıtlı kalmadan, her çalışanımızın yaratıcılığını işe katarak, zamanımızın yüzde 10’unu, grupta çalıştığımız yeni ürün/ süreçlerin araştırılmasına ayırıyoruz. Tüm bunlarla birlikte: Ulusal ve uluslararası Ar- Ge merkezleri ile ortak proje çalışmalarında bulunmak, üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilerek San-Tez projelerinin artırılması, sektörde fark yaratacak ürünlerin piyasaya sunulması, patent/faydalı model konularında başvuru ve tescil sayılarını artırmak ve onaylı proje sayılarını daha da artırarak TÜ- BİTAK-TEYDEB projelerinden daha fazla yararlanmak gibi uzun vadeli hedeflerimiz de bulunuyor.

Ar-Ge merkezi yatırımları ve çalışmalar için ne kadar bütçe ayırdınız? Gelecek dönemde merkeze yönelik yatırımlarınız sürecek mi?

Bakanlığımızın verdiği hedefler doğrultusunda, yıllık ciromuzun belli bir miktarını Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Ar-Ge projelerimizin ticarileşme oranı artıkça bu miktar da elbette yükselecektir. Ar-Ge çalışmalarını firmamızın ve sektörün geleceği açısından bir zorunluluk olarak ele alıyoruz. Bakanlığımız görüşleri açısından ekonomik kalkınmanın can damarı; yeni teknoloji üretimi, ürün geliştirilmesi, yeni buluş ve uygulamalar ile yapılan Ar- Ge projelerinin ticarileşmesi olgularıdır. Bu sebeplerle firmamız temellerini daha sağlam bir zemine yerleştirmek ve inovasyonla ilgili çalışmalarını geleceğe sürükleyebilmek amacıyla bütçesinden önemli bir kısmını Ar-Ge faaliyetlerine tahsis ediyor.

Üretimin katma değerini artırabilmek, pazara sunulan ürünlere değer katmak açısından Ar-Ge’nin önemi nedir? Türkiye’de firmaların daha fazla Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için hangi adımlar atılmalıdır?

Üretimin katma değerinin artırılması daha düşük maliyetle, daha kaliteli ürünlerin istenen termin ve miktarda üretilmesiyle mümkün olur. Bu da doğal olarak en son üretim teknolojilerine hakim olmanız ve bu teknolojileri üretim altyapınızda etkili ve verimli olarak kullanabiliyor olmanız anlamına geliyor. Bunun bir kademe ötesi de kullanılan bu teknolojilerin dünyadaki gelişimini izliyor ve entegre çalışabilen disiplinler arası etkileşimini de takip ediyor olmanızın gerekliliğidir. Pazara sunulan katma değerli ürünler açısından baktığımızdaysa rekabetçi ürünlerin geliştirilmesi her yönüyle hem doğru pazar bilgisine, hem de rekabetçi olmayı tanımlayan; değeri ürettiğiniz teknik ürün tarifine ihtiyaç duyar. Artık dünyamızda ürünü tek başına rekabetçi olarak üretmek yetmiyor. Beraberinde katma değerin yaratılması için doğru müşteriye, doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde, doğru kanaldan, doğru fiyatlandırmayla sunmanız da gerekiyor. Bu durum da ciddi bir pazarlama çalışması anlamına geliyor. İşte Ar-Ge’nin oynadığı en önemli rol üretim ve ürünlere değer katmanın entegre edildiği bu yerde başlıyor. Rekabetçi ürünü meydana getirmek için bütün teknolojik ve toplumsal gelişimleri, hukuki-yasal gelişim ve değişimleri, sosyal bilimleri de dikkate almanız, anlamlı ve etkili kullanmanız gerekiyor. Çoğu zaman yeni ve rekabetçi ürün ihtiyacı bu ürünü imal etmek için kullanacağınız üretim altyapısına, malzemeye, cihazlar arası haberleşmeye (M2M), kurumsal örgüt yapısına, tedarikçilerle işbirliklerinize müdahale etmeniz anlamına geliyor. Dolayısıyla Ar- Ge stratejik bir yaklaşımdır. İşletmenin yarınına, geleceğine bakan yüzünü geliştirmek ve yaratmak için bugünden tek başına bir işletmeymiş gibi çalışmalıdır. Daha fazla firmanın Ar-Ge’ye yönelmesi için klasik teşvik arzlarının artırılması deyiminin yanında ticarileşmiş başarı öykülerinin sektörler bazında ayrıntılı olarak paylaşılmasını tavsiye ederim. Teşvikler can suyudur. Aşının tutması ancak başarılı örneklerin çoğalması ve özendirmeyle olur diye düşünüyorum.