Skip to content

ÜLKE

TEMMUZ 2017 SAYI: 110

Baltık’ın Bilgi Üssü Litvanya

İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaklaşık 50 yıl eski Sovyetler Birliği’nin parçası olan üç Baltık cumhuriyeti Litvanya, Estonya ve Letonya, Birliğin en özgür ve Batı’ya açılan pencereleri olarak kabul ediliyordu. Bu nedenle, Sovyetler Birliği’nin siyasi ve ekonomik politikalarını asgari benimseyen bu üç ülkenin 1990’lı yılların başında birbiri ardına bağımsızlık ilanları da Avrupa siyaseti için sürpriz bir sonuç olmamıştı. Bugün hem NATO hem de AB’nin bir parçası olan bu üç ülkede, son 20 yılda gerçekleştirilen ve AB fonlarıyla desteklenen yapısal reformlarla planlı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçiş büyük ölçüde tamamlanmış durumda. Bu süreçte, yalnızca Litvanya kişi başına 10 bin dolara yakın yabancı sermaye çekerken, bir zamanların güçlü Litvanya-Polonya Krallığı’nı oluşturan Baltık milletlerinin dünya siyasetindeki ağırlığı da giderek artıyor. Özellikle bilgi işlem teknolojilerindeki gelişmişlik düzeylerinin yanı sıra yüksek eğitimli ve hareketli işgüçleriyle ön plana çıkan Baltık ülkeleri, benzer şekilde, Kuzey ülkeleriyle aynı değerler düzleminde paylaştıkları kadın erkek eşitliği, insan hakları ve basın özgürlüğü gibi kavramlara verdikleri önemle de dikkat çekiyor.

BİR DÖNEM AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ÜLKESİYDİ

Tarihçilere göre Litvanya’daki ilk insan yerleşimlerinin tarihi MÖ 10 binli yıllara, son Buzul Çağı’nın sonrasına kadar uzanıyor. MÖ 2 ila 3 binli yıllarda ülke topraklarına Hint-Avrupa halklarının göçü başlarken, Hint-Avrupa halklarının yerli halklarla kaynaşması Baltık uluslarının da temelini oluşturdu. Tarihte ilk kez Litvanya ismine ise, bir Alman el yazması olan ve 1009 yılına tarihlenen Kuedlinburg Yıllıkları adlı kitapta rastlanıyor.

14’üncü yüzyılda Avrupa’nın en geniş sınırlarına sahip devletlerinden biri olan Litvanya’da, o dönemde Beyaz Rusya, Ukrayna, Polonya ve Rusya’nın bir bölümüne hakim olan Litvanya Büyük Dükalığı egemen güçtü. Devam eden yıllarda, Doğu komşusu Rusya’nın siyasi, ekonomik ve kültürel hegamonyasına girmeye başlayan Litvanya, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları boyunca süren bağımsızlık hareketlerine rağmen, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 50 yıllık bir süre boyunca Sovyetler Birliği’nin bir parçası olmaya devam etti. Nihayet, 11 Mart 1990’da yayımlanan ulusal bir deklarasyonla Sovyetler Birliği’nden ayrıldığını açıklayan Litvanya, bağımsızlığını ilan etti ve Batı ile ilişkilerini hızla güçlendirmeye başladı. 4 Şubat 1991’de, İzlanda, Litvanya’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olurken, 1991 Sovyet darbe girişimi sonrasında Litvanya uluslararası platformda geniş ölçüde tanındı ve 17 Eylül 1991’de Birleşmiş Milletler’e katıldı. Sovyet ordularının ülkeyi 31 Ağustos 1993’te terk etmesinin ardından Litvanya 1994’de NATO üyeliğine aday oldu; yapılan piyasa düzenlemeleriyle serbest piyasa ekonomisine geçti ve 2004’te NATO’ya, 2007’de ise AB’ye tam üye oldu.

BİLGİ TEKNOLOJİLERİNE YATIRIM

Uluslararası finans araştırmalarına göre Litvanya, Avrupa’nın en hızlı gelişen ekonomilerinden biri. 1 Ocak 2015’te euroyu resmi para birimi olarak benimseyen Litvanya, Euro Alanı’na dahil olan 19’uncu ülke. Litvanya, Türkiye ile güçlü bir tarihi geçmişe sahip. Türkiye’nin Litvanya’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden birisi olması Litvanya’da Türkiye’ye büyük sempatiyle bakılmasını sağlıyor.

Litvanya, tarih boyunca nitelikli eğitime önem vermesiyle de Avrupa ülkeleri arasında öne çıkan bir ülke. Kuzey ülkelerinin en eski yüksek öğrenim kurumu Vilnius Üniversitesi’ne de ev sahipliği yapan ülkede okur yazar oranı yüzde 98 iken, 2,8 milyonluk nüfusa sahip olan Litvanya’da halkın ikinci bir yabancı dili (Rusça) konuşma oranı yüzde 90, üç ve daha fazla yabancı dili (Fransızca, Almanca ve İngilizce) konuşma oranı ise yüzde 50 olarak açıklanıyor.

GENÇ BEYİN GÖÇÜ

Sovyet döneminde tarım ürünleriyle birliğe katkı sağlayan Litvanya’da bağımsızlık sonrasında ise tarımın GSYİH’ye sağladığı katkı hızla düşerken, bunun yerini bilgi işlem teknolojileri almaya başladı. Ülkede bilgi işlem teknolojilerine yapılan yatırımlar, yabancı yatırımcılara sunulan teşvikler ve uygun yatırım ortamı küresel devlerin bu ülkede önemli merkezler açmasını sağlarken, biyoteknoloji de Litvanya’nın yükselen sektörlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Bununla birlikte gençlerin daha üniversite yıllarından itibaren Norveç, İngiltere, Almanya gibi Avrupa ülkelerine gitme eğilimi, eğitimleri esnasında veya sonrasında bu ülkelere göç etmeleri, yüksek eğitimli genç nüfusun kaybedilmesi riskini de beraberinde getiriyor.

İNOVASYONDA SIÇRAMA

AB tam üyeliği adaylığı ile Litvanya ekonomisi yüksek bir gelişim eğrisi çizmeye başladı. 2003’te yüzde 8,8 büyüyen ve 2004’te yüzde 7,4; 2005’te yüzde 7,8 ve 2006’da yüzde 7,8’lik büyüme başarıları sergileyen Litvanya ekonomisi, 2007’de büyüme eğrisini yüzde 9’a yükseltti. 2008 krizi ile yaşanan kayıpları 2010’dan itibaren telafi etmeye başlayan ülke halen yüzde 3’lük bir büyüme eğrisi sergiliyor. IMF’nin son tahminlerine göreyse Baltık ekonomilerindeki büyüme eğrisi sürmeye devam edecek. Litvanya ekonomisinin 2017 yılında yüzde 2,8, 2018 yılında ise yüzde 3,1 büyüyeceği tahmininde bulunan IMF, Letonya’nın bu yıl yüzde 3 ve gelecek yıl yüzde 3,3; Estonya’nın ise daha mütevazi bir gelişme göstererek 2017’de yüzde 2,5 ve 2018’de yüzde 2,8 büyüyeceği öngörüsünde bulunuyor. Birleşmiş Milletler sınıflandırmasına göre, Litvanya, kişi başına düşen millî gelir bakımından geliri yüksek ülkeler arasında gösteriliyor. Ülke, dört şeritli otoyolları, hava alanları ve demir yolları altyapısı olarak da gelişmiş bir yapıya sahip. Litvanya’nın resmi istatistik kurumu Statistics Lithuania’nın açıkladığı verilere göre, 2016 yılında Litvanya’nın gerçekleştirdiği ihracat 25 milyar dolar, ithalat ise 27,5 milyar dolar oldu. Litvanya’nın en önemli ihracat pazarları Rusya, Letonya, Polonya ve Almanya olurken, ithalatta ise Rusya, Almanya, Polonya ve Letonya güçlü partnerler olmayı sürdürüyor. Aynı dönemde ihracat ve ithalatta en önemli payı ise makineler, tıbbi cihazlar ve elektrikli donanımlar ile mineral ve kimyasal ürünlerin aldığı görülüyor. Bu verilerin de işaret ettiği gibi AB’nin en canlı ekonomilerinden birine sahip olan ülke, yabancı kaynaklı yatırımlar almaya da devam ediyor.

Yapısal olarak, ülkede sanayi sektörlerinden daha çok iletişim ve bilgi teknolojilerine yatırımlar ön plana çıkarken, özellikle biyoteknoloji sektörü önemli bir sanayi kalemi olarak dikkat çekiyor. Ülkede ileri teknoloji ve bilgi birikimi gerektiren lazer sistemlerinin üretimi de yapılırken, gelecekte mekatronik ve bilgi teknolojileri sektörünün önemini artıracağı tahmin ediliyor. Aslında bu tahmin, bir tahmin olmaktan daha fazla anlam içeriyor. Çünkü Avrupa Komisyonu tarafından her yıl yayımlanan Avrupa İnovasyon Sıralaması’na göre Litvanya 24’üncü sıradan büyük bir sıçrama yaparak 16’ncı sıraya yerleşmiş durumda. Böylelikle, komşu ülkeler olan Polonya ve Letonya’nın yanı sıra İspanya, Slovakya ve Macaristan gibi güçlü sanayi ülkelerini de geride bırakan Litvanya, 2010-2016 yılları arasında, özellikle teknoloji dışı inovasyonlara yapılan harcamalarda, risk sermayesi yatırımlarında, uluslararası bilim ortak yayınlarında ve yüksek öğrenime katılımlarında da önemli bir yükseliş eğilimi sergiliyor.

Ancak ülkedeki ekonomi yönetiminin halen kimi zorluklarla karşı karşıya olduğunun da altını çizmeliyiz: Investors’ Forum tarafından Litvanya’da faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirketler üzerinde gerçekleştirilen bir ankete göre, yabancı yatırımcılar Litvanya ekonomisinin genel görünümünü pozitif bulsa da Litvanya’daki iş dünyasına ilişkin kural ve düzenlemelerin yeterli seviyede etkin olamadığını ifade ediyor.

LİTVANYA’NIN MAKİNE İTHALATI

1991 yılına kadar Litvanya sanayisi, tüm ekonomiyle birlikte Sovyetler Birliği’nin ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde organize edilmişti. Büyük sanayi işletmelerinin birçoğu askeri sanayi komplekslerinin birer parçası konumundaydı ve 1991 yılında ülke Sovyetler Birliği ile olan ekonomik ve politik bağlarını koparmaya başlayınca Litvanya sanayisi de büyük problemlerle baş başa kaldı. Bu problemlerin ilki, en büyük ihraç pazarının tamamen elden çıkmasıydı. Avrupa ile karşılaştırıldığında düşük düzeyde olan teknoloji ise Litvanya ekonomisinin en kırılgan noktasını oluşturuyordu. Halen gelişimini sürdüren Litvanya ekonomisi ve sanayisi, gıda işleme, hafif sanayi, makine imalatı ve metal, elektronik ve elektrikli aletler, kimyasallar, yapı malzemeleri ve enerji sektörlerinde büyümeye devam ediyor. Sanayi sektörlerinin GSYİH içindeki payı halen yüzde 20 seviyelerindeyken, yine sanayi sektörleri işgücünün yüzde 16’sını istihdam ediyor. Bu kapsamda Litvanya’nın makine ithalatı da 2016 yılında yüzde 2,1’lik bir kayıpla 2,8 milyar dolar olarak gerçekleşse de toplam ithalat içerisindeki yüzde 10’luk payını koruyor.

Litvanya’nın 2016 yılı makine ithalatında Almanya, İtalya ve Polonya ilk üç sırayı paylaşırken, Türkiye, Litvanya’nın makine ithalatı gerçekleştirdiği ülkeler içerisinde 20’nci sırada yer aldı ve BM İstatistik Bölümü verilerine göre Litvanya, geçtiğimiz yıl Türkiye’den yüzde 52’ye varan bir artışla 21,6 milyon dolar değerinde makine ithal etti. Ülkeler açısından Litvanya’nın makine ithalatı incelendiğinde ise ilk 10 ülke içerisinde dört ülkenin yüzde 10’u aşan oranlarda kayıplar yaşadığı; kalan ülkelerin ise yine yüzde 10’un üzerinde artış gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bu dönemde Almanya’nın Litvanya’ya makine ihracatı yüzde 9,6 düşerken, Hollanda’nın yaşadığı kayıp yüzde 16,3, İngiltere’nin yaşadığı kayıp yüzde 15,4 ve İsveç’in yaşadığı kayıp yüzde 15,3 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde Letonya’nın Litvanya’ya makine ihracatı yüzde 27,3 artarken, İtalya, Polonya ve Fransa ise makine ihracatını yüzde 16’nın üzerine çıkan oranlarda artırdı.

Bu çerçevede Litvanya, 84’üncü fasılda 2016 yılı verilerine göre en fazla 8471 GTİP kodlu “Otomatik bilgi işlem makineleri, üniteleri” ürün grubunda ithalat yaptı. 2016 yılında söz konusu ürün grubunda 337,1 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken, bu rakam 2015 yılında 318,4 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. Listenin ikinci sırasında ise 8481 GTİP kodlu “Muslukçu, borucu eşyası-basınç düşürücü, termostatik valf dahil” ürün grubu bulunuyor. Litvanya, 2016 yılında söz konusu kalemde 187,8 milyon dolar değerinde makine ithal ederken, bu ürün grubunda 2015 yılında 177,9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilmişti. Litvanya’nın 2016’da 84’üncü fasılda en fazla ithalat gerçekleştirdiği üçüncü kalem 8433 GTİP kodlu “Hasat, harman, biçme; ürünleri ayırma, temizleme makine ve cihazları” ürün grubu oldu. Söz konusu ürün grubunda 135,5 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken bu rakam 2015’te 117,2 milyon dolar seviyesindeydi. Litvanya’nın makine ithalatındaki ilk 10 ürün grubu içerisinde en yüksek artış ise 8432 GTİP kodlu “Tarla, bahçe tarımında, ormancılıkta kullanılan makine ve cihazlar” ürün grubunda oldu. Bu ürün grubunda 2016’da yüzde 40,9’luk artışla 100,3 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi.

TÜRKİYE’NİN LİTVANYA’YA MAKİNE İHRACATI YÜZDE 52 ARTTI

Diğer yandan, BM İstatistik Bölümü verilerine göre Türkiye, Litvanya’nın makine ithalatında 2016 yılında 20’nci sırada yer aldı. Türkiye’nin 84’üncü fasılda Litvanya’ya gerçekleştirdiği makine ihracatı içinde ilk sırada 8481 GTİP kodlu “Muslukçu, borucu eşyası-basınç düşürücü, termostatik valf dahil” ürün grubu yer alırken, söz konusu kalemde Litvanya’ya 2016’da yüzde 560’lık artışla 3,1 milyon dolar değerinde makine ihraç edildi. Listenin ikinci sırasında bulunan 8414 GTİP kodlu “Hava-vakum pompası, hava-gaz kompresörü, vantilatör, aspiratör” ürün grubunda ise yüzde 8,2’lik artışla 2,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Üçüncü sıradaki 8450 GTİP kodlu “Ev veya çamaşırhane tipi yıkama makineleri (yıkama ve kurutma bir arada)” ürün grubunda ise yüzde 8,8’lik kayıp yaşandı ve 1,9 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirildi. Türkiye’nin Litvanya’ya makine ihracatındaki en güçlü artış ise 8451 GTİP kodlu “Dokuma maddelerini yıkama, kurutma, ütüleme makine ve cihazları” ürün grubunda oldu. 2015’te sadece 100 bin dolarlık bir ihracata konu olan bu ürün grubunda 2016’da 1,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 8403 GTİP kodlu “Merkezi ısıtma kazanları (84.02 pozisyonundakiler hariç)” ürün grubunda da yüzde 140’a varan artış yaşandı. Litvanya pazarı, Türk makine sektörü için yükselen bir pazar olarak potansiyel taşımaya devam ediyor. Türkiye’nin Litvanya’ya toplam ihracatı içerisinde makine ihracatının payının yüzde 4,7 seviyelerinden yüzde 8,4 seviyesine çıkması da bu pazarın daha güçlü değerlendirilebileceğine işaret ediyor. Litvanya’nın ülke bazında makine ihracatı ise BM İstatistik Bölümü verilerine göre, 2016 yılında yüzde 2,4 kayıpla 2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, Rusya, Belarus ve Letonya Litvanya’nın en güçlü ticaret ortakları olurken, bu dönemde Türkiye de 1,1 milyon dolarlık alımla Litvanya’nın makine ihracatında 55’inci sırada yer aldı. Türkiye’nin Litvanya’dan makine ithalatında en fazla yer tutan ürün grubu ise 8409 GTİP kodlu “Sadece ve esas itibarıyla 8407 veya 8408 pozisyonlarındaki motorların aksam ve parçaları” ürün grubu oldu. Bu ürün grubunda Türkiye, Litvanya’dan 341 bin dolarlık alım gerçekleştirdi.

Litvanya, 84’üncü fasıl itibarıyla 2016 yılında, en fazla 8471 GTİP kodlu “Otomatik bilgi işlem makineleri, üniteleri” ürün grubunda ihracat gerçekleştirdi. Bu ürün grubunda 246,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 8481 GTİP kodlu “Muslukçu, borucu eşyası-basınç düşürücü, termostatik valf dahil” ürün grubu 189,1,3 milyon dolarla ikinci, 8418 GTİP kodlu “Buzdolapları, dondurucular, soğutucular, ısı pompaları” ürün grubu 113,7 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Bu çerçevede, Litvanya’nın makine ihracatı, toplam ihracat içerisindeki makine sektörü payında yüzde 8’lik konumunu korumayı da başardı.

TÜRKİYE-LİTVANTA DIŞ TİCARETİ

Türkiye ile Litvanya arasındaki ticari ilişkiler, genellikle potansiyelinden uzakta seyrediyor. Bununla birlikte, Türkiye lehine gerçekleşen ikili ticarette 2016 yılında durum tersine döndü ve Türkiye 22,7 milyon dolarlık dış ticaret açığı verdi.

Türkiye, Litvanya ile ticaretinde yoğunluklu olarak otomobil, makine ve tekstil ürünlerini ihraç ederken, Litvanya’dan ağaç ürünleri, buğday ve demir-çelik ürünleri ithal ediliyor. Her ne kadar dış ticaret hacmi artan bir trend izlese de 52,5 milyar dolarlık dış ticaret hacmi olan Litvanya’nın dış ticaretinde aldığımız payın yüzde 1 seviyesinde olması iki ülke ticaretinin taşıdığı potansiyeli de açıkça ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, Litvanyalıların turizm açısından en çok tercih ettiği ülkeler arasında Türkiye’nin ilk sıralarda olması, sevindirici bir gelişme olarak yorumlanıyor. Uzun yıllardır Türkiye, Litvanya’nın en popüler turizm destinasyonu olma özelliğini korurken, TÜİK verilerine göre 2,8 milyon nüfusuyla küçük bir ülke olan Litvanya’dan Türkiye’ye 2015 yılında 112 bin 654 turist geldi. Bu rakam, 2015 yılında turizm amacıyla ülke dışına çıkan Litvanların yaklaşık yüzde 14’ünün Türkiye’yi tercih ettiğini de açık bir şekilde ortaya koyuyor.