Skip to content

MAKALE

KASIM 2018 SAYI: 126

BREXIT SÜRECİ VE TÜRKİYE’NİN İNGİLTERE’YE MAKİNE İHRACATI

İNGİLTERE’NİN AB’DEN AYRILMA SÜRECİ HER İKİ TARAFI OLDUĞU KADAR ÜÇÜNCÜ ÜLKELERİ VE TÜRKİYE’Yİ DE YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR. TÜRKİYE, MAKİNE DE DÂHİL OLMAK ÜZERE İNGİLTERE İLE DIŞ TİCARETİNDE FAZLA VERİYOR. BU NEDENLE ÖZELLİKLE MAKİNE SEKTÖRÜ VE İNGİLTERE’YE GERÇEKLEŞTİRİLEN İHRACAT AÇISINDAN SÜREÇ ÖNEM TAŞIYOR. BU ÇERÇEVEDE, BREXIT SÜRECİNDE GELİNEN NOKTA VE TÜRK MAKİNE SEKTÖRÜNÜN İHRACATINI DEĞERLENDİRİRKEN, BREXIT’IN YAŞAYAN BİR SÜREÇ OLDUĞUNU VE KOŞULLARIN DEĞİŞEBİLECEĞİNİ GÖZ ÖNÜNDE TUTMALIYIZ.

Avrupa Birliği ile Birleşik Krallık, 26 Kasım tarihi itibarıyla ayrılık anlaşması1 ve ayrılık sonrası ilişkilerin belirlenmesinde yol gösterici olacak siyasi deklarasyon2 üzerinde mutabakat sağladı. Bundan sonraki ayrılık sürecinde bu iki anlaşma esas olacak. İki anlaşmanın da yürürlüğe girebilmesi için 27 AB ülkesinden 20’si ile İngiltere parlamentosunun da onayı gerekiyor. İngiltere’de oylamanın 2018 yılı sonuna kadar yapılması planlanırken, AB ülkelerinde de oylamaların en geç 2019 yılı Ocak ayı sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.

ANLAŞMALARIN ONAYLANMASI HALİNDE SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Anlaşmaların onaylanması halinde süreç aşağıdaki gibi ilerleyecek.

1. İngiltere, 2020 yılı sonuna kadar AB tek pazarı içinde kalmaya devam edecek. Bir başka deyişle serbest mal, hizmet ve sermaye dolaşımıyla iş gücü dolaşımı sürecek. Türkiye’nin de İngiltere ile dış ticareti ve makine ihracatı 2020 yılı sonuna kadar bugünkü mevcut kurallar çerçevesinde devam edecek.

2. İngiltere ile AB, 2020 yılı sonuna kadar ayrılık sonrası yeni ilişkilerin belirlenmesi için müzakere edecek. Türkiye’nin bu sürece katılımı söz konusu değil.

3. İngiltere ile AB arasındaki müzakerelerle, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren ikili ilişkilerin nasıl sürdürüleceği belirlenecek. Siyasi deklarasyonda yer aldığı üzere, malların serbest dolaşımına ilişkin olarak AB ile İngiltere arasında bir serbest ticaret alanı oluşturulması hedefleniyor.

a. Diğer tüm konularda da anlaşması sağlanması koşuluyla, hedeflenen mallar için serbest ticaret alanının oluşturulması halinde, Türkiye de Gümrük Birliği anlaşması nedeniyle bu serbest ticaret alanının bir parçası olacak. Türkiye, yeni bir anlaşma yapmaya gerek olmadan İngiltere ile ticaretini muhtemelen asgari bugünkü koşullarla sürdürecek. İngiltere’ye makine ihracatı da bugünkü kurallar çerçevesinde sürecek.

b. Burada kritik konu, İngiltere’nin AB dışındaki ülkelerle nasıl bir ticaret yürüteceği? Bu noktada iki alternatif bulunuyor: AB muhtemelen İngiltere’nin kendi dış ticaret rejimine paralel anlaşmalar yapmasını talep edecektir; İngiltere ise AB kurallarından bağımsız anlaşmalar yapmak isteyecektir. Buna, 2020 yılı sonuna kadar sürecek veya uzatılacak müzakerelerde karar verilecek.

c. İngiltere, üçüncü ülkelerle AB kurallarından bağımsız olarak anlaşma yapma hakkına kavuşsa dahi Türkiye ile ayrı bir STA yapamayacak. Çünkü Türkiye, Gümrük Birliği anlaşması gereği AB’nin İngiltere ile yapacağı anlaşmaya aynen uymak zorunda kalacak.

4. İngiltere ile AB arasında ayrılık sonrası ilişkileri belirleyecek müzakerelerin, 2020 yılı sonuna kadar tamamlanması karara bağlandı. Burada eğer bir anlaşma sağlanamıyor ise en geç 1 Temmuz 2020 tarihine kadar sürecin iki yıl daha uzatılması kararını taraflar birlikte alabilecek. Müzakere sürecinin uzatılması halinde İngiltere ile AB arasında mal ticareti yine bugünkü koşullar içinde sürdürülecek. Türkiye’nin de İngiltere ile dış ticareti ve makine ihracatı aynı şekilde yine bugünkü koşullar içinde sürdürülecek.

5. İngiltere ile AB arasında ayrılık sonrası ilişkileri belirleyecek müzakerelerde 2020 yılı sonuna kadar anlaşma sağlanamaması ve müzakerelerin de uzatılmaması halinde “ayrılık anlaşmasında” yer alan “tedbir maddesi” yürürlüğe girecek. Buna göre, İngiltere belirsiz bir süre için AB tek pazarı (mallar için Gümrük Birliği) içinde kalacak. İngiltere tek yanlı olarak çekilemeyeceği bu düzenleme içinde, bazı AB kurallarına tabi olmayı da sürdürecek. Tedbir maddesi, İngiltere’nin AB’den anlaşmasız ayrılık ihtimalini de ortadan kaldırırken, bu madde İngiltere’yi, daha çok anlaşmaya zorlayıcı bir madde olarak yer alıyor. Tedbir maddesinin uygulandığı süreçte de Türkiye ile İngiltere arasında ticaret ve makine ihracatı yine bugünkü mevcut koşullarda yapılmaya devam edilecek.

6. 2020 yılı sonuna kadar veya müzakerelerin uzatılması veya tedbir kararı da uygulandıktan sonra iki tarafın anlaşması halinde ilgili anlaşmanın İngiliz parlamentosu ve Avrupa Parlamentosu’na ek olarak 27 üye ülkenin parlamentolarınca da onaylanması gerekecek. Türkiye AB üyesi olmadığı için müzakere ve onay sürecinde yer almayacak. Ancak Gümrük Birliği anlaşması nedeniyle malların serbest dolaşımı ve makine ihracatında AB ile İngiltere’nin yapacakları anlaşmanın kurallarına tabi olacak. Bu kuralların asgari olarak bugünkü koşulları korumaya devam edeceği öngörülüyor.

ANLAŞMALARIN ONAYLANMAMASI HALİNDE SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

1. AB ile Birleşik Krallık 26 Kasım tarihi itibarıyla ayrılık anlaşması ve ayrılık sonrası ilişkilerin belirlenmesinde yol gösterici olacak siyasi deklarasyon üzerinde mutabakat sağladı. Ancak her iki anlaşma için de İngiltere parlamentosu ile AB üyelerinden en az 20 ülkenin onayı gerekiyor.

2. Anlaşmaların özellikle İngiltere parlamentosunda onaylanmaması halinde, süreç çok daha farklı devam edecek. Böyle bir durumda İngiltere için kısa vadede farklı seçenekler gündeme gelecek;

a. Başbakan Theresa May’in AB ile anlaşmaları yeniden müzakere etmesi ve bazı değişiklikler talep etmesi söz konusu seçeneklerden biriyken, AB buna çok sıcak bakmıyor.

b. Başbakan Theresa May’in istifa etmesi ve yeni başbakanın AB ile anlaşmaları yeniden müzakere etmesi,

c. Erken seçime gidilmesi ve seçim sonuçlarına göre AB ile anlaşmaların yeniden müzakere edilmesi,

d. İngiltere’nin yeniden referandum kararı alıp yeni bir referandum yapması ve AB içinde kalınması kararı çıkması halinde AB’nin ayrılık için çalıştırdığı 50’nci madde uygulamasının durdurulmasını talep etmesi. AB’nin böyle bir durumda nasıl davranacağı da belirsiz; sürecin böyle yaşanması halinde Türkiye’nin İngiltere ile ticareti ve makine ihracatı yine bugünkü koşullarla devam edecek. Ancak bu süreç İngiltere’de ekonomik olarak sıkıntı yaratacak ve muhtemelen yatırım harcamalarıyla makine ithalatı olumsuz etkilenecek. İngiltere ile AB arasında bir anlaşma sağlanamazsa, bu durum fiilen 2020 yılı sonunda bitecektir.

3. 50’nci madde uygulaması gereği İngiltere’nin AB’den ayrılma süreci çalışmaya başladı. İngiltere, 30 Mart 2019 tarihi itibarıyla AB’deki tüm temsil hakkını bırakacak. Ancak 2020 yılı sonuna kadar AB bütçesi için taahhütlerini yerine getirecek.

4. İngiltere ile AB arasındaki iki anlaşmanın İngiltere parlamentosunda onaylanmaması halinde bir diğer seçenek ise en kötü senaryo olarak tanımlanan “anlaşmasız ayrılık” seçeneği:

a. Bu seçenekte İngiltere ile AB arasındaki tam üyelik ilişkileri ayrılık sonrası için bir anlaşma yapılmadan radikal şekilde sona erecek ve İngiltere AB için bir üçüncü ülke haline gelecek. AB bu durumda İngiltere’ye ticarette üçüncü ülkelere uyguladığı dış ticaret rejimini uygulamaya başlayacak. Anlaşmasız ayrılık sürecinin ne zaman başlayabileceğine ilişkin olarak da iki görüş bulunuyor.

b. İlk görüşe göre İngiltere, 30 Mart 2019 tarihinde anlaşmasız olarak tamamen birlikten ayrılabilecek. Çünkü müzakere edilecek anlaşmalar reddedilmiş olacak.

Böyle bir durumda İngiltere, AB tek pazarından da bu tarihte ayrılacak ve karşılıklı ticaret için yeni koşullar uygulanmaya başlayacak. En azından AB, İngiltere’den gerçekleştirdiği ithalatta üçüncü ülkelere uyguladığı gümrük vergilerini uygulayacak. İngiltere de AB’ye karşı dış ticaret rejimini yenileyecek.

c. Türkiye için de İngiltere bu durumda Gümrük Birliği anlaşması gereği AB dış ticaret rejimine paralel olarak üçüncü ülke konumuna gelecek. Türkiye bundan sonra İngiltere’den ithalatını AB dış ticaret rejimine paralel olarak sürdürecek.

d. Türkiye’nin İngiltere’ye genel ve makine ihracatında ise uygulanacak koşulları İngiltere belirleyecek. İngiltere kendi dış ticaret rejimini bağımsız olarak yeniden hazırlayacak. İthalatta Türkiye’ye ve diğer ülkelere hangi vergi oranlarını uygulayacağını belirleyecek.

e. Türkiye burada İngiltere’ye genel ve makine ihracatında diğer ülkelere göre avantajlar sağlayabilecek. Bu avantajları sağlaması olasılığı nedeniyle, anlaşmasız ayrılık seçeneği Türkiye için daha uygun gözüküyor. Ancak anlaşmasız ayrılık halinde İngiltere’de yaşanacak siyasi, ekonomik ve sosyal sıkıntılar elde edilecek avantajların getirisini sınırlayabilir.

f. Nitekim anlaşmasız ayrılıktaki bu ilk seçenekte İngiltere’nin 2020 yılı sonuna kadar AB bütçesi için taahhüt ettiği 51 milyar sterlin katkıyı da ödemeyebilecek olmasına karşın 2019 yılı Mart ayında gerçekleşecek radikal ayrılık senaryosu, İngiltere ekonomisinde önemli sıkıntılara yol açabilir.

g. Anlaşmasız ayrılığın başlangıcına ilişkin ikinci görüş ise birlikten ayrılığı düzenleyen 50’nci madde gereğince, ayrılığın 31 Aralık 2020 tarihinde gerçekleşmesi. Bu durumda İngiltere söz konusu tarihe kadar AB tek pazarı içinde kalmaya devam edecek. Ancak 1 Ocak 2021’den itibaren AB için üçüncü ülke konumuna gelecek. İngiltere ile AB arasındaki dış ticaret rejimi de bu tarihten itibaren yenilenecek.

h. Türkiye’nin İngiltere ile dış ticareti ve makine ihracatı da 2020 yılı sonuna kadar bugünkü koşullarda devam edecek. 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren ise AB’nin İngiltere’ye uygulayacağı dış ticaret rejimine bağlı olarak ithalatta yeni kurallar ve koşullar oluşacak. İngiltere’ye makine ihracatında ise İngiltere’nin kendi belirleyeceği ithalat gümrük vergileri ve kuralları esas olacak.