Skip to content

RÖPÖRTAJ

AĞUSTOS 2018 SAYI: 123

Çimento, Cam, Seramik Ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz: Üretimde Yerli Makine Kullanımı, Ülkemize Ve Sektörlerimize Değer Katar

AVRUPA VE DÜNYA GENELİNDE ÜRETİM VE İHRACATTA ÖNEMLİ BİR KONUMDA BULUNAN ÇİMENTO, CAM, SERAMİK VE
TOPRAK ÜRÜNLERİ SEKTÖRLERİ, BU YILIN OCAK-TEMMUZ DÖNEMİNDE, GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE DEĞER
BAZINDA YÜZDE 16,3’LÜK BİR ARTIŞ YAKALARKEN, TOPLAMDA 1,9 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT GERÇEKLEŞTİRDİ. ÇİMENTO,
CAM, SERAMİK VE TOPRAK ÜRÜNLERİ İHRACATÇILARI BİRLİĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDEM ÇENESİZ, “İMALATTA
KULLANILAN MAKİNELERİN YERLİ OLARAK ÜRETİLMESİ ÇOK BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR. TÜRKİYE’NİN MAKİNECİLERİ İLE BİRLİKTE ÇALIŞIRSAK, HEM ÜLKEMİZ HEM DE SEKTÖRLERİMİZ ÇOK DAHA BÜYÜK BAŞARILARA İMZA ATACAKTIR” DİYOR.

Yarattığı katma değer ve istihdam açısından Türkiye ekonomisinin en önemli sektörlerinden olan çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörleri, Avrupa ve dünya genelinde üretim ve ihracatta da önemli bir konumda bulunuyor. Çimento sektöründe Avrupa üretimi ve ihracatında birinci, dünya üretim ve ihracatında ise üçüncü sırada yer alıyoruz. Seramik kaplama malzemeleri üretiminde Avrupa’da üçüncü, dünyada dokuzuncu; yine seramik kaplama malzemeleri ihracatında ise Avrupa’da üçüncü, dünyada ise beşinci sırada bulunuyoruz. Seramik sağlık gereçlerinin üretim ve ihracatında da Avrupa’da birinci, dünyada beşinci sıradayız.

İki bine yaklaşan üye sayısıyla çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörlerinin tek çatı kuruluşu olan Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, Türk ürünlerinin ABD, Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa ve Kanada’da önemli bir pazara sahip olduğunu söylerken, küresel arenada daha güçlü olmak için üretim teknolojilerinde de günü yakalamak gerektiğinin altını çiziyor. Bu amaçla, yerli makine kullanımının, dolayısıyla Türk makine imalat sektörleri ile birlikte hareket etmenin önemine değinen Çenesiz, “İhracat olmadan hayal ettiğimiz refah seviyesine kalıcı olarak gelmemiz mümkün değil. Gerçekten müreffeh bir toplum olmak istiyorsak, üretmek ve ihracat yapmak zorundayız. İmalatta kullanılan makinelerin yerli olarak üretilmesi ise çok büyük önem taşıyor. Türkiye’nin Makinecileri ile birlikte çalışırsak, hem ülkemiz hem de sektörlerimiz çok daha büyük başarılara imza atacaktır” diyor.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1972 yılında Turhal’da doğdum. İlk ve ortaokulu Samsun’da bitirdikten sonra lise öğrenimimi Çorum’da devam ettirdim. 1988 yılında ailemin de desteğiyle kendimize ait işletmemizde iş hayatına başladım. Gazi Üniversitesi’ne bağlı Çorum Meslek Yüksekokulu İşletme Bölümü’nde ön lisans programını tamamladım. Ardından, lisans eğitimi için Moldova’da Kişinev Devlet Üniversitesi Ekonomi Akademisi İşletme Bölümü’ne devam ettim. 2007’de ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirerek ikinci lisans programını da tamamlamış oldum. Sonrasında ABD’de Newport Üniversitesi’nde lisansüstü MBA programını bitirdim. Halen, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı, Türkiye Seramik Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanlığı, Sersa Seramik Sağlık Gereçleri Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği ile Çekva Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini yürütüyorum. Avrupa Seramik Sağlık Gereçleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği (FECS) görevini de büyük bir onurla üstlenmiş durumdayım.

Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörlerinin güncel durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

2017 yılı sektörlerimiz açısından önceki yıllara göre ihracatın arttığı bir yıl oldu. Türkiye’nin çimento, cam ve seramik pazarlarıyla birlikte ekonomi ve inşaat sektörlerinde görülen toparlanma, ihracat artışlarımızı da destekledi. Birliğimizdeki ürünlerin 2017 yılında toplam ihracatı miktar olarak yüzde 2,4, değer olarak da yüzde 2,7 artarken, toplamda 2,8 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşıldı. İhracatta öne çıkan ülkeler ise ABD, Almanya, İsrail, İngiltere, İtalya, Fransa, Irak ve Kanada olarak sıralandı. Yine Birliğimizin 2018 yılı ilk yedi aylık performansına baktığımızda da geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 16,3’lük bir artış yakaladığını; toplamda 1,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğimizi görüyoruz. Bununla birlikte sektörlerimiz, Avrupa ve dünya genelinde üretim ve ihracatta önemli bir konumda bulunuyor. Çimento sektöründe Avrupa üretimi ve ihracatında birinci, dünya üretim ve ihracatında ise üçüncü sırada yer alıyoruz. Seramik kaplama malzemeleri üretiminde de Avrupa’da üçüncü, dünyada dokuzuncuyuz. Ürün ve teknolojideki inovasyonlara ek olarak, 2019 yılı ve devam edecek süreçte önemli ihracat artışları beklediğimizi de söylemeliyim. Avrupa ve dünyadaki üst sıralardaki pozisyonlarımızı daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Bu konuda bir iddiamız da var ve yüzde 25’lik bir büyüme hedefinden söz ediyoruz.

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu olarak görev süreniz içerisinde odaklanacağınız temel başlıklar neler olacak?

Sektörlerimiz, yarattığı katma değer ve istihdam açısından Türkiye ekonomisinin en önemli sektörlerindendir. Avrupa ve dünya genelinde üretim ve ihracatta kayda değer bir yere sahip olduğumuzu da az önce ifade etmiştim. Birliğimiz ise 2 bine yaklaşan üyesiyle sektörde tek ihracatçı birliğidir. Hedeflerimizden birisi, bu çatı altında bir araya gelmiş ihracatçı firmaların hem birbirleriyle hem de bizimle olan diyaloğunu artırmak ve geliştirmektir. Birliğimiz, bağlı olduğu Bakanlık ve kamu kurum/kuruluşlarıyla olan ilişkileri itibarıyla etkin bir yapıdadır. Amacımız, ihracatçılarımızı ve sorunlarını daha iyi anlayıp analiz ederek gerekli mecralarda dile getirmek ve etkin çözüm yollarına ulaşmaktır.

Sektörlerinizin orta ve uzun vadeli gelecek projeksiyonu nedir?

Sektörlerimize dair hedef ve projeleri belirlerken, sektördeki firmalarla bir araya geliyor ve birlikte değerlendirmeler yaparak kararalar alıyoruz. Bu yıl, projelerimize, seramik ve cam sektörleri için hazırladığımız Körfez ve Orta Doğu Bölgesi Turquality® projesini de ilave ettik. Ayrıca, dört yıldır Londra’da sürdürdüğümüz Turquality® projesinin devamı için Ticaret Bakanlığı’ndan onay aldık ve başarıyla sürdürdüğümüz bu projeyi Avrupa pazarına ve hedef gruplarımıza genişleterek dört yıl daha gerçekleştireceğiz. Turquality® projelerimizde amacımız Türk ürünlerinin profesyonellerdeki ve tüketicilerdeki algısını yükseltmek ve dünya çapındaki projelerde kullanılmasını sağlamak olarak öne çıkıyor. Burada, bu yıl Londra’da açılacak olan Seramik Türk Ticaret Merkezi’den de kısaca bahsetmeliyim. Firmalarımız için bir showroom ve ofis niteliğinde olan bu tasarım merkezinde, firmalarımız hem ürünlerini çok önemli bir pazarda teşhir etme şansı bulacak hem de mimari açıdan son derece önemli bir bölge olan Clerkenwell Bölgesi’nde sektördeki en önemli aktörlerle (mimarlar, tasarımcılar, müşteriler, nihai kullanıcılar gibi) yüz yüze görüşme şansı yakalayacaklar.

Sektörlerinizin makine imalat sektörleriyle ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çatı kurum olarak temsil ettiğimiz üç sektör de yüksek teknoloji kullanımı gerektiriyor. Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya yeni ve yüksek performans sergileyen ürünler çıkarken, bugün dünyadaki rekabet artık teknoloji üzerinden devam ediyor. Bu nedenle, Türkiye’nin teknolojide dışa bağımlılığının azaltılması ve sektörlerimizin makine imalatçılarıyla iş birliğinin artması gerektiğini düşünüyorum. Seramik, çimento veya cam sektörlerinde kullanılan makinelerin yerli olarak üretilmesinin çok büyük önem taşıdığını aşikârdır. Makine imalatçılarımızla birlikte çalışarak sektörlerin ihtiyacı olan makinelerin yerli üretimini sağlamamız durumunda, hem ülkemiz hem de sektörlerimiz çok daha büyük başarılara imza atacaktır. Teknoloji alanında ciddi yatırımlar yapmadan dünya çapındaki rekabet düzeyimizi artıramayız ve hedeflerimize ulaşamayız. Ancak teknoloji ve markalaşmayla çok daha iyi seviyelere yükselebiliriz.

Kısaca, verimliliğin artırılması, sürdürülebilir malzemeler geliştirilmesi, performans ve kalite kriterlerinin yükseltilmesi, Türkiye’nin çimento, cam ve seramik sektörlerinde dünyadaki konumunu daha da yukarılara taşıyabilmesi için makine üreticileriyle iş birliği içinde çalışmanın önemli ve gerekli bir adım olduğunu söyleyebilirim.