Skip to content

ÜÇÜNCÜ KUŞAK

KASIM 2018 SAYI: 114

“Çocukluk Hayalimi Yaşıyorum”

Küçük yaşlardan itibaren makine mühendisi olmak isteyen ve bu nedenle eğitimini makine mühendisliği üzerine alan Kan Metal İmalat Mühendisi Güray Kan, “Firmamızın üçüncü kuşak yöneticisi olarak bugün üstlendiğim sorumluluk sayesinde çocukluk hayalimi yaşıyorum. Mesleğimizin birçok zorluğu var. Hiç kimseye taviz vermek zorunda kalmamak için işinize tam anlamıyla hâkim olmalısınız. Gerektiğinde tezgâhın başına geçip üretim yapabilmelisiniz. Fakat işin en zor yanı, her şeyi yoktan var etmiş büyüklerimin bize emanet ettiği firmayı daha da yukarılara taşımanın sorumluluğu” diyor. Gelişmenin, yeniliğin ve ilerlemenin hiçbir zaman durmaması gerektiğine inanan Kan, bu yolda yalnız mücadele etmediğini bilmenin ise bir çok kişiye olduğu gibi kendisine de güven verdiğini vurguluyor.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini sürdüren Kan ile makine sektöründe üçüncü kuşak yönetici olarak görev almanın keyifli ve zor yanlarını konuştuk.

Aile firmasında görev alma süreciniz nasıl başladı?

Üniversiteden mezun olduktan sonra kendi şirketimizde görev almak yerine, farklı işlerde farklı tecrübeler edinmek istedim. Böylece ilerde firmamıza daha fazla fayda sağlayabileceğimi ve daha geniş bir çevre edinebileceğimi düşündüm. Daima merak ettiğim hidrolik sektöründe çalışma fırsatım oldu ve güzel tecrübeler edindim. Ancak bu alanda çok fazla rekabet olması gözümde tüm cazibesini yitirdi. Büyükbabam daha önce üretilmeyeni, kaliteden taviz vermeden imal ederek Kan Metal’i bugünlere getirdi. Ben de onun izinde devam etmeye karar verip 2015 yılında Kan Metal İmalat Mühendisi olarak göreve başladım.

Kan Metal’de görev almak bir zorunluluk muydu? Diğer taraftan üretimin içinde olmak size neler kattı?

Bu noktada babam hiçbir zaman zorlayıcı olmadı. Zaten zorla yaptığınız bir işten ne kadar keyif alabilirsiniz ki? Dolayısıyla keyif almadığınız işte de başarılı olmanız oldukça zor. Mezuniyetimin hemen ertesinde iş görüşmelerine de gittim, başka bir işte de çalıştım. Babam bu girişimlerimi daima destekledi. Kardeşim ile eğitim hayatımızda da seçme hakkı her zaman bizdeydi. Makine mühendisliği okuyan kardeşimle küçüklüğümüzden beri sürekli firmaya gelip giderdik. İmalatın içerisinde büyüdüğümüz için bu durum meslek seçimlerimizde etkili oldu ve eğitim hayatımızda birçok şeyi daha bilinçli öğrenmemizi sağladı.

Ülkemizin köklü firmalarından birinin üçüncü kuşak yöneticisi olarak Türkiye’nin makine serüvenini nasıl görüyorsunuz?

Makine imalatı alanında ülkemizin ciddi bir potansiyeli var. Ancak bu potansiyel imalatçılara yüklenen ek yüklerle giderek yok ediliyor. Devletin imalatçılara daha fazla destek olması gerektiğini düşünüyorum. Dünyayı yakalamak için daha fazla Ar-Ge çalışması yapmamız ve bu alana çok daha fazla kaynak ayırmamız gerekiyor.

Aile şirketinde çalışmanın zorlukları ve avantajlı yanları nelerdir? Sizden beklentiler hangi düzeydeydi? Ötelediğiniz hayalleriniz oldu mu?

Küçükken de makine mühendisi olmak istediğimi söylerdim. Yani bir bakıma hayalimi yaşıyorum. Mesleğimizin birçok zorluğu var. Hiç kimseye taviz vermek zorunda kalmamak için işinize tam anlamıyla hâkim olmalısınız. Gerektiğinde tezgâhın başına geçip üretimi yapabilmelisiniz. Ama en zor yanı, her şeyi yoktan var etmiş büyüklerimin bize emanet ettiği firmayı daha da yukarılara taşıma gereğinin sorumluluğu. Gelişmenin, yeniliğin, ilerlemenin hiçbir zaman durmaması gerekiyor. Neyse ki bu yolda yalnız mücadele etmediğini bilmek insana güven veriyor: Eğitimini tamamladıktan sonra kardeşim de isterse firmamızda göreve başlayacak ve biz Kan Metal’i dördüncü kuşağa devretmek için elimizden geleni yapacağız.

Firmanızın geleceğine yönelik öngörüleriniz neler? Şirketinizin taşımak istediğiniz nokta neresidir?

Bugün itibarıyla Avrupa, Balkanlar, Uzak Doğu ve Kuzey Afrika’da 30’dan fazla ülkeye ürünlerimizi ihraç ediyoruz. Bu ülkelerde ürün kalitemizle tanınıyor olmak bize güven veriyor. Bu güvenle ihracata daha da ağırlık vererek küresel ölçekte bilinirliğimizi artırmak istiyoruz. Belirlediğimiz hedef pazarlara yönelik uluslararası tarım fuarlarına katılıyor ve bölgesel müşteri ziyaretleriyle bayilik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Atmayı planladığımız bir sonraki adım ise Avrupa ve/veya Balkanlar’da bulunan müşterilerin bize daha kolay ulaşabilmesi için stratejik lokasyonlarda şubeler açarak pazara hâkim olmak. Ayrıca yıllar içinde artan kalitemizle yedek parça dışında OEM ihracatçısı olmak için de firmalarla görüşmelere başladık.

İş yaşamı dışında kişisel hobileriniz var mı?

İş yaşamı adından da anlaşılacağı gibi tüm yaşamımızın sadece bir bölümü. Çalışarak elde ettiğimiz başarıların ve getirilerin hayattan keyif almadan hiçbir anlamı yok. Ben bir işkolik değilim. Gerektiğinde işimin başında gece gündüz durur her türlü fedakârlığı yaparım fakat iş hayatı dışında da bir hayatım var. Sevdiklerimle gezmeye ve kış sporlarına vakit ayırıyorum. Zaten sevdiklerimizle keyif aldığımız şeyleri yapmaya vakit ayıramayacaksak kazanmanın hiçbir anlamı yok. Tüm vaktimizi işe ayırarak bize verilen tek hayatı heba etmiş oluruz diye düşünüyorum.

Son olarak ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, “İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır” sözünü hatırlatmak istiyorum. Biz de Kan Metal ailesi olarak Atatürk’ün izinde ilim ve fenle gelişmeye ve üretmeye devam edeceğiz. Gelişmiş ve refah düzeyi yüksek bir toplumda yaşamak için bu yoldan sapmayacağız.