Skip to content

AR-GE MERKEZLERİ

ARALIK 2018 SAYI: 127

ELKON BETON SANTRALLERİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA ALPAGUT: “HEDEFLERİMİZE ULAŞMADA AR-GE MERKEZİMİZDEN GÜÇ ALACAĞIZ”

SEKTÖRÜNDE ULUSLARARASI ALANDA LİDER OLMA HEDEFİYLE ÇALIŞIRKEN, İNOVASYONU VE ÜRETİMDE EN İLERİ TEKNOLOJİLERİN KULLANIMINI AMAÇLAYARAK VE ULUSLARARASI REKABETİN GEREĞİ OLARAK, AR-GE ÇALIŞMALARINA DA BÜYÜK ÖNEM VERDİKLERİNİ SÖYLEYEN ELKON BETON SANTRALLERİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA ALPAGUT, “ENDÜSTRİ 4.0 UYGULAMALARI, YAPAY ZEKÂ VE ARTTIRILMIŞ GERÇEKLİK KONULARINI İÇEREN PROJELERİMİZİN YANI SIRA MALİYET DÜŞÜREN, VERİMLİLİĞİ VE KALİTEYİ YÜKSELTEN, TEKNİK VE TEKNOLOJİK OLARAK ÜSTÜNLÜKLERİ VE AVANTAJLARI OLAN, İNOVATİF ÖZELLİKTE YENİ MAKİNELER VE ÜRETİM TEKNİKLERİNİN TASARLANMASI VE GELİŞTİRİLMESİ KONUSUNDA ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜYORUZ” DİYOR.

İnovasyonu ve üretimde en ileri teknolojilerin kullanımını amaçlayan ELKON, farklı coğrafyalardaki müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak için mobil, kompakt, sabit ve şantiye tipi beton santrallerinin yanı sıra çekilebilir beton pompaları, beton geri dönüşüm sistemleri, çimento siloları ve çimento besleme sistemleriyle geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Ayrıca beton blok, kilitli parke taşı, boru, boşluklu beton, kolon, kiriş gibi prekast ürünler üreten işletmelerin ihtiyaç duyduğu; özel olarak tasarlanan beton santralleri, havai beton taşıma kovaları ve yer kovaları da üreten ELKON, 1975 yılında bugüne gerçekleştirdiği üretimle, köklü bir geçmişe ve deneyime sahip.

40 yılı aşan tecrübesiyle ELKON Beton Santralleri, yalnızca Türkiye’nin değil aynı zamanda yıllık üretim ve satış rakamlarıyla Avrupa’nın da en büyük beton santrali üreticilerinden biri konumunda. Ürünlerini Avustralya’dan Kanada’ya, Almanya’dan Güney Afrika’ya kadar altı kıtadaki 110 ülkeye ihraç eden ELKON, geçtiğimiz Mart ayında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite edilen Ar-Ge merkezi ile uluslararası alanda lider olma hedefine bir adım daha yaklaşmış oldu.

ELKON Beton Santralleri Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Alpagut ile Ar-Ge merkezinin yapısı, işleyişi, sürdürdükleri projeler ve stratejik hedeflerini konuştuk.

ELKON Ar-Ge Merkezi ne zaman kuruldu?

ELKON Ar-Ge Merkezi, bu yılın Mart ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 839’uncu Ar-Ge merkezi olarak tescil edildi. ELKON, sektöründe uluslararası alanda lider olma hedefiyle çalışırken, inovasyonu ve üretimde en ileri teknolojilerin kullanımını amaçlayarak ve uluslararası rekabetin gereği olarak, Ar-Ge çalışmalarına da büyük önem veriyor. Ar-Ge kültürünün pekiştirilmesi, etkileşimin ve iş birliklerinin güçlendirilmesi; Ar-Ge projesi sayısı ve niteliğinin yükseltilmesi, inovasyon çalışmalarının kurumsal yapıda tek çatı altında daha sistematik, planlı ve süratli bir şekilde hayata geçirilmesi gibi ihtiyaçlarımız doğrultusunda Ar-Ge merkezi kurmaya karar verdik.

Merkezin yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Üretime yönelik geliştirilen projeleriniz var mı? Çalışmalarınız ağırlıklı olarak hangi alana yönelik?

Ar-Ge merkezimiz, makine imalat sanayisi alanında beton santralleri tasarımı, üretimi ve Ar-Ge inovasyon çalışmaları konusunda faaliyet gösteriyor. Toplam 900 metrekare alana kurulu Ar-Ge merkezinde 32 personelimiz çalışıyor. Ar-Ge merkezimizde tasarım çalışmalarının yapıldığı ofis bölümünün yanı sıra malzeme araştırma ve testlerinin yapılacağı bir laboratuarımız da var. Ar-Ge merkezimizde temel olarak, maliyet düşüren, verimliliği ve kaliteyi yükselten, teknik ve teknolojik olarak üstünlükleri ve avantajları olan, inovatif özellikte yeni makinelerin ve üretim tekniklerinin tasarlanması ve geliştirilmesi konusunda çalışmalar sürdürüyoruz. Ar-Ge çalışmalarında, tasarım ve mühendislik ekibimiz bilgisayar destekli tasarım yöntemini temel olarak kullanırken, bu kapsamda yeni ürünlerin geliştirilmesi, ürünlerin mühendislik analiz ve tasarımları, deneme süreçleri, test ve deneme çalışmaları ile üretim süreci uygulamaları da sürekli ve sistemli bir şekilde doküman ve dijital hafıza olarak saklanıyor. Diğer yandan firmamız, bilgisayar destekli tasarım ve analizlerle yenilikçi makineler geliştirirken, önemli bir mühendislik tecrübe ve birikimi de kazanıyor. Bu kazançlar doğrultusunda 11 adet devlet destekli proje geliştirdik ve sekiz adet patent çalışmasını başarıyla tescilledik. Devam eden projelerimiz arasında, müşteri memnuniyetine yönelik servis hizmetlerimizi hızlandırmak ve nitelik olarak iyileştirmek amacıyla Endüstri 4.0 uygulamaları, yapay zekâ ve arttırılmış gerçeklik konularını içeren projelerimiz mevcut. Üretime yönelik geliştirmeler ve seri imalata geçilerek ana ihracat kalemleri arasında yer alan pek çok ürünümüz de bulunuyor. Bu ürünlerle ülkemize her yıl milyonlarca dolar döviz girdisi sağlıyor olmaktan gurur duyuyoruz.

Merkeziniz ilgili devlet kurumlarıyla koordinasyonu hangi düzeyde? Kamunun sağladığı Ar-Ge destekleri için neler söyleyebilirsiniz?

İlgili devlet kurumları ile koordinasyonumuz oldukça iyi durumda. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Önceki yıllarda devlet destekli çok sayıda projeyi başarıyla tamamladığımız gibi halen devam eden dört TÜBİTAK destekli projemiz bulunuyor. Ayrıca firmamız, üstlenmiş olduğu misyon ve vizyonla Ar-Ge çalışmalarında üniversite-sanayi iş birliğini de etkin şekilde kullanıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi gibi çeşitli üniversitelerin akademisyenleriyle ortak proje çalışmaları yapıyor, projeler kapsamında ihtiyaç duyulan deneysel uygulamaları birlikte gerçekleştiriyor, Ar-Ge proje danışmanlığı desteklerini almaya devam ediyoruz. Her yıl oluşturduğumuz Ar-Ge faaliyet planına göre öz kaynaklı projelerimizin yanı sıra devlet destekli programlara da proje başvurularımız oluyor. Ben, Ar-Ge merkezlerinin, ülkemizin ve firmalarımızın gelişimi ve geleceği için en önemli yatırım olarak değerlendiriyorum. Gelişen teknoloji ve her geçen gün artan rekabetçi koşullara uyum sürecindeki rolü açısından Ar-Ge merkezleri faaliyetlerini planlı ve hızlı şekilde yerine getirmeliyiz. Bu aşamada öz kaynakların yanı sıra Ar-Ge merkezlerinin desteklenmesi ve teşvik edilmesi de faydanın artması ve sürdürülebilir olmasını sağlayan önemli bir etkendir. Teşviklerin artarak devam etmesini ve çok daha güçlü Ar-Ge çalışmalarını ortaya çıkarmasını temenni ediyorum.

Hizmet alanınız içinde patent ya da faydalı model başvuru sayılarında artış gözlenmesini bekliyor musunuz? Kısa, orta ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

Beton santralleri tasarımı ve üretimi alanlarında faaliyet gösteren firmamızda hızla gelişen teknolojiyle paralel olarak patent sayımızda artış olmasını elbette bekliyoruz. Hâlihazırda tamamladığımız sekiz tescilli patentimiz var. Başvuru süreci devam eden dört patentimiz daha olduğunu söyleyebilirim. Önümüzdeki yıl içerisinde ise 10 patent çalışması hedefliyoruz.

ELKON’un kısa vadeli hedefleri arasında ilk sırada, beton santralleri alanında tüm dünyada rekabetçi, piyasayı takip etmek yerine radikal, yenilikçi düşük maliyetlerle inovatif çalışmalar gerçekleştiren bir yapıya kavuşmak yer alıyor. Ulusal pazarın ihtiyaçlarını karşılayacak yeni ürünler geliştirirken, savunmacı yenilik stratejisiyle beton santralleri alanında teknik gelişmeleri yakından izleyerek mevcut teknolojilerde iyileştirme çalışmalarına da devam edeceğiz.

Özellikle mevcut lokomotif ürünler dışında farklı ülke pazarlarının iklim, coğrafya, gelir seviyesi gibi ihtiyaçlarına özel, ihracata dönük özel ürünler geliştirmek de kısa vadeli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Diğer yandan, fırsatları izleme stratejisiyle beton santralleri alanında rakiplerin zayıf yönlerinde üstünlük sağlamaya, pazarın keşfedilmemiş boşluklarının değerlendirilmesine yönelik yeni ürün geliştirme çalışmalarımız da devam ediyoruz.

Özellikle mevcut ürünlerin performansının geliştirilmesi, geliştirilmiş veya ek özelliklerle kullanıcılara fayda ve kolaylık sağlamaya yönelik yenilik çalışmaları ve faydalı model niteliğinde yeni ürünler geliştirmeyi amaçladığımızı söyleyebilirim.

Benzer şekilde, üründe kalite artışı ve üretimde maliyet düşüşü etkisi yaratan, üretimdeki yöntemlerde iyileştirme içeren süreç geliştirmeleri gerçekleştirmek; üniversite- sanayi iş birliğini güçlendirerek üniversiteler ve araştırma merkezleriyle ortak projeler yürütmek; patent ve faydalı model alabilecek nitelikte ürünler geliştirerek tescil sayımızı çoğaltmak da hedeflerimiz arasında yer alıyor. Yine, makine teknolojileri yanında farklı mühendislik ve bilimsel alanlardan yararlanılarak disiplinler arası yapıda Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirmeyi, ürün ve üretim süreçlerinde bulut sistemler ve Endüstri 4.0 uygulamalarına geçişi de kısa vadeli hedeflerimiz arasında gösterebiliriz.

Peki, uzun vadeli hedefleriniz neler? Ar-Ge merkeziniz bu hedefler ulaşmada nasıl bir rol üstlenecek?

Diğer tüm stratejilere ek oarak saldırgan yenilik stratejisiyle beton santralleri alanında ve diğer inşaat makineleri alanlarında yüksek yenilik seviyesine sahip, uluslararası pazarda ilk olma özelliği taşıyan yenilikçi ürünlerin ve süreçlerin geliştirilmesi, uzun vadeli hedeflerimizin ilkidir. Çevresel etki anlamında daha az atık çıkarma ve kaynak kullanımını azaltmayı sağlayan çevreye duyarlı ürün ve yöntem tasarımları ise bir başka uzun vadeli hedefimiz. Yine, robot teknolojileri konusunda yerli ve milli ürünler geliştirmek ve ürettiğimiz makineler için yapay zekâ konusunda Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirmek de temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu hedefler ulaşma yolunda elbette Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarında güç ve destek alacağımızı söyleyebilirim. Firmamız, Ar-Ge harcamalarına ayırdığı bütçeyi de bu nedenle her yıl daha güçlü artışlarla desteklemeye devam edecek. Önümüzdeki yıl için planladığımız artışın yüzde 5 seviyesinde ve öz kaynaklarımızdan gerçekleşeceğini söyleyebilirim.

Türkiye’de firmaların daha fazla Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için hangi adımlar atılmalıdır?

Pazara sunulan ürünlerin katma değerini yükseltmek için Ar-Ge faaliyetleriyle fark yaratılması gerekiyor. Hedeflerimize ulaşabilmek için pazardaki ihtiyacı doğru tespit ederek geleneksel üretim yöntemlerinden kurtulmalı, son kullanıcının beklentilerini karşılayacak katma değeri yüksek ürünleri sunmaya başlamalıyız. Katma değeri yüksek ürünleri ortaya çıkarmanın yolu ise Ar-Ge’den geçiyor. Bunun için Ar-Ge kültürünün oluşturulması, proje yönetiminin kurumsal yapıda sistematik ve planlı hale getirilmesi gerekli. Bu yapıyı sağlayacak en önemli etkenler Ar-Ge alt yapısını oluşturan makine, teçhizat, donanım, yazılım, sistem ve nitelikli personellerdir. Bu unsurları oluşturmadan, Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirmeden, sürdürülebilir hale getirmeden mevcut ürün, üretim yöntemleri ve pazarlama stratejilerini değiştirmek, geliştirmek, farklı ve yenilikçi bakış açısı oluşturmak, katma değer yaratmak mümkün olamaz. Her geçen yıl zorlaşan dünya ticaretindeki ekonomik şartlar, artan rekabet koşulları karşısında firmaların hayatta kalabilmeleri, gelecek planları oluşturabilmelerinde Ar-Ge çalışmaları bu nedenle büyük önem arz ediyor.

Türkiye’deki üreticilerin bu bilinci algılaması, rekabet koşullarına hazır hale gelebilmeleri için yenilikçi olmanın gerekleri ve şartları konusunda doğru ve zamanında bilgilendirilmesi önem taşırken, Ar-Ge çalışmalarının özendirici hale getirilmesi de önemli bir başlık olarak değerlendirilebilir. Destek ve teşvik sistemleri geliştirilerek daha ulaşılabilir, uygulanabilir ve kolay şekle dönüştürülmeli. Özellikle nitelikli Ar-Ge personel sayısının yükseltilmesi konusunda üniversite-sanayi iş birliğinde çalışmalar yapılmalı ve bu konuya özel projeler geliştirilmeli diye düşünüyorum.