Skip to content

ARAŞTIRMA

EKİM 2018 SAYI: 125

GELECEĞİN DÜNYASI VE TÜRKİYE

EKONOMİST MAHFİ EĞİLMEZ, KİŞİSEL İNTERNET SİTESİNDEKİ BİR MAKALESİNDE, PRICE WATERHOUSE COOPERS (PWC) İKTİSATÇILARININ HAZIRLADIĞI BİR RAPORA ATIFTA BULUNARAK, TÜRKİYE’NİN UZUN VADELİ GELECEK SENARYOLARINI DEĞERLENDİRİYOR. EĞİLMEZ’E GÖRE PWC’NİN TAHMİNLERİ TÜRKİYE İÇİN CESARET VERİCİ OLSA DA SANAYİDE, ÖZELLİKLE İMALÂT SANAYİLERİNDE YAŞANAN CİDDİ İVME KAYBI, TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ EN ÖNEMLİ SORUN BAŞLIĞI OLARAK YER ALMAYA DEVAM EDİYOR.

Ekonomist Mahfi Eğilmez’in, kişisel İnternet sitesinde 23 Ağustos tarihinde yayımladığı “Geleceğin Dünyası ve Türkiye” başlıklı makalesi, Türkiye’nin uzun dönemli geleceğine ilişkin önemli tespit ve değerlendirmeler içeriyor.

Price Waterhouse Coopers (PwC) iktisatçılarının 2017 yılı Şubat ayında yayımladığı “2050’de Dünya-The Long View: How Will the Global Economic Order Change by 2050?” başlıklı çalışma, 2050 yılında küresel sistemde sıralamalar ve büyüklüklere odaklanırken, ciddi değişimlerin beklenmesi gerektiğinin altını çiziyordu. Rapora göre bu değişimler, kıtalararası ağırlığı değiştireceği gibi ülkelerin ekonomik güç sıralamasını da değiştirebilir.

Mahfi Eğilmez, bu rapordan hareketle Türkiye özelinde değerlendirmelerine başlamadan önce, 1500 yılından 2009 yılına kadar olan dünya ekonomik güç dengesindeki değişimleri ve 2050 yılında beklenen durumu gösteriyor (Tablo1).

Tablo 1’e göre 20’nci yüzyılın son çeyreğine kadar küresel GSYİH’de payını arttırabilmiş olan Kuzey Amerika ile aynı yüzyılın ilk yarısına kadar payını arttırabilmiş olan Avrupa kıtaları, 21’inci yüzyılda ciddi güç kaybına girecek ve 2050’de ağırlığı Asya kıtasına kaptıracak. Çin, küresel GSYİH’den en büyük payı alan ekonomi konumuna gelirken, ABD ve Avrupa hızla ivme kaybedecek. Raporda öne sürülen iddiaya göre, E7 ülkelerinin (Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Meksika, Endonezya ve Türkiye) GSYİH toplamı 2020 yılında G7 ülkelerinin (ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada) GSYİH toplamından daha büyük olacak. Rapordaki görüşler çerçevesinde bu değişim, ekonomilerin büyüklük sıralamasını da şöyle değiştirecek (Tablo 2).

PwC’nin tahminlerine göre Tablo 2, 2000 yılından 2050 yılına geçildiğinde Çin’in ilk sıraya yerleştiğini, Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya’nın ilk sıralardan düştüğünü gösteriyor. Hindistan, Brezilya, Rusya ve Meksika üst sıralara geçerken, 2000’de 17’nci sırada olan Türkiye ise 2050’de 12’nci sıraya çıkıyor. Mahfi Eğilmez, “Kuşkusuz bunların hepsi bir takım varsayımlara dayanan tahminler” derken, tahminlerin tutması için varsayılanların gerçekleşmesi gerektiğinin altını çiziyor.

KÜRESEL ÖLÇEKTE GELİR DAĞILIMI BOZULUYOR

Eğilmez, makalesinde, astrofizikçi Michio Kaku’nun “Geleceğin Fiziği” adlı kitabında (Michio Kaku, Geleceğin Fiziği, ODTÜ yayını, 2011) 21’nci yüzyılın son çeyreğine doğru “kusursuz kapitalizmin” ortaya çıkacağını öne sürdüğüne de değiniyor ve “Kaku’ya göre kusursuz kapitalizm; üreticinin de tüketicinin de piyasa ve piyasadaki işlemler hakkında sonsuz bilgiye sahip olduğu ve dolayısıyla fiyatların kusursuz biçimde belirlendiği sistemin adıdır. Michio Kaku’nun betimlediği kusursuz kapitalizmde gelir dağılımının nasıl olacağı hakkında bir bilgi yok. Buna karşılık PwC’nin raporu, gelir dağılımının giderek bozulduğunu gösteriyor” diyor ve ekliyor: “Giderek büyüyen ama gelir dağılımının bozulduğu bir sistem kusursuzluğa nasıl erişecek orası oldukça tartışmalı.” Eğilmez’e göre, PwC’nin tahminleri Türkiye için cesaret verici olsa da son yıllarda gidişat dönmüş ve Türkiye 2001 krizi sonrasında başlayan atağında yanlış yollara girmiş olabilir. “Bunu ekonomide yaşanan ivme kaybından görmek mümkün. Öte yandan bu ivme kaybının yarattığı bir sonuç olarak ekonomide yaşanan yapısal değişimin de yanlış bir yönde geliştiğini söylemek yanlış olmaz” diyerek devam eden Eğilmez, Tablo 3’te Türkiye ekonomisindeki yapısal değişimin son yıllardaki yönüne işaret ediyor. “Tablo 3 bize, üzerinde asıl yoğunlaşma gerektiren sanayide ve özellikle de imalât sanayilerinde yaşanan ciddi ivme kaybını gösteriyor” diyen Eğilmez, tarımdaki üretim payı düşüşünün sanayide değil inşaat ve hizmetler kesiminde artışa yol açmış olduğunun altını çiziyor ve uyarıyor: “Dünya bir yandan Endüstri 4.0’a doğru yol alırken Türkiye’de sanayi üretiminin payının düşmesi ve yerini inşaat ve hizmet kesiminin alması sağlıklı bir duruma işaret etmiyor.”

SANAYİ AĞIRLIKLI YAPI KURMAK ŞART

Mahfi Eğilmez, bu noktada, Türkiye’nin halen Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında, tarım ve hayvancılık politikasını modernleştirmesi ve ileri götürmesi gereken bir aşamada; dijital devrime katılmakta yolun belirli bir bölümünü ilerlemiş, daha çok katma değeri düşük mallar üreten ve markalaşmada beklenen atılımı gösterememiş, hizmet sektörü aşırı şişmiş bir ekonomi görümünde bulunduğunu da vurguluyor. Geleceğin dünyasının, üretimde Endüstri 4.0’ın, tüketimde ise dijital ayrıntılı bilginin egemen olacağı bir dünya olacağını anımsatan Eğilmez, “Kısaca, Kaku’nun tanımladığı gibi kusursuz kapitalizmin dünyası olacaksa, bu dünyada yer alabilmenin koşulu ekonomide, tarımdan hizmet kesimine geçişe yol açan sağlıksız yapıyı değiştirip sanayiye ağırlık verecek bir yapıyı oluşturmaktan geçiyor. Böyle bir gelecekte bilgisiz tüketicinin yerini bilgili tüketici alacak. Bunun yolu ise ileri kültürler düzeyine geçecek siyasal ve sosyal altyapı değişikliğinin başarılmasına bağlı” değerlendirmesinde bulunuyor.

Mahfi Eğilmez’in makalesine www.mahfiegilmez.com/2018/08/gelecegin-dunyas-ve-turkiye.html adresinden ve PwC raporunun orijinaline ise PwC’nin resmi İnternet sitesinde (www.pwc.com.tr) “Yayınlar” başlığı altından ulaşabilirsiniz.