Skip to content

KAPAK

AĞUSTOS 2012 SAYI: 51

Gemi Makineleri Üreticileri İhracata Hız Verdi

500 milyar dolarlık 2023 yılı ihracat hedefinden gemi inşa sektörü 20 milyardolarlık pay almayı planlıyor. YıldızTeknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dursun Alkanise ülkemizde üretilen birçok makine ve teçhizatın yüksek sertifika maliyetleri ve prosedürleri yüzünden dünya pazarından yoksun kaldığını söylüyor.

Ülkemizin coğrafi konumu gereği önem teşkil eden denizlerde gerek ulaşım, gerekse turizm sektörlerinde kullanılan gemilerin imalatında yerli üreticiler söz sahibi olmaya başladı. Güverte merdiveninden şaşırtma makarasına,havalandırma menholünden hortum makara sistemine kadar geniş bir yelpazede üretimin yapıldığı gemi makineleri geniş bir alana hitap ediyor.Bir geminin, çelik montaj ana yapısının dışındaki tüm donanımlarıyla ilgili sanayi dalına gemi yan sanayi denir.

Yan sanayi imalatları gemiyi donatarak denize elverişliliğini sağlamadıkça gemi, çelik ve saç profillerden oluşan bir yüzer dubadan başka bir anlam taşımaz.Bu nedenle dünyada gemi inşayan sanayine, gemi inşa sanayinin ayrılmaz bir parçası olarak bakılır. Gemi inşa sanayi değişik endüstri ürünlerinin birleşimini içeren bir imalat sanayidir.Çelik, makine, elektrik-elektronik,boya ve lastik-plastik sanayi kolu mamullerinin bir araya gelmesi sonucu gemi inşa sanayisinin ürünü “gemi”ortaya çıkar.

Gemi inşa sanayi ülkenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda savunma ihtiyaçlarına ve teknolojik gelişmesine katkıda bulunan bir sanayi koludur. Ayrıca ülke için büyük bir istihdam sağlayarak da önemli bir sosyal kalkınma desteği sağlar. Gemi inşa sektörünün dünya üzerindeki dağılımına baktığımız zaman yüzde 95’ine yakın bir oranın Uzak Doğu ülkeleri arasında paylaşıldığını görüyoruz. Bu paylaşıma göre Kore yüzde 31.8, Japonya yüzde31.5, Çin yüzde 31.1 şeklinde sıralanıyor.Sektörün dünya çapındaki diğer yüzde 5’lik diliminde ise Türkiye’nin de içinde bulunduğu diğer dünya ülkeleriyer alıyor.Türkiye’de gemi ve yat inşaatı, onarımı,gemi yan sanayi ve teknik hizmetlerden oluşan belli bir grup faaliyet gösterir.

1960’lı yıllardan itibaren hem devlet,hem de özel sektör tarafından yürütülen gemi inşa sanayi Türk ağır sanayinin önemli bir parçasını oluşturur.Ürün çeşitliliği, kalitesi ve teknolojik yeterlilikte önemli aşamalar kaydedenTürk gemi inşa sanayi 35.000 DWT’akadar (çok yakın bir tarihte 80.000DWT) olan konteyner, kimyasal tanker,hızlı deniz feribotları da dahil olmak üzere tüm gemilerin inflaatını yapar.Özel sektör tersaneleri ürün çeşitliliklerini genişletip, kalite sistemi uygulamalarına geçmeye başlaması, tersane organizasyon çalışmaları ile yeni gemi inşa kapasitelerini 1.200.000 DWT’e,çelik işleme kapasitelerini 500.000 tona çıkarıyor.Gemi makineleri yan sanayi, inşa sanayisinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Herzaman gemi inşa sanayisi ile paralel bir gelişim gösterir. Gemi inşaatında yan sanayi ürünlerinin değeri gemi değerinin yaklaşık yüzde 20’sidir. Gemi makineleri(Marine Engines veya Marine Machinery) kendi içerisinde milyonlarca parçaya ayrılır. Bir savaş gemisinde ortalama 12 bin değişik parça yer alır.Yani bir geminin yapımına çok sayıda firma katkıda bulunur. Gemi inşa sanayi tamamen demir çelik endüstrisinebağlıdır. Gemi yapımında hammadde olan ve doğrudan kullanılan çelik saç ve profiller Türkiye’de üretiliyor; ancak yetersiz.

Gemi sacı Karadeniz Ereğli Demir Çelik Fabrikaları’nda, profil ise Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nda üretiliyor. Bu yetersizliğin başlıca nedeni üretimin niceliksel ve niteliksel olarak kısıtlı oluşudur. Çelik döküm malzeme üretimi (göz demiri, zincir ve aksesuarları, makine parçaları) açısından Türkiye’de üretim yeterlidir.Kaynak ve kesme gereçlerinin üretimi ise Türkiye’de yapılmıyor.Bu duruma keza her türlü elektrod,kaynak teli ve gazlar (oksijen, argon,asetilen, helyum) üretimi ise başarıyla yapılıyor.

500 milyar dolarlık 2023 yılı ihracat hedefinden gemi inşa sektörü 20 milyar dolar pay almayı hedefliyor.

2017 stratejisi doğrultusunda sektörüneler bekliyor?

2017 Stratejisi ve 2023 yılı hedefleri doğrultusunda atağa kalkmak için üretimiartırma kararı alan gemi makine üreticilerini avantajlar ve dezavantajlar bekliyor.İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın düzenlediği ve sektör temsilcilerinin katıldığı TürkGemi İnşa Sanayi Arama Konferansı’nda öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Fırsatlar:

• Yeni tip gemilerde ihtiyaç artacak. Eco-ekonomik gemiler, offshore bağlantılı yapılar ve destek gemileri, askeri gemiler, iç sularda ve kabotajda kullanılacak küçük tonajlı gemiler, sofistike “niş” enerji gemileri gemi inşa sektörü için fırsattır.Rüzgar/dalga enerji platformu (LNG/LPG) talepler

• Yat ve özel teknelerin yapımında uzmanlaşmış alanların olması ve markalaşması,dünyada artan lüks yat ve kruvaziyer ihtiyacının doğması

• Türkiye’nin bölgesel konumu nedeniyle rekabetçi yapısında Rusya’da ticarigemilere ihtiyaç, gelişmekte olan ülkelerde askeri gemilere olan ihtiyaç, Hazar ve AB Bölgesi’nden gelecek talebi karşılama

• Enerji ve sektör dışı çelik konstrüksiyon işlerinde artış (Çelik yapılar, boruhatları, rüzgar tribünü)

• Tamir-tadilat ve geri dönüşümde uzmanlaşma ve bölgesel güç (monopol) olma

• Gemi inşada global talepte artış beklentisi

• Askeri gemilerde bölgesel talebi karşılama fırsatı

Tehditler:

• Ulusal ve uluslararası etmenlerle ait yüklenici kullanımının zorlaşması ve maliyetlerin(KDV, SSK gibi) artması

• AB uyum süreci gereği yapılan hukuki düzenlemelerin ülke genelinde yeni güçlükler oluşturması

• Sektörün dünyadaki rekabetçileri ile ilgili gelişmelerin senkronizasyonunda yetersiz kalması

• Korumacılar-teşvikler

• Firmaların sermaye yapısı nedeni ile yüksek finans maliyeti ve cazip diğer yatırımlar

• Sektörün sermaye yapısının doğru oluşabilmesi için gereken yerli veya yabancı ortaklıklara yönelmemesi ve bu konuda yeterince aktif ve hevesli olmaması

• Ortak çalışma kabiliyetini geliştirmeye çalışmaması, tersanelerin ve yan sanayininüretimde birlikte hareket oluşturmaması

• Ekonomik belirsizlikler

• İnovasyon/Ar-Ge/Kurumsallık ve verimlilik eksikliği nedeniyle “niş” ürün geliştirememe

• Pazarlama/tanıtım eksikliği nedeni ile ulusal ve uluslararası olumsuz algı ve bunun artışı, sektörle ilgili mevcut kamuoyunun negatif algısı ve bunun özellikle devlet ve STK’larda gereğinden fazla negatif yansıma oluşturması.

ÜLKEMİZDE HANGİ MAKİNELER ÜRETİLİYOR?

Ana makine ve yardımcı makinelergemi inşa sanayinde yüksek maliyetleri ile önemli kalemlerdendir. Ana makineyedek parçaları (layner, piston, rod, yatak,pim gibi) bazı küçük imalatçılar tarafından üretilmekte ve bazı Loyd’ların sertifikalarıyla gemilerde kullanılabilir.Ancak bu imalatçıların hiçbiri ana makine üreticileri tarafından yetkilendirilmiş yedek parça üreticisi değildir ve Türkiye’deki imalatçıların ürettikleri ürünler için tip onayları bulunmamaktadır.Türkiye’de flaftların, flaft yataklarının,stern tüplerin üretimi yapılıyor.Pervane üretiminde ise CU1, CU2, CU3,CU4 alaşım tiplerinde 4m çapa kadarsabit kanatlı pervane üretiliyor. Adımayarlı pervanelerin (Pitch kontrollü) vebaş itici pervanelerin üretimi yapılmıyor.

Gemilerde elektrik enerjisi içingerek duyulan jeneratörlerin üretimi birkaç büyük firma tarafından gerçekleşiyor.Üretim 3 kVA’den 3000 kVA’ekadar yapılıyor. Jeneratör kumanda kontrol panelleri de yine Türkiye’de üretiliyor. Dümen makinesi Türkiye’de belirli bir kapasiteye kadar yerli olarak imal ediliyor. Bu üretim ülkemizde inşa edilen gemilerin kapasitesini karşılayacak düzeydedir. Gemilerde sıklıkla kullanılan Scotch tipi kazanlar ve termal yağ kazanları birkaç büyük kazanfirması tarafından başarıyla yapılıyor.

Günümüzde gemilerde yüksek basınçlı buhar kazanlarının kullanımı pek söz konusu olmadığı için bu tip kazanların üretimi yapılmıyor; ancak talep olması halinde üretilmesi mümkün. Redüktör grupları yerli olarak imal edilmiyor;ama küçük yatlara hitap edenler piyasa mevcut ve tüm Avrupa normlarına uygun. Gemi sevk sistemlerinde kullanılan redüktörlerin imalatı yapılmıyor.Gemilerde bulunan ilk hareket hava filtreleri, eflanjör gibi basınçlı kapların üretimi yapılıyor.

 LPG/LNG’ler anlamındakısıtlı üretim yapılıyor. Yağ veyakıt seperatörlerinin üretimi yapılmıyor.Sintine seperatörleri ile sintineseperatörleri kontrol ve alarm cihazlarıise birkaç firma tarafından sertifikalı olarak üretiliyor. Pis su arıtma üniteleri ve denize yakıt boşaltımını izleme ve kontrol sistemleri üretiliyor. Havalandırma sistemleri ve elemanları daTürkiye’de üretiliyor.Boru Donanımları, Pompalar, Valflar:Türkiye’de paslanmaz haricindeher tür çelik boru (dikişli ve dikişsizçelik çekme borular, boru dirsekleri,alaşımlı kazan boruları) ve fittingler(kompansatörler, süzgeçler) imal ediliyor.

Gemide kullanılan çok çeşitlivalf tipleri (sülüs, kelebek, selenoid,basınç düşürücü) ülkemizde üretiliyor.Ancak ürünlerin sertifikalandırılmasıkonusundaki eksiklikler tam olarakgiderilemiyor. Pompa konusunda yerliolarak üretim gerçekleşiyor; fakat sertifikalandırmadakieksikliklerde henüzyeterince yol alınmadı. Sektörde özellikle1980’li yılların ortalarına kadar hiçpompa üretimi olmadığı düşünülürse bu iyi bir gelişme sayılıyor.

Güverte Makineleri ve Donanımları:Türkiye’de her tür güverte makinesi birden fazla çeşit olarak (vinçler, başırgat, kıç ırgat, demir ırgatı) üretimi yapılıyor. Türkiye’de tel halat, zincir,polyester halat, kilit, makara, göz demiri,babalar gibi bağlama, demirleme ve kaldırma teçhizatı üretimi başarıyla yapılıyor. Ambar kapakları Türkiye’deinşa ve ihraç ediliyor. Gemi ambar kapağı,lumbuz lastikleri, O-ring, klingrit,lastik, amyant contalık malzemeler ve salmastralar gibi sızdırmazlık malzemelerinin üretimi Türkiye’de yapılıyor.

Pervane Üretimi: Ülkemizde pervaneüretimi genel anlamda dökümcü ve işleyiciler olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Üreticilerin büyük bir kısmı (dökümcü ve işleyiciler) İMES Sanayi Sitesi’nde faaliyet gösteriyor. Pervane üretiminde CNC tezgah iki şekilde kullanılıyor.Birincisi ve daha yaygın olanı pervane kanat ve göbek kalıp üretimi,döküm ve sonradan tekrar işleme;diğeri ise direk pervane üretimidir.

KRİZLE BİRLİKTE BAŞLAYAN YENİ DÖNEM

Tersanelerdeki bu yükseliş trendi devam ederken Amerika Birleşik Devletleri’nde patlak veren; ancak finansal etkileri tüm dünyaya yayılan krizden ülkemizdeki ve dünyadaki bütün tersaneler negatif yönde etkilendi ya da etkilenme korkusunu hisseder duruma geldi.

Bunun nedenleri arasında,2008 yılı başından itibaren petrol fiyatlarındaki artışlar, ithal edilen gemiyan sanayi ürünlerindeki fiyat artışları,navlun fiyatlarındaki düşüşler ile buna istinaden uygulanan tersane kapatılma işlemlerinin yabancı ülkelerdeki armatörlük kuruluşlarında yankı bulması gibi nedenlerden ötürü tersanelerin yeni sipariş alamamasına ve alınan siparişlerin de önemli bir miktarının iptal edilmesine yol açtığı söyleniyor.

Krizden önemli ölçüde etkilenen diğer sektörümüz ise gemi yan sanayi sektörüdür.Kriz öncesinde yaklaşık 100 bin çalışanıyla faaliyet gösteren sektör bugün istihdamda yüzde 50’den fazla kayıp yaşadı.

Bu sektör çelik imalatı,güverte ve bağlama donanımları, seyir,aydınlatma, soğutma iklimlendirme,yaşam mahalleleri donatımı, galvaniz,boya, yalıtım gibi birçok alanda faaliyetlerini sürdürüyor.

Ülkemizde üretilen gemi yan sanayi ürünlerinin çoğu küçük işletmelerde üretiliyor. Küçük işletmeler olması sebebiyle bu işletmelerin tersanelerin yan sanayi ürün taleplerinin karşılayamamalarına sebep oluyor.

Şu anda ülkemizdeki gemi inşa endüstrisi gerekliyan sanayi ürünlerinin yaklaşık yüzde 50’sini yurt içinden karşılıyor. Ülkemizde yılda mevcut durumda 100’ün üzerinde gemi teslim edildiği düşünülürse gemi yan sanayi ürünleri için önemli bir pazar olduğu görülüyor.

ÜRETİMDE TAM YOL İLERİ

Uluslararası krizin dünya ve ülkemiz üzerinde makro ölçüdeki etki ve değerlendirmeleri akademisyenler ve ekonomistler tarafından açıklanıyor.Bu duruma göre; dünyada yaşanan ekonomik krizin denizcilik sektöründeki etkileri, diğer sektörlere göredaha olumsuz gelişiyor.

Buna rağmen gemi makineleri sanayicileri 2012yılından umutlu. 2011 yılı başlarındakıpırdanmalar görülen Çin, GüneyKore, Japonya, diğer Uzak Doğu ve bazı Avrupa ülkelerinde 2011 yılı ikinci yarısında, geçmiş dönemlere kıyasla önemli sipariş düşüşleri gerçekleşti.Bu durum da ülkemizdeki üreticileri heyecanlandırıyor.Gemi sanayici olan tüm ülkeler deniz ticaretiyle gemi inşa ve gemi sanayicisiyle henüz düzelmeyen bir krizin içindeler.

Bu krizden ileri teknolojiye sahip Avrupalı gemi teçhizatı üreticileride nasiplerini almış durumdalar. Sektörümüzdeki bu olumsuz gelişmeler,birçok kalkınmış ülke ekonomilerinde diğer sektörlerde de görülüyor.

Çin’le birlikte Türkiye’nin de bu büyük krize rağmen büyümesini sürdürdüğü,diğer ülkelere kıyasla ekonomilerini ayakta tuttuğu yapılan araştırmalarda ortaya konuyor.

Bu ortamda gemi inşacı her ülke büyük önem taşıyan gemi sanayini nasıl yeniden canlandıracağını,ileriye yönelik stratejileri ve yapılması gerekenleri konuşup programlamaya başladı.

Makine şaft, pervane,elektronik, navigasyon,seyrü sefer cihazları yurt dışından tedarik ediliyor. Bu duruma keza son yıllarda üretimi artan pompa,vana, kompresör,havalandırma sistemleri gibi parçaların yerli olanları tercih ediliyor.

YAT ÜRETİMİNDE DÜNYADA ÜÇÜNCÜYÜZ

Türkiye, yat inşa sanayinde gemi inşa sanayimize kıyasla daha iyi konumda bulunuyor. Dünya yat talebi gemi talebine oranla daha iyi durumda. Ülkemiz,2010 yılında yat üretiminde dünya genelinde ilk üç sıra içine girdi; marka oluştu.

Talebi artırmak için birçok birlik, oda ve üreticiler çalışmalarına hız kattı.

GEMİ İNŞANIN 2023 YILI HEDEFİ 20 MİLYAR DOLAR

Türkiye, 500 milyar dolarlık 2023 yılıhedef ihracat programında gemi inşa sektörü hedefini 20 milyar dolar olarak planlıyor. 2008 yılı Türkiye gemi inşasanayi ihracatımız 2 milyar 345 milyon 40 bin dolarken aynı yılda ithalatımız 845 milyon 484 bin dolar seviyesindeydi.İhracat fazlamız 1 milyar 539 milyon556 bin dolar oldu. 2010 yılı gemi inşasanayi ihracatımız 902 milyon 262 bindolar olarak kaydedildi.

Aynı yıl ise gemi ithalatımız 1 milyar 2 milyon 397bin dolar; ithalat fazlamız 100 milyon135 bin dolar.Gemi inşa sanayi ihracatı, ithalatıkarşılayamaz durumda bulunuyor.Tersanelerimiz yeni gemi inşada 2011yılında gerilere gidiyor. Yat ihracat veithalat girdilerinde; 2008 yılı Türkiye yat ihracatı 262 milyon 819 bin dolarken 2008 yılı ithalatı 28 milyon 641 bin dolar düzeyinde seyrediyor. 2010 yılı Türkiye yat ihracatı 212 milyon 69 bin dolarken 2010 yılı ithalatı 38 milyon 222 bin dolar oldu.

GEMİ ÜRETİCİLERİ KARBONDİOKSİT SALINIMINA DİKKAT ÇEKİYOR

Rusya-St. Petersburg’da gerçekleştirilenNeva 2011 Uluslararası DenizcilikFuarı’nda yapılan panel ve konferanslarda ileriye yönelik teknolojiler tartışıldı ve ilk defa Gemi SanayicileriDerneği’nin de (GESAD) üyesi olduğu AB Gemi Teçhizatları Birliği EMEC’in başlattığı “Green Ship” çalışmaları önem kazandı.

Deniz Ticaret Odası Avrupa BirliğiDanışmanı Kemal Battal; uluslararası çalışmalara göre deniz taşımacılığından kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının, toplam emisyonların yüzde 2,7’sini oluşturduğunu, başka bir deyişle yılda toplam 400 milyon tonkarbondioksitin gemi bacalarından atmosfere bırakıldığı, bazı uluslararası çalışmaların ise bu miktarın 1 milyar 120 ton olduğu sonucunu çıkardığı, yanidünya deniz ticaret filosunun; sera gazıemisyonlarının yaklaşık yüzde 4,5’indensorumlu olduğunu belirtiyor. Bu konuda Avrupa Birliği, emisyonun kısa ve orta vadede alınacak tedbirlerle 2020yılında 1990 seviyesinin yüzde 20 altına düşürülmesini hedeflemiş ve “Kopenhag Mutabakatı” olarak adlandırılan sonuç bildirgesine yansıttı.

Amerika Eylem Diplomasisi Müsteşarlığı’nın www.ocean.org sitesinde yayınlanan yazıda; “Eğer uluslararası gemi taşımacılığı bir ülke olsaydı, dünyanın altıncı büyük sera gazı ülkesi olarak Almanya’nın toplam sera gazı emisyonundan fazla salınım olacaktı” şeklinde çarpıcı bir değerlendirme yapıldı.GESAD, “Green SHIP 2017” projesinin katılımcısı EMEC’in çalışmakta olduğu“Leader SHIP” projesinde hedeflenen “Green Ship” çalışmasında sıfıremisyona yaklaşılan hedef planda tarih2017. Dünya gemi sanayinde hassasiyetleüzerinde durulan sıfır emisyonkonusunda ise yerli üreticiler çalışmalarını sürdürüyor. Dünya gemi sanayisindede hedefin özellikle yenilikçigemiler olduğu açıklandı.

POMPA VE VANAYA TALEP ARTTI

Son on yıla göre dışa bağımlılıktan kurtulma yönünde harekete geçen ülkemiz gemi sanayicilerinin makine,sac ve teçhizat ithalatı maliyetin yüzde70’leri düzeyinde seyrediyor. Makine şaft, pervane, elektronik, navigasyon,seyrü sefer cihazları dışarıdan tedarikediliyor. Bu duruma keza son yıllarda üretimi artan pompa, vana, kompresör,havalandırma sistemleri gibi parçalarınyerli olanlarının tercihi arttı.

Yapılan araştırmalara göre; gemilerde kullanılan parçaların ortalama yüzde 30’u yerli makinecilerden temin ediliyor.Eskişehir’de bulunan ve TCDD’ye bağlı bir anonim şirket olan Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi’nin (TÜLOMSAŞ) motor fabrikasında 2400 HP’ye kadargüç üretebilen TÜLOMSAŞ yapımı motorların, Türk özel sektörünün yük ve yolcu gemilerinde yardımcı makine olarak İDO’ya ait feribot ve vapurlarda ise ana ve yardımcı makine olarak kullanılmasının kısa vadede teşvik edilebileceği, orta/uzun vadede ise askeri gemiler de dahil muhtelif tip ve tonajdaki gemilerin ana tahrik (sevk )sistemlerinin bu fabrikada üretilmesi için söz konusu fabrikanın imkan ve kabiliyetlerinin (kapasitesinin) yeni yatırımlarla kademeli olarak geliştirilebileceğiyönündeki çalışmalar başladı.

Bugün geldiğimiz noktada TÜLOMSAŞ, ürettiği dizel motorların gemi ve deniz araçlarında kullanılması için Türk Loydu’ndan tip onay sertifikası alma sürecinde ilerliyor ve sertifikasyon sürecinin kısa süre sonra tamamlanması öngörülüyor. TÜLOMSAŞ motor fabrikasında yüzde 80-85 yerli katkıyla üretilebilen 1800 ve 2400 HP dizel motorlar,söz konusu tip onay sertifikasyon süreci tamamlandıktan sonra, dizel jeneratör motoru veya yüksek devir elektrik jeneratörleri için yardımcı dizel makine ve veya yüksek devirli dizel makineihtiyacı duyan gemi ve diğer deniz araçlarında kullanılabilecek. Böylece yurt dışından makine ithalatı sürecindeoluşan gecikmeler ve aracılara verilen komisyon gibi ek maliyetler de ortadan kalkmış oluyor. 

SİSTEM YERLİ OLURSA GEMİ İNŞASINDA KATKI YÜZDE 70 OLACAK

Günümüzde Türkiye’de inşa edilen ticari gemilerde yerli katkı yüzde 50 civarında ve gemi sevk sisteminin toplam maliyet içindeki payı yüzde 15 ile 20 arasında bulunuyor. Askeri gemilerde ise yerli katkının yüzde 65 civarında olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla gemi dizel motorunda dışa bağımlılıktan kurtulması halinde Türkiye’nin gemi inşasında yerli katkı oranının yüzde 65-70’in üzerine çıkması bekleniyor.

SAVUNMA SANAYİ YÜZDE 100 YERLİ OLACAK

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın“Savunma sanayi yüzde 100 yerli olacak”açıklamasından sonra, denizcilik sektöründe gözler Pendik ve Eskişehir (TÜLOMSAŞ) motor fabrikalarına çevrildi. Gemi inşa malzeme maliyeti içinde, gemi ana ve yardımcı makineleri büyük yer tutuyor.Şimdiki adı İstanbul Tersanesi Komutanlığı olan Pendik Tersanesi, 1999 yılında yaşanan depremde GölcükTersanesi’nin hasar gördüğü gerekçesiyle kamulaştırılarak Deniz Kuvvetleri’ne devredilmişti.

PendikTersanesi bünyesinde 1981 yılında kurulan ve 1998 yılına kadar en büyüğü14000 HP olan pek çok gemi dizel motoru üretilen Pendik-SULZER MotorFabrikası’nın kapılarına devir işleminden sonra kilit vuruldu. Pendik-Sulzer Motor Fabrikası’nın kapanmasından sonraki süreçte Türkiye’de askeri gemiler de dahil 700’den fazla gemi inşa edilmesine rağmen, bu gemilerin sevk sistemleri için gerekli olan dizel makinelerin neredeyse tamamı yurt dışından ithal edildi. Gemi makinelerinde tamamen dışa bağımlı hale gelen gemi inşa sanayiinde büyük döviz kayıpları ve dolaylı istihdam kayıpları yaşandı.

“Yüzde 100 Yerli Savunma Sanayii”stratejisi, “Pendik Motor Fabrikası”nın yeniden aktif hale getirilmesini de gündeme getirebilir.Bugün yüzde 100 yerli savunma sanayii politikasına uygun olarak hem MİLGEM gibi askeri projelerde Türk savaş gemilerinin sevk sistemi ihtiyacının yerli imkanlarla karşılanmasına,hem de Türkiye’nin 9.Kalkınma Planı’nda öngörülen Türkkoster filosunun yüksek yerli katkıyla yenilenmesine ihtiyaç duyuluyor.

Askeri gemilerde ekseriyetle tercihedilen MTU marka motorların tamir bakım işlerinin yıllardır TÜLOMSAŞ motor fabrikasında yapılıyor olması,gerekli yatırımlar yapıldıktan sonra üretime geçilmesinde de zorlanılmayacağı şeklinde yorumlanıyor.

2010 yılı gemi inşa sanayi ihracatımız 902 milyon 262 bin dolar olarak kaydedildi.

Gemi inşa yan sanayineleri kapsar?

Gemilerin tipleri ve çalışma sahaları değiştikçe, gemilerde kullanılan yan sanayi ürünlerinin özellikleri ve sayıları da değişir. Bu bakımdan bir gemide bulunan yansanayi ürünlerini standart adetler ile çeşitlemek mümkün değildir. Yine de hertip gemide var olan yan sanayi üretimi ana kalemleri şöyle sıralanabilir: Demir veçelik ürünleri, ana ve yardımcı makineler ve güverte makineleri, denizde can emniyetikurallarının (SOLAS - IMO) gerektirdiği donanım, teçhizat ve araç; elektronik aletler ve elektrik donanımı; boru donanımı, pompalar, valfler; güverte makineleri ve donanımları, gemi tiplerine göre kuralların gerektirdiği standart teçhizat.

Ayrıcagemi yan sanayi bazı üretimlerde (güverte makineleri, ırgatlar, dümen makineleri,elektrik teçhizatı, gemi zincirleri ve çapalar gibi) kendini kanıtlamış sayılabilmekle birlikte, bazı yan sanayi ürünleri teknolojik yetersizlikten (seyir cihazları,algılayıcılar gibi) hiç üretilmemektedir.

Üretimi yapılmayan ürünlerin bir kısmının(itfaiyeci teçhizatları, şişirilebilir can salları gibi) üretilmeme sebebi gerekli teknolojiyive bilgiyi sağlayamamak değil ürünün tüm dünyada birkaç büyük üreticisinin bulunması ve karlılığının küçük işletmeler için az olmasıdır.

GEMİ  MAKİNELERİ VE YERLİ ÜRETİM

Ülkemizin gemi makineleri sanayisi hakkında Yıldız Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet Dursun Alkan ile görüştük.

Gemi makineleri kategorisinde hangi makineleri yer alır?

Gemi makineleri, gemi ve diğer deniz yapılarının görevlerini yerine getirmede kullandıkları mekanik teçhizatlar olarak tarif edilebilir. Gemi makineleri kümesinde gemi ana (tahrik) makineleri,elektrik ihtiyacını karşılamada kullanılan mekanik güç üretici yardımcı makineler başta gelir. Gemi yardımcı makineleri dediğimiz diğer makineler sınıfında ise devir sayısı ayarlayıcı sistemler ve dişli kutuları, pervaneli vesu-jetli sevk aygıtları, baş-kıç manevra iticileri, dümen makinesi, elektrik motorları, pompalar, kompresörler,ırgatlar, kreynler, yağ ve yakıt temizleyen separatörler, arıtma sistemleri,iklimlendirme sistemleri ve çeşitli hidrolik ve pnömatik makine sistemleri yer alır.

Türkiye’de hangi gemi makinelerini üretiliyor?

Ülkemizde üretilmekte olan gemi makinelerinden bahsederken aynı zamanda üretimi kesintiye uğratılmış makine üretimlerinden de bahsetmek gerekir. Ülkemizde ana makine olarak kullanılan gemi motorları yani makineleri maalesef üretilmiyor. Ana makineler ithal ediliyor. Buna karşılık yardımcı makine-jeneratör sistemleribelli kapasitelere kadar üretiliyor. Gemilerde kullanılan yerli dizel makineler 2400 BG (1765 kW) çıkış gücü kapasitesine kadar Türkiye Lokomotif ve MotorA.Ş. (TÜLOMSAŞ) tarafından üretiliyor.

Türk Loydu Tip Onay belgeli makineler yüzde 80 oranında bir yerlilik payına sahip. Türkiye’de üretilen makineler ve önemli teçhizatlar: Dümen makineleri,kumanda panoları, kompresörler,kreyn, ırgat, pompalar, sevk pervaneleri,baş-kıç itici pervaneler, vanalar, cankurtarma donanımları, yakıt-sintine/balast boşaltma izleme ve kontrol sistemleri, bir kısım HVAC (ısıtma havalandırma-iklimlendirme) sistem bileşenleri, yangın donanımları, ambar kapak ve donanımları, alternatörler,akümülatör ve transformatörler, seyir cihazları.

İthal edilen gemi makineleri ve teçhizatlar hakkında bilgiler verirmisiniz?

Ülkemizde dizel makinelerin yanı sıra gaz türbini ana makineler de ithalat yoluyla karşılanıyor.

Yurt dışından aldığımız diğer makine sınıfı ürünlere gelecek olursak, tamamını yurt dışından aldığımız makineler: Balast arıtma sistemleri, separatörler, yalpa doğrultucu sistemler, baş-kıç itici pervaneler,su jetleri.

Çoğunluğunu yurt dışından aldığımız makineler ise devir düşürme dişli kutuları, sıvı yük pompaları, seyir cihazları, HVAC sistemleri, kreynler,pervaneler, yangın ve emniyet sistemleridir.

Sektörde herhangi bir envanterin oluşturulması sektöre ne yönde katkı sağlar?

Bu kapsamda gemi sanayi ürünlerimizin bir envanterinin çıkarılamamasının önemli bir sorun olduğunu görüyoruz.Bu yüzden tam tespitlerde bulunmak ve ileri yıllar için stratejiler oluşturmada güvenilir bilgilere büyük ihtiyaç duyulmaktadır. Envanter çalışması,tüm bölgelerde konuşlanmış üreticileri ve ürünleri sürekli güncellene bilen bir veritabanı yapısına kavuşturacak bir proje olmalıdır.

Sertifika ve pazar konusunda aşmamız gereken engeller var mı?

Türkiye’de üretilen birçok makine ve teçhizat yüksek sertifika maliyetleri ve prosedürleri yüzünden dünya pazarından yoksun kalıyor. Örneğin; Tuzla gemi sanayi camiası olarak teşvikettiğimiz cesaretli bir şirketimiz 2012yılı başlarında ilk yerli balast arıtma makinesini geliştirdi, sertifikalandırma maddi külfetini çözmeye çalışıyorlar,çözülürse şirket yol alabilecek.

Peki,gecikirse; o zaman ithal ürünler doğrudan rekabet edecek ve yerli üretici ayakta kalamayacak. Diğer taraftan sertifika prosedürleri konusunda üreticiler biraz daha mücadeleci olmaları gerekir. Sonuçta dünya pazarındaki yerimizi ve ürün sayımızı geliştirebiliriz.Yakın zamanda Uzak Doğu’daki sanayi etkinliklerine ve görüşmelere katılmış bazı gemi sanayicilerimiz; Türk malı teçhizatlara talep olduğunu, girişimci ilişkiler kurduğumuzda yerli ürünlerimizi pazarlayabileceğimizi belirtirken somut sonuçlar aldıklarını belirtiyorlar.

Sanayi geçmişimizde başarı ile üretip sonradan bıraktığımız gemi sanayi ürünleri var mı?

Başarılı olduğumuz sanayi ürünlerinden önemli bir kısmı birliğinizinbu yıl yayınladığı “Makine Hikayeleri”adlı kitapta çok iyi özetlenmiş. Başta sanayiciler, teknik eğitim gören öğrencilerve resmi yetkililer için gerçekten çok faydalı bir kitap. Yakın zamanda yayınlanan Denizcilik Müsteşarlığı’nın hazırladığı Dünden Bugüne Gemi İnşaSanayimiz kitabını iyi bir kaynak olarak öneririm.

Gemi ana makine ve yardımcı makineleri üreten, yakın coğrafyanın en büyük tersanesi ve aynı zamanda bir kamu kuruluşu olan Pendik Tersanesi bünyesinde 1982 yılında faaliyete geçmiş Pendik-Sulzer Motor Fabrikası;iz bırakan yönetici, mühendis ve teknik ekipleri sayesinde önemli başarılar elde etti. Bu fabrika 1982-1998 yıllarıarasında Sulzer gibi teknik yeterliliği dünyaca kabul görmüş bir firmadan aldığı lisans ile uluslararası sertifikaya sahip güç kapasitesi 14000 BG’nekadar 96 adet gemi dizel makinesi üretti.

Türkiye Gemi Sanayi A.Ş.’yebağlı Pendik Tersanesi 1999 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na devredildiğinde,bir kaç ay içinde Pendik Motor Fabrikası’nın ortadan kalktığını biliyoruz. Bunun ne şekilde ve neden cereyan ettiği konusu tam olarak açıklanmadı. Bugün İstanbul Tersanesi’ningelişmiş makine parkında Türkiye’deki mevcut en büyük boyutlu sayısal kontrollü (CNC) portal freze tezgahı 16m boyunda, genişliği 5.5 m ve yüksekliği5.5 m olan parçaların üç boyutlu olarak işleyebiliyor. Diğer taraftan bu tersanemizde MİLGEM adı ile yüksek teknolojili ve sürekli yerli ürün oranı artırılmakta olan askeri gemi inşaatı yapılan Milli Gemi Projesi üstün başarıile devam ediyor.Zamanında Pendik Tersanesi Müdürlüğüyapmış olan rahmetli emektar gemimühendislerimizden Metin Elçiç

ek,1968 yılında yerli gemi ana makine ve yardımcılarını üretecek bir fabrikaya ihtiyacımız olduğunu, II. Beş Yıllık Kakınma Planı’na alınmış 1970 yılında yeni kurulacak (Pendik Tersanesi) tersanemiz ve özel sektör tersanelerimizi hesaba katarak gemi inşaatı kapasitemizin 5 ile 7 kat artacağını belirtiyor.Gemi Mühendisi Elçiçek; gemi makinelerinde Polonya, İspanya ve Yugoslavya’daki ana makine fabrika örneklerinde olduğu gibi dışa bağımlılıktan kurtulduğumuzda artık gemi inşaatı stratejik programlarımızı dış firmalara göre ayarlamak zorunda kalmayacağız diyor.

Aksi hade teknolojik gücümüzün daha da zayıflayacağını ve sadece tekne inşa eden bir ülke konumunda kalacağımızı,daha 1968 yılında açıkça ifade ediyor. Yeni kurulacak motor fabrikasında bazı hassas tezgahlar gerektiren parçaların imal edilmesinin verimli olmayacağından motorun değerce yüzde 85’inin yerli imal edilebileceği tahmininde bulunmuştu.

Bugün TÜLOMSAŞ ürünü gemi dizel makinelerinde yerli oran yüzde 80 seviyesini buldu.Pendik-Sulzer Motor Fabrikası’nı kuruluşundan imalat süreçlerini yaşamışTürkiye Denizcilik Kurumu Genel Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda Makine Yüksek Mühendisi Ali Can, odönem Pendik Tersanesi Müdürü olan Gemi Mühendisi Metin Elçiçek dahil çalışma arkadaşları ile neler başardıklarını çok iyi naklediyor.

1978 yılında Cami altı Tersanesi’nde inşa edilecek 8 yük gemisi için 920 BG kapasiteli 24dizel yardımcı makine ihalesini Sulzer lisansı ile makine üreten Polonya şirketi alıyor. Yük.Müh. Ali Can 24 makinelik sipariş fırsatını iyi değerlendirerek önce Polonya firmasına ve sonra Polonyalı yetkilileri de yanına alarak İsviçre’deki Sulzer firmasına gidiyor ve ülkemizde Sulzer lisansı ile üretim yapacak motor fabrikasının temelini girişimleri ile atıyor.

Gemi makineleri pazarı durumu sizce nasıl?

Kriz dönemini içine alan son beş senede sadece devlet tarafından Türk tersanelerine verilmiş olan askeri gemi ve sivil gemi siparişleri 3.5 milyar TL civarında olduğuna göre ana ve yardımcı dizel ithalatımızın ne kadar olduğunu, gemi değerinin yüzde 15 ile 20 oranı hesabından bulmak mümkündür.Ülkemizde ve dünyada askeri gemi pazarı hızlı bir artışa geçiyor.

Tersanelerimizde halen 60’a yakın askeri gemi siparişi bulunmaktadır. Türkiye ve civar ülkelerde 2017’ye kadar 25 milyar TL,dünyada ise 2022 yılına kadar 1260 milyar TL tutarında toplam 2 bin 800 adet civarında yeni askeri gemi yapılacağıöngörülüyor.

Ülkemizde 60,000 DWT(yük, yakıt, su olmak üzere ikmal edilebilir ağırlıklar) kapasitesinden düşükkapasiteli tanker ve yük gemilerinde elde edilen üretim ivmesi romorkör veyat yapımında da Türkiye’yi ön plana çıkardı.

Armatörlerimizin yabancı ülkelerde yaptırdıkları gemiler 7 milyar TL’yi aştığını görüyoruz.Geçtiğimiz yıl sadece bir tersanemiz dış ülkelere 40 adet makine siparişi verdiğinde,bu sipariş miktarının yerli bir özel sektör şirketin dikkatini çektiğini biliyoruz.

Gemi makineleri için hem dünyada ve hem de Türkiye’de önemli bir pazar hacmi olduğu görülüyor.Makine konusunun birçok tarafı ve uzmanları var.

Ulaştırma Bakanlığı denizcilik uzmanlarından Bülent Koçak Deniz Ticareti dergisinde Mayıs 2012’de hazırladığı 2000’li yıllarda gemi makinesi ithalat ve ihracatını resmi kayıtlı istatistiki verilere dayanarak çok faydalı ve güncel bir çalışma yaptı.

2000-2009 yılları aralığında 10 senede 774 yeni gemi inşa ve teslimi yapmışız. Ana makine ve yardımcı makineler ithalatımız için gemi değerinin yüzde 20’si oranı uygulandığında 3.6 milyar TL’nin yabancılara ödendiğini belirtiyor. 2000-2010 yılları arasında küçük tekneler dahil deniz araçları için yapılan ithalat ve ihracat değerleri verilmiş.

Özet olarak 2000-2010 yılları arasında 2.32milyar TL tutarında gemi makinesi veküçük tekneler için motor ithal etmişiz.En hareketli dönemler olan 2006-2008yılları arasında çok sayıda gemi inşaatı ve teslimi yapıldığından gemi makineleri ithalatımız 1.17 milyar TL civarında gerçekleşmiş.

Çalışmada Eylül 2011 yılı itibari ile tersanelerimizin mevcut siparişleri incelendiğinde, makine yenilemeler dahil olmak üzere toplam 176 gemi ana makinesi, 1000 kW (1360BG) üzeri güçte yardımcı makineler ile birlikte toplam 500 gemi makinesi ithal edildiği rapor edilmiş.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bu röportajda konunun ana hatlarını,geçmiş ve günümüzdeki tecrübeleri anlatmaya çalıştım. Yukarıda arzettiğim gibi konunun kamu ve özel sektörden çok tarafları bulunuyor.Gemi ana ve yardımcı makineleri yerli üretimi gelişmekte olan gemi sanayi sektörümüz açısından son derece gerekli bir yatırımdır.

Ülkemizin denizcilik endüstrisi alanında hem kamu kuruluşlarındayetişmiş ve hem de özel sektörde uluslararası mücadele vermekte olan uzmanları, son derece birikimlive kabiliyetli teknik adam ve işletmeci gücümüz var. Sanayi girişimcilerimizin konuyu kamunun da desteğini alarak yenilikçi, çevre dahil yeni kurallara uyan makineler üretmek üzere değerlendireceğini ve hayata geçireceğine inanıyorum.

Gemi makineleri hem dünyada ve hem de Türkiye’de önemli bir pazar hacmine sahip.