Skip to content

KAPAK

OCAK 2019 SAYI: 128

İHRACAT ODAKLI BİR YIL BEKLİYORUZ

2018 yılını dört önemli parametre üzerinden değerlendirebiliriz ki bunların ilki iç pazardaki daralma olacaktır. Türkiye plastik sektörü 2017’de yüzde 8 büyüme göstermişti. Bununla birlikte 2018 yıl sonu itibarıyla miktar bazında yüzde 6 dolayında daralma ile yaklaşık 9,5 milyon ton işleme kapasitesi ve değer bazında yüzde 5 dolayında daralma ile 36,5 milyar dolarlık ciro rakamlarının söz konusu olacağını tahmin ediyoruz. Bu daralmada otomotiv, beyaz eşya, inşaat, elektrik-elektronik, mobilya gibi plastik sektörünün tedarikçi olduğu birçok sektördeki ekonomik aktivitenin yavaşlaması etkili unsurlardan biri oldu. Geçen yıldan bu yana artan petrol fiyatlarının üzerine 2018’de kurun yarattığı erozyon binerken, ham madde maliyetlerindeki artış, faiz oranlarındaki yükseliş, satışlarda ve yatırımlardaki düşüş plastik sektöründeki daralmanın arka planını oluşturdu.

İkinci parametre, kur oynaklığının meydana getirdiği etkiler olarak anlatılabilir. Döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareket en başta sektörün kullandığı ham maddeyi pahalılaştırdı. Bununla birlikte finans piyasaları kadar esnek olmayan imalat sanayisinin maliyetlerini ayarlaması kolay olmamakla birlikte; kurdaki oynaklık belirsizliği daha da arttırdı.

Üçüncü olarak dış pazarın pozitif katkısındaki artıştan söz edebiliriz. Yıl sonu ihracatında plastik ham maddede yüzde 25’ler; plastik mamulde yüzde 10’lar ve plastik işleme makinelerinde yüzde 30’lar seviyesinde artış bekliyoruz.

Dördüncü olarak da finansmana erişim noktasındaki daralmanın etkilerinden bahsedebiliriz. Öncelikle döviz cinsinden borcu olan işletmelerimiz yaşanan kur şoklarının ardından temerrüde düşmeye başladı. Ardından bankaların batık kredilerindeki genişlemeye bağlı olarak, sağlıklı olan işletmelerin de finansman kaynaklarına erişememeye başladığını deneyimledik. Takipteki alacaklar arttı, yüksek faizden borçlanma maliyetleri yaygınlık kazandı ve pazardaki vadeler kısaldı. Yurt dışından borçlanma seviyesi düştü, dolayısıyla kredi kanallarında da daralma yaşandı. 2019’da, küresel ekonomi açısından korumacı ticaret politikalarının da etkisiyle sınırlı bir büyüme bekliyoruz. Bu kapsamda 2019 yılının 2018 yılına benzer gelişmelere sahne olabileceğini öngörüyoruz. Sektördeki daralmanın 2019 yılında da sürmesi beklentiler dâhilindeyken, dış pazarlardan aldığımız payın artması yönünde beklentilerimiz de bulunuyor. İhracat odaklı bir yıl geçireceğimizi öngörebiliyoruz.

Son olarak 2019’da PAGDER gündeminde olacak ana konuları ise artan elektrik maliyetleri, nitelikli eğitim eksikliği ve buna bağlı olarak nitelikli eleman yetiştirme problemi, rekabet gücümüzü olumsuz etkileyen ham maddede gözetim, antidamping ve vergi uygulamaları ile ihracatta artış için çabalarımız olarak tanımlayabiliriz.

2019’da plastik ve plastik işleme makineleri sektörünün en önemli gücü ihracat gelirlerindeki artış olacaktır. 2018 sektör ihracatındaki yüksek ivmelenmenin 2019’da da devam edeceğini ve pazar payımızdaki artışın devam edeceğini öngörüyoruz. Belirsizlik ve finansman maliyetlerinin yüksekliği yeni yatırımlarda yavaşlamaya neden olabilecekken; 2019’da yerli yatırım mallarına olan talep bir miktar daha fazla olabilir.