Skip to content

AR-GE MERKEZLERİ

KASIM 2018 SAYI: 126

“İTHALATA İKAME ÜRETİM BAŞARIYI GETİRDİ”

KURULDUĞU İLK YILDA TAMAMLADIKLARI BİR AR-GE PROJESİ SONUCUNDA TÜRKİYE’DE İLK KEZ ÜRETİLEN ÖZEL MAKİNELERLE ÖNEMLİ İTHAL İKAMESİ SAĞLADIKLARINI SÖYLEYEN BARİDA MAKİNA AR-GE MÜDÜRÜ DR. CEMİL GÜNHAN ERHUY, “AR-GE ÇALIŞMALARIMIZLA GELİŞTİRDİĞİMİZ ÜRÜNLERİ, FARKLI KITALARDA YER ALAN FRANSA, İSPANYA, ÇİN, HİNDİSTAN, BULGARİSTAN, SLOVENYA VE RUSYA GİBİ 14 ÜLKEYE İHRAÇ EDİYORUZ” DİYOR.

Barida Makina Ar- Ge Merkezi 2017 yılında kurularak aynı yılın Temmuz ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylandı. Geçtiğimiz Nisan ayında Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’nde 14 bin 500 metrekarelik yeni tesisine taşınan firma, Ar-Ge merkezi faaliyetlerini de 57 Ar-Ge personeliyle 4 bin metrekarelik alanda sürdürme olanağına kavuştu. Firmalarının kurulduğu 2007 yılından bu yana Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Barida Makina Ar-Ge Müdürü Dr. Cemil Günhan Erhuy, sahip oldukları vizyonu şöyle tarif ediyor: “Yürüttüğü Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının çıktısı olan özel makineler ve ortaya koyduğu otomasyon çözümleriyle endüstriyel alanda faaliyet gösteren firmaların ilk sırada tercih ettiği, dünyadaki teknolojik gelişimi hızlı takip edebilen, uygulayabilen ve teknolojiye katkı sağlayabilen, yetkin ve uzman kadrosuyla sektördeki sayısız firmaya örnek olacak şekilde prensipli ve örgütlü, aynı zamanda esnek ve çevik bir yapıya sahip, rekabetçi koşullarda katma değerli ürünlerle sergilediği sürdürülebilir büyüme, ulaştığı ihracat potansiyeli ve üretkenliğiyle ülke ekonomisine katkı sağlayan bir şirket olmak.”

2016 ve 2017 yıllarında İnovaLİG İnovasyon Liderleri Programı İnovasyon Sonuçları Kategorisi’nde üst üste iki kez üçüncülük ödülünü alarak başarılarını kanıtladıklarını söyleyen Dr. Erhuy, “Yürüttüğümüz TÜBİTAK ve KOSGEB projeleri ile ortak olduğumuz Avrupa Birliği (FP7) projelerinin yanı sıra marka ve patentlerimizle yurt içi ve yurt dışında özgün ürün satışlarında sergilediğimiz başarılar, Ar-Ge ve inovasyonla bütünleştiğimizin de göstergesidir” diyor. Özel makineler geliştirme konusunda sektörlerinde lider bir firma olarak Ar-Ge merkezleri sayesinde söz konusu alanda kendilerini daha da ileri taşımayı hedeflediklerini vurgulayan Dr. Erhuy, tecrübeli ve araştırmacı niteliği yüksek personelleriyle ulusal ve uluslararası alanlarda yakaladıkları büyümeyi sürdürmeyi amaçladıklarının altını çiziyor.

Ar-Ge merkezinizin yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Üretime yönelik geliştirilen projelerinizden söz edebilir misiniz?

Firmamız başta otomotiv olmak üzere, beyaz eşya, inşaat, elektrik, gıda, ilaç gibi çok farklı sektörlerde faaliyet gösteren müşterileri için özel üretim makineleri ve hatları, montaj/transfer makineleri ve hatları, test istasyonları, kameralı veya kamerasız kontrol istasyonları, robotik hatlar, hücreler ve uygulamalar, dönel sac şekillendirme (roll form) hatları, yay ve tel bükme makineleri, paketleme (shrink) makineleri, kaynak ve kontrol fikstürleri geliştirip üretiyor. Kurulduğu yılda yürütülen bir Ar-Ge projesi sonucunda gerçekleştirdiği özgün ürün ihracatıyla Türkiye’de ilk kez üretilen özel makinelerle ülkemiz için önemli ithal ikameleri sağlama potansiyeli taşıdığını ispatlayan Barida Makina, bugün farklı kıtalarda yer alan Fransa, İspanya, Çin, Hindistan, Bulgaristan, Slovenya ve Rusya gibi 14 ülkeye özel makine ihraç ediyor. Barida markası, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerindeki küresel ölçekli birçok firmanın yurt dışı üretim tesislerinde, üretim süreçlerine özel geliştirdiği hatlarının çalıştığı ilk ve tek özel makine tedarikçisi olarak Türkiye’nin referansı olurken, söz konusu firmaların Türkiye’de faaliyet gösteren fabrikaları için geliştirilip devreye aldığı özel makine ve hatlarla da başarısını perçinlemiştir. Ar-Ge merkezimiz, bilgisayar destekli tasarım ve mühendislik, yazılım geliştirme, kontrol ve otomasyon, proje yönetimi, prototip imalat ve devreye alma ile proje geliştirme ve inovasyon birimlerinden oluşuyor.

Araştırmacılarımızın biri doktora, üçü de yüksek lisans derecesine sahip; ayrıca beş araştırmacımız yüksek lisans öğrenimine devam ediyor. Gerekli mühendislik, danışmanlık, anahtar teslim proje ve sistem tasarım hizmetlerini tek kaynaktan sunabilen firmamızın yürüttüğü Ar-Ge projelerinin tasarım fazında AutoCAD, Inventor, SolidWorks™, CATIA™ ve UG NX programlarından yararlanıyoruz. Söz konusu programların yanı sıra ANSYS yazılımı sayesinde sonlu eleman analizlerine dayalı tasarım doğrulama çalışmaları da aynı birimimiz bünyesinde gerçekleştiriliyor. Makinelerimizin yapısal analizlerinin yanı sıra uzmanlık sahibi olduğumuz konulardan biri olan “roll forming” süreçleriyle sac şekillendirme işlemlerinde makara tasarımında kullanılan ve Marc çözücüsüyle bu süreçlerin sonlu eleman analizine dayalı olarak simülasyonunu gerçekleştiren COPRA® programı da Ar-Ge merkezimizin yazılım envanterine dâhil edildi. Ar-Ge merkezimizin yazılım geliştirme, kontrol ve otomasyon birimi ise proje çıktısı durumundaki makineler için gerekli kontrol ve otomasyon sistemlerini geliştiriyor. Bu birimde çalışan Ar-Ge ekibimiz PC, PLC, robotik, hidrolik-pnömatik, kamera programlama, pano montajı, saha montajı gibi konularda uzmandır. Devreye alma ve uygulama süreçlerinde, talep doğrultusunda her türlü program desteğini de sunabiliyoruz. Robotik hücre kurulumuyla robotlu kontrol, montaj ve taşıma sistemleri içeren projelerde, uluslararası robot firmalarının partnerliğiyle gerekli entegrasyon hizmetini sağlıyoruz. Tüm makine prototiplerimize, montaj çalışmalarının tamamlanmasının ardından gerekli olan performans testleri uygulanıyor. Barida Makina bugün itibarıyla aynı anda 20 ve yılda toplam 150 proje yürütebilecek kapasiteye ulaşmış durumdadır. Yürüttüğümüz projeler müşteri taleplerinin yanı sıra sektör ve pazar ihtiyaçları sürekli analiz edilerek, teknolojinin de yakından takibiyle, müşterilerden bir talep veya sorun iletilmeden yeni proje önerileri ve çözümleri çerçevesinde oluşturuluyor.

Ar-Ge Merkezinizin ilgili devlet kurumlarıyla koordinasyonunu nasıl değerlendirirsiniz? Ar-Ge uygulamalarına yönelik kamu destekleriyle ilgili düşünceleriniz nedir?

Ar-Ge merkezimizin faaliyete geçmesiyle birlikte üniversite- sanayi iş birliği de gelişmeye başladı. Bu kapsamda Atılım Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi gibi kurumlarla iş birliklerimiz devam ediyor. Merkezimiz, faaliyet alanıyla ilgili iş birliği olanaklarına açık bir şekilde Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Portalı’nı (KÜSİP) da takip ediyor. Kamu Ar-Ge destekleri açısından ise firmamız, yaptığı işin inovasyonla iç içe olması nedeniyle, kurulduğu tarihten bugüne söz konusu desteklerden yararlanıyor. Bugüne kadar TÜBİTAK, KOSGEB ve Ekonomi Bakanlığı tarafından ulusal ölçekte desteklenen 15 projeyi başarıyla sonuçlandırdık. Bu ulusal desteklerin yanı sıra Avrupa Birliği FP7 Programı çerçevesinde katıldığımız iki uluslararası Ar-Ge projesini de başarıyla tamamladık. Onaylı bir Ar-Ge merkezi olarak tüm faaliyetlerimiz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordineli bir şekilde ilerliyor. Devlet kurumlarının firmalara sağladığı Ar-Ge desteklerinden, tamamen yerli sermayeyle faaliyet gösteren bir firma olarak son derece memnunuz. Dünyada az sayıda ülke tarafından sanayiye bu düzeyde Ar-Ge desteği tahsis ediliyor. Kamu kurumlarınca verilen Ar-Ge desteklerine ilişkin, proje ve çıktıların kalitesine bağlı olarak, özellikle son yıllarda çıtanın hayli yükseldiğini gözlemliyoruz. Burada, bizim faal olduğumuz Endüstri 4.0 konularında olduğu gibi yüksek teknolojiye dayalı ürün geliştiren firmaların, desteklere ulaşmada daha avantajlı bir konumda bulunacağını değerlendiriyoruz. Türkiye’de her sektörde olduğu gibi makine imalat sektöründe de önemli gelişmeler yaşanıyor. Kamunun Ar-Ge ve inovasyona verdiği desteklerden sektörümüz de yararlanıyor; bu durum da firmaların gelişiminde itici güç oluyor.

Hizmet alanınız içinde patent ya da faydalı model başvuru sayılarında artış gözlenmesini bekliyor musunuz?

Barida Makina beş adet tasarım tescil belgesine sahiptir. Bunun yanı sıra üç ulusal ve bir de uluslararası patent başvurusunda bulunduk. Avrupa Birliği, Rusya ve Çin’de de marka tescil başvurularımız bulunuyor. Yine, Avrupa Birliği marka tescil başvurumuz onaylandı ve diğer bölge başvurularımızın değerlendirme süreci de devam ediyor. Bir firmanın Ar-Ge merkezine sahip olmasının, patent sayısını çoğaltmada motive edici hatta itici bir faktör olduğu gözle görülür bir gerçektir. Ancak biz, salt patent sayısını çoğaltmaya yönelik bir hedefi hiçbir zaman benimsemedik. Asıl olarak patente konu buluşların niteliği ile bunların firmamıza sağlayacağı katkılara bakıyoruz. Korumaya yönelik takip etmemizin olanaksız olduğu, bilgi birikimi teşkil eden tüm inovatif çözümler ve uygulamalar için patent başvurusunda bulunmayı, açıkçası riskli buluyoruz. Buluşları korumaya ilişkin tüm değerlendirmeler, Ar-Ge merkezimiz bünyesinde kurulan inovasyon komisyonu tarafından yapılıyor.

Ar-Ge merkezinizin kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri nelerdir?

Belli başlı hedeflerimiz, havacılık ve savunma sanayisi gibi yüksek teknolojinin kullanıldığı veya biyoteknoloji, nano/mikro işleme gibi hassas süreçlerin söz konusu olduğu alanlarda projeler yürütmektir. İleri malzemeler ve özel üretim teknolojilerini içeren konularda Endüstri 4.0 konseptine uygun araştırma projeleri gerçekleştirmek ve bu projelerin çıktılarını ticarileştirmek de hedeflerimiz arasında yer alıyor. Farklı sektörlerde, küresel ölçekte faaliyet gösteren firmalarla stratejik Ar-Ge ve inovasyon iş birlikleri kurmak ise bir diğer önemli amacımız. Kontrol ve otomasyon sistemlerinde kendi yazılım ve donanımlarımızla belli ürünlerin imalat ve kalite kontrolüne adanmış özel üretim, montaj ve test makineleri geliştirerek küresel ölçekte firmamızın marka değerini ve yerlilik oranını yükseltmek; özel test sistemleri geliştirerek uzmanlık sahibi olduğumuz belli alanlarda bir mükemmeliyet merkezi olarak hizmet verebilmek de Ar-Ge merkezimizin başlıca hedefleri arasında bulunuyor.

Gelecek dönem içinde Ar-Ge merkezinize yönelik yatırımlarınız sürecek mi?

2017 yılı Ar-Ge harcamalarımız 5,5 milyon TL’nin üzerindeydi ve bu rakam, toplam ciromuzun yüzde 18,5’ini oluşturuyordu. Benzer bir orana 2018’de de ulaşacağımızı öngörüyoruz. Bu yıl Ar-Ge faaliyet ve yatırımlarımıza 7,5 milyon TL’lik bir bütçe ayırdık. “Ar-Ge yatırımı” denildiğinde bizim ilk aklımıza gelen insana yatırımdır. Çünkü özel makineler geliştiren bir firma olarak esasen oldukça zor, bilgi birikimi ve deneyim gerektiren bir iş yapıyoruz. Çok farklı sektörlerde faaliyet gösteren farklı müşterilerimizin ihtiyacına göre “terzi usulü” makineler geliştiriyoruz. Çoğunlukla ürettiğimiz bir makineyi, müşterilerimiz kapasite yükseltimi amacıyla bizden aynısını sipariş etmediği sürece bir daha üretmiyoruz. Geliştirdiğimiz makinelerin birkaç mühendislik disiplini ve her bir disiplinin farklı dallarında uzmanlık gerektiren sistem ve uygulamalar içerdiği de bir gerçek. O nedenle önem açısından personelin teknik anlamda yetkinliği, bizim için ilk sırada geliyor. Dolayısıyla personel seçerken yetkinlikle ilgili ölçütlere son derece dikkat ediyoruz. Meslek içi eğitimlerle de personelimizin yetkinlik düzeyini yükseltmeyi amaçlayan çalışmalar yürütüyoruz. Ar-Ge merkezimizin de kurulmasıyla, personelimizin araştırmacı niteliğinin yüksek olmasının gerektiğinin bilincindeyiz. Bu bağlamda personelimizin yüksek lisans ve doktora öğrenimini destekliyor ve başarıya dayalı çeşitli ödüllendirmelerle personelimizi lisansüstü öğrenime başlaması yönünde teşvik ediyoruz. Yeni tesisimize taşınmamızla birlikte, tasarım doğrulama çalışmalarına yönelik analiz programlarının temin edilmesi ve laboratuvar kurulumu başta gelmek üzere, Ar-Ge alanındaki yatırımlarımızı yoğunlaştırdık. Mevcut yazılım geliştirme, kontrol ve otomasyon laboratuvarının yanı sıra yeni bir malzeme laboratuvarı da kurduk. Ar-Ge merkezimiz bugün 4 bin metrekarelik bir alanda faaliyet gösteriyor. Ar-Ge projelerimizin tüm fazlarında faydalanmak üzere gereken yazılım, donanım ve laboratuvar altyapısını geliştirmeye yönelik yatırımlarımız ise ileriki dönemlerde de devam edecek.

Üretimin katma değerini yükseltmek, pazara sunulan ürünlere değer katmak açısından Ar-Ge’nin önemi nedir? Türkiye’de firmaların daha fazla Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için hangi adımlar atılmalı?

Özellikle Endüstri 4.0 kavramının gündeme yerleştiği bu dönemi, makine imalat sektörü için bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Üretim sistemlerinin evrimiyle sonuçlanacak olan bu dönemin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Üretim yapan ve üretim ekipmanı geliştiren firmaların bu konsepte oturan tüm müşteri taleplerine yanıt verebilmesi, ancak teknolojik yatırımlar ve teknolojik araştırma projelerinin yürütülmesi, nitelikli iş gücü istihdamı ve üniversiteleri içerisine alan etkin iş birliği ağlarının tesis edilmesiyle mümkün olabilir. Dolayısıyla, katma değerli ürünler ve verimli bir üretim için Ar-Ge çalışmaları artık bir zorunluluktur. Bu faaliyetleri sistematik bir şekilde yürütemeyen, inovasyon felsefesini benimsememiş firmaların rekabet edebilmesi son derece zor. Sistematik Ar-Ge çalışmaları yürütebilmek içinse Ar-Ge merkezi kurmak ve bu merkezleri sürdürülebilir kılmak firmalar için itici bir güç oluşturuyor. Türkiye’de bu bilinç uyanmış olsa da yeterli olmadığını ve yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda, teşvik edici olması açısından, somut veriler içeren başarı hikâyelerinin sektörel düzeyde paylaşılması fayda sağlayacaktır. Katma değeri ve teknoloji düzeyi yüksek, Türkiye’ye ithal ikamesi sağlayan Ar-Ge projelerinde teşvik oranlarının yükseltilmesi de bir motivasyon olacaktır. Tüm bunların yanı sıra teknolojiyi yakından takip etmeyi hedefleyen ve bilinen teknolojilerin uygulamasını konu alan yenilikler yerine yeni teknolojilerin geliştirilmesini amaçlayan, deneysel araştırma ve uygulamalı geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra belli oranda temel araştırma içeren projelere ağırlık verilmesi de Ar-Ge çıktılarını çok daha nitelikli hale getirecektir. Bu bakımdan, üniversitelerin çok daha aktif roller üstlenmesi gerektiğini düşünüyorum.