Skip to content

SEKTÖRDEN

KASIM 2017 SAYI: 114

“Katma Değer Yaratmaya Devam Edeceğiz”

YI-BA Mühendislik adıyla Bursa’da 1979 yılında kurulan ELS Lift, 1986 yılında Elsisan Boya Cihaz ve Tesisleri unvanıyla boya tesisleri projelendirme ve imalatı faaliyetlerine başladı. Zaman içerisinde gelişen koşullarla birlikte lsısan Makine adıyla çalışmalarına devam eden firma, 2008 yılında Elsisan A.Ş. markası haline geldi. Bu tarihten itibaren Türkiye’nin personel yükseltici platform sektöründe, küresel ölçekte faaliyet gösteren öncü markası olarak imalat gerçekleştirdiklerini söyleyen ELS Lift Genel Müdürü Kerem Bayrak, “ELS Lift olarak; genel ve ağır inşaat, madencilik ve endüstriyel, tekstil, çelik, kimya, ilaç, seramik, ağaç sanayisi, otomotiv, plastik, gıda ve enerji sektörlerine yenilikçi ürünler sunuyoruz” diyor.

ELS Lift imalatını nerede ve nasıl gerçekleştiriyor?

ELS Lift olarak ‘Yerden Göğe Kadar Yanınızda!’ sloganıyla inovatif üretim gücünü küresel ölçekteki yaygın servis hizmetimizle destekliyoruz. 200’e yakın çalışanın istihdam edildiği Bursa’daki 10 bin 500 metrekarelik son teknolojiye sahip üretim tesisimizin yanı sıra İstanbul Orhanlı’daki 3 bin 500 metrekarelik depolama ve lojistik merkezimizde de çeşitli finansal çözümler sunarak, müşterilerimize değer katıyoruz. Büyük önem verdiğimiz Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla seri üretime hazır beş yeni modeli, her yıl uluslararası piyasalara sunuyoruz. Lazer kesim tezgâhları, 5 eksen kaynak robotları, CNC torna ve işlem merkezleri, yaş-toz boya, kumlama gibi özellikleri kendi içinde barındıran, gelişmiş teknolojiyle donatılmış üretim tesisimizde; uluslararası kalite standartlarını gözeterek yılda ortalama 600 adet ileri teknolojili ve katma değerli makine imal ediyoruz. İmal ettiğiniz ürünler ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Beş metreden 18 metreye kadar erişim yüksekliğine sahip çeşitli özelliklerde, hafif tip makaslı, akülü makaslı, 4x4 dizel makaslı, akülü eklemli, dikey personel yükseltici lift gruplarında; Türkiye ve dünyada personel kaldırma ve iletme platformları işletmecilerinin tercih edilen markasıyız. Bunun yanı sıra ELS Lift olarak; genel ve ağır inşaat, madencilik ve endüstriyel, tekstil, çelik, kimya, ilaç, seramik, ağaç sanayisi, otomotiv, plastik, gıda ve enerji sektörlerine yenilikçi ürünler sunuyoruz. Ayrıca kamu projelerinde de başlıca tedarikçiyiz.

Yeni geliştirdiğiniz bir ürün var mı?

Mevcut modellerinin yanı sıra pazara iki yeni model sunduk. Bunlardan VM10-J, yatay erişim imkanı sunan 8-10 metre çalışma yüksekliğine sahip jibli dikey platform iken, RT18-L ise 18 metre erişim kapasiteli 4x4 dizel makaslı platformdur. Aynı zamanda RT18-L’nin 15-12 metre kapasiteli versiyonları da mevcut. Ayrıca, Junior 5.5 SP modelimiz yeni tasarımıyla kullanıcılarımızla buluşarak; hafif, sağlam ve kompakt yapısıyla en çok tercih edilen modellerden biri olarak ürün gamımızda yerini aldı. Yeni tasarımdaki en önemli farklılık direksiyon dönüş sisteminin sarhoş tekerlekten silindirli dönüş sistemine geçmiş olması. 2018 yılında dört-beş yeni modeli daha pazara sunacağız. Bugün itibarıyla toplamda 16 farklı çeşit ürün grubumuz mevcut. Öte yandan Ar-Ge departmanımızda, üniversite-sanayi işbirliğine büyük önem veren ve bir kısmı akademik kariyerlerine devam eden uzman bir ekiple çalışıyoruz. En önemlisi tüm makine tasarımlarını ve analizlerini kendi bünyemizde yapıyor, makine revizyonları, yedek parça ve garanti gibi konularda da bu sayede üstün hizmet sunuyoruz. Yeni teknolojiler, yazılım, Endüstri 4.0 üretim teknolojileri, fikstür tasarımları gibi konular üzerinde yaptığımız yoğun çalışmalarla birlikte yürüttüğümüz beş TÜBİTAK projesini tamamladık.

Firma olarak inovatif çalışmalara gereken yatırımları yapıyor musunuz?

Ar-Ge ve inovasyon politikası gereği, çağın teknolojik gelişmelerini yakından takip eden ve ISO 9001 kalite ve CE belgeli, TS EN280 standartlarına uygun, uluslararası pazara rekabetçi ürün tasarımları sunan firmamız, sürdürülebilir büyüme stratejileri ve üretimde katma değer yaratan yatırımlarıyla sürekli gelişiyor. Türkiye’nin personel yükseltici platform sektöründeki ilk Ar-Ge merkezini de hayata geçirmeyi planlıyoruz.

Çalışanlarınızın gelişimi konusunda gerçekleştirdiğiniz çalışmalar var mı?

Hizmet verdiğimiz sektörde eğitimin oldukça önemli olduğu bilinciyle hareket ederek, müşteri ve bayilerimizin talepleri doğrultusunda; iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin yanı sıra yüksekte çalışma eğitimi, makine kullanım ve bakım eğitimleri, yetkili servis ve bayi teknik eğitimi gibi çeşitli kategorilerde eğitim veriyoruz. Bu eğitimlerimizi, gelen talepler doğrultusunda üretim tesisimizde, servis merkezlerimizde veya müşterilerimizin sahasında gerçekleştiriyoruz. Ayrıca yıllık eğitim takvimimiz doğrultusunda çalışanlarımızın gelişimine katkı sağlayacak kişisel ve mesleki gelişim eğitimlerini de gerçekleştiriyoruz.

Fuarların firmanız için öneminden bahseder misiniz?

Fuarlar tanıtım ve iş geliştirme açısından her firma gibi bizim için de çok önemli. Bu çerçevede sektörün önemli fuarlarına katılarak ELS Lift ve ürünlerini müşterilerle buluşturuyoruz. Mayıs ayında Apex Hollanda ve Eylül ayında da Almanya’da düzenlenen Platformers’ Days Fuarı’na Türkiye’den katılan tek firmaydık. Burada iki yeni modelimizi tanıttık. Sergilenen ürünlerimiz de yoğun ilgi gördü. Almanya ve Fransa öncelikli olmak üzere Avrupa, ELS Lift’in güçlü olduğu başlıca pazar. Yeni ürünler için alınan ön siparişlerin teslim tarihini Ocak 2018 olarak belirledik. Yeni ürün gamıyla küresel pazarda ELS Lift marka bilinirliğinin ve ürün kullanımının artacağını düşünüyoruz. Fuarların yanı sıra sektöre katkı sağlayacak diğer platformlarda da yer almaya devam edeceğiz.

Firmanızın ihracat performansından söz eder misiniz?

Bugün itibarıyla Almanya, Fransa, Rusya, Hırvatistan’daki mevcut bayilikler aracılığıyla, uluslararası platformlarda kullanıcılarla buluşuyoruz. Yıllık üretimimizin yüzde 60’nı bu ülkelerin yanı sıra; İsviçre, Hollanda, Avusturya, Suudi Arabistan, Mısır başta olmak üzere 20’den fazla ülkeye ihraç ediyoruz. Yeni hedef pazarlarımız arasında İngiltere ve ürün sertifika çalışmalarına başladığımız Kuzey Amerika var. Bir ürün geliştirirken en zorlu pazarları kendimize hedef alıyor, böylece kalite standartlarında çıtayı yükseğe koyuyoruz. Markalaşma çalışmalarıyla birlikte, bilgi ve teknoloji geliştirmeyi sürdürerek, “Türk malı” imajının rekabetçi küresel pazarlarda daha da güçlenmesi için üretmeye ve katma değer yaratmaya devam edeceğiz.

İhracat konusunda yaşadığınız problemler var mı?

ELS Lift, Elsisan A.Ş.’nin markası olarak, 35 yılı aşkın küresel tecrübe ve birikime sahip bir çatı altında faaliyet gösteriyor. Bu birikimin getirdiği avantajı sonuna kadar kullanıyor ve gücümüzü de bu birikim ve tecrübeyle pekiştiriyoruz.

ELS Lift olarak kendinize nasıl bir vizyon belirlediniz?

Vizyonumuz; hızlı, esnek ve çözüm odaklı satış ve satış sonrası destek hizmetleriyle birlikte, dünyanın dört bir yanındaki müşterilerine, verimli ve yüksek güvenlikli kullanım olanağı sağlayan inovatif ve katma değeri yüksek lider marka olmak. Vizyon, misyon ve değerler sürdürülebilir olmanın en belirleyici unsurları. Bu sebeple 2018 yılında öncelikli olarak vizyon ve misyon güncellemesi ve bu yapının altını dolduracak stratejilerimizin belirlenmesi için tüm çalışanlarımızın katılımıyla bir çalıştay gerçekleştiriyoruz.

Hedefimiz bizi yüksek hedeflerimize taşıyacak stratejilerimizin orta ve uzun vadede belirlenmesi ve özümsenmesi. Kurumsal değerler ışığında misyon, vizyon güncellemesinin yanı sıra grup çalışmalarıyla çalışanların ekip duygusunu geliştirebilecek fırsatlar sunmayı, şirkete karşı bağlılıklarını pekiştirmeyi, şirketin çalışma stratejisinin daha iyi anlaşılmasını sağlayarak çalışma kalitesini artırmayı ve üst yönetimle çalışanlar arasındaki iletişimi güçlendirmeyi amaçlıyoruz.

Türkiye makine üreticiliği bakımından sizce ne durumda?

Gelişmiş ülkeler, makine sektörünü ana sektör olarak kabul ediyor. Türkiye, ihracatının yüzde 80’ni gelişmiş ülkelere gerçekleştiriyor. Yıllık üretim kapasitesi bakımında Avrupa’da altı, dünyadaysa 17. sırada. Bu noktada ithalatta tercih sebeplerinin kaliteden ziyade verilen ciddi müşteri finansman destekleri olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Türkiye, makine sektörüne gerekli önemi göstererek stratejik sektör olarak belirler ve bu alandaki çalışmalara hız kazandırırsa yabancı yatırımcının da dikkatini çekmeyi başaracaktır. Bununla birlikte teknoloji alanında da hızla devam eden bir dönüşüm söz konusu. Üretici olarak dışa bağımlı hale gelmemek adına bu teknolojik gelişimi yakından takip etmeli ve eğitim seviyesinin artışına destek olacak yabancı sermayeyi Türkiye’ye çekmeliyiz. Uluslararası rekabette Endüstri 4.0 anlayışının öne çıkacağı 21. yüzyıl, İnternet üzerinden yönetilen ve birbirleriyle konuşan makinelerin çağı olacak. Kaldı ki bu değişime en kolay adapte olacak sektör de makine sektörüdür. Türkiye olarak, süreç otomasyonunda devrimci yeniliklerin yaşanacağı Endüstri 4.0 çağını yakalamak zorundayız.

Firmanız açısından 2017 yılı nasıl geçti? 2018’e yılına dair beklentileriniz nedir?

Tamamen yerli üretim anlayışımızla hareket ederek, 2017 yılı hedefimizi yüzde 85 oranında gerçekleştirdik. Ülkemizin bu alandaki sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı ve küresel müşteri analizleri doğrultusunda geleceğe dönük önemli adımlar atmayı planlıyoruz. İnovatif üretim gücümüzü, küresel ölçekteki yaygın servis hizmetimizle destekleyerek, bu yıl da yüzde 30 büyümeyi hedefliyoruz. Ayrıca prototip aşaması bitirilen dört adet yeni model için de seri üretime geçmek 2018 yılı planlarımız arasında. Şirket bünyesinde yeni bir hamle olan sahaya iniş süreciyle birlikte, müşteri talep ve beklentilerini çok daha etkin ve efektif bir şekilde yöneteceğimize inanıyorum.

İleriye yönelik projeleriniz ve gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

Dünyada kiralama parklarına giren ilk ve tek Türk markası olarak “Yerli yerinde üretim” anlayışını benimsiyoruz. Yeni hamlemiz olan sahaya iniş süreciyle birlikte, küresel düzeydeki müşteri taleplerini ve beklentilerini, çok daha etkin ve efektif bir şekilde yönetmeye başladık. Almanya, Fransa, Rusya, Hırvatistan’daki mevcut bayilikler aracılığıyla uluslararası platformlarda kullanıcılarla buluşuyoruz. Markalaşma çalışmalarımızla birlikte, bilgi ve teknoloji geliştirmeyi sürdürerek “Türk Malı” imajının rekabetçi küresel pazarlarda daha da güçlenmesi için üretmeye ve katma değer yaratmaya devam edeceğiz. ELS Lift olarak sektörün geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Tüm dünyada oldukça hızlı bir büyüme ivmesine sahip personel yükseltici platform sektörü, Türkiye’de dünya ortalamasının da üzerinde bir hızla gelişiyor. Bu büyüme ülkemizdeki imalatçılar için de global pazarda rekabet etme fırsatı sunacaktır. ELS Lift olarak, sektörün hızla büyüyen dinamiklerine ayak uyduracak bir yapılanmaya sahip olmamız ve küresel rekabet koşullarına uygun vizyonumuzla bu büyümenin sunacağı fırsatları değerlendirerek sektöre öncülük etmeye devam edeceğiz.