Skip to content

AKADEMİK

EKİM 2018 SAYI: 125

KÜTAHYA DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ GİRİŞİMCİ MÜHENDİSLER YETİŞTİRMEK İSTİYOR

KÜTAHYA DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜM BAŞKANI PROF. DR. RAMAZAN KÖSE, “ÖĞRENCİLERİMİZİN MEZUN OLDUKLARINDA İŞ ARAYAN, İŞ BULMAK İÇİN ÇABA SARF EDEN KİŞİLER DEĞİL DE İŞ KURMA VE İŞ VERME KONUSUNDA ÇALIŞAN BİREYLER OLMALARINI, BU KONUDA KENDİLERİNE GÜVENMELERİ VE GİRİŞİMCİ OLMALARINI ÖĞÜTLÜYORUZ” DİYOR.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nin Mühendislik Fakültesi bünyesinde kurulan Makine Mühendisliği Bölümü, 1993- 1994 eğitim-öğretim yılında lisans öğrenimine başladı. Bugün itibarıyla üç profesör, beş doçent, yedi doktor öğretim üyesi ve yedi araştırma görevlisi ile biri mühendis olmak üzere iki laboratuvar teknisyenin görev yaptığı bölüm, 160 kişilik lisans öğrencisi kontenjanına sahip. 1993-1994 eğitim-öğretim yılında yüksek lisans, 2009 yılında ise doktora programına öğrenci kabul ettikleri bilgisini veren Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ramazan Köse, “Bölümümüzde birinci sınıfta temel dersler, takip eden yıllarda mesleki dersler ve son yılda ise meslek derslerinin yanında seçmeli dersler okutuluyor. Lisans eğitiminde öğrencilerimize çağdaş düzeyde mesleki bilgiler verirken, aldıkları eğitimi laboratuvar, proje ve bitirme tezleriyle destekliyor ve böylece araştırma ve uygulama yeteneklerinin geliştirilmesine yardımcı oluyoruz. Ülkemiz için araştırmacı, ulusal ve uluslararası ortamlarda üreten, evrensel bilgi ve becerilerle donatılmış, alanlarında öncülük ve önderlik yapabilecek bireyler yetiştirmek en büyük önceliğimiz” diyor. Etik değerlere önem veren; eleştirel düşünme becerisi, yaratıcılık, girişimci ve sürekli yenilenme anlayışına sahip; rekabetçi; sosyal ilişkileri güçlü; bilimin peşinde koşan ve sadece yaptıklarından değil yapamadıklarından da sorumlu, mükemmel eğitimli bireyler yetiştirme hedefine kararlı ve emin adımlarla yürüdüklerini aktaran Prof. Dr. Köse ile bölümün hedefleri ve eğitim olanakları hakkında detaylı bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kuruluşundan bugüne bölümünüzde gelişim ve değişim yaşandı mı? Daha iyiye ulaşma noktasında önceliği hangi konulara verdiniz?

Bölümümüz kuruluşundan bugüne fiziki şartlarla akademik kadro açısından büyük bir gelişim ve değişim yaşadı. Üniversitemizin kurulduğu ilk yıllarda fakültemiz ve bölümüz Kütahya Azot Fabrikası bünyesinde geçici bir binadayken bugün yaklaşık 7 bin 500 dekarlık bir alana sahip modern bir kampüs içerisinde kendi binasını kullanıyor. Laboratuvarlarımızda yeni eğitim setleri ve test cihazlarımız mevcut ve deney ünitelerinin bir kısmı TÜBİTAK, SANTEZ ve bilimsel araştırma projeleri kapsamında alınmış, bir kısmı da öğrencilerimizin bitirme projeleri kapsamında imal edilmiştir. Uluslararası düzeyde bilgi ve teknoloji üretimini sağlayan araştırmalar yaparak, ulusal sanayinin problemlerine çözümler üretmek, üniversite sanayi iş birliğini etkin bir şekilde gerçekleştirmek öncelik verdiğimiz konular. Eğitim aşamasında nitelikli ve uygun staj imkânlarının sağlanması ve mezuniyet sonrasında da mezunlarımıza iş imkânlarının oluşturulmasında üniversite- sanayi iş birliğinin önemine inanıyoruz. Ayrıca bölüm olarak eski mezunlarımızdan da laboratuvarlarımızın gelişmesi aşamasında ve yeni mezunlara iş imkânlarının sağlanması bağlamında büyük destek alıyoruz. Bölüm olarak biz bunu mezuniyet sonrası birbirinden kopmayan büyük bir aile olmamıza bağlıyoruz.

Akademik kadronuzun uzmanlık alanları hakkında bilgi verir misiniz?

Bölümde enerji, termodinamik, makine teorisi ve dinamiği, konstrüksiyon-imalat ve mekanik olmak üzere beş anabilim dalında bilimsel araştırma çalışmaları yürütülüyor ve bu alanlarda nitelikli bir eğitim veriliyor. Akademik kadromuzun uzmanlık alanlarını genel olarak; yenilenebilir enerji, ısı ve kütle geçişi, termodinamik, yanma, ısı değiştiriciler, ısı pompaları, ekserji analizi, hesaplamalı akışkanlar dinamiği, mekanik, makine elemanları, tasarım, rehabilitasyon robotları, hidrolik-pnömatik sistemler, sonlu elemanlar, imalat yöntemleri, toz metalürjisi, metal şekillendirme, malzeme karakterizasyonu, yapay sinir ağları, şekil bellekli alaşımlar ve tersine mühendislik konuları oluşturuyor. Akademik kadromuzun yaklaşık yüzde 75’i lise eğitimini teknik liselerde (makine, elektrik ve motor teknisyenliği) tamamlamış, daha sonra gerek yurt içi gerekse yurt dışı eğitim kurumlarında eğitimlerini sürdürmüş kişilerden oluşuyor. Ben de lise eğitimini elektronik teknisyeni olarak tamamlayan bir akademisyenim. Teknik Lise çıkışlı akademik kadronun bu kadar zengin olduğu ikinci bir makine mühendisliği bölümünün olduğunu zannetmiyorum. Bu özellik öğrencilerimize pozitif şekilde yansıtılıyor. Akademisyenlerimiz araştırma faaliyetlerini sanayi ve akademinin ihtiyaç duyduğu alanları dikkate alarak yürütüyor. Türkiye’de ve dünyada artan enerji talebinin karşılanması ve bilinen enerji üretim yöntemlerinin oluşturduğu çevre problemlerinin azaltılabilmesi amacıyla, araştırmalarımızı yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde yoğunlaştırıyoruz. Bu çerçevede Alternatif Enerji Kaynakları Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni (ALTEK) kurduk. Merkez; jeotermal, rüzgâr, güneş, hidrojen, biyokütle, hidrolik enerji gibi alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili araştırma, inceleme, ölçüm, izleme çalışmaları yapıyor. Aynı zamanda enerji sıkıntısına karşı çözüm önerileri üreterek, çevreye duyarlı sürdürülebilir enerji tüketimini ve enerji tasarruf yöntemlerini teşvik ediyor. Enerji teknolojisinin geliştirilmesi gibi konularda da bölgesel, ulusal, uluslararası faaliyetlerde bulunuyor.

Eğitim konularını oluştururken sanayiden gelen talepleri dikkate alıyor musunuz? Teorik eğitimlerle pratik arasındaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?

Bölümümüz, farklı sektörlerde faaliyet gösteren çeşitli sanayi kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde. Sanayiden gelen talepler, eğitimimizi şekillendiren önemli etkenlerden olup sanayi kuruluşlarının ihtiyaçları ve problemleri zaman zaman ortak çalışmalarla projelendirilip çözümleniyor. Bu doğrultuda öğrencilerimize mühendislik alanında ihtiyaç duyulan AutoCAD, CATIA, MATLAB, Mathcad, ANSYS, FLUENT gibi paket programların eğitimini uygulamalı olarak sunuyoruz. Bu kapsamda bölüm ders müfredatımız da sanayiden gelen taleplere bağlı olarak güncelleniyor. Yedi ve sekizinci yarıyıllarda laboratuvar dersleriyle zorunlu olan proje-tasarım derslerini alan öğrencilerimiz, bu sayede derslerde verilen teorik bilgileri pratiğe dönüştürme imkânını elde ediyor.

Ayrıca lisans programında yapılması zorunlu olan imalat ve yönetim-organizasyon stajları öğrencilerimize teoriyle pratik arasındaki dengeyi kurma noktasında çok önemli katkılar sağlıyor. Staj kapsamında, kaynak, döküm, plastik şekil verme, talaşlı imalat gibi üretim yöntemlerini 40 iş günü süresince imalat stajıyla; fabrikaların işleyişi, planlama ve organizasyon faaliyetlerini ise 20 iş günü süresinde yönetim-organizasyon stajıyla tecrübe ediyorlar.

Teorik eğitimler haricinde Ar-Ge ve yenilikçiliğe önem veren bir eğitim kurumu olarak öğrencilerinize sunduğunuz teknik olanaklar konusunda neler aktarmak istersiniz?

Mevcut laboratuvarlarda 5-10 kişilik öğrenci grupları çalışma imkânı bulabiliyor ve ayrıca son sınıf öğrencileri bölümdeki on dört farklı laboratuvar test ünitesinde öğretim elemanları nezaretinde çalışarak bitirme projelerini tamamlayabiliyor. Bölümün vizyonuna uygun mezunlar yetiştirebilmek ve iş dünyasının beklentilerine karşılık vermek adına iş yeri eğitimi (7+1) programını uygulayabilmek için müfredat çalışmalarına başladık. Bunun sonucunda öğrencilerimiz eğitimlerinin son dönemini bölümün belirlediği sanayi tesislerinde “intörn mühendis” olarak tamamlayacak. Bölge sanayi oryantasyonu kapsamında ilimizde bulunan nitelikli firmalar tarafından öğrencilerimize staj ve iş imkânı sağlanırken, öğrencilere iş dünyasını tanımalarına yönelik etkinlikler düzenleyerek ileride yararlanacakları iş olanaklarıyla ilgili bilgiler de veriyoruz. Öğrencilerimiz danışmanlarıyla beraber bitirme tezlerini bu işletmelerde meydana gelen problemlerin çözümü üzerine gerçekleştirerek mesleğe ilk adımlarını atıyor ve üniversite-sanayi iş birliğine büyük katkı sağlıyor. Ayrıca, TÜBİTAK tarafından her yıl düzenlenen “Alternatif Enerjili Araç” yarışlarına bölümümüz öğrencilerinin de çalışma ekibinde bulunduğu üniversitemizin “Elektromobil” aracı da katılıyor. Teknik muayeneyi başarıyla geçen aracın batarya yönetim sistemi, telemetri ve yerleşik şarj birimi öğrencilerimiz tarafından yerli olarak üretildi. Öğrencilerimiz farklı sektörlerdeki işletmelere bölümümüz tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen teknik gezilere de katılma imkânına sahip.

Makine mühendisliği eğitimi almak isteyen bir öğrencinin Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’ni seçmesindeki temel nedenleri sıralayabilir misiniz?

Her biri alanında uzman öğretim üyelerimizle bölgemizde üniversite-sanayi iş birliği konusunda istekli bir girişimci profilinin bulunması, bölümümüzün değerini arttırıyor. Hızla büyüyüp gelişen bölümümüz, 1435 lisans ve 116 lisansüstü öğrencisiyle donanımlı 24 akademik personeli ve güçlü teknik altyapısıyla teorik ve pratik açıdan çağın gereklerine uygun, güncel müfredatıyla nitelikli mühendislik eğitimi veren bir bölümdür. Derslere öğrencilerin aktif katılımını sağlayan öğretim teknolojileriyle ilgili yöntem ve teknikler kullanıyor, değerlendirmeleri yalnız sınavlarla değil; ödev ve proje gibi başka çalışmalarla gerçekleştiriyoruz. Öğrenciöğretim elemanı arasındaki iletişim etkili olarak sağlanıyor ve öğrencilerimiz bir zaman sınırlaması olmaksızın ihtiyaç duydukları anda öğretim elemanlarımıza ulaşıp başta dersleriyle ilgili konular olmak üzere her türlü problemlerini tartışabiliyor. Yaşam koşullarının rahat olduğu bir bölgede bulunmamız, huzurlu ve güvenli bir eğitim ortamının oluşturulması, çağdaş, kaliteli bir eğitim verilmesi, sosyal, kültürel, sportif faaliyetlerin fazla olması, öğrencilerimize geniş ve düzenli bir yerleşke alanıyla ders dışı vakitlerini geçirebilecekleri kütüphane, sosyal alanlar ve aktivite merkezleri sunmamızın da bir ayrıcalık olduğu kanaatindeyim. Ayrıca öğrencilerimize yabancı dil hazırlık, yan dal ve çift ana dal eğitim olanakları da sağlıyoruz. Bunlara ilaveten bölümümüzde; mezunları arasındaki bağı koparmamak, iletişim ve iş birliği olanaklarını geliştirmek amacıyla “Mezun Bilgi Sistemi” oluşturduk. Bunun sonucunda, mezuniyet sonrası meslektaşlarımızla iletişim halinde kalarak, teknik-sosyal dayanışma ve desteğimizi sürdürüyoruz.

Yurt dışı öğrenci değişim programları çerçevesinde öğrencilerinize ne tür imkânlar sunuyorsunuz?

Öğrencilerimize bölüme geldikleri andan itibaren bir danışman atanıyor ve öğrencinin akademik gelişimi izleniyor. Gerek danışmanlar gerekse koordinatörler vasıtasıyla öğrencilere Erasmus+, Mevlâna ve Farabi öğrenci değişim programı hakkında bilgi verirken, söz konusu programlardan aktif olarak yararlanmaları konusunda cesaretlendiriyoruz. Bölümümüzün, Erasmus+ öğrenci hareketliliği kapsamında çoğu Avrupa ülkelerindeki nitelikli üniversiteler ve Mevlâna öğrenci hareketliliği programı kapsamındaki üniversitelerle lisans/lisansüstü eğitim ve staj kapsamında anlaşması bulunuyor. Öğrencilerimiz bu üniversitelerde bir ila iki eğitim dönemi eğitim alma ve staj yapma imkânına sahiptir.

Bölümünüz bünyesinde gerçekleştirdiğiniz veya gerçekleştirmeyi planladığınız sanayi projeleriyle ilgili bilgi verir misiniz?

Kütahya’daki kamu ve özel kuruluşlarla birlikte ortak projeler gerçekleştiriyoruz. Bu bağlamda jeotermal enerji, rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi ve sanayi kuruluşlarının ekonomiklik ve enerji analizleri, hava kirliliği, sistem ve ekipman optimizasyonu, üretim ve imalatla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında bölümde birçok proje hayata geçirildi ve TÜBİTAK, DPT ve Dumlupınar Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri’nin destekleriyle bu çalışmalar artarak devam ediyor. Ayrıca, bölümümüzde çok sayıda öğretim üyesi sanayiye danışmanlık hizmeti veriyor, projeler hazırlayarak ortak proje yapma deneyimlerini arttırıyor.

Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının üniversitelere bakışını nasıl yorumluyorsunuz? Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında nasıl bir algı farklılığı gözlemliyorsunuz?

Türkiye’de üniversite-sanayi iş birliği sürekli gelişiyor. Dış paydaş olarak; KÜTSO, İŞKUR İl Müdürlüğü, KOSGEB İl Müdürlüğü, Zafer Kalkınma Ajansı (ZEKA), Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü yetkilileriyle yapılan aylık toplantılarımızda bölümden memnuniyet düzeyleri ve beklentilerini analiz ediyoruz. Bölümün dış çevreyle olan ilişkilerinin henüz istenilen düzeyde olmadığı, ancak bu durumun sadece bölümden değil diğer kurum ve kuruluşlardan da kaynaklandığını değerlendiriyoruz. Bu iş birliğinin istenilen seviyeye ulaşmamasının temelinde; tarafların birbirini yeterince tanımaması, üniversite eğitim-öğretim programlarının sanayiye dönük olmaması, mali kaynak ve iş birliğini düzenleyecek bir organizasyonun bulunmaması gibi birçok neden bulunuyor. Tüm bu sorunların yanında tarafları mali açıdan veya diğer konularda iş birliğine zorlayıcı tedbirlerin olmaması, üniversite- sanayi iş birliğini engelleyen sorunların başında geliyor. Üniversite-sanayi iş birliğini koordine edecek ve yürütecek, finansal anlamda gerekli desteği sağlayacak bir kurum oluşturulmalı ve iki kurum arasındaki bağ güçlendirilmeli. Üniversite ve sanayi kuruluşlarını bir araya getiren toplantılar düzenlenmesi de gerekiyor. Hâlihazırda birkaç kuruluşun yaptığı yarışma ve teknoloji pazarı gibi etkinlikler arttırılmalı. Söz konusu tüm bu etkinliklerin yerel düzeyde kalmaması, ulusallaştırılması hatta küreselleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.