Skip to content

KAPAK

OCAK 2019 SAYI: 128

MAKİNE İHRACATINDA BÜYÜK BAŞARI: 2018 YILINDA %15,5 İLE DÜNYA ORTALAMASININ 4 KATI ARTIŞ

Türkiye ihracatı, 2018’de, yılın başında belirlenen “İhracatta Rekorlar Yılı” hedefini yakalayarak Cumhuriyet tarihinin en güçlü ihracat rakamına ulaştı. 168,1 milyar dolar değerinde ürün ve hizmet ihraç eden Türk ihracatçıları, Türkiye ekonomisine de önemli bir katkıda bulundu.

17,1 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşan makine ihracatçıları ise bu rakamla ihracatta yüzde 15,5’lik artış gerçekleştirdi; Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki makine payını da yüzde 10,1’e yükseltmeyi başardı.

222 ÜLKEYE 17 MİLYAR DOLARLIK MAKİNE İHRAÇ ETTİK

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre 2018 yılının tamamında makine ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 15,5 artarak 17,1 milyar dolara yükseldi. Yine, 2018 yılında makine ithalatı tahmini verileri ise yüzde 4,7 oranında azalışla 26,6 milyar dolara gerilerken, makine sektörünün dış ticaret hacmi de 43,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece, 2018 yılında makine sektörü özelindeki dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27,5 düzeyinde azalarak 9,5 milyar dolara geriledi. 2018 yılında makine sektöründeki ihracatın ithalatı karşılama oranı da bir önceki yıla göre 11 puandan fazla artarak yüzde 64,3 düzeyine yükseldi.

Türkiye’nin Makinecileri’nin uzun yıllardır en güçlü pazarı olan Almanya’ya gerçekleşen ihracat 2018’in tamamında yüzde 6,1 artış göstererek 2 milyar 436 milyon dolara yükselirken, ABD’ye ihracat ise aynı dönemde yüzde 22,7 artarak 1 milyar 275 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin Makinecileri’nin 2018’de en çok ihracat yaptığı ilk 20 ülke sıralamasında, İran hariç tüm ülkelerde yüzde 4 ila yüzde 60 aralığında ihracat artışı gerçekleşirken, Hollanda’ya yüzde 58,7, Rusya’ya yüzde 39,2, Fransa’ya yüzde 23,2 ve İngiltere’ye yüzde 21,5 ihracat artışı yaşanması dikkat çekiciydi. Türk ihracatçılar, 2018’de dünyanın 222 ülkeye (serbest bölgeler dâhil) Türk makinesi ihraç etti.

KÜRESEL TİCARET YAVAŞLAMA EĞİLİMİNDE

2018 yılı, küresel ölçekte korumacı politikaların hâkim olmaya başladığı bir yıl olurken, gelişmiş ülkelerin büyüme oranları ise nispeten olumlu ilerledi. 2018’de ABD ve Çin arasında giderek şiddetlenen ticaret savaşları küresel ticaretin üzerinde en büyük etken olurken, ABD Başkanı Trump’ın korumacı politikaları ile dünyanın neredeyse tümüyle ekonomik ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi, Avrupa’da İngiltere’de süren Brexit tartışmaları ve AB’deki düşük büyüme rakamları, dünya ticaretinde dalgalı bir seyir izlenmesine neden oldu. The Economist Intelligence Unit’in raporuna göre, dünya ticaretinin büyüme hızı, 2017’deki yüzde 5,2’den 2018’de yüzde 4’e düştü ve bu eğilimin korunarak 2019’da yüzde 3,4’e gerilemesi bekleniyor. Dünya Bankası analistleri ise “Dünya ekonomisi 2018’de var gücüyle işlediği halde temposu düştü. 2019 yılında ekonomik dinamiğin daha da azalması beklenebilir” değerlendirmesinde bulunuyor. Bununla birlikte, Dünya Bankası, sanayi ülkelerinde büyüme hızının yüzde 2’ye düşeceği öngörüsünde bulunurken, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 4,2’lik büyüme hızlarına ulaşılabileceğini de bildiriyor. Bunun anlamı, küresel ticarette yavaşlama eğilimi olsa da yatırım malı ticaretinde bir durağanlığın 2019’da beklenmiyor olması, yani küresel makine ticareti 2018’deki artış grafiğini 2019’da da sürdürebilir. Gerçekten de, 2018’de Dünya Bankası verilerine göre 87,5 trilyon dolara yükselmesi beklenen küresel gelir içerisinde sabit sermaye yatırımlarının yüzde 8 artışla 21,4 trilyon dolar olması öngörülüyor. Bu beklenti ile sabit sermaye yatırımlarının toplam gelire oranı 2017’ye göre 0,1 puan azalsa da makine yatırımlarında yüzde 9 artışla 5 trilyon dolarlık bir iş hacmi oluşması, 2018’in küresel makine ticaretinde olumlu bir yıl olarak tamamlandığı söylenebilir.

Bu dönemde, küresel makine ticaretine yön veren aktörler ise Çin, Almanya, ABD, Japonya ve İtalya olarak sıralandı. 2,17 trilyon dolarlık toplam ihracat içinde 370 milyar dolarlık makine ihracatı gerçekleştiren Çin’in ardından1,56 trilyon dolarlık toplam ihracat içinde 270 milyar dolarlık makine ihracatı gerçekleştiren Almanya gelirken, 1,65 trilyon dolarlık toplam ihracat içinde 212 milyar dolarlık ihracat yapan ABD ise üçüncü sırada yer alıyor. Diğer yandan, Çin’in toplam ihracatı içinde makinenin payı yüzde 17 olurken, bu oran Almanya için yüzde 17,3, ABD içinse yüzde 12,8 olarak gerçekleşti. Türkiye toplam ihracatı içinde makinenin payı da 2018’de yüzde 10,1 oranına yükseldi.

“MAKİNE İHRACATIMIZ BEŞ YILDA İKİYE KATLANACAK”

Bu kapsamda, Türk makine sektörü 2018 yılında ihracatını en çok arttıran üç sanayi grubundan biri olurken, ihracatını yüzde 15,5 arttırmayı başaran sektörün toplam ihracatının 17,1 milyar dolara ulaştığına dikkat çeken MAİB Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Dünya genelinde Çin’le birlikte makine ihracatını en çok arttıran iki ülkeden biriyiz. Teknoloji odaklı bir sektörün bu artış hızına ulaşması, sık rastlanılan bir başarı değildir. Yıllık yüzde 15 düzeyindeki büyüme hızımızı koruyarak beş yıl içinde ihracatımızı ikiye katlamayı ve 2023 yılında 34 milyar dolar seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz” diyor. Türkiye’nin 2018 yılı toplam ihracatının yüzde 10,1’ini gerçekleştiren makine sektöründe ihracatın ithalatı karşılama oranını ise yüzde 64’ü aşmış durumda. İhracatının yüzde 60’ını Avrupa Birliği’ne ve ABD’ye yapan sektörün kilogram başına ortalama birim fiyatları da 6,1 dolara ulaştı.

2001’DEN BUGÜNE MAKİNE İHRACATI 10 KATINA ÇIKTI

2018 yılında makine ihracatında kaydedilen 323 bin ton artışın rakamsal etkisinin 2,3 milyar dolar olduğunu belirten Karavelioğlu, geçtiğimiz yıl dünya makine ihracat artış hızını dörde katladıklarını söylerken, “2001 yılından bu yana makine ihracatımızı 10 katına çıkardık. Geçtiğimiz yıl yaptığımız çalışmalarla ekonomideki dalgalanmaların olumsuz etkilerini en aza indirmeyi başardık. Teknolojimize güvenerek ithalatçı ülkelerin kur farkını fırsata çevirmesini engelledik ve birim fiyatlarımızı düşürmeden Türk makinelerinin marka gücünü koruduk. İleri teknoloji ve inovasyona yaptığımız yatırımlarla makinelerimizin marka algısını daha da yukarı taşıyacağız” değerlendirmesinde bulunuyor.

KÜRESEL REKABETİN ANA UNSURU TEKNOLOJİ

Makine ihtiyacını ithalatla karşılamaya devam eden ülkelerin geride kalacaklarına da dikkat çeken Karavelioğlu küresel ticaret savaşlarının ardında teknoloji savaşlarının yer aldığını söylüyor: “Kaynak maliyetlerinin tüm dünyada arttığı bir süreçte eski alışkanlıkları bir kenara bırakmak gerekiyor. Türkiye sanayisi artık yeni bir sayfa açmalı ve dövizle borçlanarak makine ithal etme anlayışı tamamen bırakmalı. Makine sektörü pazar büyüklüğü küresel pazar içinde yüzde 1,9 seviyelerine kadar yükselen ülkemizin, makine ithalatı sebebiyle 10 milyar dolar dış ticareti açığı vermesini doğru bulmuyoruz. Teşvik mekanizmasının yerli makine ve teknolojiye ayrıcalık tanıyacak şekilde revize edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Makinelerin imalatçıları ve üreticileriyle birlikte yurtiçinde geliştirilmesi, yerli ve milli olmanın temel unsurudur.”

KOBİ’LER ÖZEL MAKİNELERLE BÜYÜYECEK

Özel maksatlı makinelere olan ihtiyacın artmasının, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de KOBİ düzeyinde teknoloji geliştiren makine imalatçılarının gelişimine katkı sunacağını söyleyen Karavelioğlu, “KOBİ’lerin etkin olduğu Türkiye ekonomisi için bu dönem, çok önemli bir fırsattır. Özel maksatlı makineler üretmeye ve niş alanlarda teknoloji geliştirmeye uygun bir sekörel yapımız var. Mevzuatta yapılacak iyileşme, makine imalatçılarının Ar-Ge yatırımlarını daha da arttıracaktır. Yalnız, piyasa gözetimi ve denetiminin etkin bir şekilde tesis edilmesi gerekiyor. Makine sektöründe piyasa gözetim ve denetimi tam bir ihtisas konusu olduğu için, sektör temsilcilerinin deneyiminden mutlaka yararlanılmalı. Yatırım ortamında yapılacak iyileştirme, sadece makine sektörünün değil bir bütün olarak Türk sanayisinin önünü açacaktır. Tedarikçi dallarda dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik tedbirler, Türkiye’yi uluslararası pazarda daha rekabetçi ve daha da güçlü bir ülke kılacaktır” diyor.

ALT SEKTÖRLERDE YÜKSELİŞ SÜRÜYOR

Türk makine imalat sektörlerinin 2018 yılı ihracat verileri alt sektörler bazında incelendiğinde, değer bazında en yüksek ihracatı “Klimalar ve soğutma makineleri” ürün grubunun gerçekleştirdiği görülüyor. Bu ürün grubunda 2017’de 2 milyar dolarlık ihracat yapılmışken, 2018’de ihracat yüzde 14’lük artışla 2,28 milyar dolara yükseldi. Yine bu ürün grubunda miktar bazında da yüzde 4,1’lik bir artış gerçekleşti ve 2017’deki 485 bin ton değerinden 505 bin ton değerine ulaşıldı. 2018 ihracatında miktar bazında en yüksek ihracatı gerçekleştiren ürün grubu ise “Yıkama ve kurutma makineleri” ürün grubu oldu. Bu ürün grubunda 2017’de 517 bin tonluk ihracat gerçekleştirilirken, 2018’de bu rakam yüzde 8,7’lik artışla 562 bin tona yükseldi. Aynı ürün grubunun değer bazında ihracat artışı da yüzde 12,4’e ulaştı ve 1,64 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

Benzer şekilde, geçtiğimiz yıl değer bazında ihracatını en çok artıran ürün grubu “İnşaat ve madencilikte kullanılan makineler” ürün grubu olurken, bu ürün grubundaki ihracat artışı yüzde 34,2 olarak gerçekleşti ve 1,22 milyar dolarlık ihracat değerine ulaşıldı. Yine, ihracat kilo değerini en çok arttıran ürün grubu da “Deri işleme ve imalat makineleri” oldu. Bu alt sektörde 2017’de ihracat kilo değeri 5,6 dolarken, 2018’de bu rakam yüzde 18 artışla 6,6 dolar olarak kaydedildi. Makine sektör toplamında en katma değerli ürün grubu ise “Türbin, turbojet, turbopropeller, hidrolik silindirler” ürün grubu olmayı sürdürüyor. Bu ürün grubunda 2017’de 39,9 dolar olan ihracat kilo değeri 2018’de yüzde 1,5 artışla 40,5 dolara yükselmiş durumda.

HEDEF PAZARLARDA DAHA ÇOK TERCİH EDİLDİK

Geride kalan yılda Türkiye’nin Makinecileri, yurt dışı faaliyetlerindeki etkinliğini de hiç azaltmadı ve hedef pazarlarına yönelik tanıtım ve ihracatı artırıcı faaliyetlerini sürdürmeye devam etti. Türkiye’nin Makinecileri, yurt dışı tanıtım faaliyetlerinin meyvelerini 2018’de de toplamaya devam ederken, 2017’de Almanya’ya olan makine ihracatını yüzde 6,1, ABD’ye olan makine ihracatını yüzde 22,7 ve İtalya’ya olan makine ihracatını yüzde 18,6 arttırmayı başardı. Bu dönemde İngiltere’ye yüzde 21,5, Rusya’ya yüzde 39,2 ve Hollanda’ya yüzde 58,7 ihracat artışı gerçekleştiren sektör, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarlarındaki rekabetçiliğini de artırdı: 2018’de Cezayir’e yüzde 31,9, Fas’a yüzde 36,7 oranında ihracat artışı gerçekleşirken, Özbekistan pazarında da Türk makineleri 2017’ye göre yüzde 49,8 oranında daha fazla tercih edildi.

Diğer yandan, Türkiye’nin Makinecileri, 2018’de ihracat kilo değerinde en yüksek katma değerli makinelerini de yine ABD ve Almanya’ya ihraç etti. Bu dönemde Almanya’ya gerçekleşen makine ihracatında ihracat kilo değeri 8,6 dolara gerilese de ABD’ye gerçekleşen makine ihracatında ihracat kilo değeri yüzde 10,1 artışla 14,2 dolara, İtalya’ya gerçekleşen makine ihracatında ise ihracat kilo değeri yüzde 10,9 artışla 5,1 dolara yükseldi.

Türkiye’nin Makinecileri, 2018’de hedef pazarları içerisinde en büyük atılımını ise yine Rusya’da gerçekleştirdi ve 2018’de Rusya’ya miktarda yüzde 38 artışla 61 bin ton ve değerde yüzde 39,2 artışla 412 milyon dolarlık makine ihraç etti. Böylece Türkiye’nin Makinecileri, bir anlamda dünyanın en güçlü makine üreticilerine Büyüme Makinesi’nin gücü ve kalitesini, teknolojisini ve katma değerini de kabul ettirmiş oldu.