Skip to content

GÜNDEM

MAYIS 2018 SAYI: 120

Rençper Sahaya İndi

Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerinin geliştirdiği ve Türkiye’nin ilk budama artıklarını yerinde parçalayıp toprak yüzeyine bırakan, “kendiyürür” budama artığı parçalama makinesi “Rençper” geçtiğimiz ay kamuoyuna tanıtıldı.

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Murad Çanakcı, Prof. Dr. Mehmet Topakçı, Prof. Dr. Davut Karayel, Dr. İlker Ünal ve Dr. Mehmet Çakır’ın, TÜBİTAK desteğiyle geliştirdiği tarım makinesi “Rençper”in tanıtımı, geçtiğimiz ay gerçekleştirildi. Tamamen Türk bilim insanlarının yapımı olan ve Rençper adı verilen makine, ağaç budamasından sonra ortaya çıkan artıkları, herhangi bir yere taşımadan yerinde parçalayıp toprak yüzeyine bırakıyor. Alanında Türkiye’de geliştirilen ilk makine olan Rençper için iki patent başvurusu da yapılmış durumda. Makinede tüm hareket iletimi hidrolik, kontrol ise elektronik sistemlerle sağlanıyor; makine üzerindeki ölçme sistemiyle de veriler anlık olarak takip edilebiliyor.

BUDAMA ARTIKLARINA HIZLI ÇÖZÜM

Proje yürütücüsü Prof. Dr. Murad Çanakcı, Türkiye’de meyvecilik alanlarının son 15 yılda nicelik ve nitelik olarak arttığını, bunun da daha büyük ölçekli ve modern meyve bahçelerini beraberinde getirdiğini söylerken, bu durumun önceki yıllarda olmayan budama artıklarının parçalanması konusunun ortaya çıkmasına da neden olduğunun altını çiziyor. Budama artıklarının yok edilmesinin işletmeler açısından işgücü ve maliyet kaybı ile çevresel kirlilik anlamına geldiğine işaret eden Prof. Dr. Çanakcı, son yıllarda üreticiler ve Tarım Bakanlığı tarafından parçalama makinelerine ilginin arttığını söylerken, 2015 yılında TÜBİTAK’a sundukları proje kapsamında geliştirilen Rençper’in traktörden bağımsız olduğunu ve terminolojide “Kendiyürür makine” olarak adlandırıldığını söylüyor.

“Kendiyürür makineler, üzerinde kendi serbest motoru ve yürüyüş sistemleri olan, genelde tek bir amaç için geliştirilmiş makinelerdir. Son yıllarda yurt dışında silaj makineleri, ilaç makineleri gibi kendiyürür makineler konusunda da ithalat yapıldığını görüyoruz. Ülkemizin eksikliğini hissettiği alanlardan biri de bu” diyerek devam eden Prof. Dr. Çanakcı, projelerinin 115 beygir gücünde turbo dizel motoru, yürüyüş sistemi ve parçalama özellikleriyle kendine özgü; bu çerçevede Türkiye’de ilk kez geliştirilmiş bir makine olduğunu vurguluyor. Yurt dışında, özellikle ABD’de 350-400 beygir gücünde bu amaç için geliştirilmiş çok büyük makineler olduğuna da değinen Prof. Dr. Çanakcı, bu makinelerin Türkiye şartlarına uygun olmadığını, geliştirdikleri makinenin hem üç metre sıra aralığı bulunan bağlarda hem de 8-10 metre genişliğine kadar ceviz bahçelerinde kullanılabileceğini söylüyor.