Skip to content

SEKTÖRDEN

MART 2018 SAYI: 118

“Sahip Olduğumuz Tecrübeyi Farklı İş Sahalarına Taşıyoruz”

Küçük ölçekli bir işletme olarak 1970li yıllarda motor yenileme işi ile başladığı üretim serüvenini 1997 yılından bu yana satıh taşlama makinelerinin imalatı alanında devam ettiren Poleks Makina, özel ebatlı siparişlere yönelik müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap veriyor.

2003 yılında Polmot firmasını kurarak, derin kuyu dalgıç motor ve pompaları, tek silindirli dizel motorlar üretmeye başlayan Poleks Makina, 2009 yılında Poldök firmasının da temellerini atarak döküm sektörüne de geçiş yaptı.

Firmanın sahip olduğu tecrübeyi farklı iş sahalarına taşıdığını belirten Poleks Makina Genel Müdürü Fevzi Polat, firmanın değişmez prensiplerini; sürdürülebilir kalite, zamanında teslim, uygun fiyat ve satış sonrası hizmetlerin oluşturduğunu söylüyor.

Öncelikle sizden Poleksin kuruluş hikayesini dinleyebilir miyiz?

Poleks firması 1970 yılında motor yenileme işi ile sektördeki çalışmalarına başladı. Kurulduğumuz gün Türkiyede üretilmeyen makine ve yedek parçaları üretme amacıyla yola çıktık. Türkiyede üretilmeyen motor yenileme makinelerinin tamamını imal etmenin yanı sıra 1980 yılında motor eksantrik kam millerini de başarıyla piyasaya sunduk. 1990 yılından beri satıh taşlama makineleri alanında imalat gerçekleştirirken bu dalda şu anda Türkiye ihtiyacının yüzde 50’lik bir bölümünü Poleks Makina olarak biz karşılıyoruz.

Firmanız için kilometre taşı sayılabilecek dönüm noktaları neler oldu?

Bahsettiğimiz satıh taşlama makineleri firmamız için kilometre taşı sayılabilecek dönüm noktalarından biri oldu. Bu makinelerin imalat sektöründe kendine yaşam alanı bularak geniş kullanım alanına sahip olması, imalatımızın ağırlıklı olarak bu alana kaymasını da beraberine getirdi.

İhracata adım atmanız ne zaman, nasıl gerçekleşti?

1980li yılların başında yurt dışından gelen -özellikle Suudi Arabistandan- talep doğrultusunda ilk ihracat hamlemizi Orta Doğu ülkelerine yönelik yapmış olduk. Gelinen noktada imalatını gerçekleştirdiğimiz ürünleri dünyanın yaklaşık 100 ülkesine ihraç ediyoruz.

Üretim yelpazenizden ve yıllık üretim kapasitenizden, ihracat pazarlarınızdan bahseder misiniz? Poleks Makinada nasıl bir ihracat rotası söz konusu? Üretim ve ihracat gücünüzü rakamlar eşliğinde anlatır mısınız?

Üretim yelpazemizin ana kalemini motor yenileme makineleri oluşturuyor. Bunun haricinde satıh taşlama makineleri de imalatını gerçekleştirdiğimiz ürünler arasında yer alıyor. Satıh taşlama makilerinde bugün itibarıyla yaklaşık yedi, sekiz model kapasite türüne göre çeşidimiz mevcut. Poleks Makina olarak dünyanın her yerinde Türk markasını ve Poleks adını duyurabilmek amacıyla ihraç pazarları araştırıyoruz. Diğer taraftan ikili iş görüşmelerine katılmanın yanı sıra fuarlarda da yer alıp, üretim yelpazemizi geliştirerek ve satışlarımızı artırmak için sürekli çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Üretiminizi nerede, nasıl, kaç kişilik bir ekip ile gerçekleştiriyorsunuz?

Üretimimizi Konya 2. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki iki ayrı fabrikada gerçekleştiriyoruz. Fabrikalarımızdan birinde kendi makinelerimizin döküm bölümlerini ve birçok müşterimizin döküm işlerini de yaparak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Makinelerimizin imalatını gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 14 bin metrekarelik kapalı alana sahip diğer fabrikamızda 60 kişiden oluşan tecrübeli ekibimizle yolumuza devam ediyoruz.

Ar-Ge yatırımlarınızdan ana hatlarıyla bahseder misiniz?

Ar-Ge ekibimizle imalatını gerçekleştirdiğimiz makineler üzerinde sürekli yenilik yaparak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Geliştirdiğimiz ürünleri daha kullanışlı ve daha kaliteli bir hale getirebilmek için hummalı bir şekilde aralıksız emek harcıyoruz.

Yeni geliştirdiğiniz bir ürün var mı? Kullanım alanı ve özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

CNC taşlama makineleri ile birlikte döküm sektöründe üretilmeyen birçok makineyi ürün grubumuza dahil etmeyi hedefliyoruz. Şu sıralar özellikle servolu özellikte geliştirdiğimiz NC taşlama makineleri üzerine yoğunlaştık. Otomatik kalıplama, diza tarzı otomatik döküm kalıplama makineleri de Türkiyede halen üretilmiyor. Bu sektörde de büyük bir açık söz konusuyken Poleks Makina olarak bu alanla da ilgili TÜBİTAK ile bir Ar-Ge çalışması içine girdik. Çalışmaların tamamlanmasının ardından bu makinelerin de seri imalatına geçmeyi planlıyoruz.

Sektörünüzün Türkiye ekonomisine verdiği katkıyı nasıl yorumluyorsunuz? Söz konusu fayda sizce istenilen seviyede mi?

Üretimimize konu olan makineler daha önce İtalya ve Danimarkadan ithal ediliyordu. Bu durum şu anda tam anlamıyla değişti diyebiliriz. 10-15 yıldır bu segmentte Türkiye’ye ithal makine gelmiyor. Aynı şekilde satıh taşlama makineleri 1990 yılından beri ithal ediliyordu. Bu durumu ortadan kaldırmak adına ilk adımda ikinci el satıh taşlama makineleri ithalatını durdurarak işe başladık. Hali hazırda Çin, Tayvan, Avrupadan az da olsa satıh taşlama makineleri geliyor. Kalitemiz ve hızlı servis ağımız sayesinde yerli makinelerimiz her geçen gün biraz daha fazla talep ediliyor. Bu gidişat, içinde bulunduğumuz sektörün Türkiye ekonomisi için ne kadar önemli bir yerde durduğunun da ifadesi.

Sektörün önünde duran en büyük sorunlar neler? Bu sorunları ortadan kaldırmak için ne gibi çalışmalar yapılması gerekiyor?

Sektörün en büyük sorunu, kalifiye eleman sıkıntısı. Bu sorunu ortadan kaldırmanın yolu mesleki eğitime ağırlık verilmesinden geçiyor. Yeterli sayıda kalifiye elemanın yetişmemesi durumunda sanayimiz belli bir noktaya gelip, tıkanacaktır. Yetişmiş kalifiye elemanlara sanayinin her aşamasında ihtiyaç vardır. Bunun artırılması amacıyla devletimizin ve sanayicilerimizin birlikte çalışması gerekiyor.

2017 Poleks Makina için nasıl sonlandı? Bu yıl için beklentiler ne yönde?

2017 yılındaki imalat ve satışlarımız 2016 yılına nazaran artış gösterdi. 2018 yılının ilk iki ayına da baktığımızda geçen yılın aynı dönemine göre satışlarımızın arttığını görüyoruz. Türkiyenin ve dünyanın içinde bulunduğu ekonomik kriz ve savaş ortamına rağmen bu yıl için beklentilerimiz büyüme yönünde.

Yurt içinde ve yurt dışında katıldığınız fuarlardan bahseder misiniz? Söz konusu fuar katılımları firmanıza ne yönde katkı sağlıyor ?

Yurt içinde Bursa, İstanbul ve Konyada düzenlenen fuarlara düzenli olarak katılıyoruz. Fuarların yurt dışı ayağında ise 2017 yılında Hannoverde düzenlenen EMO fuarına katıldık. Burada da olumlu sonuçlar aldık. Bu fuar vesilesiyle Avrupa ve Amerika kıtasında makinelerimizin tanınırlığı arttı. Gelecek yıllarda düzenli olarak bu fuarda da yer almayı düşünüyoruz. Fuar katılımları satışlarımızı, tanınırlığımızı artırmak ve bayi ağımızı geliştirmemiz açısından bize ciddi anlamda katkı sağlıyor.