Skip to content

TEKNOLOJİ

AĞUSTOS 2018 SAYI: 123

Sanal Gerçeklik Ve Artırılmış Gerçeklik

“SANAL GERÇEKLİK” VE “ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK” KAVRAMLARI, HALEN EN STRATEJİK TEKNOLOJİ TRENDLERİ ARASINDA ÜST SIRALARDA YER ALMAYI SÜRDÜRÜYOR. MAKİNE İMALAT SEKTÖRLERİNİ YAKINDAN İLGİLENDİREN BU İKİ KAVRAM, GELECEKTE DAHA FAZLA ORANDA SEKTÖR SÜREÇLERİDE YER ALACAKKEN, 2022 YILINDA SANAL GERÇEKLİK PAZAR PAYININ 210 MİLYAR DOLARA YAKLAŞACAĞI ÖNGÖRÜLÜYOR.

Moment Expo’nun bu sayısında, Gartner. com tarafından 2018’in en stratejik on dijital teknoloji trendi arasında gösterilen ve makine imalat sektörlerini de yakından ilgilendiren güncel teknoloji başlıklarından “sanal gerçeklik” ve “artırılmış gerçeklik” kavramlarını inceleyeceğiz. Almanya kökenli istatistik şirketi Statista’ya göre sanal gerçekliğin 2022 yılındaki kürsel pazar hacminin, 209,2 milyar dolar olarak gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini söylersek, bu iki kavramın gelecekte sahip olacakları önemi daha iyi vurgulayabiliriz.

SANAL GERÇEKLİK NEDİR?

Sanal gerçeklik (virtual reality); etkileşimli yazılım ve donanımın birleştirilmesiyle oluşturulan, kullanıcı tarafından gerçek bir ortamda fiziksel bir etkileşimde bulunuyormuş hissi uyandıran ve bu konuda herhangi bir şüphe uyandırmayacak şekilde sunulan üç boyutlu resim ya da yapay ortamları tarif ediyor. Sanal gerçekliği, katılım oranına göre (katılımcı sayısı olarak anlaşılmamalı) üç gruba ayırabiliriz: Katılımsız (non-immersive), yarı katılımlı (semi-immersive) ve tam katılımlı (fully immersive). Katılımsız sanal gerçeklikte, kullanıcının çevresel gerçekliğini engellemeyecek şekilde birkaç duyu organı uyarılır. Kullanıcı, bu üç boyutlu sanal ortama bir portal ya da pencere vasıtasıyla girer. Yarı katılımlı sanal gerçeklikte ise kullanıcı, üç boyutlu sanal ortama tam değil kısmen dâhil edilir. Uçuş simülasyonlarında olduğu gibi kullanıcı sanal ortama büyük oranda katılmıştır ama kendi gerçekliğinden de tamamen ayrı değildir.

Tam katılımlı sanal gerçeklikte de kullanıcının başına takılan ve kullanıcının görüş alanını tamamen kapatacak şekilde sanal ortamla buluşturan bir donanımla kullanıcının bütün duyuları uyarılır. Tam katılımlı sanal gerçeklik, gerçeğe çok yakın kullanıcı deneyimleri sunar.

SANAL GERÇEKLİK SİSTEMİNİN BİLEŞENLERİ

Sanal gerçekliği bütün bir sistem olarak ele aldığımızda, üç ana bileşenin önemi ortaya çıkıyor. • Yüksek işlem kapasiteli bir bilgisayar, • Kafa (Baş) Seti, • Giriş Aygıtları (joystick, eldiven, pedal, Virtuix Omni gibi hareket platformları gibi).

Ayrıca kafa seti de üç ana bileşenden oluşur. Bunlar, sensörler (manyetometre, ivme ölçer, jiroskop), lensler ve görüntü ekranıdır.

ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK NEDİR?

Artırılmış gerçeklik (augmented reality) ise kullanıcının gerçek dünya algılamasının üzerine bilgisayar tarafından üretilmiş resimlerin bindirilmesiyle oluşturulan, gerçekliğin iyileştirilmiş bir versiyonudur.

Artırılmış gerçeklik, kullanıcıyı kendi fiziksel gerçekliğinden sanal gerçeklikte olduğu gibi tamamen koparmadığı için, günlük hayata daha uygulanabilirdir. Havacılıktan eğitime, sağlıktan alışverişe, sanayiden eğlenceye birçok alanda uygulamaları mevcut olan artırılmış gerçeklikte, örneğin havacılıkta, pilotun ihtiyaç duyduğu bilgiler pilotun görüş açısına bindirilir ve pilot gözünü gökyüzünden ayırmadan ihtiyacı olan bilgilere ulaşabilir. Sanayi süreçlerinde ise üretim aşamalarındaki çalışanlara teknik destek sağlamada artırılmış gerçeklikten sıkça yararlanılıyor. Bu konuda en bilinen örnek de Google Glass ve sahip olduğu uygulama havuzu olarak gösteriliyor. Benzer şekilde, eğitimde de artırılmış gerçeklik uygulamaları, insanları coğrafi konumlarından bağımsız olarak bir araya getirebiliyor.

ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TÜRLERİ

Artırılmış gerçeklik, sanal ve gerçek görünümlerin hangi yöntem baz alınarak üst üste bindirileceğine bağlı olarak dört gruba ayrılıyor: İşaretçi temelli (marker based), işaretsiz (markerless), yansıtma temelli (projection based) ve bindirmeli (superimposition based). İşaretçi temelli artırılmış gerçeklikte bir kamera ve QR kod ya da benzeri bir işaretçi kullanılıyor. Bu işaretçilerin resim işleme yöntemleriyle tespit edilmesi daha hızlı ve daha az işlemci gücü gerektirirken, işaretçinin konumu ve yönelimi hesaplanıp sanal içerik üzerine bindiriliyor. İşaretsiz artırılmış gerçeklikte ise işaretçi yerine GPS, hız ölçer, ivme ölçer gibi teknolojiler kullanılıyor. Kullanıcının konumuna göre sanallaştırmanın yapıldığı bu teknik, akıllı telefonların yaygın olarak kullanılmasıyla birlikte, geliştiriciler tarafından en çok uygulamaya sahip teknik olarak öne çıkıyor.

Yansıtma temelli artırılmış gerçeklikte de sanallaştırma işlemi iki ya da üç boyutlu olarak gerçekleştirilebiliyor. İki boyutlu versiyonda, fiziksel bir düzleme yapay bir ışık yansıtılarak kullanıcının bu ışıkla nasıl etkileşime girdiği tespit edilirken, lazer plazma teknolojili diğer versiyonunda üç boyutlu etkileşimli bir hologram oluşturulabiliyor. Bindirme temelli artırılmış gerçeklikte ise nesne tanıma işlemleri kullanılarak, ilgili nesne tanınıp gerçekliği artırılmış sanal görüntüsü nesne üzerine bindiriliyor.

ARTIRILMIŞ GERÇEKLİĞİN GELECEĞİ

Artırılmış gerçeklik, halen, sanal gerçeklikle birlikte Gartner.com tarafından 2018’in en stratejik dört dijital teknoloji trendi arasında gösterilirken, Gartner’ın “Hype Döngüsü”ne göre artırılmış gerçekliğin hayatımıza tamamen girmesi içinse beş ila 10 yıl gibi bir zaman geçmesi gerekiyor. Daha doğrusu akıllı telefon tanıtımlarına benzer şekilde yaşam tarzları, eğlence ve iletişim alanlarında büyük bir değişim olması gerekiyor. Günümüzü düşünürsek, buna şimdiden hazırlıklı olduğumuz da söylenebilir.