Skip to content

SAĞLIK

TEMMUZ 2019 SAYI: 134

TATİLDE GÖZLERİ TEHDİT EDEN YEDİ HATALI ALIŞKANLIK!

GÜNEŞ, HAVUZ, KUMSAL… YAZ AYLARININ EN KEYİF VEREN ÜÇLÜSÜ OLSALAR DA, GEREKEN ÖNLEMLERİ ALMADIĞIMIZDA GÖZLERİMİZİ CİDDİ BOYUTLARDA TEHDİT EDEBİLİYORLAR. DAHA DA KÖTÜSÜ, BAZEN EN BASİT BİR İHMAL PROBLEMİ BÜYÜTEBİLİYOR, KALICI GÖRME KAYBINA BİLE YOL AÇABİLİYOR.

Yaz aylarında gözlerde en sık rastlanan ve zamanında tedavi edilmezse tehlikeli olabilecek sorun hijyenik olmayan havuzlardan bulaşan konjonktivit, bir başka deyişle gözlerde gelişen enfeksiyon! Gerek havuz ve deniz kullanımı sonucunda tuz veya klora bağlı oluşan kimyasal konjonktivit, gerekse güneş ışınları nedeniyle görülen alerjik konjonktivit; sulanma, kızarıklık, batma ve kaşıntı gibi benzer belirtilerle kendini belli ediyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, etkeni viral olan enfeksiyonların genellikle hafif şikayetlere neden olduğunu ve 3-4 gün gibi bir sürede kendiliğinden kaybolabildiğini belirterek, “Ancak vücut direnci düşük kişilerde tablo ağırlaşabiliyor ve enfeksiyon haftalarca sürebiliyor. Bakteriyel olanlar ise gözün derin tabakalarına ilerleyerek kornea delinmesi gibi daha ciddi bir tablo oluşturabiliyor” diyor. Peki, yaz aylarında hangi alışkanlıklarımız göz sağlığımızı tehdit ediyor? Dr. Çolakoğlu, yaz aylarında gözlerimizi korumak için dikkat etmemiz gereken alışkanlıklarımızı anlatıyor ve önemli uyarılarda bulunuyor.

HİJYENİK OLMAYAN HAVUZLAR EĞLENCE DEĞİL, TEHLİKE SAÇAR!

Hijyenik olmayan havuz suları gözler açısından önemli bir risk kaynağı. Havuzların büyük çoğunluğu klor, PH düşürücü veya PH yükseltici ve yosun öldürücü gibi kimyasal maddelerle dezenfekte ediliyor. Kullanılan bu maddelerin etkinliği uygulama yöntemi ve sıklığına göre değişiyor. Havuz suyu yeterince dezenfekte edilmemişse konjonktivit olarak adlandırılan göz enfeksiyonlarının yayılma riski oldukça yükseliyor. Bu nedenle denetimlerin yapıldığından ve uygun şekilde temizlendiğinden emin olmadığınız havuzlara girmeyin.

SUYUN İÇİNDE GÖZLERİNİZİ AÇMAYIN!

Dr. Çolakoğlu deniz ve havuzda göz açmanın özellikle enfeksiyon riskini arttırdığı uyarısında bulunurken, “Suda bulunan kimyasallar enfeksiyon dışında gözlerde alerji de yapabiliyor. Bu tür problemlerden korunabilmek için havuza yüzücü gözlüğüyle girilmesi faydalı olacaktır. Ayrıca öncesinde duş almak ve sonrasında gözleri temiz suyla yıkamak hem alerjik sorunlara hem de enfeksiyona yakalanma riskinizi azaltır. Bunların yanı sıra vücudun baş ve yüz kısmı da deniz ve havuz suyuna sokulmamalı. Mecbur kalınırsa gözü iyi çevreleyen ve su geçirmeyen bir yüzücü gözlüğü mutlaka kullanılmalı” uyarısında bulunuyor.

GÜNEŞE GÖZLÜKSÜZ BAKMAK ÇOK TEHLİKELİ

Yaz aylarında yeryüzüne daha dik olarak gelen güneş ışınları gözleri birçok açıdan olumsuz etkileyebiliyor. Kornea yanığı, gözün camsı tabakasına (kornea) et yürümesi ve alerjik konjonktivit dışında göz merceğinin kesifleşmesiyle ortaya çıkan katarakt, güneş alan ülkelerde beş kat daha fazla görülüyor. Özellikle renkli gözlerde güneş ışığını süzen pigmentin az olması nedeniyle hem katarakt hem sarı nokta hastalıklarının gelişme riski yükselirken, göz çevresindeki ciltte güneşe bağlı cilt kanseri de gelişebiliyor. Bu nedenle güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11:00-15:00 saatleri arasında dışarı çıkılmaması gerektiğini söyleyen Dr. Çolakoğlu, “Gün batımını çıplak gözle izleyenlerde görme kaybına yol açabilen makula yanığı da oluşabilir” diyor.

GÜNEŞ KREMİNİ GÖZLE TEMAS ETTİRMEYİN

Güneşin zararlı etkilerine karşı tüm vücudu, uygun bir koruma faktörlü güneş kremiyle korumak yaz mevsiminin olmazsa olmazlarından. “Ancak yüzünüze uygun olan kremi seçmeniz ve ürünü gözlerinize kaçırmamanız çok önemli” uyarısında bulunan Dr. Çolakoğlu bunun nedenini ise şöyle anlatıyor: “Kullanılan krem göz içine kaçarsa kimyasal konjonktivit yapabilir. Konjonktivit; gözlerde batma, yanma, kızarıklık ve sulanma gibi belirtilerle kendini gösterir. Kremin kaçması durumunda gözler bol suyla yıkanmalı, ardından hassasiyeti arttırabilecek makyaj ürünlerinden 1-2 gün kaçınmalı, gözlükle (güneş veya yüzücü gözlüğü) gözler korunmalı ve suni gözyaşı damlalarıyla gözler rahatlatılmalı.”

GÖZLERİ OVUŞTURMAK KORNEA HASARI OLUŞTURABİLİR

Açık alanlarda ve deniz kenarında kumlar göz kapağının içine kaçıp kornea hasarına yol açabiliyor. Erken dönemde batma, sulanma ve kızarıklık ile gözde yabancı cisim hissi belirtilerine yol açan bu sorun, geç dönemde kist oluşumunu bile tetikleyebiliyor. Özetle gözünüze kum kaçtığında gözlerinizi ovuşturmamalı ve acilen bir göz hekimine başvurmalısınız.

KONTAKT LENSLE SUYA GİRMEYİN

Kontakt lensle havuza ve denize girmemeniz, göz sağlığınız için dikkat etmeniz bir başka önemli nokta. Çünkü kontakt lensli gözde enfeksiyona neden olan etken uzun süre canlı kalabiliyor ve kornea refleksi azaldığı için belirti vermeden daha derine yayılabiliyor. Ayrıca gözde batma ve kızarıklık gibi sorunlarınız varsa kontakt lens kullanımına ara vermelisiniz. Yaz döneminde alerji ve enfeksiyon riskini azaltmak için günlük kontakt lensleri tercih etmenizde fayda var.

UV KORUMASIZ GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ KULLANMAYIN

Dr. Çolakoğlu, son olarak, göz sağlığını korumak için dışarı çıkarken ultraviyole A ve B filtreli güneş gözlüklerinin tercih edilmesi gerektiğini hatırlatarak şu bilgileri aktarıyor: “Geniş camlı, yüze iyi oturan ve göze yakın yerleşen gözlükler en iyi korumayı sağlar. Sertifikası ile yüzde 100 UV blokajı olan gözlüklerin doğrudan optik merkezlerinden temin edilmesi gereklidir. Çünkü kalitesiz gözlüklerin camları UV ışınlarını engellemediği gibi, ışığın şiddetini azalttığı için bu ışınların göze daha etkili gelmelerine, bunun sonucunda da katarakt ve sarı nokta gelişimine neden olabilirler. Günlük hayatta numaralı gözlük kullananlar, yaz aylarında gözlerini koruyabilmek için yine numaralı güneş gözlükleri tercih etmeli. Ancak numaralı güneş gözlüğü seçerken optik camlara uyumlu çerçeveye sahip olup olmadığına da dikkat edilmeli. Optik cam takılacak güneş gözlükleri bombeli bir modele sahip olmamalı, düz ve köşeli alternatifler tercih edilmeli.”