Skip to content

KAPAK

ŞUBAT 2019 SAYI: 129

TEMSAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI ADİL NALBANT: YURT İÇİNDE DAHA GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ VE İLETİŞİME İHTİYACIMIZ VAR

2019 İHRACATINDA 1 MİLYAR DOLARI HEDEFLEYEN TEKSTİL MAKİNESİ ÜRETİCİLERİ, YURT İÇİNDE DE ETKİN BİR TANITIM KAMPANYASI BAŞLATIYOR. TEMSAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI ADİL NALBANT, “KALİTE VE FİYATTA DÜNYA İLE REKABET EDERKEN, YURT İÇİNE ÜRÜNLERİMİZİ SATAMIYORUZ. BUNUN İÇİN EN BAŞA DÖNECEK VE KENDİMİZİ, YAPABİLDİKLERİMİZİ TEKSTİL MAKİNESİ KULLANICILARINA YENİDEN GÖSTERECEĞİZ” DİYOR.

Tekstil Makine ve Aksesuar Sanayicileri Derneğinin (TEMSAD) 11’inci Olağan Genel Kurulu, geçtiğimiz 26 Ocak tarihinde sektörel dernek ve federasyonların temsilcilerinin geniş katılımıyla gerçekleşmiş ve TEMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Adil Nalbant, üyelerin oy birliği ile bir dönem için daha yetki almıştı.

1998’de 11 firmanın bir araya gelerek kurduğu TEMSAD’ın bugünlerde 193 üyesi bulunuyor. Tekstil makineleri sektörünün en güçlü sivil toplum yapılanması olan TEMSAD üyelerinin büyük kısmı Marmara Bölgesi’nde faaliyet gösterse de Gaziantep, İzmir, Denizli gibi tekstil sanayisinin gelişim gösterdiği şehirlerde üretim yapan önemli firmalar da TEMSAD’ın güçlü üyeleri arasında yer alıyor. 2018’de 721 milyon dolar değerinde ihracat yapan tekstil makinesi üreticilerinin 2019 yılı hedefi ise 1 milyar dolar barajını aşabilmek. Ancak TEMSAD’ın üzerinde önemle durduğu asıl konu, ithalatın yüksekliği. 2018’de 1,9 milyar dolarlık tekstil makinesi ithalatı yapıldığının altını çizen Nalbant, “Bugüne kadar yurt içi tekstil üreticileriyle yaptığımız her toplantıda karşılaştığımız en büyük eksiklik, iletişim ve bilgiydi. Tekstil üreticisi firmalar, Türkiye’de hangi teknoloji seviyesinde yerli makineler üretildiği konusuna tam anlamıyla bilgi sahibi değiller. Bu nedenle, yurt içi pazarda tekstil makinelerinin bilinirliğinin arttırılması için de daha çok iş birliğine ve iletişime ihtiyacımız var” diyor.

TEMSAD’ın gelecek stratejileri, hedefleri ve 2019 öngörülerini, TEMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Adil Nalbant’a sorduk.

Öncelikle TEMSAD’ı sizin sözlerinizle tanıyabilir miyiz?

TEMSAD üyeleri tekstil makinesi, tekstil makine yedek parçaları ve tekstil kimyasalcılarından oluşuyor. 1998’de kurulan TEMSAD’ın bu yıl itibarıyla 193 üyesi var. Türk tekstil makineleri sektörüne hizmet vermek amacıyla 21 yıl önce kurulan TEMSAD, faaliyetlerine başladığı ilk andan itibaren bir yandan sektörün tanıtımını gerçekleştirirken, diğer yandan da gelişimine katkı sağlıyor. Yurt içinde tekstil makinesi üreticilerini her platformda temsil ediyor ve destekliyoruz. Devlet kurumları ve diğer destekleyici kurumlar nezdinde sektörümüzün talepleri ve problemleri doğrultusunda politikalar geliştirilmesine ve yürütülmesine yardımcı oluyoruz. TEMSAD Yönetim Kurulu Üyeleri Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İTO, İstanbul Sanayi Odası, Makine İhracatçıları Birliği, MAKFED, Moda Hazır Giyim Federasyonu gibi kurumlarda da etkin görevler alıyor. Dolayısıyla, tekstil makinesi üreticilerinin hemen her platformda temsil edildiğini söyleyebiliyoruz.

TEMSAD, yurt dışında da oldukça etkin ve çeşitli uluslararası kurumlarla iş birliklerine imza atıyor. Bu iş birliklerinden de söz edebilir miyiz?

Sektörün yurt içinde desteklenmesiyle beraber yurt dışında da 18 yabancı tekstil derneğiyle iş birliği anlaşmalarımız var. ABD, Bangladeş, Pakistan, Çin, Endonezya, Hindistan, Güney Kore, Mısır, Rusya ve Özbekistan’daki eş kurumlarla yaptığımız iş birlikleriyle üyelerimizin yeni bölgelere açılmasında, mevcut pazarlarında etkinliklerinin daha da arttırılmasında katkı sunuyoruz.

Geride kalan yıl sektörünüz ve TEMSAD için nasıl geçti? 2019’a ilişkin üretim, iç satış ve ihracat beklentileriniz nedir?

2018’de TEMSAD olarak 721 milyon dolar değerinde ihracat yaparak, 2017’ye göre yüzde 24’lük bir büyüme yakaladık. 2017 ihracatımız 605 milyon dolardı. Tüm makine sektör alt grupları içerisinde her yıl en fazla ihracat artışı sağlayan iki ya da üçüncü sektör olmaya devam ediyoruz. 2018’deki sektör ithalatı ise 1,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. 721 milyon dolarlık tekstil makinesi ihracatının yaklaşık yüzde 80’i boya terbiye makinelerinden oluşurken, boya terbiye makineleri ihracatı ithalattan 2,5 kat daha fazla olmasıyla da önem taşıyor. Türkiye’ye ithalat ile gelen tekstil makinelerinde en büyük kalemleri ise dokuma makineleri, iplik makineleri ve örgü makineleri oluşturuyor. Bu üç makine türünün toplam ithalatı yılda 1 milyar dolar civarında ilerliyor.

Bunun yanı sıra dünya tekstil makine ihracatı da TEMSAD’ın sorumluluk alanındaki ürün grupları toplamına göre 2018’de 27,4 milyar dolar oldu. Bu rakamın 8,3 milyar dolarını, bizim de ihracatımızın lideri olan boya terbiye makineleri oluşturuyor. Diğer yandan dünyanın en büyük tekstil makine ithalatçısı ülkeleri de Çin, Hindistan, ABD, Almanya ve Türkiye olarak sıralanıyor. Benzer şekilde, Türkiye’nin tekstil makineleri ihracatındaki ilk beş ülke İngiltere, Özbekistan, Almanya, İtalya ve Bangladeş iken, tekstil makinesi ithal ettiğimiz ilk beş ülke de Almanya, Çin, İtalya, Belçika, Japonya olarak sıralanıyor.

Peki, iç pazarda ne durumdayız?

Yurt içi pazar rakamımızın ihracat rakamımıza yakın bir oranda seyrettiğini söylememiz mümkün. Ancak Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü olan tekstil sektörü için iç pazar payımız henüz istediğimiz seviyelerde değil. Özellikle yurt içinde kalite ve fiyat konusunda dünya ile rekabet edebilen üreticilerimizin ürünlerinin Türk tekstil sanayicileri tarafından kullanılmasının, milli sermayemizin ithalat ile yurt dışına çıkmadan yine kendi ülkemizde kalması anlamına gelmesi açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Son dönemlerde yaptığımız iş birlikleriyle, önümüzdeki dönemlerde her türlü tekstil makinesinin yurt içinde daha fazla tercih edilebilir olması için yoğun çalışmalarımız devam edecek. Yerli tekstil makinesi üreticilerimiz gerek ithal ürünlere gerekse de ikinci el ithal ürünlere karşı korumamız ve geliştirmemiz gerekiyor. 2019 için ihracat hedefimiz 1 milyar dolar barajını aşabilmek. Üyelerimizin yurt dışı pazar etkinlikleri arttıkça ve yeni pazarlara yönelik çalışmaları hız kesmeksizin devam ettikçe, bu rakama ulaşabileceğimizi öngörüyoruz.

Makine sektörünün güncel durumu ve gelecek stratejileri için neler söyleyebilirsiniz?

İmalat sanayisi, dünya ekonomisine yön veren her ülkenin öncelikli alanıdır. Teknolojinin geliştirilmesi ve ilerletilmesinin de temel mecrası imalattır. Bu sebeple, imalat gücünü elinde tutabilen her ülke güçlü ülkedir. Diğer taraftan, küreselleşme kavramının yerini yerelleşmenin aldığı günümüz dünyasında, yerli üretim ve yerli ürün kullanımının en revaçta olan konularından bir tanesi de imalat sektörüdür. Hatırlayın, ABD Başkanı Trump’ın en çarpıcı söylemlerinden biri, yerli malı kullanılmasıdır. MAİB Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu, geçtiğimiz Eylül ayında yazdığı bir makalesinde, özellikle makine sanayisinde gelişen ülkelerin gücü elinde bulunduracağını örneklerle belirtmişti. Bu örneklerden biri de Çin, Güney Kore ve Tayvan’ın yüksek teknolojili ürünlerdeki ihracatının ABD, Almanya ve Japonya’nın ihracat toplamından daha fazla olduğu gerçeğiydi. Artık ülkeler, yeni dönemde teknolojisini de diğer ülkelere kaptırmak istemiyor.

Dünya ticaretinde en büyük payın makineler, yani üretim gereçleri olduğu bir ekonomik düzende makine imalat sanayisinin öncelikli ve stratejik sektörlerden birisi olması kaçınılmazdır. Dünyadaki en büyük ekonomilere baktığımızda da görüyoruz ki bu ülkeler güçlerini makine üreterek koruyor. Dünyanın en büyük ekonomilerinin toplam ihracatlarındaki makine ihracat payları durumu çok net özetliyor: Çin’in ihracatında makine payı yüzde 17, Almanya’da yüzde 17,3, ABD’de yüzde 13, Japonya’da yüzde 20,2 ve İtalya’da yüzde 20 düzeyinde gerçekleşiyor. Bu sebeple makine imalat sanayisi üzerine, özellikle günümüz dünyasında ekonomi parametrelerinin ve kavramlarının değiştiği günlerde, Türkiye’nin makine üretimine gerekli hassasiyeti ve desteği vermesi gerekli. TEMSAD olarak da bu konuda her türlü karar vericilere, tekstil makinelerinde öncelikli alanlarımızı, ithalat politikalarında alınması gereken tedbirleri, sektör üreticilerinin öncelikli sorunlarını ve çözüm önerilerini her platformda yazılı ve sözlü olarak iletiyoruz.

Sektörünüzün Ar-Ge yetkinliği ve kapasitesi için görüşünüz nedir?

Türkiye’de makine sektörünün sahip olduğu Ar-Ge merkezleri sayısı 156. Bu Ar-Ge merkezlerinden 10 tanesi ise tekstil makineleri üreticilerine ait. Son dönemde Ar-Ge merkezleri sayısında artış görülüyor ve özellikle tekstil makineleri sektöründe de bu artışın süreceğini düşünüyoruz. KOSGEB’in Ar-Ge merkezleri kurulmasına yönelik desteklerini de takip ediyor ve bu konuda gerekli bilgilendirmeleri üyelerimizle paylaşıyoruz.

Peki, sektörün kalite yönetimi yaklaşımı için neler söyleyebilirsiniz?

Tekstil makinesi üreticileri kalite standartlarını her geçen yıl geliştiriyor. Bunu, yurt dışı pazar payımızın her yıl artmasından ve rekabet gücümüzdeki yükselişten de izleyebiliyoruz. Kaliteli üretim ve rekabetçi fiyatlarla Hindistan’da, Bangladeş’te ve diğer hedef ülkelerimizde komple anahtar teslim boyahaneler kurabiliyoruz. Enerji ve zaman tasarrufunu göz önünde bulunduran üreticilerimiz, tekstil sanayisinin ihtiyacı olan sorunsuz makineleri üretirken, satış sonrası hizmetlerde de fark yaratıcı çözümler geliştiriyor.

TEMSAD Yönetim Kurulu olarak odaklanacağınız önemli başlıklar neler olacak?

Özellikle 2018 yılı sonu itibarıyla hızlandırdığımız yurt içi tekstil sanayicileri ile iş birliklerimizi daha da arttırmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar yurt içi tekstil üreticileriyle yaptığımız her toplantıda karşılaştığımız en büyük eksiklik, iletişim ve bilgiydi. Tekstil üreticisi firmalar, Türkiye’de hangi teknoloji seviyesinde yerli makineler üretildiği konusuna tam anlamıyla bilgi sahibi değiller. Bu nedenle, yurt içi pazarda tekstil makinelerinin bilinirliğinin arttırılması için de daha çok iş birliğine ve iletişime ihtiyacımız var. Yurt içi tekstil sanayisine yönelik çalışmalarımızın yanı sıra bu çalışmaları destekler nitelikte olan yurt içi workshoplar da düzenleyeceğiz.

Bu çalışmalarda B2B görüşmelerinin yanı sıra tekstil ve tekstil makinesi üreticilerinin eksikleri ve ihtiyaçlarını da ele alacağız. Yurt dışında ise öncelikli olarak Özbekistan’da bir workshop planlıyoruz. Üyelerimizden oluşan bir heyetle Özbekistan Tekstil Bakanlığı bünyesinde ve destekleriyle tekstil firmalarını yerinde ziyaret etmek, incelemek istiyoruz. Özbekistan, özellikle son 3-4 yılda tekstil makinesi üreticilerimizin yükselen trend ülkelerinden birisi oldu. Benzer ziyaret ve temasları Hindistan, Mısır ve İran’da da gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bunlarla birlikte üyelerimize Eximbank, KOSGEB ve Ticaret Bakanlığı destekleri gibi hususlarda seminerler vererek, sektörümüzü ilgilendiren her türlü destekten üyemizi haberdar edeceğiz.