Skip to content

GÜNDEM

ARALIK 2016 SAYI: 103

Türkiye’nin Uzay OSB’si 2019’da Açılacak

Uzay ve havacılık sektörüne yönelik yerel ve uluslararası üreticileri bir araya getirmeyi, böylece bu alandaki yurt dışı bağımlılığını azaltmayı ve teknolojik ürün ihracatını artırmayı amaçlayan Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas OSB’nin altyapı çalışmalarına 2017’de başlanacak. Projenin ilk etabının ise 2019’da tamamlanması öngörülüyor.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçıları Derneği’nin (SASAD) işbirliğinde projelendirilen ve Ankara Kazan’da, TUSAŞ/TAI yerleşkesinin yanında ve Ankara-İstanbul otoyolunun kenarında, yaklaşık 723 hektarlık alanda kurulacak Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin (HAB) ilk adımları atılmaya devam ediliyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca 21 Ocak 2015 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazanan projenin ilk altyapı çalışmalarına 2017 ortasında başlanacak ve 2018’den itibaren de bölgede inşaat çalışmaları hızlanacak.

HAB Bölge Müdürü İbrahim Keskiner, özellikle Türk makine sanayisi ve Türkiye’nin Makinecileri’ni de yakından ilgilendiren proje kapsamında sanayi alanları, yeşil alanlar, teknoloji geliştirme merkezi ve eğitim, idari ve sosyal tesis alanlarının yer alacağını söylerken, projenin ilk etabının 2019 başlarında, ikinci etabının ise 2020 sonunda tamamlanacağının altını çiziyor.

Uzay ve havacılık sanayisinin mükemmeliyet merkezi olacak projenin, aynı zamanda yeni girişimler için bir inkübasyon merkezi görevini üstlenmesi ve nitelikli ara eleman ihtiyacını karşılayacak eğitim kurumlarına da ev sahipliği yapması bekleniyor.

TÜRK MAKİNE SANAYİSİNE ÇAĞ ATLATACAK

Bölgenin ihtisas bölgesi olması sebebiyle, sadece bu alanda faaliyet gösteren firmalara yani gerçek yatırımcılara yer verileceğini dile getiren İbrahim Keskiner, bölgede 15 bin kişilik yeni istihdam oluşturulacağını ve 5 milyar dolar seviyesinde ciro hedeflendiğini de vurguluyor. HAB içerisinde kurulacak teknopark ve müşterek Ar-Ge merkezleri ile yüksek teknoloji gerektiren makine üretiminde Türkiye’nin yeni ve daha ileri bir seviyeye ulaşacağını da dile getiren Keskiner, halen bölgede yer almak isteyen 150’nin üzerinde firma müracaatına rağmen, sadece 80 firmaya yer verildiğini; bunun nedeninin ise niceliği değil niteliği yüksek bir bölge oluşturmayı hedeflemeleri olduğunu belirtiyor.

Keskiner, uzay ve havacılık sektöründe kullanılan makinelerin dünyanın en gelişmiş makineleri olması sebebiyle kilo fiyatının diğer sektörlere göre daha yüksek olduğunu da ifade ediyor. Bu çerçevede, kişi başı milli gelirin ve ihracatın artırılması konusunda Türk makine üreticilerine de fırsatlar sağlayacaklarının altını çizen Keskiner, bölgenin, uzay ve havacılık alanında faaliyet gösteren yerli ve/veya yabancı firmaları bir araya toplayıp entegrasyon sağlamak ve üniversiteler, Ar- Ge merkezleri ve sektörde faaliyet gösteren kümeler arasında sinerji yaratmayı hedeflediğini de anımsatıyor.

Uzay ve havacılık sektörünün ileri teknoloji ve yüksek katma değer üretmesi, üretilen ürünlerin ihracatı arttırıcı ve ithalatı azaltıcı etkisinin olması nedeniyle Türkiye’nin cari açığının azaltılmasında da önemli bir rol üstleneceğini söyleyen Keskiner, “Bu alanda eleman yetiştirilmesi için eğitim kurumları kurulması da hedeflerimiz arasında yer alıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.