Skip to content

AR-GE MERKEZLERİ

ARALIK 2017 SAYI: 115

“Ülkemize Yeni Teknolojiler Kazandıracağız”

Klima-havalandırma sistemleri, klima santralleri, hijyenik klima cihazları, paket klima cihazları, havuz nem alma cihazları, fan coil üniteleri ile çatı ve kanal tipi aspiratörleri imalatı alanında faaliyet gösteren Üntes, 1968 yılında Ankara’da kuruldu. Firmalarının faaliyete başladığı tarihten itibaren yenilikçi ve yüksek teknolojili ürünleri Türk yatırımcısına sunmaya çalıştığını söyleyen Üntes Ar-Ge Merkezi Yöneticisi Bekir Cansevdi, 2010 yılından bu yana da yerli teknolojiye yatırım yaparak, pazardaki konumlarını güçlendirdiklerini ve bu sayede ön plana geçmeye başladıklarını ifade ediyor. Firmalarının aynı yıllarda TÜBİTAK destekli Ar-Ge projelerine de daha fazla önem vermeye başladığını aktaran Cansevdi, şöyle devam ediyor; “Uluslararası standartlara uygun, gelişmiş test-simülasyon ve Ar-Ge laboratuvarlarına önemli yatırımlar yaptık. 2015 yılından itibaren de bu yatırımlarımızı Ar-Ge insan kaynağı oluşturmaya yönelik genişlettik.”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite edilerek Türkiye’nin 400’üncü Ar-Ge merkezi olduklarını sözlerine ekleyen Cansevdi, “Ar-Ge merkezi olmak istememizin temel nedenlerinden biri de fikirsel bazda yaptığımız çalışmaları tarafsız ve bağımsız bir şekilde denetime açarak güçlü ve küresel pazarlarda rekabet edebilecek Üntes oluşumunu olabildiğince hızlı şekilde gerçekleştirebilmekti” diyor.

Cansevdi ile Ar-Ge merkezinin faaliyetleri ve gelecek projeleriyle ilgili detaylı bir söyleşi gerçekleştirdik.

Merkezin yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Üretime yönelik geliştirilen projeler var mı? Çalışmalarınız ağırlıklı olarak hangi alana yönelik?

Ar-Ge birimimizde yaklaşık 10 yıldır yeni ürün çalışmaları artan bir ivmeyle devam ediyordu. Ar-Ge merkezi ile birlikte, yenilikçi projelere önem vermeye başladık. Küresel pazarlarda rekabet edebilmek, güncel teknolojiyi takip edip içselleştirebilmek için bir dizi ardışık projeyi devreye sokmaya çalışıyoruz. Ar- Ge merkezimiz yeni ürün ile ürün ve süreç tasarımı olmak üzere iki ayrı yapıdan oluşuyor. Yeni ürün tasarımı birimimiz sürekli biçimde katma değeri yüksek ürünler tasarlayarak bu ürünleri küresel pazarlara sunma gayreti içinde. Ürün ve süreç tasarım birimimizde ise müşterilerimize daha ekonomik ve kaliteli ürün sunabilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Siparişe yönelik imalat gerçekleştirdiğimiz için yeni ürünlerin Ar-Ge’si çalışmaları konusunda şimdilik pazarın ihtiyacı olan ürünleri millileştirmek ana uğraşılarımızdan biri. Ancak bunu gerçekleştirirken en gelişmiş teknolojileri ve en verimli sistemleri tasarlama gayreti içerisindeyiz. Ar-Ge faaliyetlerimiz çerçevesinde son beş yılda teknolojik donanıma önemli yatırımlar yaptık. Bundan sonraki süreçteyse bu yatırımlara devam etmekle birlikte insan kaynaklarına yönelik yatırımlarımızı artırmayı planlıyoruz.

Merkezinizin ilgili devlet kurumlarıyla koordinasyonu hangi düzeydedir? Devlet kurumlarının Ar-Ge uygulamalarına yönelik destekleriyle ilgili düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

10 yılı aşkın bir süredir TÜBİTAK destekli projeler yapıyoruz. Hâlihazırda her yıl yeni bir TÜBİTAK projesi gerçekleştirebilecek altyapıya sahibiz. Ayrıca Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığı’nın yanı sıra Ankara Kalkınma Ajansı’nın desteklerini ve proje davetlerini yakından takip ediyoruz. Pek çok üniversiteyle yakın ilişkiler sürdürüyor, onlara muhtelif destekler veriyor ve ayrıca bazı ortak projeler gerçekleştiriyoruz. Son yıllarda Ar-Ge’ye yönelik devlet desteklerinin önemli oranda arttığını görüyor ve bu yaklaşımı takdirle karşılıyoruz. Söz konusu teşvikler Ar-Ge yatırımlarını artırdığı gibi Ar-Ge seviyesi çıtasını da sürekli olarak yükseltiyor. Bu durum ülkemiz açısından önemli bir gelişme. Ancak dünya pazarlarında rekabet edebilmek için mevcut desteklerin daha da artırılarak sürdürülmesi gerekiyor.

Hizmet alanınız içinde patent ya da faydalı model başvuru sayılarında artış gözlenmesini bekliyor musunuz?

Önümüzdeki süreçten itibaren patent ve faydalı model çalışmalarına hız vereceğiz. İlk beş yıl içindeki hedefimiz yılda bir veya iki patent başvurusu yapabilmek. Patent başvurularımızın küresel pazarlardaki büyümemize bağlı olarak hızlanacağını umuyoruz.

Ar-Ge merkezi yatırımları ve çalışmalar için ne kadar bütçe ayırdınız? Gelecek dönem içinde merkeze yönelik yatırımlarınız sürecek mi?

Üntes olarak Ar-Ge merkezi unvanı almadan önce yaklaşık olarak ciromuzun yüzde 2’sini Ar-Ge çalışmalarına aktarıyor ve bunu her yıl yüzde 20-30 oranında artırıyorduk. Ar-Ge merkezi olduktan sonraki dönemde bu payın yüzde 3’e ulaşmasını bekliyoruz. Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında, insan kaynakları ile yeni teknolojik donanımlara ait yatırımlarımız ve yabancı kuruluşlarla ortak proje faaliyetlerimiz ilerleyen süreçte de artarak devam edecek. Edindiğimiz Ar-Ge merkezi statüsü ile çalışmalarımızı daha disiplinli bir şekilde sürdürerek ülkemize yeni teknolojiler kazandıracağız.

Üretimin katma değerini artırabilmek, pazara sunulan ürünlere değer katmak açısından Ar-Ge’nin önemi nedir? Türkiye’de firmaların daha fazla Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için hangi adımlar atılmalıdır?

Küresel pazarlarda sürdürülebilirliği sağlamanın yolu, yenilikçi ve güncel teknolojiye hızlı yanıt verebilmekten geçiyor. Bunun için de teknolojiyi sadece takip etmekle yetinmeyip o teknolojiyi üretir hale gelmeniz gerekiyor. Ancak böylelikle katma değeri yüksek ürünler imal edebilirsiniz. Bu çerçevede devlet-üniversite- sanayi işbirliği ve desteği büyük bir öneme sahip. Geliştirilmesine önemle ihtiyaç olan bir diğer husus da üniversite-sanayi işbirliğidir. Bu alanda zayıf ve aksayan noktalar bulunuyor. Bunun düzeltilebilmesi için iki tarafın da kendini gözden geçirmesi, öz eleştiri yapması ve bazı özverilerde bulunması şart. Ayrıca halen devlet tarafından uygulanan üniversite-sanayi işbirliği argümanlarının dışında, üniversite cephesini zorlayıcı bazı yeni ve etkin argümanların da geliştirilmesi gerekiyor.