Skip to content

KAPAK

KASIM 2018 SAYI: 126

ÜRETİM, DEPOLAMA VE DAĞITIMIN OLMAZSA OLMAZ MAKİNELERİ

İnsanoğlunun en büyük devrimlerinden biri, hiç şüphesiz enerjinin makinelerde kullanımıdır. Bundan önce insanoğlu beden gücüyle bir şeyleri yapmaya gayret ediyor, özellikle ağır yükleri kaldırma konusunda da yine beden gücünü azaltacak basit makineler geliştiriyordu. Basit makinelerle daha az güç harcayarak işten kazanç sağlayan ve işini kolaylaştıran insanoğlu, basit makinelerle ancak ufak çaplı, kendi gücünün yetebileceği işleri yapabildi ve gücünün yetmeği, daha büyük ağırlıktaki eşyalar için daha karmaşık ve daha güçlü makineler geliştirmeye de devam etti. Günümüzde, yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri sektörü oldukça gelişmiş ve güçlü bir ekonomik hareketlilik yaratıyor. BM İstatistik Bölümü verilerinin 84. fasılı içeren sonuçlarına göre bu yılın Ocak-Haziran döneminde 29,5 milyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaşan sektör, geçtiğimiz yıla göre yüzde 15,6 oranında artış yakaladı. Bu dönemde küresel ihracat yüzde 16,8 gelişirken, küresel ithalat da yüzde 14,3 iyileşme gösterdi.

İNSAN GÜCÜNÜ AZALTIYOR ARTI DEĞER YARATIYOR

İnsanoğlunun ihtiyaçları doğrultusunda makineler geliştirerek kullanması ve bu makinelerle artı değer yaratması, modern insanlık tarihinde her zaman önemli atılımları da beraberinde getirdi. Kanallar açarak sulama sistemleri ya da inanç sistemlerine uygun yapılar inşa etmeden tutun da ürünlerin depolanması ve taşınması süreçlerinde karşılaşılan ilk ve en büyük sorun,

elbette ağır yüklerle nasıl başa çıkılacağıydı. Bu amaçla basit makaralar, bocurgatlar ve kaldıraçlar icat ederek sorunlarına adım adım çözümler geliştiren insanoğlu, nihayetinde yine insan gücüyle enerji elde eden ilk vinçleri tasarladı ve üretti. Bilinen ilk vinç sistemini Romalı mimar Vitruvius’un geliştirdiği düşünülürken, tepesinde bir makara bulunan ve halatlarla sabitlenen direkten oluşan bu sistemde makaradan geçen başka bir halat da insanların gücüyle çevrilen bir ayak değirmenine bağlıydı. Bu şekilde insan gücüyle çevrilen ayak değirmeniyle ağırlıklar kaldırılmaya çalışıyordu. Daha sonra 15’inci yüzyılda, İtalya’da palangalı vinç denilen daha kullanışlı ve işlevsel bir vinç yapıldı. Buhar gücüyle yani enerjiyle çalışan ilk vinç ise 19’uncu yüzyılda John Rennie isminde bir İskoç tarafından geliştirildi.

ÜRETİMİN HER ALANINDA İHTİYAÇ DUYULAN MAKİNELER

İlk Sanayi Devrimi ve önce buhar ardından da elektrik enerjisinin endüstriye aktarılmasıyla yüklerin kaldırılması, taşınması ve efektif depolanması için gerekli ekipmanlarda da önemli değişimler meydana geldi. ABD ve Avrupa’da 1930’lu yılların başlarında depolama ve dağıtımda sunduğu pratik çözümlerle yoğun şekilde kullanılmaya başlanan yük kaldırma, taşıma ve istifleme makinelerine yönelik talep günümüzde de artarak devam ediyor. Gelişen teknolojiyle birlikte her geçen gün daha çok alana hitap eden sektör, Türkiye ekonomisinin de vazgeçilmez parçalarından biri haline gelmiş durumda.

Yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri tarım, sanayi ve hizmet sektörleri dâhil olmak üzere tüm iktisadi alanlarda kullanılırken, sektör ürünleri, özellikle imalat sanayilerinde gerek üretim gerekse nihai ürünlerin son kullanıcıyla buluşturulması aşamalarında önemli yer tutuyor. Bu kapsamda, gerçekleştirdiği fonksiyon itibarıyla sahip olduğu önemin yanında, ileri teknolojiyle yüksek katma değer üreten makine, elektrik-elektronik gibi ana mühendislik dalları tarafından imal edilen ara malı ve nihai ürünleri de bünyesinde toplaması, sektörün genel imalat ve içindeki yerini vazgeçilmez kılıyor.

Sektörün ihtiva ettiği ürünlere bakıldığında, maden sahalarından limanlara ve enerji santrallerine ham madde taşıyan çeşitli kapasite ve büyüklükteki konveyörlerden fabrikalarda bir malzemenin bir noktadan üretim hattına nakledilmesinde kullanılan gezer köprü vinçlerine, bir gıda fabrikasında nihai ürünleri konteynere yükleyen forkliftlerden günlük yaşantımızda çokça kullandığımız insan taşımaya yönelik asansörlere ve yürüyen merdivenlere kadar bir çok makine ve ekipman görülebilir. Esas itibarıyla, üretim ve sonrasındaki işletme içi kısa mesafe taşıma, depolama, istifleme işlerini yapmak amacıyla yatırım malı niteliğinde makine ve ekipmanlar üreten sektör, hemen hemen tüm sanayi dalları tarafından kullanılan ve yine karmaşık üretim süreçlerinde hidrolik sistemlerden elektrik motorlarına kadar birçok sanayi dalının ürünlerini içeren bir yapıda olması nedeniyle, sadece ülkemizdeki gelişmelerden değil küresel ekonomik gelişmelerle arz-talep dengesinde yaşanan değişikliklerden de derin bir şekilde etkileniyor. Bu anlamda da sektör, genel otomotiv ve makine sanayisinin sahip olduğu ileri teknolojiyle birlikte elektronik ve kontrol sistemlerinin gerektirdiği üstün mühendislik kabiliyetleri ve malzeme bilimine de her geçen an daha hâkim olmak ve katma değerli ürünler geliştirerek rekabet yeteneğini ileriye taşımak için çalışmalarını sürdürüyor.

SEKTÖRÜN TİCARET HACMİ OCAK-HAZİRAN DÖNEMİNDE 30 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI

BM İstatistik Bölümü verilerinin 84. fasılı içeren sonuçlarına göre sektörün küresel ölçekte yarattığı ekonomik hacim, bu yılın Ocak-Haziran döneminde 29,5 milyar dolara ulaşırken, geçtiğimiz yıla göre yüzde 15,6 oranında artış yakalayan sektör, küresel ihracatta da yüzde 16,8’lik bir yükseliş sergiliyor. 2016 yılının aynı döneminde 12,9 milyar dolar olan sektörün küresel ihracatı 2017’nin aynı döneminde 13,5 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bu yıl ise 15,8 milyar dolara ulaştı.

Benzer şekilde, sektörün küresel ithalatında da yüzde 14,3’lük bir iyileşme yaşanıyor. 2016 yılının Ocak-Haziran döneminde 11,4 milyar dolar olan sektörün küresel ithalat hacmi, 2017’nin aynı döneminde 11,9 milyar dolara yükselirken, bu yıl ise 13,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yük kaldırma, taşıma ve istifleme makinelerinin ülkeler bazında küresel ihracatı incelendiğinde ise Almanya’nın liderliği göze çarpıyor. BM İstatistik Bölümü verilerine göre, bu yılın Ocak-Haziran döneminde 2,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Almanya, geçen yıla göre ihracatını yüzde 14,4 yükseltirken, Almanya’yı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,6’lık artış ve 2,3 milyar dolarlık ihracatıyla Çin izliyor. Sektörün küresel ihracat listesinde üçüncü sırada ise 1,7 milyar dolarlık ihracat rakamıyla ABD yer alıyor. ABD’nin bu dönemdeki ihracat artışı ise yüzde 6 olarak açıklanmış durumda.

Sektörün küresel ihracatında ilk 10 ülke içerisinde yer alan diğer ülkeler ise İtalya, Fransa, İngiltere, Japonya, Hollanda, İsveç ve Kanada olarak sıralanırken, ilk 10 ülke listesinde yer alan tüm ülkelerin 2017’nin aynı dönemine göre ihracatlarını yüzde 4 ila yüzde 27 aralığında yükseltmiş olması ise dikkat çekici bir veri olarak öne çıkıyor. Benzer şekilde, Türkiye de 2017’nin aynı dönemine göre sektör ihracatını yüzde 22 yükseltirken, Türk yük kaldırma, taşıma ve istif makinelerinin 2018 yılı Ocak-Haziran dönemindeki ihracatı ise 62 milyon dolar olarak ölçülüyor. Bu rakamla Türkiye, halen dünya sıralamasında 25’inci sırada yer alıyor.

KÜRESEL ÖLÇEKTE EN GÜÇLÜ ALICI ABD

Yük kaldırma, taşıma ve istifleme makinelerinin ülkeler bazında küresel ithalatında ilk 10 ülke verileri incelendiğinde ise ABD’nin lider olduğu görülüyor. BM İstatistik Bölümü verilerine göre, bu yılın Ocak-Eylül döneminde 2,4 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiren ABD, geçen yıla göre ithalatını yüzde 21,7 yükseltirken, ABD’yi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,7’lik artış ve 1 milyar dolarlık ithalatıyla Fransa izliyor. Sektörün küresel ithalat listesinde üçüncü sırada ise 892 milyon dolarlık ithalat rakamıyla Almanya yer alıyor. Almanya’nın bu dönemdeki ithalatı ise yüzde 15’e kadar yükselmiş durumda. Sektörün küresel ithalatını içeren ilk 10 ülke içerisinde yer alan diğer ülkeler ise Kanada, Hollanda, İngiltere, Belçika, İtalya, Avustralya ve Meksika olarak sıralanırken, tıpkı küresel ihracattı içeren ilk 10 ülke listesinde olduğu gibi burada da tüm ülkelerin 2017’nin aynı dönemine göre ithalatlarını yüzde 9 ila yüzde 34 aralığında yükseltmiş olması dikkat çekiyor. Benzer şekilde, Türkiye de 2017’nin aynı dönemine göre sektör ithalatını yüzde 6,6 yükseltirken, yük kaldırma, taşıma ve istifleme makinelerde Türk alıcıların 2018 yılı Ocak-Eylül dönemindeki ithalatı 198 milyon dolar olarak ölçülüyor. Bu rakamla Türkiye, halen dünya sıralamasında 15’inci sırada yer alıyor.

OCAK-EYLÜL DÖNEMİNDE İHRACAT YÜZDE 12,2 YÜKSELDİ

Türkiye özelinde detaylı ihracat ve ithalat rakamları incelendiğinde ise en çok Avusturya’ya ihracat yaparken, en yüksek ithalatı ise Almanya’dan gerçekleştirdiğimizi söyleyebiliriz.

Türkiye’nin sektör ihracatı ülkelere göre incelendiğinde, TÜİK’in açıkladığı ve 84. fasılı içeren verilere göre, Türkiye, bu yılın Ocak-Eylül döneminde yüzde 12 artışla 87,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz ilk 10 ülke listesinin birinci sırasında yüzde 12,2 artışla 9,3 milyon dolarlık ürün ihraç ettiğimiz Avusturya yer alıyor. Bu ülkeyi, yüzde 52,3’lük artış ve 8,6 milyon dolarlık ihracatla Hollanda’nın izlerken, listenin üçüncü sırasında yer alan Azerbaycan’a gerçekleşen ihracat artışı ise 71,1 olarak gerçekleşmiş durumda. Bu artışla birlikte sektörün en güçlü pazarlarından biri haline gelen Azerbaycan’a gerçekleşen ihracatın değeri de 4 milyon dolar olarak açıklanıyor.

Türkiye’nin sektör ihracatında ilk 10 ülke içerisinde yer alan diğer ülkeler Fransa, Almanya, İran, Cezayir, İtalya, Belçika ve Rusya olarak sıralanırken, Cezayir’e gerçekleşen ihracatın yüzde 95,6 ve İtalya’ya gerçekleşen ihracatın yüzde 40’lık artış, İran’a gerçekleşen ihracatın ise yüzde 24,6 kayıp yaşaması dikkat çekiyor.

Yine TÜİK’in açıkladığı ve 84. fasılı içeren verilere göre, bu yılın Ocak-Eylül döneminde Türk yük kaldırma, taşıma ve istifleme imalatçıları, en çok 843141 GTİP numaralı “Kovalı, kepçeli, kürekli, kıskaçlı makinelerin aksam ve parçaları” ürün grubunda ihracat gerçekleştirmiş durumda. Bu ürün grubunda, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 20,6’lık bir değer artışı yaşanırken, sektör ihracatı da 36,4 milyon dolar oldu. Listenin ikinci sırasında yer alan 843110 GTİP numaralı “Palanga, bocurgat, ırgat, kriko, vinç aksam ve parçaları” ürün grubunda değer olarak oldukça düşük, yüzde 0,4’lük kayıp yaşanırken, sektör ihracatı 21,1 milyon dolar oldu. Üçüncü sıradaki 848420 GTİP numaralı “Mekanik salmastralar” ürün grubunda ise geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 56’lık artış yaşandı ve 9,4 milyon dolarlık ihracat değerine ulaşıldı.

İHRACATIN ÜÇ KATI İTHALAT YAPIYORUZ

TÜİK’in açıkladığı ve 84. fasılı içeren verilere göre, bu yılın Ocak-Eylül döneminde Türkiye’nin sektör ithalatında ilk sırada yer alan Almanya’dan yüzde 2,2 düşüşle 82,8 milyon dolar değerinde ithalat yapılması dikkat çekiyor. Bu tutarın neredeyse Türkiye’nin sektör ihracatıyla eşit olmasının, üzerinde önemle durulması gereken bir başlık olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Diğer yandan Türkiye, TÜİK verilerine göre oransal olarak yüzde 6,3 kayıp yaşasa da, bu yılın Ocak-Eylül döneminde ihracatının üç katını aşan bir değerde, toplam 276,6 milyon dolarlık ithalat yapmış durumda.

Türkiye’nin yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri ithalatında ilk sırada yer alan Almanya’yı, yüzde 4,4’lük artış ve 60 milyon dolarlık ithalatla Çin izlerken, listenin üçüncü sırasında yer alan İtalya’dan gerçekleşen ithalatın yüzde 17 azalışla 31,6 milyon dolara gerilemesi de dikkat çekici bir veri olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin sektör ithalatında ilk 10 ülke içerisinde yer alan diğer ülkeler Fransa, İngiltere, Güney Kore, Japonya, İsveç, Hollanda ve Polonya olarak sıralanırken, İngiltere’den gerçekleşen ithalatın yüzde 37, İtalya’dan gerçekleşen ithalatın ise yüzde 31 düşüşü ile Polonya’dan gerçekleşen ithalatın yüzde 248 yükselmesi, toplam sektör ithalatı açısından önemli gelişmeler olarak öne çıkıyor.

Ürün bazında ithalat rakamlarını detaylı incelediğimizde ise, TÜİK’in açıkladığı ve 84. fasılı içeren verilere göre, bu yılın Ocak-Eylül döneminde en çok 842710 GTİP numaralı “Elektrik motorlu, kendinden hareketli forklift ve diğer yük arabaları” ürün grubunda ithalat gerçekleştirildiğini görüyoruz. Bu ürün grubunda, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 4’lük artışla 104 milyon dolar değerinde ürün ithal edilirken, listenin ikinci sırasında yer alan 842720 GTİP numaralı “Kendinden hareketli diğer foklift-yük arabaları” ürün grubunda ise yüzde 5’lik kayıpla 101,3 milyon dolar değerinde ürün ithal edilmiş. Üçüncü sıradaki 848420 GTİP numaralı “Mekanik salmastralar” ürün grubunda da geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 6,3’lük düşüşle 23,7 milyon dolarlık ihracat değerine ulaşıldığı söylenebilir.

AVRUPA’NIN ALTINCI BÜYÜK SEKTÖRÜ

Bununla birlikte, sektörün çatı kuruluşu İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği’nin (İSDER) yayımladığı verilere göre, Türkiye halen Avrupa’nın en büyük altıncı yük kaldırma, taşıma ve istif makineleri sektörü olmayı sürdürüyor. Toplam 130 ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörde 200 imalatçı firma ve 100 yan sanayi firması faaliyet gösterirken, Türkiye iç talebinin yüzde 60’lık bölümü de sektörde imalat yapan firmalar tarafından karşılanıyor. 2020 yılında Avrupa’nın en büyük üçüncü pazarı olmayı hedefleyen sektör, son 45 yılda 130 binden fazla forklift satışı gerçekleştirmiş durumda.