Skip to content

BAŞKANDAN

EKİM 2017 SAYI: 113

Zoru Başarmamız Gerekiyor

Sanayileşmiş ülke olmanın yolu; orta yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde üretim ve ürün teknolojisine sahip olmaktan geçiyor. Makine, motor ve endüstriyel makine olmak üzere orta yüksek ile yüksek teknolojili sanayi üretiminin katma değerinin, ortalama sanayi katma değeri içindeki payı yüzde 50’den yüksek olmalı. Sadece demirle yüksek katma değere ulaşmamız mümkün değil. Yazılım ve elektronik sektörünün de gelişmesi ve bizim de bu sektörlerle entegre çalışmamız gerekiyor. Üretim sistemlerinde dijital-bilgi işlem tabanlı tam otomasyon, sürdürülebilirliği destekleyen üretim-ürün teknolojileri, bilişim, yazılım ve iletişim teknolojileri üretim süreçlerini hızla değiştiriyor. Bu noktada Türkiye ekonomisinin en büyük sıkıntısı orta düşük ile düşük teknolojili sanayi üretimidir. Sektör olarak hedefimiz, iş yapma kültürümüzü değiştirip teknolojiye yönelerek gelişmiş ülkelerle aramızdaki makası kapatmak ve refah seviyesi yüksek bir ülke haline gelmek. Bunu başarmak içinse kat etmemiz gereken zorlu bir yol var. Türkiye sanayisi yüzde 70 oranında orta düşük ve düşük teknolojiye dayanıyor. 300 yıl önce dünya ekonomisinden hangi payı alıyorsak bugün de aynı payı alıyoruz. Bu da yüzde 0,97 gibi bir orana karşılık geliyor. Yani ne Afrika ülkeleri gibi fakir ve sanayi üretimden uzağız, ne de gelişmiş ülkeler gibi refah seviyesi yüksek ve teknoloji üreten bir ülkeyiz. Dünya ekonomisi büyürse biz de büyüyoruz, dünya ekonomisi sıkıntı çekerse biz de bulunduğumuz yerde sayıyoruz; dünya ekonomisi küçülürse biz de küçülüyoruz. Aslında bu ülkede yaşayan herkesin arzuladığı şey; gelişmiş ülkelerle aramızdaki makası kapatmak ve refah seviyesi yüksek, daha özgür, daha güzel, daha yaşanılır bir ülke haline gelmek. Bunu da hak ediyoruz. Fakat bunun için geldiğimiz noktadan sonraki değişim bir hayli zor. GSYİH’si 10-11 bin dolara kadar gelen ülkeler var ama bu eşiği geçemiyorlar. Buna, orta gelir tuzağı da deniliyor. Orta gelir tuzağını son 70 yılda geçebilmiş dünyadaki iki ülke ise Güney Kore ve Tayvan. Bu ülkeler çok geniş, çok detaylı ve yıllara yayılan derin bir stratejiyle zoru başardı. Söz konusu ülkeler; makine, elektronik ve yazılım sektörünü kendilerine lokomotif edinerek bugünkü bulundukları konumlarına ulaştı. Bu üç sektörün kombinasyonundan hareketle de teknoloji ve bilim alanında hızla ilerlediler. Bu çerçeveden bakıldığında, sektörümüzün Türkiye adına yegane ve tek şans olduğunu düşünüyoruz. Teknoloji ve gelişime hazırlıklıyız. Makine sektörü olarak elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz ve bundan sonra da çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.