Firmalarının özellikle çimento sektörüne anahtar teslim tesisler imal ettiğini söyleyen Dal Teknik Makina Ar- Ge Merkezi Yöneticisi Cemal Aslan, “Devletin Ar-Ge merkezlerine yönelik avantajları sıklıkla dile getirmesiyle birlikte firmamız da 2016 yılı itibarıyla bünyesinde gerçekleştirdiği Ar-Ge faaliyetlerini Ar-Ge merkezi çatısı altında toplama kararı aldı. Bu kapsamda şirket içerisinde gerekli organizasyonları tamamladık ve başvurumuzun neticesinde aynı yıl içinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge Merkezi olarak akredite edildik” diyor.

Çimento üretim sektörünün ilk imalatından günümüze kadar geçen 160 yılda sürekli araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüterek teknolojik düzeyini yükselttiğini kaydeden Aslan, “Çimento sektörü günümüzün ileri teknolojisini kullanıyor olmasına rağmen hala çok ciddi oranda enerji tüketiyor. Bu sebeple tesisin herhangi bir ekipmanındaki elektrik tasarrufu veya verimlilik iyileştirmesiyle büyük oranda tasarruf sağlanabiliyor” diyor. Sektördeki Ar-Ge faaliyetlerinin çoğunlukla yurt dışındaki merkezlerce yürütüldüğü bilgisini de veren Aslan, Dal Teknik Makina Ar-Ge Merkezi olarak daha verimli, ekonomik ve tasarruflu makine ve ekipman üretimiyle uluslararası pazarda rekabet edebilmek için kendi marka, tasarım ve parametrelerini belirlediklerinin altını çiziyor.

Ar-Ge merkezinizin yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Üretime yönelik geliştirilen projeler var mı?

Ar-Ge merkezimiz 650 metrekare merkez ofis ve 1000 metrekare prototip alanında faaliyet gösteriyor. Bünyemizde 19 araştırmacı, beş tekniker ve iki destek personel olmak üzere şimdilik 26 personelimiz mevcut. Enerji üretimi, verimliliği ve dönüşümü; özellikle çimento sektöründe pyro proses alanlarında makine ve teçhizat modellenmesi simülasyonu ve tasarımının yanı sıra bir çok sektörde çeşitli proses tasarımlarıyla uluslararası alanda adından söz ettiren sayılı firmalar arasındayız. Klinker soğutucu, klinker kırıcı, çift şaftlı kırıcı, tozsuzlaştırma filtreleri yerli olarak imal ettiğimiz ürünlerimizden bazıları. Bunlarla birlikte son dönemde katma değeri yüksek otomasyon sistemleri başta olmak üzere kalsinatör ve siklon üretimiyle de ekonomimize destek sağlıyoruz.

Ar-Ge merkezinizin ilgili devlet kurumlarıyla koordinasyonu hangi düzeyde?

Ar-Ge merkezimiz kurulmadan önce de ve faaliyete başladıktan sonra da üniversiteler, meslek odaları ve çeşitli üniversitelerden akademisyenlerle işbirliği içinde projelerimiz çerçevesinde bilgi paylaşımı, birlikte fikir geliştirme, yenilik-iyileştirme konu başlıkları altında çeşitli çalışmalarımızı gerçekleştiriyorduk. Ayrıca TÜBİTAK ile de birçok proje yürütüyoruz. Bunun yanında AB Horizon 2020 Çerçeve Programı’na katılmak için çalışmalarımız sürüyor. Projeli desteklerin yanı sıra pazarlama, tanıtım, patent gibi harcamalara yönelik de ilgili bakanlıklar ve KOSGEB’ten destek alıyoruz.

Hizmet alanınız içinde patent ya da faydalı model başvuru sayılarında artış gözlenmesini bekliyor musunuz?

Gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge faaliyetleri kapsamında bir patent başvurumuz mevcut. Halihazırda başvuru aşamasında tamamı uluslararası düzeyde altı adet daha patent çalışmamız bulunuyor. Ayrıca birçok kalite belgesine ve tescilli markaya da sahibiz. Firma olarak tasarımlarımızın odak noktasını enerji ve çevre olarak belirledik. Bütün faaliyetlerimizde prosesleri, daha az enerji ve daha az atık anlayışıyla tasarlıyoruz.

Ar-Ge merkezinizin kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri nelerdir?

Kısa vadede yerli kalsinatör ve siklon tasarımımızı daha da verimli hale getirmek istiyoruz. Özellikle çimento sektöründe devrim yaratacak yeni pişirme teknolojisi tasarımı konusunda da çalışmalarımız yoğun olarak devam ediyor. Diğer yandan ülkemizin ciddi oranda rezerve sahip olduğu linyit kömürüyle “Kömür ve Biyogaz Gazlaştırma Projesi” kapsamındaki faaliyetlerimizi de sürdürüyoruz. Mevcut sistemlerde daha verimli kullanılabilecek döner fırın dizaynı, birçok sektörde yenilikçi bir sistem olan atık ısı geri dönüşümü ve otomasyon sistemleri için expert system tasarımıyla yenilikçi ve Türkiye’de daha önce hiç geliştirilmemiş, özgün ve yerli teknolojileri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Özellikle pişirme teknolojisi tasarımımızın, dünya genelinde henüz örneği bulunmayan bir teknoloji olması nedeniyle üretim sektöründe büyük bir değişime yol açacağına inanıyoruz. Tüm projelerimizde çevreye duyarlı ve enerji verimliliği yüksek çıktılara ulaşmak temel hedefimiz. Uzun vadede, üretim proseslerinin iç içe geçmesi için geniş kapsamda Ar-Ge çalışmalarının yapılması gerekiyor. Hedefimiz sıfır atık ve neredeyse dışarıdan enerjiye ihtiyaç duymayan bir üretim kompleksi oluşturmak.

Ar-Ge merkezi yatırımları ve çalışmalar için ne kadar bütçe ayırdınız? Gelecek dönemde merkeze yönelik yatırımlarınız sürecek mi?

Firmamızın Ar-Ge bütçesi, ciromuzun yüzde 1,5’i düzeyinde. Gelecek dönemde Ar-Ge yatırımlarımız için de yüzde 3 oranında bir kaynak ayrılması öngörülüyor. Ar-Ge uygulama merkezi kurma amacıyla çeşitli kurum ve kuruluşlarla görüşmelerimiz devam ediyor. Her türlü imkana sahip şekilde hayata geçirmeyi arzu ettiğimiz bu uygulama merkezinde büyük çaplı ve ortak kullanılabilecek test laboratuvarı da yer alacak.

Üretimin katma değerini artırabilmek, pazara sunulan ürünlere değer katmak açısından Ar-Ge’nin önemi nedir? Türkiye’de firmaların daha fazla Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için hangi adımlar atılmalıdır?

Firmamız uluslararası pazarda söz sahibi olduğu için, Ar-Ge’yi bu çerçevede yorumlamak daha faydalı olacaktır. Yıllardır neredeyse her alanda tüketici durumunda olan Türkiye, son yıllarda büyüme için üretimin olmazsa olmaz olduğunun farkına vardı. Fakat teknoloji öyle bir hızla ilerliyor ki, gelişmiş ülkelerdeki firmaların tasarladıkları modelleri üretmek, uluslararası pazarda rekabet etmek için yeterli olmuyor. İmal ettiğiniz ürünün katma değeri ne kadar yüksek olursa olsun, yurt dışından aldığınız tasarımın imalatını yapmak ülkeye yeterince katma değer sağlamıyor. İşte tam da burada Ar-Ge faaliyetlerinin önemi ortaya çıkıyor. Her ne kadar dünyanın çok gerisinde olsak da teknolojinin nimetlerinden faydalanarak söz konusu bu açığı kapatabiliriz. Firma olarak geliştirdiğimiz ürünlerle Avrupa ve Çinli firmalarla rekabet edebilecek düzeydeyiz. Büyümek için ülkenin de büyümesi gerekiyor. Ülkenin büyümesi için de firmalarımızın uluslararası pazarda rekabetçi olması önemli bir şart. Dolayısıyla Ar-Ge faaliyetleri çerçevesinde katma değeri yüksek üretim gerçekleştirmek artık hiç olmadığı kadar büyük bir önem taşıyor.