Soğuk Savaş sonrası serbest piyasa ekonomisine en kolay entegre olan Doğu Bloku ülkelerinden Slovenya, dağılan Yugoslavya’dan şu ana kadar AB’ye üye olabilen iki ülkeden biri ve ilkidir. Yugoslavya’nın altı kurucu cumhuriyetinden biri olan Slovenya, 1991 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra, Batı Avrupa ile kurduğu tarihi bağlar ve henüz Yugoslavya’nın bir parçasıyken bile yatırım zengini olmasıyla Batı dünyasına entegrasyonunda zorluk yaşamadı. Bağımsızlığını izleyen ilk 10 yılda demokratikleşme yolunda büyük ilerleme kaydeden ülke 2004’te AB ve NATO’ya aynı yıl içerisinde kabul edildi ve 2007’de ise Euro Bölgesi’ne dâhil oldu. Trakya Bölgesi’nden daha küçük olan yüzölçümüne rağmen, Avrupa’nın önemli transit güzergâhlarından bazılarını kontrol eden Slovenya, halen 22 bin 500 dolarlık kişi başı GSYİH’si ile Avrupa’nın zengin ekonomilerinden birine de sahip.

YATIRIM ORTAMINDA İLK 30 İÇİNDE

Yüksek eğitim seviyesi, gelişmiş altyapısı, istihdam gücü ve diğer eski Doğu Bloku ülkelerine kıyasla Batı’ya daha fazla dönük ekonomik yapısı nedeniyle Slovenya, bağımsızlık sonrası sosyalist yapıdan liberal yapıya geçişte büyük zorluklarla karşılaşmadı. İki milyonluk nüfusu nedeniyle göreceli olarak mütevazı bir ekonomik büyüklüğe sahip olan Slovenya GSYİH’si, Dünya Bankası’nın 2016 yılı tahminlerine göre 45 milyar dolar olarak ölçülüyor.

Dünya Bankası’nın hazırladığı ve 189 ülkedeki yatırım ortamının elverişliliğini ölçen “Doing Business 2016” raporunda 29’uncu sırada yer alan Slovenya, 2009 yılında küresel krizden büyük ölçüde etkilenmiş ve ülke ekonomisi yüzde 8 oranında küçülmüştü. AB ile geniş çaplı bir bankacılık krizinin eşiğine gelen ülke finansal yapılanma hamleleriyle toparlanma eğilimine girmesinin ardından 2010 yılında yüzde 1,4, 2011 yılında ise yüzde 1,1 büyüdükten sonra bu çizgisini bozmadı ve yine Dünya Bankası’nın 2016 yılı tahminlerine göre geçtiğimiz yılı yüzde 2’nin üzerinde bir büyüme tablosuyla kapattı. Bununla birlikte işsizlik, son yıllarda Slovenya ekonomisinin en kırılgan noktalarından biri olarak dikkat çekiyor. Halen yüzde 12 seviyelerinde gerçekleşen işsizlik rakamlarına rağmen AB ekonomistleri, Slovenya’nın istihdam sorunlarının ekonomiye beklenenden daha az etki oluşturduğu konusunda hemfikir ve Slovenya’nın istihdam skorlarını başarılı olarak değerlendiriyor. Slovenya’nın elde ettiği gelirin dağılımında ilk sırada yüzde 67,3 ile hizmetler sektörü yer alırken, sanayi yüzde 29,8 ile ikinci, tarımın ise yüzde 2,8 ile üçüncü sırada bulunduğu görülüyor.

YÜKSEK TEKNOLOJİYE YATIRIM

Slovenya’nın dış ticaret verileri incelendiğinde ise Birleşmiş Milletler (BM) İstatistik Bölümü verilerine göre 2015’te 26,6 milyar dolarlık ihracat ve 25,9 milyar dolarlık ithalat yapıldığı görülüyor. Slovenya’nın başlıca ihracat kalemleri otomotiv, elektrikli cihazlar, makine, eczacılık ürünleri, mineral yakıtlar, mobilya, buzdolabı, lastik ve kâğıt iken, ithalatta ise petrol, çelik ve çelik ürünleri, makine, otomobil ve parçaları, eczacılık ürünleri ve gıda ürünleri ilk sıralarda yer alıyor. Ülkenin başlıca dış ticaret ortakları Almanya, İtalya ve Avusturya ilk üç sırayı paylaşıyor.

İstikrarlı bir ekonomiye sahip olan ülkenin en önemli özelliği iyi yetişmiş ve verimli bir iş gücü yapısına sahip olması. 2016 itibarıyla iş ortamını iyileştiren düzenlemeler ve dış talepteki büyümeye bağlı olarak ekonominin hızlanması beklenirken, 2016-2018 yılları arasında beklenen büyüme oranı ise yüzde 2,2 olarak açıklanıyor. Ancak Sloven ekonomisinin Euro Bölgesi’ndeki gelişmelere açık ve kırılgan yapısını sürdürüyor olması, orta uzun vadeli beklentilerin revizyona açık olmasını da kolaylaştırıyor. Ücret seviyesini verimlilik artışlarıyla eş düzeyde tutmaya dayalı bir makroekonomik yaklaşım sergileyen Slovenya’da bu durum, ülke ekonomisinin gelişimindeki anahtar faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu anlamda Sloven firmalar orta ve yüksek düzeyde teknoloji gerektiren sanayi dallarına yönelirken, 2008 krizinde otomotiv firmalarının ülkede üretimi durdurmuş olması imalat sanayisinin GSYİH içindeki payının azalmasındaki temel sebep olarak gösteriliyor.

Güçlü ve çeşitlendirilmiş bir imalat sanayisine sahip olan Slovenya’da ağırlıklı olarak otomotiv, elektrik elektronik, makine, ilaçkimya, metal işleme, mobilya ile kâğıt ve kâğıt ürünleri sektörleri öne çıkarken, Sloven ekonomisinin yüzde 3’üne yakın bir bölümünü üstlenen tarım sektörü ise yüksek verimliliğine rağmen modernleştirme çalışmalarına açık pozisyonunu koruyor.

SLOVENYA’NIN MAKİNE İTHALATI

Slovenya’nın 2015 yılı makine ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 13 azalarak 2,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde Slovenya’nın başlıca makine tedarikçileri Almanya, İtalya ve Çin olurken, Türkiye, Slovenya’nın makine ithalatı gerçekleştirdiği ülkeler içerisinde 18’inci sırada yer aldı. BM İstatistik Bölümü verilerine göre Slovenya, 2015 yılında Türkiye’den 31,3 milyon dolar değerinde makine ithal etti. TÜİK verilerine göre ise 2015’te 23,1 milyon dolar olan bu ihracat, 2016’da yüzde 17,1 artış gösterdi ve 27,1 milyon dolara yükseldi. Ülkeler açısından Slovenya’nın makine ithalatı incelendiğinde ise 2015’te Romanya hariç ilk 10 ülkenin tamamında ciddi kayıplar yaşandığı görülüyor. 2015 yılında, bir önceki yıla göre Fransa’dan gerçekleşen makine ithalatı yüzde 34 değer kaybederken, İtalya’dan gerçekleşen makine ithalatı yüzde 23, Avusturya’dan gerçekleşen makine ithalatı yüzde 21 ve Japonya’dan gerçekleşen makine ithalatı yüzde 18, Almanya’dan gerçekleşen makine ithalatı ise yüzde 9 gerilemiş durumda. Bununla birlikte, kayıplara rağmen Almanya, Slovenya’nın makine ithalatındaki açık ara liderliğini sürdürüyor. Bu çerçevede Slovenya, 84’üncü fasılda 2015 yılı verilerine göre en fazla 8471 GTİP kodlu “Otomatik bilgi işlem makineleri, üniteleri” ürün grubunda ithalat yaptı. 2015 yılında söz konusu ürün grubunda 223,5 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken, bu rakam 2014 yılında 245,6 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. Listenin ikinci sırasında ise 8414 GTİP kodlu “Hava-vakum pompası, hava-gaz kompresörü, vantilatör, aspiratör” ürün grubu bulunuyor. Slovenya, 2015 yılında söz konusu kalemde 203,9 milyon dolar değerinde makine ithal ederken, bu ürün grubunda 2014 yılında 224,9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilmişti. Slovenya’nın 2015’te 84’üncü fasılda en fazla ithalat gerçekleştirdiği üçüncü kalem 8407 GTİP kodlu “Alternatif-rotatif kıvılcım ateşlemeli, içten yanmalı motorlar” ürün grubu oldu. Söz konusu ürün grubunda 155,6 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken bu rakam 2014’te 153,2 milyon dolar seviyesindeydi. Bu ürün grubu, aynı zamanda, Slovenya’nın makine ithalatındaki ilk 10 ürün grubu içerisinde artış gerçekleşen tek ürün grubu olması açısından da dikkat çekiyor.

2015 yılına ait Slovenya’nın makine ithalatında ilk 10 ürün grubunun kalan bölümünde ise yüzde 18’lere varan kayıplar söz konusu. Bu çerçevede en güçlü düşüşler, yüzde 18 ile 8431 GTİP kodlu “Ağır iş makine ve cihazları” ürün grubu ve yüzde 17,4’lük kayıpla 8483 GTİP kodlu “Transmisyon milleri, kranklar, yatak kovanları, dişliler, çarklar” ürün grubunda gerçekleşti. Son olarak, 2015 yılında Slovenya’nın makine ithalatında toplamda yüzde 13 olarak ölçülen kayıplar olsa da toplam ithalat içerisindeki makine sektörü payının 2014’teki yüzde 9,7 seviyesinden 0,1 baz puanlık artışla 2015’te yüzde 9,8’e yükseldiğini anımsatalım.

TÜRKİYE İÇİN YÜKSELEN PAZAR

BM İstatistik Bölümü verilerine göre Türkiye, Slovenya’nın makine ithalatında 2015 yılında 18’inci sırada yer aldığı görülmüştü. Slovenya’nın resmi istatistiksel rakamları henüz yayımlanmamış olsa da güncel TÜİK verileri incelendiğinde, Türkiyeli makine üreticilerinin 2016 yılında yüzde 17,1’lik artış yakaladığı ve Slovenya’ya 27,1 milyon dolar değerinde makine ihraç ettiği gözlemleniyor.

Türkiye’nin 84’üncü fasılda Slovenya’ya gerçekleştirdiği makine ihracatı içinde ilk sırada 8450 GTİP kodlu “Çamaşır yıkama makineleri” ürün grubu yer alırken, söz konusu kalemde Slovenya’ya 2016’da yüzde 38’lik artışla 5,8 milyon dolar değerinde makine ihraç edildi. Bu rakam, 2015 yılında 4,2 milyon dolar olarak ölçülmüştü. Listenin ikinci sırasında bulunan 8480 GTİP kodlu “Metal dökümü için kasalar, plakalar, kalıp modelleri” ürün grubunda ise yüzde 126,4’lük artışla 5,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Üçüncü sıradaki 8418 GTİP kodlu “Buzdolapları, dondurucular, soğutucular, ısı pompaları” ürün grubunda da yüzde 14 artışla 5,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini söylemeliyiz.

Türkiye’nin Slovenya’ya makine ihracatındaki en güçlü artış ise yüzde 435,7’lik oranla 8415 GTİP kodlu “Klima cihazları” ürün grubunda oldu. 8477 GTİP kodlu “kauçuk ve plastik işleme makineleri” ürün grubunda da yüzde 169’a ulaşan artış yaşanması dikkat çekiyor. Bununla birlikte, 

Türkiye’nin Slovenya’ya makine ihracatında en yüksek düşüş 8451 GTİP kodlu “Dokuma maddelerini yıkama, kurutma, ütüleme makine ve cihazları” ürün grubunda yaşandı. Bu ürün grubunda 2016’da 1,9 milyon dolarlık ihracat yapılırken, 2015’te bu rakam 2,3 milyon dolar seviyesindeydi.

Slovenya pazarı, küresel olarak kayıplar yaşamakla birlikte Türk makine sektörü için yükselen bir pazar olarak potansiyel taşımaya devam ediyor. Türkiye’nin Slovenya’ya toplam ihracatı içerisinde makine ihracatının payının halen yüzde 3 seviyesinde bulunması da bu pazarın daha güçlü değerlendirilebileceğine işaret ediyor.

SLOVENYA’NIN MAKİNE İHRACATI

Slovenya’nın ülke bazında makine ihracatı ise BM İstatistik Bölümü verilerine göre, 2015 yılında yüzde 14,7 kayıpla 2,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, Almanya, Avusturya ve Hırvatistan Slovenya’nın en güçlü ticaret ortakları olurken, İtalya, Rusya, Fransa, Sırbistan, Romanya, ABD ve Polonya, Slovenya’nın makine ihracatında önemli ülkeler olmayı sürdürdü. Bu dönemde Türkiye de 28,1 milyon dolarlık alımla Slovenya’nın makine ihracatında 21’inci sırada yer aldı.

TÜİK verilerine göreyse, 84. fasıl itibarıyla Türkiye’nin Slovenya’dan 2016
yılında gerçekleştirdiği makine ithalatı 2015 yılına göre yüzde 1,4 azaldı ve 40,8 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’nin Slovenya’dan makine ithalatında en fazla yer tutan ürün grubu ise 8414 GTİP kodlu “Hava-vakum pompası, hava-gaz kompresörü, vantilatör, aspiratör” ürün grubu oldu.

Slovenya, 84’üncü fasıl itibarıyla 2015 yılında, en fazla 8414 GTİP kodlu “Hava-vakum pompası, hava-gaz kompresörü, vantilatör, aspiratör” ürün grubunda ihracat gerçekleştirdi. Bu ürün grubunda 273,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 8431 GTİP kodlu “Ağır iş makine ve cihazları” ürün grubu 236,3 milyon dolarla ikinci, 8481 GTİP kodlu “Muslukçu, borucu eşyası-basınç düşürücü, termostatik valf dâhil” ürün grubu 160,2 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. BM İstatistik Bölümü verilerine göre 2015’te Slovenya’nın makine ihracatı içerisindeki ilk 10 ürün grubunun tamamında yüzde 25’e ulaşan kayıplar yaşanırken, en güçlü düşüş ise yüzde 24,8 ile 8422 GTİP kodlu “Yıkama, temizleme, kurutma, doldurma vb. işler için makine, cihazlar” ürün grubunda yaşandı.

Slovenya’nın makine ihracatı, toplam ihracat içerisindeki makine sektörü payında 2014’teki yüzde 11 seviyesinden 0,2 baz puanlık düşüşle 2015’te yüzde 10,8’e gerilemiş oldu.

TÜRKİYE-SLOVENYA DIŞ TİCARETİ

Türkiye ile Slovenya arasındaki ticari ilişkiler, genellikle potansiyelinden uzakta seyrediyor. TÜİK verilerine göre 2002 yılında 126 milyon dolar olan iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2003’te 195 milyon dolar, 2004’te 391 milyon dolar, 2005’te ise 550 milyon dolara yükseldi. Ardından artış hızı yavaşlamakla birlikte 2014’e kadar inişli çıkışlı grafiğini sürdüren iki ülke ticareti 2014’te 1 milyar dolar eşiğini ilk kez aştı. 2016 TÜİK verilerine göre 1,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen iki ülke ticaretinde 2004 haricinde rakamlar Türkiye lehine gerçekleşiyor.

Türkiye, Slovenya ile ticaretinde yoğunluklu olarak otomotiv, ilaç, elektronik ve makine sektörüne ait ürünlerin ihracatını yaparken, Slovenya’dan elektronik ve makine ithal ediyor. Türkiye’nin Slovenya’ya gerçekleştirdiği ihracatta, 8450 GTİP kodlu “Çamaşır yıkama makineleri” ürün grubu, 8480 GTİP kodlu “Metal dökümü için kasalar, plakalar, kalıp modelleri” ürün grubu ve 8418 GTİP kodlu “Buzdolapları, dondurucular, soğutucular, ısı pompaları” ürün grubu ilk üç sırayı paylaşırken TÜİK verilerine göre Türkiyeli ihracatçılar 2016’da Slovenya’ya olan makine ihracatını yüzde 17 artırmayı başardı.