Türkiye’nin Makinecileri 2009 senesinde sektör olarak ilk kez bir tanıtım kampanyası gerçekleştirmiş ve “Tıkır Tıkır” kampanyası ile zihinlere kazınmıştı. Nihai tüketici ile teması olan bir sektör olmamasına rağmen, toplumda herkesin dikkatini çekmiş ve kampanya sonrası yapılan araştırmada da çok yüksek hatırlanma oranlarına erişmişti. Hatırlayacağınız gibi o kampanyada Türkiye’nin önde gelen sanayicileri de, reklam kampanyasında rol alarak destek vermişti.

2009-2010 sonrasında ise tanıtım gruplarının çalışmalarının daha çok yurt dışında yapılmasının teşvik edilmesi nedeniyle, tanıtım yatırımlarını yurt dışına yapmış ve başta fuarlar ile fuarların gerçekleştiği ülkeler ve şehirler olmak üzere mesajlarını oralarda iletmişti. Ancak diğer yandan, Türkiye pazarı, büyük potansiyeli ile kendi başına “Türkiye’nin Makinecileri”nin en önemli hedef pazarlarından birisi durumunda. Bu nedenle yurt içine tanıtım yapılması da çok büyük önem taşıyor. Dahası Türkiye’nin cari açığının enerjiden sonra en önemli kalemini makine ve aksamları oluşturuyor ve üstelik buna neden olan ithalat kalemlerinin önemli bir kısmı da Türkiye’de üretilmesine rağmen, böyle oluyor.

Gelinen noktada Türkiye’nin Makinecileri Yönetim Kurulu, konunun sadece sektörel bir gelişme konusu değil, aynı zamanda gerçek anlamda bir memleket meselesi olduğunu anlatmaya karar verdi.

MAKİNE SEKTÖRÜ, TÜRKİYE EKONOMİSİNİN BÜYÜME DİNAMOSU

İşte o noktada hep beraber, uzun soluklu ve ağır bir ön çalışması olan kampanya sürecini başlattık. MAİB Yönetim kurulu ile beraber, reklam ajansımız iki yılı aşkın süre çalıştı. Dünyada orta gelir tuzağını aşabilen ve istikrarlı büyüme gerçekleştiren ülkelerin makine sanayilerini nasıl önemsediğini ve önünü açtığını gözlemledik. Makine sektörünün, Türkiye ekonomisinin büyüme dinamosu olduğunu vurgulamamız gerektiğini gördük. Ve sonunda makine üreticilerinin her birinin ayrı ayrı makineler üretseler de bir araya geldiklerinde “Türkiye’nin Büyüme Makinesi” haline geldiklerini anlatan bir kampanya fikri ortaya çıktı. Bu büyüme makinesini sembolize eden büyük bir makine tasarlandı ve Türkiye’nin ilk uzun metrajlı animasyon filmini de yapan ekiple beraber çekim ve bilgisayar çalışmaları dört ayı aşan bir reklam filmi üretildi.

Sonrasında da kampanyanın hedef kitlesine en geniş anlamda ulaşabilmesi ve en etkili sonuçların elde edilebilmesi için medya planlama aşamasına geçildi. Bütçeyi en sağlıklı biçimde kullanabilmek üzere mecralar hassasiyetle seçildi.

Her ne kadar ana mecra televizyon olsa da tamamlayıcı olarak gazete, dergi, açıkhava ve İnternet mecraları da kullanıldı.

“Türkiye’nin Büyüme Makinesi” kampanyası 29 Kasım – 19 Aralık 2016 tarihleri arasında gerçekleşti. Havaalanlarında ise Ocak ayı sonuna kadar kampanya görsellerimiz kaldı.

REKLAM KAMPANYASI HEDEF KİTLEYE ULAŞTI

Kampanyanın önemi ve ülke ekonomisi için ifade ettiği anlam televizyonlara da anlatıldı. Bu sayede herhangi bir ilave ödeme yapılmaksızın, televizyon yayınları sırasında, spotlarımızın yüzde 93’ü özel pozisyonlarda (ilk üç-son üç) yayınlandı. Varılan noktada hedeflediğimiz izlenme oranına ulaşıldı.

İzlenme oranı ölçümü yapılan ulusal kanalların yanı sıra tematik olarak adlandırılan haber kanallarında da yoğun gösterim gerçekleşti. Erişim yani hedef kitlemizin reklam filmimizi görme oranı ise şöyle gerçekleşti: 1+Erişim yüzde 80 (filmimizi en az bir kez görenler, hedef kitlemizin yüzde 80’i) 3+Erişim yüzde 52 (filmimizi en az üç kez görenler, hedef kitlemizin yüzde 52’si).

İLK BULUŞMA EKONOMİ BASINIYLA OLDU

Diğer yandan kampanyanın lansmanı iki ayrı grupla peşpeşe buluşularak yapıldı. Önce ekonomi basını ile bir araya gelindi ve reklam filmi ilk kez onlara gösterildi ve çok olumlu tepkiler alındı.

Ardından sektörde 50 ve daha fazla seneyi tamamlayan makine üreticileri ile hem Moment Expo dergisinin 100. sayısı kutlandı hem de kampanyanın televizyonlarda başladığı saatlerde tüm makinecilerle bir arada reklam filmi izlendi.

Burada da tepkiler son derece olumluydu. Makineciler, yaptıkları işi zaten aşkla yapıyorlardı ama bunun böylesine net biçimde ülke ekonomisi için ne büyük anlam ifade ettiğini görmekten de haklı bir gurur duydular.