Marmara Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nün 1993 yılında kurulduğunu, 1994 yılından itibaren lisans, 1997’den bu yana da yüksek lisans programına öğrenci kabul edildiğinin söyleyen Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Paşa Yayla, “Temel hedefimizi ülkemizde bilgi ve teknolojinin üretilmesi, yönetilmesi, kullanılması ve yayılmasına katkıda bulunan üstün nitelikli makine mühendisleri yetiştirmek oluşturuyor” diyor. Yayla ile bölümün hedefleri, eğitim avantajları ve akademik altyapısı hakkında ayrıntılı bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kuruluşundan bugüne bölümünüzde yaşanan değişimlerden bahseder misiniz?

Mühendislik Fakültesi’nin 1995 yılından itibaren hazırlıklarına başladığı, Avrupa Kalite Yönetim Vakfı (EFQM) tarafından verilen Avrupa Kalite Ödülü 2000 yarışmasına katılarak Türkiye’den kamu sektörü kategorisinde finalist olduk. 1997-2000 yılları arasında tüm öğretim üyeleri ve öğrencilerimiz bu ödül sürecine katkı vererek yapılan çalışmalara katıldı. Söz konusu çalışmaların öğrencilerimizin daha iyi yetişmesine büyük katkısı oldu. Eğitim programımızı uluslararası bir standartta akredite edebilmek için Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneğine (MÜDEK) başvuruda bulunduk ve 2014 yılında yapılan ilk değerlendirme de iki yıllık akreditasyon aldık. Bu akreditasyon 2016 yılında yapılan ara değerlendirmede önce bir yıl, daha sonra ise 2017’deki ara değerlendirmede de bütün zayıflıkların giderilmesi sayesinde 2019’a kadar uzatıldı. Bu süreç kapsamında sürekli iyileşmeyi sağlayabilmek için bölümümüzde bir kalite ve sürekli iyileştirme komisyonu kurarak aktif olarak çalışmasını sağladık. Öğrencilerimiz, mezunlarımız ve mezunlarımızın işveren ile yöneticilerinden bölümümüzle ilgili geri bildirim alabilmek için anketler hazırlayarak bölümümüzün internet sayfamıza koyduk. Bu anketler her yıl düzenli olarak toplanıp değerlendiriliyor ve sonuçlar çerçevesinde iyileştirmeler yapılıyor. Anket sisteminizin başlamasıyla birlikte bitirme projelerinin formatında köklü değişiklikler yaptık. Tasarım derslerinin içerikleri öğrencilerimize ana tasarım deneyimi verecek şekilde güncellendi ve laboratuvar derslerimizin içerikleri ihtiyaçlar dahilinde genişletildi. 2019 sonrası akredite durumunu devam ettirebilmek için yeniden MÜDEK’e başvuracağız ve bu süreçte de sürekli iyileşme birinci önceliğimiz olacak. Bu bağlamda müfredatımızı da çağın gereklerine göre güncel tutabilmek için eğitim amaçlarımız ve program öğrenme çıktılarımız periyodik olarak gözden geçiriliyor. Bunlara ek olarak bölümümüz 2009 yılından itibaren Erasmus öğrenci değişim programının aktif bir paydaşı olmayı sürdürüyor. Her yıl bölüm öğrencilerimizi yurt dışındaki anlaşmalı olduğumuz üniversitelere gönderiyor ve o üniversitelerden gelen öğrencileri bölümümüzde misafir ediyoruz.

Müfredatınızı oluştururken sanayiden gelen talepleri de dikkate aldınız mı?

Bölümümüzün dış paydaşlarından eğitim planımızla ilgili görüş alabilmek amacıyla MÜ- DEK akreditasyon başvurumuz kapsamında bir bölüm danışma kurulu oluşturduk. Bu kurul, Makine Mühendisler Odası (MMO) temsilcileriyle çeşitli sanayi kuruluşlarından ve diğer üniversitelerden gelen paydaşlara ek olarak, daha önce bölüm başkanlığı ve okulumuzun rektörlüğünü üstlenmiş bölümümüz öğretim üyesi Prof. Dr. M. Zafer Gül’den oluşuyor. Bölüm başkanı ve yardımcıları kurul üyelerine yardımcı olmak amacıyla düzenlenen toplantılara katılıyor. Yıllık periyotlarda gerçekleştirilen kurul toplantılarında, eğitim planımız ve amaçlarımız hakkında kurul üyelerinin görüşleri alınıyor ve yapılan öneriler bölüm kurulunca değerlendiriliyor. Öğrencilerimizin üçüncü ve dördüncü sınıfta aldığı teknik seçmeli derslerin listesi burada kararlaştırılırken kurulun fikirleri de alınıyor. Öğrencilerimizin teorik eğitimlerini pratiğe dönüştürebildikleri bir diğer alan olan bitirme projesi derslerinde de, verilen projelerin tasarım projesi olması konusunda bir fikir birliği mevcut.

Teorik eğitimler dışında sunduğunuz teknik olanaklar konusunda neler söyleyebilirsiniz? Öğrencilerimiz, birinci sınıftaki fizik 1 ve fizik 2 ve ikinci sınıftaki elektrik devreleri dersleri kapsamında aldığı laboratuvar derslerine ek olarak, konstrüksiyon ile ilgili derslerde bölümümüzün takım tezgahları laboratuvarını aktif olarak kullanıyor. Ayrıca dördüncü sınıftaki makina mühendisliğinde deneysel yöntemler dersinin içeriği de hem mekanik hem de termal konularda deney-deney tasarımı yapılabilecek şekilde güncellendi. Deneysel çalışmalara ek olarak öğrencilerimiz bilgisayar destekli tasarım, üretim veya simülasyon konularında fakültemiz bünyesindeki bilgisayar laboratuvarlarını kullanabiliyor.

Makine mühendisliği eğitimi almak isteyen bir öğrencinin Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ni seçmesindeki temel nedenler nelerdir?

Öncelikle Marmara Üniversitesi Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biridir ve bu kapsamda bölümümüz de güçlü, deneyimli ve nitelikli bir akademik kadroya sahip. Bölümümüzde verilen MÜDEK akreditasyonuna sahip yüzde 100 İngilizce eğitim sayesinde mezunlarımız iş bulmakta sıkıntı çekmiyor ve uluslararası firmalar ile çeşitli uluslararası projelerde rahatlıkla yer alabiliyor. Erasmus öğrenci değişim programının aktif bir üyesi olmamız nedeniyle bu program kapsamında yurt dışında eğitim görme ve yurt dışından gelen öğrencilerle iletişim kurma imkânımız oldukça fazla. Ayrıca bölümümüzde öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı da fazla değil. Ayrıca her öğretim üyesi yaklaşık 30 öğrencinin danışmanlığını üstleniyor ve bu sayede öğrencilerle daha yakından ilgilenebiliyor. Bunlara ilaveten öğrenci kulüplerimiz oldukça aktif çalışıyor. Bu çerçevede teknik geziler, seminerler ve eğitimler düzenleyerek öğrencilerimizin vizyonunun gelişmesine yardımcı oluyor. Marmara Üniversitesi Makine Mühendisliği Kulübü (MarmaraMES), çeşitli firmaların üretim alanında çalışan tecrübeli mühendislerinden, mesleki bilgi birikimlerini aktarıp sektörün önde gelen firmalarını tanıtmaları amacıyla “Makine Mühendisliği Günleri (MMG)” adı altında kariyer günleri düzenliyor. Sektöründe lider firmaları okulumuz öğrencileriyle buluşturmak, sanayi ve üniversite ortaklığına katkıda bulunmak olan bu etkinlik aynı zamanda; makine mühendislerinin firmaların hangi alanlarında çalıştığını, fabrikaların işleyişini ve bu işleyişte makine mühendislerinin rolünü öğrencilerimize aktararak iş ve staj başvuru imkanları da yaratıyor.

Makine mühendisliği öğrencileri sanayiyle koordineli çalışma yapma şansına sahip mi? Sağladığınız staj olanakları nelerdir?

Bölümümüz endüstri ile yakın bir işbirliği içerisinde. Eğitim programımızda ikinci sınıftan sonra yaz aylarında yapılan 30 iş günü imalat teknikleri ve üçüncü sınıftan sonra yaz aylarında yapılan 30 iş günü işletme organizasyonu stajları mevcut. Bölüm staj komisyonumuz her öğretim yılı staj bilgilendirme sunumları yaparak öğrencilerimizi stajlarını en iyi şekilde değerlendirmesi konusunda yönlendiriyor. Ayrıca bölüm yönetimimiz de her yıl danışma kurulu ve mezunlarımızdan staj konusunda destek alıyor. Yurt içi stajlara ek olarak öğrencilerimiz Erasmus veya IAESTE gibi programlar kapsamında yurt dışında da staj yapabiliyor.

Bölümünüz bünyesinde gerçekleştirdiğiniz veya gerçekleştirmeyi planladığınız sanayi projeleriyle ilgili bilgi verir misiniz?

Bölüm öğretim üyelerimiz sanayi kuruluşları ile TEYDEB, SAN-TEZ ve/veya bizzat firmaların kendi desteklediği sanayi projeleri gerçekleştiriyor. Buna ek olarak altyapı projeleriyle de bölümümüze laboratuvarlar kazandırılıyor. Bu bağlamda Marmara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonundan (BAPKO) alınan altyapı projeleriyle bölümümüzde fizik ve ölçme ile plastik boru test laboratuvarı kuruldu. Ayrıca öğrencilerimizi, lisans bitirme projelerini sanayi odaklı yapma ve bu konuda yarışmalara katılma konusunda teşvik ediyoruz. Bölüm öğretim üyemiz Prof. Dr. Bülent Ekici’nin danışmanlığında öğrencilerimiz Hakan Dilbaz ve İsa Öztürk 12-13 Mayıs 2016 tarihlerinde Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından öğrencilerde bilimsel düşünme, araştırma, proje üretme ve proje geliştirmeye özendirmek amacıyla düzenlenen “3. Öğrenci Proje Pazarı”na katıldı. Bu çerçevede, yer bilimleri ve uzay teknolojileri tematik alanında, “Aerodinamik Yüzeyler Üzerinde Oluşturulan Pürüzlerin Akışa Etkisinin Sayısal İncelenmesi” projesiyle ikincilik ödülüne layık görüldü.

Sanayi kuruluşlarının üniversitelere bakışını nasıl yorumluyorsunuz?

Sanayi kuruluşları genel anlamıyla üniversitelerden direkt olarak kendi ihtiyaçlarına uygun mühendisler yetiştirmelerini bekliyor. Ancak özellikle makine mühendisliği gibi çok geniş bir yelpazeye hitap eden bir bölümde böyle bir eğitim vermek neredeyse imkansızdır. Biz aradaki bu farkı azaltmak amacıyla danışma kurulumuz ve mezunlarımız vasıtasıyla sanayi kuruluşlarından öğrencilerimize staj ve bitirme projeleri konusunda destek olmalarını istiyoruz. Ayrıca firmalar belirli bir araştırma konusu için üniversitelere başvurduklarında hızlı, belirli bir sonuca odaklı ve masrafsız çözümler beklerken akademisyenler daha geniş bir çerçevede araştırma içeren ve kar odaklı olmayan bir çalışma planı uygulamak isteyebiliyor. Bu durum da bazen üniversite- sanayi işbirliğine sekte vurabiliyor. Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında ülkemizde üniversite-sanayi işbirliğinin istenilen düzeyde olmadığını ancak son yıllarda bir ivme kazandığını da görüyoruz. TEYDEB ve SANTEZ programları kapsamında yapılan projelerin sayısındaki artış ve bunlara ek olarak bazı büyük firmaların proje çağrısına çıkmaya başlamış olması, üniversite-sanayi işbirliğinin yaygınlaşması için oldukça ümit verici gelişmeler arasında. Gelişmiş ülkeleri belki de Türkiye’den farklı kılan en önemli özellik o ülkelerdeki firmaların daha fazla lisansüstü eğitim görmüş eleman istihdam etmesidir.