Türkiye’nin 228’inci Ar-Ge merkezi olarak 2015 yılından bu yana, önceliklerinin teknolojik ve katma değeri yüksek ürünler geliştirmek ve bu ürünlerle birlikte Ar-Ge altyapısını güçlendirmek olduğunu söyleyen Katmerciler Ar-Ge Merkezi Müdürü Fahrettin Akpak, “Ar-Ge merkezimiz 2015 yılından önce ayrı bir departman olarak yapılandırılmışken bu tarihten sonra bağımsız bir merkez haline geldi. Merkezimizin amaçları arasında Ar-Ge çalışmalarıyla üretilecek teknolojinin ürüne dönüştürülmesini sağlamak üzere, özgün tasarımlar geliştirilmesi ve ortaya çıkacak ürün/teknolojilerle ilgili patent çalışmaları yapmak yer alıyor” diyor. Ar-Ge merkezi çalışanlarının lisansüstü eğitimlerini desteklerken bu kapsamda firma olarak akademik yayınlarda yer almayı da amaçladıklarını kaydeden Akpak, önem verdikleri diğer bir hususu ise gerçekleştirdikleri Ar-Ge projeleriyle üniversite- sanayi işbirliklerine katkıda bulunmak ve firmanın uluslararası rekabet gücünü artırarak markalaşma yönünde çalışmalar yapmak şeklinde açıklıyor.

 

Katmerciler Ar-Ge Merkezi’nin yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Üretime yönelik geliştirilen projeler var mı?

Katmerciler, Türkiye araç üstü ekipman sektörünün lider firmalarından biri. Savunma sanayisinin yeni oyuncusu olarak Ar-Ge’ye verdiğimiz önemi gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla da ortaya koyduk. Geniş ürün gamıyla, en hızlı, en iyi, en kaliteli üretimi yaparak sektördeki rekabet gücümüzü artırmayı ve rekabette daha da öne çıkmayı hedefliyoruz. Ar-Ge merkezimiz de bu doğrultuda atılmış önemli bir adım. Daha önce firma bünyesinde bir departman şeklinde yapılandırılan Ar-Ge ekibimiz, 2015 yılında ayrı bir merkez haline dönüştürüldü ve Aralık 2015’te Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite edilerek Ar-Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazandı. Katmerciler, bu başarıyı elde eden Türkiye’nin 228’inci şirketi oldu. Ar-Ge merkezimiz aynı zamanda araç üstü ekipman sektörünün en güçlüsü durumundadır. Firmamızın uzun vadeli planlamalarında ve uluslararası vizyonunda stratejik bir yer tutan Ar-Ge merkezimiz, 24’ü mühendis olmak üzere 44 kişilik bir ekipten oluşuyor. Tamamen yeni ürün geliştirmeye odaklanan merkez, halihazırda Katmerciler’in en önemli itici güçlerinden birisi durumunda. Ar-Ge merkezimizde sivil ve savunma sektörüne yönelik çalışmalar yürüten iki ekip bulunuyor. Katmerciler, uzun vadeli ve stratejik planlamalarla iş yapan, araştırma ve geliştirmeye her zaman büyük önem vermiş bir firmadır. Bugün daha güçlü ve kurumsal hale getirdiğimiz Ar-Ge merkezimiz, firmamızın uzun vadeli büyüme stratejisi açısından kritik bir rol oynuyor. Araç üstü ekipmanların tasarımının yanı sıra savunma sanayisine yönelik yeni ürün geliştirmek de en büyük kozlarımızdan bir tanesi. İhracat odaklı çalışan bir şirket olarak Katmerciler’in uluslararası rekabet gücünü artırmada ve yabancı şirketlerle stratejik işbirliği imkânlarının yaratılmasında Ar-Ge merkezimizin çok büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Ar-Ge merkezimiz ayrıca üniversitelerle işbirliğinin geliştirilmesi ve karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı açısından da önemli bir imkân sunuyor.

Ar-Ge merkezinizin ilgili devlet kurumlarıyla koordinasyonu hangi düzeydedir? Devlet kurumlarının Ar-Ge uygulamalarına yönelik destekleriyle ilgili neler söylemek istersiniz?

Çeşitli konularda farklı devlet kurumlarıyla ilişkiler yürütüyoruz. Bir yandan TÜBİTAK ile ortak projelerde birlikte çalışırken diğer yandan savunma sektöründe; Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kamu kurumları hem müşteri hem paydaşımız durumunda. Çünkü savunma sektörü hazır ürün geliştirip raftan sunar gibi ürün sunabileceğiniz bir sektör değil. Aksine savunma sektörü, ürünlerin ihtiyaçlar doğrultusunda birlikte geliştirildiği bir yapı. Dolayısıyla söz konusu olan son derece dinamik, değişken, tüm tarafları geliştirici bir ilişki.

Hizmet alanınız içinde patent ya da faydalı model başvuru sayılarında artış gözlenmesini bekliyor musunuz? Kısa, orta ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

Birçoğu son yıllarda olmak üzere, ikisi TÜBİTAK-TEYDEB olmak üzere toplam sekiz Ar-Ge projesi gerçekleştirdik. Halen altı farklı Ar-Ge projemiz de devam ediyor. 15 farklı Ar-Ge projesi ise planlamamız dâhilinde. Altı patent, bir faydalı model, altı adet de endüstriyel tasarım başvurumuz bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda özellikle patent ve faydalı model sayılarını daha da artırmak hedeflerimiz arasında.

Ar-Ge merkezi yatırımları ve çalışmalar için ne kadar bütçe ayırdınız? Gelecek dönem merkezinize yatırımlarınız devam edecek mi?

Son üç yılın ortalamasına baktığımızda Ar-Ge yatırımlarımızın ciromuza oranı yüzde 4,87 seviyelerinde. Türkiye ortalaması ise yüzde 1 civarında. 2016 yılında, toplam 7,023 milyon liralık Ar-Ge harcaması gerçekleştirdik. Bu tutar, cironun yüzde 4,87’sine yakın ve oldukça yüksek bir harcama anlamına geliyor. Hedefimiz, her zaman Türkiye ortalamasının üzerinde olmak. Bu yıl çok fazla ürün ortaya koyduğumuz için, Ar-Ge harcamamız bu kadar yüksek gerçekleşti. Aslında biz insana, eğitime ve Ar-Ge’ye yönelik harcamaları yatırım olarak değerlendiriyoruz. Bu yatırımın geri dönüşü bir anda olmayabilir. Ancak firmalara uzun vadeli, kalıcı ve etki düzeyi yüksek geri dönüşler sağlar. Tabiri caizse şu anda kumbaraya para atıyoruz. 2016’da 7,023 milyon lira atmışız. Yarın olmasa bile ileride, mutlaka bunun bir geri dönüşü olacak. Firmanızı ileriki kuşaklara aktarmak istiyorsanız bu Ar-Ge harcamalarının kısa zamanda, hemen bir artı değere dönüşmesini beklememelisiniz. Bunun bilincindeyiz. Öte yandan Katmerciler olarak, her ne kadar Türkiye’de firmaların ortalama Ar-Ge yatırım oranlarının üzerinde Ar-Ge yatırımı gerçekleştiriyor olsak da bunu hala yeterli görmüyoruz. Gelişmiş ülkeler ve oradaki firmalarla rekabet edebilmenin temel şartlarından birisi ileri teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek ürünler geliştirip üreterek dünya pazarlarına sunabilmektir. Türkiye artık ucuz işgücü pazarı değildir. Bununla birlikte henüz teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna da gelebilmiş değiliz. Biz teknoloji üreten, geliştiren ve bunu dünya pazarlarına sunabilen bir ülke olmak zorundayız. Katmerciler olarak bu noktada üzerimize düşeni yapmanın gayreti içindeyiz. Daha yüksek Ar-Ge yatırımlarıyla gelişmiş ülke firmalarıyla aramızdaki farkı kapatmaya çalışıyoruz. Hatta bazı alanlarda öne geçmeye başladığımızı, sektörümüzün dev firmalarıyla uluslararası arenada rahatlıkla boy ölçüştüğümüzü söyleyebiliriz. İhracat rakamları başta olmak üzere firmamızın elde ettiği sonuçlar bu konuda bir hayli yol aldığımızı gösteriyor. Ama daha gidilecek çok yol olduğunun da bilincindeyiz.

Üretimin katma değerini artırabilmek, pazara sunulan ürünlere değer katmak açısından Ar-Ge’nin önemi nedir? Türkiye’de firmaların daha fazla Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için hangi adımlar atılmalıdır?

Dünya piyasalarındaki esas rekabet katma değerli ürünlerde yaşanıyor. Vasıfsız işgücü ağırlıklı, emek yoğun sektörlerde ise ne şirketlerimiz ne de ülkemiz açısından bir gelecek görünmüyor. Teknoloji üreten ve geliştiren bir ülke olamazsak en gelişmiş ülkeler skalasında yer almamız da pek mümkün değil. Gelecek, katma değeri yüksek ileri teknolojide. Bu alanda ne kadar güçlü biçimde var olursak rekabet gücümüz ve gelişkinliğimiz de o oranda artacaktır. Ar-Ge bir vizyon meselesidir. Nasıl ki ailelerin geleneksel kültür ve değerleri varsa firmaların da kültüründe Ar-Ge bilinci olmalı ve bu bilinç gelecek kuşaklara taşınabilmelidir. Aksi durumda gelişmiş teknolojilere sahip ülke ve şirketlerin üretim sahası olmanın ötesine geçemeyiz. Bu da bizi bir yere götürmez. Devlet, çeşitli kurumlarıyla bu konuda farklı destekler sunuyor ama önce firmalarımızın söz konusu vizyona sahip olması gerekiyor. Her firma kendi sektöründe, geliştirilmiş teknolojiyi kullanan montajcı firma konumundan çıkıp kendi üretim teknolojisini kendisi üretme gayreti içinde olmalıdır.

Ar-Ge merkezi çalışanlarınıza sunduğunuz eğitim avantajları var mı?

En büyük yatırımlardan birinin insana yatırım olduğunu düşünüyoruz. Ar-Ge merkezimizi kurduktan sonra burada çalışan üniversite mezunu personelimize ayrı bir teşvik sunduk. Lisansüstü öğrenim yapmak isteyenlerin eğitim harcamalarını kendimiz karşılıyoruz. TÜBİTAK projeleri kapsamında üniversitelerle çalışmaya özen gösteren bir kurum olarak aynı zamanda yüksek lisans yapan çalışanlarımız aracılığıyla üniversitelerle bilimsel çalışmalar da gerçekleştirmiş oluyoruz. Çalışanlarımızla birlikte seminerlere katılıyor, oralarda bilgi paylaşımları içerisinde bulunuyoruz. Fakat bizce asıl yapılması gereken; öğrencilerin henüz üniversiteye başladığı aşamada mezuniyetten sonra nerede çalışacaklarını bilmesi ve ona göre hayatına yön vermesidir. Bize göre bunun da çözüm yolu firmaların insan kaynağı ihtiyacı dikkate alınarak bir planlama yapılmasından geçiyor.