Namibya, Batı Afrika’nın yer altı kaynakları bakımından en zengin ülkelerinden biri olmasına rağmen, tropik altı iklim nedeniyle son derece kurak topraklara sahip. Bölgedeki ilk yerleşimlerin MÖ 3000’e kadar uzandığı Namibya, adını, Atlantik Okyanusu kıyısında bin 600 kilometre boyunca uzanan ve 50 bin metrekarelik alana yayılan, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Namib Çölü’nden almış. Namib kelimesi ise Nama dilinde “çok büyük” anlamına geliyor. Batısında Namib Çölü, güney ve doğusunda ise Kalahari Çölü’nün yer aldığı Namibya, dünyanın en az nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerinden biri. Bununla birlikte Namibya’nın 2,3 milyonluk nüfusunun neredeyse yarısı, topraklarının ancak yüzde 1’i tarıma elverişli olmasına rağmen tarım üzerinden geçimini sağlamaya çalışıyor. Diğer yandan Namibya’nın asıl ekonomik gücü ise zengin elmas, uranyum, altın, gümüş ve bakır madenlerinden oluşuyor.

BAĞIMSIZLIK İÇİN YÜZ YILLIK MÜCADELE

Namibya’nın kuru toprakları, erken çağlardan beri San (Buşman), Damara, Namaka, Orlam ve Ovambo halklarınca, yaklaşık 14 yüzyıldan bu yana da Bantu göçmenleri tarafından yerleşim yeri olarak kullanılıyor. Avrupalı sömürgecilerden büyük ölçüde uzak kalmayı başaran Namibya topraklarının çoğu 1884 yılında Almanya himayesine girmiş ve I. Dünya Savaşı sonunda, 1920 yılında da İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olarak Güney Afrika’nın manda yönetimine bırakılmış. Ardından, Güney Afrika’nın 1940’lı yılların sonunda uygulamaya başladığı siyahilere yönelik ırkçı ayrımcılıklar bölgede direniş hareketlerine neden olmuş ve Afrikalı liderlerin talepleri üzerine Birleşmiş Milletler, 1973 yılında Güney Batı Afrika Halk Örgütü’nü (SWAPO) Namibya halkının resmî temsilcisi olarak tanımış. Namibya, nihayet 1990’da, bölge ülkelerinin de yer aldığı uzun yıllar süren şiddetli çatışmaların ardından Güney Afrika’dan tam bağımsızlığını almayı başarmış. Halen Birleşmiş Milletler, Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC), Afrika Birliği (AU) ve İngiliz Milletler Topluluğu’na üye bir devlet olan Namibya’nın başkenti ve en büyük şehri Windhoek. Ülke genel olarak sıcak ve kuru bir iklime sahip. Kış aylarında bile 25 °C ve üzeri sıcaklıklar ölçülebilen çöl bölgelerinde geceleri sıcaklık donma noktasına kadar düşebiliyor. Ülkenin her iki çöl arasında kalan yaylalarında ise sıcaklıklar çöl bölgesine göre daha düşük. Ülkenin Caprivi Ucu olarak anılan bölgesi, diğer bölgelere nazaran yıl içerisinde bol yağış alıyor.

Yağışların etkisiyle oluşan ve sürekli su bulunduran nehirler ve tropik ormanlar ülkenin diğer bölgelerine göre daha nemli bir ortam oluştursa da Namibya, genel olarak susuzluk tehdidinin yoğun yaşandığı ve tarımsal sulamanın neredeyse yok denecek kadar az olduğu bir ülke. Yağışların az olduğu güney bölgelerde, bu nedenle hayvancılık daha yaygın. Diğer yandan, Namib Çölü bölgesinde oluşan kumullar 200 metreye ulaşan görkemli yükseklikleriyle bu alanda dünyanın en büyük kumulları olma özelliğini de taşıyor. Namibya, bu coğrafik özellikleriyle seyrek bir yerleşim nüfusu sergiliyor. 2,3 milyona ulaşan nüfusunun büyük bir bölümü, az olan şehirler ve güneye göre daha verimli topraklara sahip olan kuzey bölgelerde yaşarken, ülke nüfusunun üçte birlik bölümü ülkenin başkentinin de bulunduğu orta kısımlarda yaşıyor. Ülkenin liman şehirleri hariç batısı ve Namib Çölü civarlarında yaşayan nüfus neredeyse yok denecek kadar az.

Bununla birlikte Namibya, genç bir nüfusa sahip. Nüfusun yüzde 58’i 0-24 yaş aralığında olan ülkede sadece yüzde 4’lük bir nüfus 65 yaş ve üzerinde. Şehirde yaşayanların oranı ise nüfusun ancak yarısını oluşturuyor. 2015 İnsani Gelişmişlik Raporu’na göre Afrika’nın yaşam kalitesi en yüksek ilk on ülkesi içinde gösterilen Namibya, küresel sıralamada ise 125’inci sırada yer alıyor.

TARIM SEKTÖRÜNE POZİTİF AYRIMCILIK

Namibya, geçmişte ırkçı politikalarına maruz bırakılmış olsa da Güney Afrika ile ayrılmaz bir ekonomik bütünlük sergiliyor. Namibya’da büyük ekonomik sektörler tarım (yüzde 5), madencilik (yüzde 10), sanayi sektörleri (yüzde 14) ve turizmken, Namibya’da gelişmiş bir bankacılık altyapısı da yer alıyor. Namibya’da nüfusun büyük bir çoğunluğu yaşamını doğrudan ya da dolaylı olarak tarımsal faaliyetlerle sürdürürken, ülke topraklarının tarıma elverişsizliği ve sınırlı sulama olanakları, sektörün potansiyelinden uzak kalmasına ve ülkenin tarım ürünleri ithalatının yükselmesine de neden oluyor. Bununla birlikte stratejik önemde olan tarım sektörü halen Namibya’da ayrıcalıklı olarak desteklenmeye devam ediliyor. Hem tahıl hem de hayvancılık için toprak verimliliğinin artırılması, çiftlik arazilerinde ve çevrede koşulların iyileştirilmesini hedefleyen istilacı çalılıkları temizleme üzerine yoğunlaşan bu çalışmalarla kısa vadede verimli çiftlik arazilerinin genişletilmesi ve yeni istihdam yaratılması, uzun vadede de emek yoğun yöntemlerin kullanılmasıyla kırsal kesimde ekonomik kalkınmanın sağlanması hedefleniyor. Ülkedeki imalat sanayisinin üretim kapasitesi ve çeşitliliği ise çok sınırlı gerçekleşiyor.

GSYİH’ye yüzde 14 katkı verebilen sanayi üretimi istihdamın ise sadece yüzde 7’sini karşılayabiliyor. İmalat sanayisi başta et, balık, sebze ve meyve işleme olmak üzere gıda işleme ile cevherden ergitme yöntemiyle bakır ve çinko üretimi ve elmas işleme sektörlerinde yoğunlaşıyor. Uzmanlar, Namibya’da sanayisinin gelişmesinin önünde ciddi engeller bulunduğunu ifade ederken, bu engellerden en önemlileri ise nitelikli çalışan ile iş gücü ve altyapı yetersizliği, teşvik sisteminin karmaşık olması ve etkin işletilememesi, yabancı yatırımların çok yetersiz olması ve yerel perakendecilerin Namibya mallarına öncelik vermemesi olarak öne çıkıyor.

MADENCİLİK VE LOJİSTİKTE GÜÇLÜ

Namibya ekonomisinin can damarını, önemli yer altı kaynakları oluştururken, madencilik sektörü hem kendi bünyesinde hem de desteklediği sektörlerde önemli bir istihdam yaratıyor. GSYİH’ye yüzde 10’a ulaşan oranda destek veren madencilik sektörü, diğer taraftan değerli taş ve metallerin ihracatıyla toplam ihracatın yüzde 65’ini karşılıyor. Zengin elmas yataklarının yer aldığı Namibya’da tek başına elmas ihracatı, toplam ihracatın dörtte birini oluşturuyor. Namibya’da en çok elmas, uranyum, altın, çinko, kurşun ve manganez çıkarılırken, ülke uranyum ve elmas madenciliğinde halen dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmayı sürdürüyor.

Bununla birlikte, Afrika’daki en iyi lojistik altyapılarından birine de sahip olan Namibya, lojistik üs olma kapasitesini de verimli bir şekilde kullanmaya devam ediyor. Alman sömürgesi olduğu dönemden gelişen bir demir yolu ağına sahip olan ülkede 65 bin kilometreye ulaşan bir kara yolu ağı da bulunuyor. Ayrıca Batı Afrika’nın tek doğal açık deniz limanı olan Walvis Bay Limanı, deniz taşımacılığının ana hatlarına doğrudan bağlantısı, yüksek kalite ve güvenlik standartlarıyla küresel ticaret için önemli bir durak olarak önem taşımaya devam ediyor.

KÜRESEL RİSKLERE AÇIK

Ülkede siyasi istikrar ve uygulanan istikrarlı makroekonomik politikalar sonucu milli gelir bağımsızlığın kazanıldığı 1990 yılından 2009 mali krizine kadar olan zaman sürecinde yılda ortalama yüzde 4 oranında arttı. Bu anlamda Namibya ekonomisi, 2014 yılında kıtlığın ardından toparlanan tarım sektörüyle 2013 sonunda başlatılan toplu konut projesi çerçevesinde, inşaat ve ayrıca perakende sektörlerinde yaşanan canlılık ve artan altyapı yatırımlarının da etkisiyle, yüzde 5,3 oranında büyümeyi başardı.

Ancak büyük oranda maden üretimine bağımlı olan ülke ekonomisi ham madde fiyatlarındaki kestirilemeyen ve beklenmedik dalgalanmalara açık hale geliyor ve ciddi düzeyde kırılgan bir yapı sergiliyor. 2015 yılı itibarıyla ülkede kişi başına GSYİH 5 bin dolar seviyesinde ilerliyordu. Bu miktar Afrika’daki birçok ülkeye kıyasla yüksek olmakla birlikte Namibya, dünyada gelir adaletsizliğinin en fazla olduğu ülkelerden biri olmayı da sürdürüyor.

NAMİBYA’NIN MAKİNE İTHALATI

Namibya’nın makine ithalatında ilk 10 ülkeye ait BM İstatistik Kurumu’nun açıkladığı resmi rakamlar, ne yazık ki güncel değil ve en son 2014 yılına ait rakamları içeriyor.

Bu bağlamda, Namibya’nın 2014 yılı makine ithalatının 2013’e göre yüzde 40,8 artarak 1 milyar dolar seviyesinin üzerine çıktığını görüyoruz. Aynı dönemde Namibya’nın makine ithal ettiği ilk beş ülke ise Güney Afrika, Almanya, ABD, İngiltere ve Çin olarak sıralanıyor. Türkiye, bu dönemde Namibya’nın makine ithalatında 32’nci sırada yer alırken, BM İstatistik Bölümü verilerine göre Türkiye’den Namibya’ya 700 bin dolara yakın değerde makine ihraç edildi. BM İstatistik Bölümü verilerinden daha güncel olan TÜİK verilerine göre ise 2015’te 212 bin dolar olan bu ihracat, 2016’da yüzde 70’e varan düşüşle 66 bin dolar seviyesine kadar geriledi.

Diğer yandan, ülkeler açısından Namibya’nın makine ithalatı incelendiğinde ise 2014 yılında Namibya’nın makine ithal ettiği ilk 10 ülke içerisinde en çok Hindistan’dan yaptığı ithalatta artış görülüyor. Namibya’ya makine ihracatını 2014 yılında yüzde 732,4 oranında artıran Hindistan’ı, makine ihracatını yüzde 467,2 artıran Almanya, yüzde 289 artıran İtalya ve yüzde 190,1 artıran ABD izliyor. Aynı dönemde Belçika Namibya’ya olan makine ithalatını yüzde 181,6 artırırken, Fransa ise yüzde 144,7 yükseliş sağlamayı başarmış. Genel itibarıyla 2014 yılında Namibya’nın makine ithalatındaki ilk 10 ülke içerisinde pazar kaybına uğrayan tek ülke ise yüzde 7,7’lik düşüş yaşayan İngiltere olarak dikkat çekiyor.

Toparlarsak, 2014 yılında Namibya, makine ithalatını yüzde 40 oranında artırarak 1 milyar dolarlık alım yaparken, bu pazarın en güçlü makine tedarikçisi ise ihracatını yüzde 15,6 artıran Güney Afrika oldu. Bununla birlikte, Namibya, 84’üncü fasılda 2014 yılı verilerine göre en fazla 8429 GTİP kodlu “Dozerler, greyder, skreyper, ekskavatör, küreyici, yükleyici” ürün grubunda ithalat yaparken, söz konusu ürün grubundaki ithalat bir önceki yıla göre yüzde 16,8’lik artışla 164,3 milyon dolara ulaşmıştı. Listenin ikinci sırasında ise 8479 GTİP kodlu “Kendine özgü fonksiyonlu makine ve cihazlar” ürün grubu bulunuyor. Namibya, 2013 yılında söz konusu kalemde 24,5 milyon dolar değerinde makine ithal ederken, bu ürün grubunda 2014’te yüzde 232,8’lik artışla 81,7 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Namibya’nın 2014’te 84’üncü fasılda en fazla ithalat gerçekleştirdiği üçüncü kalem de 8474 GTİP kodlu “Toprak, taş, metal cevheri ayıklama, eleme için makineler” ürün grubu oldu. Söz konusu ürün grubunda 79,1 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken bu rakam 2013’te 49,7 milyon dolar seviyesindeydi.

Diğer yandan, 2014 yılına ait Namibya’nın makine ithalatında ilk 10 ürün grubunun tamamında artış yaşandığı da dikkat çekiyor. Bu çerçevede en güçlü artış, ithalatını 400 bin dolardan 71 milyon 500 bin dolar seviyesine yükselten 8454 GTİP kodlu “Tav ocakları, döküm potaları, külçe kalıpları, döküm makineleri” ürün grubunda gerçekleşti. Son olarak, 2014 yılında Namibya’nın makine ithalatındaki artışın, toplam ithalat içerisindeki makine sektörü payının da yüzde 9,6’dan yüzde 12’ye yükselmesine de neden olduğunu söylemeliyiz. Bu bağlamda, Namibya’nın makine ithalatının artıyor olması, küresel pazar içinde güçlü alıcı potansiyelinin de süreceğine işaret ediyor.

TÜRKİYE’NİN İHRACATI SINIRLI

Türkiye, Namibya’nın makine ithalatında 2014 yılında 32’nci sırada yer almıştı. Güncel TÜİK verilerine göre, Türk makine üreticileri 2016 yılını yüzde 70’e varan bir kayıpla kapatmış durumda. Bu kapsamda, 2016’da Türk üreticiler Namibya’ya sadece 66 bin dolarlık makine ihracat yapabildi. Bu dönemde gerçekleşen makine ihracatı içinde ilk sırada 8437 GTİP kodlu “Tohum, hububat, kuru baklagilleri temizleme, ayıklama, öğütme için makineler” ürün grubu yer alırken, söz konusu kalemde Namibya’ya 29 bin dolarlık makine ihraç edildi. Listenin ikinci sırasında bulunan 8483 GTİP kodlu “Transmisyon milleri, kranklar, dişliler ve sistemleri” ürün grubunda ise yüzde 14’lük bir kayıpla 24 bin 500 dolarlık makine ihracatı yaşandığı görülüyor. Üçüncü sıradaki 8474 GTİP kodlu “Toprak, taş, metal cevheri ayıklama, eleme için makineler” ürün grubunda ise 6 bin 600 dolarlık ihracat gerçekleştirilmiş.

NAMİBYA MAKİNE SEKTÖRÜNDE KRİZ VAR

Namibya’nın ülke bazında makine ihracatı ise BM İstatistik Bölümü verilerine göre, 2014 yılında yüzde 26,2 kayıpla 164,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, Güney Afrika, Angola ve Zambiya Namibya’nın en güçlü ticaret ortakları olur - ken, aynı dönemde Belçika’nın yüzde 800’ü, Çin’in ise yüzde 300’ü aşan oranlarda alım yapması dikkat çekiyor. Yine bu dönemde Türkiye’nin Namibya’dan makine ithalatı yapmamış olduğunu da söylemeliyiz. Namibya’nın ürün bazındaki ihracat verilerine göre ise 2014 yılında en fazla 8431 GTİP kodlu “Ağır iş makine ve cihazlarının aksam ve parçaları” ürün grubunda ihracat gerçekleştirildiği görülüyor. Bu ürün grubunda yüzde 31,8’lik artışla 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşılırken, listenin ikinci sırasındaki 8402 GTİP kodlu “Buhar jeneratörleri, kızgın su üreten kazanlar” ürün grubunda yüzde 7’lik kayıpla 20,8 milyon dolarlık ihracat değerine ulaşıldı. Namibya, 8429 GTİP kodlu “Dozerler, greyder, skreyper, ekskavatör, küreyici, yükleyici” ürün grubunda ise yüzde 40’ı aşan oranda bir kayıpla 11,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirebildi. BM İstatistik Bölümü verilerine göre 2014’te Namibya’nın makine ihracatı içerisindeki ilk 10 ürün grubunda, sadece 8431 ve 8479 GTİP kodlu ürün gruplarında artış yaşanırken, listenin kalanında yüzde 56’ya kadar ulaşan kayıplar söz konusu.

TÜRKİYE-NAMİBYA DIŞ TİCARETİ

Türkiye ile Namibya arasındaki ticari ilişkiler, ne yazık ki potansiyelinden uzakta seyrediyor. TÜİK verilerine göre 2000 yılında 1,33 milyon dolar olan iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi yıllar içinde düzenli bir yükseliş grafiği sergilese de 2010 yılında ancak 3,7 milyon dolara ulaştı. 2010’dan sonra hızlı bir gelişim gösteren dış ticaret hacmi 2015’te 85,4 milyon dolara ulaşsa da 2016 yılında 40,9 milyon dolarlık ihracat ve 804 bin dolarlık ithalatla Türkiye lehine ilerlemeye devam etti. Türkiye, Namibya’ya 2016 yılında en çok mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler; inorganik kimyasallar, kıymetli metal; metal cevherleri; balıklar, kabuklu hayvanlar, suda yaşayan diğer omurgasız hayvanlar ile demir veya çelikten eşya ihraç ediyor.