1965 yılında Erol Özkayan tarafı ndan kurulan Ermaksan, çeşitli sektörlerin ihtiyaçları doğ- rultusu ile makine üretimi gerçekleştirmeye başlar. Ermaksan, 20 yıldan uzun bir süredir sac işleme makinelerinin üretimini gerçektiriyor. Yılların verdiği deneyimle uzmanlaşan firma yeni üretim teknolojileri geliştirdiğ i yeni makineleri 5 kıtada 80 ülkeye ihraç ediyor. Üretimlerinin yüzde 85’i yurtdışı, yüzde 15’ini ise yurt içi pazara sattıklarını ifade eden Ermaksan Genel Müdürü Ahmet Özkayan, Ermaksan’ın hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlediğ ini ve hızlı bir büyüme süreci içerisinde olduğunu anlattı. Özkayhan, “80 bin metrekare fabrikada sac işleme makineleri üretimi ile faaliyetlerini sürdüren firmamızda 800 personel istihdam edilmektedir. Dünya standartlarında ,modern tesisinde yeni projelerine devam eden Ermaksan geleceğe daha güvenle bakmaktadır. Abkant Pres ,Gi yotin Makas , Kombine Makas , Punch Pres, Plasma Punch Pres, Lazer Kesim makinesi gibi ana başlıklarda tanımladı- ğımız sektörde her zaman yüksek teknolojiye sahip CNC makinelerin üretimini tüm dünya da ERMAK markası ile tercih edilen bir konsept haline getiren Ermaksan 44 yıllık tecrübesi ile Türk makine sanayine hizmet etmektedir” dedi.

TUBİTAK VE TTGV DESTEKLİ PROJELER ERMAKSAN’DAN
Ermaksan ürettiği makinelerin tamamı- nın CNC kontrolörlü ve yüksek teknoloji barındıran makineler olduğunu söyleyen Özkayan, her yıl ürünlerine yüksek teknolojili modeller katmaya devam ettiklerini dile getirdi. Özkayan, “Ermaksan’ı n bünyesinde bulunan Ar-Ge departmanı kapısını tüm dünyadaki teknoloji üreten firmalara açmış, sürekli yeni çıkan ürünleri birçok Avrupa Şrmasından bile önce denemektedir. Dünyadaki birçok üretici firmamızı Ar-Ge üssü olarak da görmektedir. Bu nedenle sürekli yeni ürünler geliştirmekte her zaman bir adım önde olmayı başarabilmekteyiz. Türk makine üreticisi olarak gurur duyduğumuz meselede artık gelişmiş ülkelerin ürettiği makinelerden daha iyi teknolojilere sahip makineler üretip rekabet edebilmekteyiz” dedi. Firma sahip olduğu üretim teknolojisi ile TÜBİTAK ve TTGV destekli birçok projeyi kendi bünyesinde yapıyor. Bu projelerden biri de Lineer Motorlu Lazer Kesme Tezgahı. Talepler doğrultusunda prototip olarak yapılan ve yüksek teknolojiye sahip Lineer Motorlu Uçan Kafa Lazer makinesi ile ilgili araştırmalar, dizayn ve konsept çalısmaları 2002 yılında basladı. Lazer makinesi ile hassasiyetin ve hızın daha önemli oldugu sektörlerden olan otomotiv gibi alanları hedef aldıklarını aktaran Özkayhan, “Patent hakları Ermaksan tarafından alındıktan sonra, son seri imalata geçilmiş, yurt içi ve yurt dı- şı talepler karşılanmaya başlanmıştır. Üretim anlamında hiç denenmemis bir Teknoloji olan Lazer, lineer motor uygulaması gibi ileri teknoloji ürünleri uygulanmı s olmakla beraber (LASERMAK) , dünyada örnegi olmayan microplasma punch ile ince saclarda yüksek performanslı düsük maliyetli makine olan Ermaksan Combiner Plasma Punch , yada Lazer kesim ile Turret Punch Presi birlestirerek tüm parçaları en uygun maliyet ile kesebilen gerektiginde tek referans ile hem form hem kesim esnekligi olan bir makine Ermaksan Laser Turret- Punch ve en son yüksek hızlar ile bakım gerektirmeyen Servo motorlu Turret Punch‘ı üretmistir” şeklinde konuştu. Öte yandan firma kendi Ar-Ge departmanı nı dünya standartlarında tutmak ve gelişen teknoloji yakından takip etmek için yıllık 3 milyon Euro bütçe ayırıyor.

WOLKSVAGEN, ROLLS ROYCE, AİRBUS, HİNTLİ TATA’YA URUN SATIYOR
Yarım asırlık bir firma olan Ermaksan kendi kalitesini kanıtladıktan sonra dünyanı n önemli firmaların listesine girmeyi başardı. Ermaksan Genel Müdürü Özkayan, her sektörde çok makine sattı kları tanınan firmaların olduğunu dile getirdi. Özkayan, “Hitap ettiğimiz sektör çok geniş. Savunma sanayi, havacılık, gemicilik, otomotiv, bina konstrüksiyon şirketleri, beyaz eşya, çelik eşya, buna bağlı şirketler ve yan sanayilerine makineler sağlamaktayız. Wolksvagen, Rolls Royce, Airbus, Hintli Tata Otomotiv bu Şrmalar arasında örnek olarak gösterilebilir” dedi. Bu firmaların yıllardır Ermaksan’ı n makinelerini kullanmakta olduğ unu söyleyen Özkayan, “Bizim makinelerimizi kullanan müşterilerimiz Ermaksan’ı n kalitesinden memnuniyetleri- ni her fırsatta dile getiriyorlar. Üretim teknolojimiz çok yüksek. Toplam 80 bin metrekarelik iki fabrikamızda çok hassas olan CNC makineler ile üretim yapı- yoruz. Kadrolarımız tecrübeli ve profesyonel. Ürettiğimiz makinelerde kullanı- lan komponentler tüm dünyada isim yapmış ve son derece kaliteli. Bu özell ikler bir araya geldiğinde ortaya çıkan ürün zaten kaliteli oluyor ve bunun üzerine teknoloji de ilave edildiğinde (yazılım, otomasyon, CNC sistemler, güvenlik) müşterilerimizin memnuniyetleri kat kat artıyor” şeklinde konuştu.

CEVREYE DOST MAKİNELER GORUCUYE CIKACAK
Makine üreticilerinin özellikle hassas oldukları konulardan biri ise üretimi yapı- lan makinelerin çevreye duyarlı olması- nı sağlamak. Çünkü son yıllarda küresel ısınmanın etkilerini yakından hisseden üreticiler bu konuda önlemler almaya başladılar. Ermaksan bu yönde kapsamlı bir çalışmanın içine girdi. Bu yıl içerisinden yeni geliştirilen çevreye duyarlı makinelerin tanıtımlarını yapacaklarını söyleyen Ahmet Özkayan, “Makinelerimiz Avrupa CE normlarına uygun olarak insan sağlığı ve güvenliği maksimum düzeyde sağlanacak şekilde üretilmektedir. Bunun yanı sıra TSE, CSA, TÜV, ISO 9001 kalite normlarına uygunluk belgemiz bulunmaktadır. Artık hepimizin düşünmesi gereken çevreye saygı lı ürünleri kullanmak ve üretmekteyiz. Bu yıl çevreyle dost, birçok yeni özellikleri olan ilk örnek makinemizi tanıtaca- ğız” dedi.

“TAMAMEN YERLİ URETİM MAKİNELER İLE URETİM YAPMALIYIZ”
Türk makine imalat sektörünün ihracat rakamlarının yeterli olmadığını söyle yen Ahmet Özkayan, “Makine imalat sektörünün ihracat rakamları bana göre yeterli değil. Türkiye’nin makine ithalatı ihracatının çok üzerindedir. Makineleşmek ülkelerin gelişim sürecini etkilemekte, gelişmek ve üretmek için makineleşmek şart olmaktadır. Türkiye artık ihracatçı ülkeler arasında ön sıralarda olmakta ve ekonomisi ihracata dolayısı ile üretime bağlı olarak büyümektedir” şeklinde konuştu. Özkayan, makine üretiminde kullanılan makinelerin hala ithal ediliğini bu sektöründe gelişmesi gerektiğinin altını çizdi. “Üretimde kullanı lan makineler dış ülkelerden ithal ediliyor” diyen Özkayan, asıl teknolojinin ithal edilen makinelerde bulundu- ğunu Türkiye’deki makine üreticilerinin bu konu üzerinde yoğunlaşmalarının çok önemli olacağını vurguladı. Türk makinelerinin kendi teknolojileri ile üretilmesinin çok büyük bir gelişme olabileceğ ini aktaran Özkayan, “Bu teknolojiye sahip değilseniz zaten bu üretimi de yapamıyorsunuz demektir. Hatta birçok ülke bile bu makineyi sana satarım ama sen şunları üretemezsin diye çok rahat bir şekilde yazılı imzalı makinesini sattı- ğı firma ile sözleşme yapmaktadır. Tam bağımsız, teknolojisini tamamen kendisi üreten bir ülke olmak istiyorsak makine sektörüne önem vermeliyiz. Biz üreticiler olarak, bağlı olduğumuz birlikler aracılığı ile sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ancak bu konu bana göre milli bir hedef olmalıdır” şeklinde konuştu.

“KRİZ MAKİNEYE SIKIŞACAK”
Kriz hemen hemen tüm ticari faaliyetleri derinden etkiledi. Nakit para akışının durma noktasına geldiği dünya ekonomisinden Türkiye’de nasibini aldı. Özellikle üretime dayalı sektörde siparişler geriledi. Alıcılar hareket etmek yerine beklemeyi tercih etti. Piyasa koşulları bu yönde şekillenirken makine sektörü de zor bir süreç içerisine girdi. Dünyayı sarsan ekonomik krizin yarattığı etkilerin makineciler üzerinde bıraktığı etkiler hakkında değerlendirmelerde bulunan Ahmet Özkayan, piyasa koşulları nın sert olduğunu aktardı. Özkayan sözlerini şöyle noktaladı: “Şu anda malum dünyadaki finans krizi makine sektörünü direk etkilemiş durumda. İç piyasadaki yatırımcı da krizden etkilendi. Bunlar siparişlerin azalmasına ve fabrikaların üretim kapasitelerinin düşmesine neden oldu. Krizden çıkış için yapılan destekler, makine imalat sektörüne yeterli gelmemiş, otomotive uygulanan desteklerin daha fazlası makine imalat sektörüne yapılmalıdır. Eğer bu destekler işsizliği önlemek, fabrikaları ayakta tutmak için yapılıyor ise, unutulmamalıdır ki makine sektörü tüketimden çok üretime hizmet vermektedir ve ülkemizin geleceği için makine üretim sektörünün büyüyüp gelişmesi gerekmektedir”.  

Ahmet Özkayan Ermaksan Genel Müdürü Üretimde kullanılan makineler çoğunlukla ithal ediliyor. Asıl teknoloji ithal edilen makinelerde bulunuyor. Türkiye’deki makine üreticilerinin de artık bu konu üzerinde yoğunlaşmaları şart.