KISITLAMALARIN KALDIRILMASIYLA BİRLİKTE TÜM DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE NORMAL HAYATA DÖNÜŞ BAŞLADI. ARAŞTIRMALAR, YENİ NORMALDE SOSYAL MESAFE UYGULAMASI VE ALINAN DİĞER ÖNLEMLERLE PEK ÇOK ALIŞKANLIĞIN DEĞİŞECEĞİNİ GÖSTERİYOR. HİZMET ALANI NE OLURSA OLSUN, İŞLETMELER SALGIN SONRASI DÖNEME UYUM SAĞLAYABİLMEK İÇİN HEM DİJİTAL HEM DE FİZİKSEL ORTAMLARDA FARKLILAŞMAYA BAŞLIYOR.

Salgın sonrasında ofislerini yeniden açan iş yerleri ateş ve maske kontrolü, yoğunluk ölçümü, sosyal mesafe koruma ve temassız geçiş kontrolü gibi önlemlerle normal hayata uyum sağlamaya çalışıyor. Ofise dönülen iş yerlerinde, çalışanlarla birlikte ziyaretçilerin güvende olmaları için sosyal mesafenin korunması ve insan yoğunluğunun azaltılmasına yönelik çeşitli önlemler alınırken, daha önce revaçta olan açık ofisler yerine kübik ofis modeline dönülmesi tartışılıyor. Ayrıca girişlerde çalışanların ateşinin ölçülmesi, maske zorunluluğu gibi çeşitli uygulamalar da devreye giriyor. Ancak ateş ölçümü ve yoğunluk kontrolü için insan gücünün kullanılması hem insani hatalara sebep olabiliyor hem de işletmelere mali bir yük getiriyor. İşte bu noktada bu tür denetimlerin yapılmasını kolaylaştıran teknolojiler ön plana çıkıyor. Ofise dönen işletmeler için yeni normale uyum sağlamada teknolojinin büyük önem taşıdığının altını çizen Sensormatic CEO’su İsmail Uzelli, “Normal şartlar altında güvenlik ve verimliliğe hizmet eden çözümler artık çalışanların ve müşterilerin sağlıklarının korunması amacıyla kullanılıyor. Akıllı yazılımlarla desteklenen ve insanların sağlığını en ön planda tutan bu çözümler iş sürdürülebilirliği ve normalleşme süreci açısından büyük önem taşıyor. Sadece günümüzde değil gelecekte de hem günlük yaşantımızın hem de çalışma hayatımızın bir parçası olmaya devam edecekler” diyor.

ATEŞİ YÜKSEK OLANLAR VE MASKE TAKMAYANLAR KOLAYCA TESPİT EDİLEBİLİR

Noktasal ısı ve yüksek ateş tespitine yönelik kullanılan termal kameralar, iş yerlerinde ve ofislerde giriş alanı ve benzeri noktalara yerleştirilerek, çalışanların ve müşterilerin ateşinin kontrol edilebilmesini sağlıyor. Vücut ısısı belirli bir düzeyin üstünde olan bir kişi tespit edildiğinde sistem uyarı veriyor ve iş yerlerinin gerekli önlemleri alabilmelerini sağlıyor. Kameralar video analiz özellikleriyle, çalışanların ve müşterilerin girişte ya da takılması zorunlu olan alanlarda maskeli olup olmadıklarını hem tespit edilebiliyor hem de sesli ve görsel uyarıda bulunulabiliyor. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TEMASSIZ GEÇİŞ KONTROLÜ HİJYEN SORUNUNA ÇARE OLUYOR

İş yerlerinde, giriş çıkışın kontrol edilmesi gereken tüm alanlarda kullanılan geçiş kontrol sistemleri ise çalışan ve ziyaretçilerin ilgili alana yetki dâhilinde güvenli şekilde giriş çıkış yapmasını sağlıyor. Biyometrik geçiş kontrol sistemleri arasında yer alan iris ve yüz tanıma teknolojileri, temassız erişim özellikleriyle son zamanlarda günümüzün en önemli sorunlarından biri haline gelen hijyen konusuna da çare oluyor. Çalışanlar ve ziyaretçiler daha önce sisteme tanıtılan yüz ve iris bilgileri sayesinde herhangi bir yere dokunmadan sadece birkaç saniyeyle ölçülebilecek kısa bir sürede giriş-çıkış yapabiliyor. Bununla birlikte biyometrik geçiş kontrol sistemleri ek bir yazılımla giriş-çıkış takibinin yanında bordrolama için anlık veri sağlama, çalışanların ofis içindeki yol haritalarını çıkartma, yerlerini belirleme, acil durumlarda yoklama alma, gelen ziyaretçi bilgisini anında e-posta ile alma gibi çok sayıda faydayı da beraberinde getiriyor. 

SOSYAL MESAFE GİYİLEBİLİR CİHAZLARLA KONTROL EDİLİYOR

Salgının ilk başladığı günden bu yana uzmanlar, virüsten korunmak için arada en az bir metrelik mesafe bırakılmasını öneriyor. Giyilebilir “Beacon” cihazı ile çalışanlar arasındaki sosyal mesafe ölçülerek uyarıda bulunulması sağlanabiliyor. Örneğin iki kişi en az iki metre mesafede iki dakika boyunca yan yana durduğunda sesli uyarı veriliyor. Hem iç hem de dış ortamlarda çalışabilen bu teknolojiler sosyal mesafenin korunmasına yardımcı oluyor.

YOĞUNLUK KONTROLÜ KOLAYCA YAPILIYOR

Üç boyutlu kameralar ve ışın (Beam) sensörlerinin kullanılmasıyla, iş yerlerinin yoğunluk oranı kolayca belirleniyor ve yoğunluğun artması durumunda girişlerin kısıtlanması sağlanıyor. Giriş ve çıkış noktalarına yerleştirilen kameralar ve sensörlerle çalışan sistem, gerçek zamanlı analiz yeteneği sayesinde kişi sayısını anlık olarak takip edebiliyor. İş yerlerinde yemekhane, tuvaletler, dinlenme yerleri gibi alanlara yerleştirilen ekranla içeride kaç kişi olduğu, kaç kişinin girebileceği ve yaklaşık ne kadar süre bekleyeceği görsel olarak yansıtılabiliyor.