Sirke bilinen en eski mayalı ürünlerden biri. Mayalanma sırasında açığa çıkan yararlı bileşikler, özellikle antioksidanlar sirkenin bağırsak dostu bir besin olmasına yetiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan’a göre, bağırsak floramızı güçlendirmek, bağışıklığımızı yüksek tutmak için beslenmemizde sirkeye de yer vermemiz gerekiyor. Ancak, kilo kontrolüne yardımcı olmadan şekeri dengelemesine dek birçok faydası olan sirkenin tüketiminde dikkat edilmesi gereken çok önemli noktalar da var. Örneğin sürekli sirke kullanmak diş minesinin yıpranmasına neden olabilir. Böbrek hastalığı olanların düzenli sirke tüketmemesi; ülser, reflü, gastrit gibi sindi- rim sistemi rahatsızlıklarda da sirkeden uzak durulması tavsiye ediliyor. Özetle, herhangi bir sağlık probleminiz olmasa bile sirke kesinlikle doğrudan kullanılmamalı; mutlaka su ile seyreltilmeli.

KİLO KONTROLÜNE KATKI SAĞLIYOR

Üç ay boyunca, her gün yemeklerinize katacağınız bir yemek kaşığı sirkenin beden kitle indeksinde 0,4 ila 0,7 puanlık azalmaya neden olabileceğini gösteren çalışmalar bulunuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan “Salata ve yemeklerinize her gün bir yemek kaşığı sirke ekleyebileceğiniz gibi, bu miktarı suda seyrelterek de tüketebilir ve kilo kontrolünüz açısından fayda sağlayabilirsiniz. Ancak günde bir kaşık sirke tüketimini obezitenin çaresi olarak görmemek gerekli.” diyor.

İNATÇI ÖKSÜRÜĞE İYİ GELİYOR

Tıp biliminin kurucusu sayılan Hipokrat’ın MÖ 400’lü yıllarda akut enfeksiyonları ve yaraları iyileştirmek için sirke kullandığını biliyoruz. Artık tüm bakterilere karşı etkin olmadığı anlaşılmış olsa da çok eski bir formül olarak bal ve sirke karışımı inatçı öksürüklere karşı hâlâ kullanılıyor. Sirkenin tahriş etme özelliğine değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan da “Deride oluşan enfeksiyonlarda sirke kullanımı, enfeksiyona neden olan bakterinin türüne göre etkili olabilir. Fakat sirkenin asitlik derecesinin yüksek olduğu ve tahriş etme kabiliyetinin olduğu da unutulmamalı.” uyarısında bulunuyor.

HİJYEN SAĞLAMAYA DESTEK OLUYOR

Sirke, içeriğinde bulunan asetik asit sayesinde besinlerin bozulmadan saklanmasına yardımcı oluyor. Çünkü zararlı bakteriler yüksek asitli ortamlarda yaşayamıyor. Sebze ve meyvelerin son yıkama suyuna sirke eklenmesi, besin hijyenini sağlamada da bu yüzden etkili oluyor. Bir litre suya bir yemek kaşığı sirke koyar ve meyve ve sebzeleri bu suda beş dakika bekletirseniz, sebze ve meyvelerin dezenfekte olmalarını sağlayabilirsiniz.

YÜKSEK TANSİYONA BİREBİR

Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada, her gün sirkeli su içen farelerin tansiyon seviyelerinde içmeyenlere göre bir düşüş yaşandığı görülmüş. Henüz insanlar üzerinde yapılan bir çalışma olmasada sirkenin yiyeceklere lezzet kattığı için tuz ihtiyacını azaltabileceği ve böylece tansiyonu düşürmeye yaradığı yorumu da yapılabilir. Bu açıdan, yüksek tansiyonu olan kişilerin, eğer sindirim sistemi sorunları yoksa bir yemek kaşığı sirkeyi bol suyla karıştırıp tüketmelerinde sakınca görülmüyor.

TÜMÖRLERLE SAVAŞIYOR

Farelerde yapılan bir başka çalışma ise sirkenin tümörler üzerindeki etkisini gösteriyor: Aşılama yöntemiyle kanser oluşturulan iki grup farede, sirkeli suyla beslenen farelerin beslenmeyen farelere göre önemli ölçüde daha küçük tümör hücrelerine sahip olduğu görülmüş. Sirkedeki antitümör faktörlerin henüz tanımlanmadığını kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan, “Bilim insanları sirkenin bağırsaklarda diyet lifinin sağlıklı yağ asitlerince parçalanmasını sağlayarak bu etkinin gerçekleştiğini düşünüyor.” diyor.

KAN ŞEKERİNİ DENGELİYOR

Karbonhidrat içeren bir öğünden sonra tüketilen beyaz sirkenin, vücudun verdiği glisemik cevabı anlamlı bir düzeyde düşürdüğünü ve insülin duyarlığını da belirgin ölçüde arttırdığı biliniyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Ertan, “Glisemik indeks, yiyecek tüketiminden iki saat sonra kan şekeri seviyesindeki artışı gösteriyor. Glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler hızla kana karışarak şeker düzeyini etkiler. Vücudun verdiği glisemik cevabın düşük olması ise sağlık açısından daha faydalıdır. Kısacası çalışmalar, beyaz sirkenin kan şekeri düzeyinin dengelenmesine katkı sağladığına işaret ediyor. Sirke, elbette diyabeti tedavi etmez ama belli bir miktarda kullanımı vücudun karbonhidratı daha iyi sindirmesine yardımcı olabilir.” değerlendirmesinde bulunuyor.

MEYVE SİRKESİ TARİFİ

  • Bir çay bardağı nohut

  • Bir kilogram sirke yapmayı planladığınız meyve (örneğin üzüm)

  • İki yemek kaşığı bal

  • Bir litre içme suyu

  • Bir yemek kaşığı kaya tuzu

  • Üzümleri güzelce yıkayıp sularının süzülmesi için bir kenara alın. Sirkeyi yapacağınız cam kavanozu iyice yıkayıp kurutun. Önce suyu, ardından da meyveleri kavanoza koyun. Ardından nohut ve bir yemek kaşığı balı da ilave edip tahta ya da silikon bir kaşıkla karıştırın. Üzerini bir tülbentle kapatıp paket lastiği yardımıyla tülbendi sabitleyin. Kavanozu karanlık bir ortama yerleştirin ve iki günde bir tahta ya da silikon bir kaşıkla karıştırın. Bu işlemi tüm üzümler dibe çökene kadar (yaklaşık 20 gün) sürdürün. Ardından sirkenizi 20 gün de aynı yerde karıştırmadan bekletin ve mayalanmasını sağlayın. Bu esnada üzerinde “Sirke Anası” adı verilen tabaka oluşacaktır. Sirke anasını bir kenara alın. Meyveleri süzün ve sirkeyi yeniden kavanoza alıp içine 1 tatlı kaşığı bal ve kaya tuzu ekleyin. Tülbentle yeniden kapattığınız kavanozu 20 gün daha bekletin.