Türkiye’de inovasyon ve Ar-Ge’nin nabzını tutan tek kaynak olarak 2013 yılından bu yana hazırlanan “Ar-Ge 250” araştırması, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Ar-Ge’deki trendleri ortaya koyarken, Türkiye’nin katma değer yolculuğunun hangi noktada olduğunu da gözler önüne serdi. Bu yılki rapor; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onaylı Ar-Ge merkezine sahip firmaların Ar-Ge 250 araştırması kapsamında yaptıkları bildirimler ile Türkiye ihracat sıralamasındaki ilk 500 firma tarafından verilen bilgiler ve Borsa İstanbul şirketlerinin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptıkları açıklamalardan yola çıkılarak hazırlandı. Araştırmanın temelini ise; firmaların 2019 yılındaki Ar-Ge harcamaları, 2020 yılı için planlanan Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge personel sayısı, 2019 yılında Ar-Ge merkezlerinde alınan patent, faydalı model, tasarım tescil ve marka sayısının yanı sıra 2019 yılı Ar-Ge desteklerinden yararlanma oranı oluşturdu. Araştırmada, Ar-Ge ve yenilikçiliğin her geçen gün daha da derinleştiği Türkiye’de firmaların bu alana yaptığı yatırımların katlanarak arttığı gözlemlenirken, araştırmaya konu olan 500 firmanın 2019 yılında Ar-Ge’ye 15 milyar 552 milyon TL’lik bir yatırım yaptığı görüldü. Firmaların 2019 verilerinden hareketle, Ar-Ge’ye yapılan yatırımın önemine dikkat çeken araştırmada bu yıl savunma sanayisi ağırlığını hissettirirken; TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN ilk üçte yer alan isimler oldu. Ar-Ge 250 Araştırması’nı değerlendiren MAİB Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu ise 36 OECD üyesi içinde makine ihracatında en yüksek yerli katma değer oranına sahip 6’ncı ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çekerken, teknolojik rekabetin hâkim olduğu bir alanda bu başarıya ulaşmanın Ar-Ge çalışmalarıyla gerçekleşebildiğinin altını çizdi. “Makine imalat sanayisinde Ar-Ge harcamaları her yıl yüzde 40’ın üzerinde artıyor. Halihazırda Türkiye’deki 1238 Ar-Ge merkezinin 174’ü makine sektöründe çalışıyor. İmalat sanayisi içindeki Ar-Ge çalışan sayısı payının yüzde 13,5’i makine sektöründe gerçekleşiyor. Üstelik makine sanayisinde gerçekleşen Ar-Ge harcamalarının yüzde 85’i de öz kaynaklarla karşılanıyor.” diyerek devam eden Karavelioğlu, bu durumun temel nedeninin ise sektörün yüksek katma değerinin de sayesinde yabancı kaynak kullanmama alışkanlığı; daha da önemlisi sektörün ürettiği kıymetli bilgiyi koruma çabası ve kültürüne bağlı olduğunu söyledi.