Güneydoğu Asya’da, Çinhindi Yarımadası’nın doğusunda yer alan Vietnam, son yıllarda sağladığı atılımla bölgesinde güçlenen bir ekonomi olarak dikkat çekiyor. 100 milyona yaklaşan yüksek nüfusa rağmen sanayi ve tarım sektörlerindeki güçlü üretim sayesinde son 10 yılda ortalama yüzde 6’lık büyüme oranı yakalayan ülkede genç ve dinamik nüfus istihdamı ayakta tutarken, siyasi alanda yakalanan istikrarlı yapı da sürdürülebilir bir büyümenin temelini oluşturuyor. Bölge ülkeleri ve küresel aktörlerle kurulan ticari ilişkilerle de ekonomideki olumlu gidişata katkı sağlanıyor. Savaş sonrası süreçte 1986 yılından itibaren ekonomik değişim politikasıyla özel sektörün desteklenmeye ve güçlendirilmeye başlanmış olmasının ise mevcut büyüme eğiliminde önemli bir katkı sağladığı düşünülüyor. Bu politikalar neticesinde ülkede yoksulluk, işsizlik ve enflasyon oranları tek haneli rakamlara indirilmiş durumda.

ÜLKE TARİHİNDE SAVAŞLAR VE YIKIM VAR

Vietnam’ın arkeolojik tarihi, 2500 yıl öncesine dayanıyor. Bölgenin bilinen ilk yerleşimcileri olan Viet kabilelerinin MÖ 3’üncü yüzyılda NamViet Hanedanlığını kurdukları bilinse de bu uygarlık çok kısa süreli oldu ve Vietnam MÖ 1’inci yüzyıldan 10’uncu yüzyıla kadar Çin uygarlığının egemenliği altında kaldı. 1939 yılında bölge, Çin’e karşı bağımsızlığını kazanırken, 1968 yılında ise Vietnam, resmi olarak kendi resmi benliğini ilan etti. 10’uncu yüzyılda bağımsızlıklarını kazanan Vietler, 15’inci yüzyılın başlarında kısa süre devam eden Çin hâkimiyeti dışında Fransız işgaline kadar bağımsızlıklarını korumayı başardılar. 19’uncu yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren kademeli olarak sürdürülen Fransız işgali sonrasında 1884 yılında Vietnam’ın kontrolü tamamen Fransa’ya geçti; 1887’de Vietnam, Fransız Hindiçini’ne bağlandı. İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar devam eden Fransız sömürge dönemi boyunca Vietnam’ın başta pirinç ve kauçuk olmak üzere değerli kaynakları sömürülürken, halk ucuz iş gücü olarak çalışmaya mecbur bırakıldı ve ağır vergilere tabi tutuldu. Fransa’nın baskıcı yönetimi, Vietnam’daki bağımsızlık ve direniş mücadelesini de tetikleyince, daha 1930’lu yıllardan itibaren komünist gruplar güçlenmeye başladı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Japonya tarafından işgal edilen Vietnam, Japonya’nın savaşı kaybetmesinin ardından Ho Chi Minh liderliğinde bağımsızlığını ilan etmişse de Fransa’nın Vietnam’ı yeniden ele geçirme isteği 1954’e kadar sürecek bir savaşa yol açtı. 21 Temmuz 1954'te imzalanan Cenevre Antlaşması ile ülke geçici olarak Kuzey ve Güney Vietnam olarak ikiye ayrılırken, sınır olarak da 17’nci Enlem belirlendi. Antlaşma gereğince iki yıl sonra yapılacak seçimle sınırın kaldırılması öngörülmüşse de seçimlerin gerçekleşmemesi ülkede yeni bir savaşın zeminini hazırladı.

Kuzey ve Güney Vietnam arasındaki savaş kısa süre sonra ABD’nin müdahalesi ile 20’nci yüzyılın en büyük soykırımlarından birine dönüşecek olan Vietnam İşgalini doğurdu. 1963’te başlayan işgal ve savaş 1975’te ABD’nin mağlubiyeti ve Kuzey Vietnam’ın Güney’i ele geçirmesiyle sonuçlandı. Ancak işgal ve savaş, Vietnam ve insanlık tarihinin en acı süreçlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Savaş sonrasında bağımsız kaynaklarca açıklanan raporlara göre ABD’nin işgal boyunca Vietnam’da 8 milyon ton bomba kullandığı, bu miktarda yıkım gücünün İkinci Dünya Savaşı’nda tüm ülkelerin kullandığı bomba miktarının üç katı olduğu da medyada çokça tartışıldı. Kesin rakamlar bilinmemekle birlikte, savaşta 3 milyonu sivil olmak üzere 5 milyondan fazla insanın yaşamını kaybettiği, milyonlarca insanın ise yaralandığı tahmin ediliyor. İşgalin ardından bu kez Kamboçya ile bir savaşın içine giren Vietnam, işgal ettiği Kamboçya’da Pol Pot rejimini sonlandırdı: Ancak resmi olarak 1989 yılına kadar devam eden bu savaşta da yüzbinlerce sivil yaşamını kaybetti. 1989’da Vietnam birlikleri Kamboçya’dan çekilmeye başlarken, ülke bu tarihten itibaren başta ABD olmak üzere Batılı devletlerle ilişkilerini de iyileştirmeye başladı. 1992’de kabul edilen yeni anayasa ile devlet yönetimine önemli yenilikler getiren Vietnam, son yıllarda siyasi ve ekonomik açıdan hızlı bir güçlenme sürecine devam ediyor.

GSYİH VE İHRACATTA SANAYİNİN PAYI YÜKSEK

Vietnam yaklaşık 100 milyonluk nüfusu ve kişi başına düşen ekilebilir arazi oranının Asya ülkeleri ortalamasının bile altında olması nedeniyle, tarımsal ürünler ve kaynaklar bakımından önemli yetersizlikler ile karşı karşıya bulunuyor. Buna rağmen, yani tarım sektöründeki kısıtlı imkânlara rağmen ülke mevcut tarım arazilerini ve tarımsal kaynaklarını çok etkin kullanarak bazı tarım ürünlerinde önemli bir üretici ve ihracatçı haline gelmiş durumda. Nitekim Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık sektörü GSYİH’nin yüzde 15’ini oluştururken, ülkenin ihracatında da 2019 yılı itibarıyla yüzde 15’lik bir paya sahipti. Sanayi ve inşaat sektörü ise GSYİH’ye yüzde 34’lük katkısıyla ülkenin en önemli ikinci sektörü olmayı sürdürüyor. Toplam istihdamın dörtte birini üstlenen sanayi ve inşaat sektörlerinin 2019 yılı ihracatındaki payları ise yüzde 78’e kadar yükselmişti.

Bununla birlikte, ülkedeki sanayi sektöründe kamunun payının yüzde 25, özel sektörün payının yüzde 35 ve yabancı yatımların payının da yüzde 40 olması dikkat çekiyor. Kamusal üretim miktar olarak artsa da sektörün geneli düşünüldüğünde kamunun payının görece azaldığı ülkede, son yıllarda özel sektör yatırımları ve doğrudan yabancı sermaye yatırımları ülkedeki sanayi üretiminin itici gücü olmaya devam ediyor. Diğer yandan, Vietnam’ın imalat sanayisi çok geniş yelpazeye yayılmış durumda. Gıda ve gıda işleme sanayisi toplam imalat sanayisinin yaklaşık dörtte birini oluştururken, tekstil ve konfeksiyon, otomotiv ve diğer ulaşım araçları montaj ve ekipmanları ile kimyasal ve kimyevi maddeler, metal ürünler, deri ürünleri, ağaç işleme ve mobilya, elektrik makineleri ve aksamları, plastik, cam, gübre, kömür, çelik ve kâğıt üretimi diğer önemli imalat sanayi kollarını oluşturuyor. Vietnam’da tekstil ve hazır giyim önemli bir üretim kolu olup, ülkedeki üretimin büyük bir kısmı ihraç ediliyor. Özellikle ABD ile 2001’de imzalanan İkili Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonra tekstil ve hazır giyim ürünlerinin ABD piyasasına kolayca girmesi, bu sektörün üretim ve ihracatının artmasında önemli rol oynamıştı. 

Hizmetler sektörü ise GSYİH içindeki yüzde 41’lik payla Vietnam’ın en önemli sektörü konumunda olmakla birlikte 2019 yılı ülke ihracatındaki payı sadece yüzde 6’ydı. Bununla birlikte, ülkedeki hizmetler sektörü artan iç talebe paralel olarak büyümeye devam ediyor ve sektördeki kalite ve verimliliğin de yükseldiği izleniyor.

DIŞ TİCARETİNDE ASYA ETKİSİ BÜYÜK

Bu kapsamda, son çeyrek yüzyılda sağladığı atılımla yeni pazarlara ve Asya dışına yönelen Vietnam, ticaret hacmini de arttırmaya devam ediyor. 2015’te 327 milyar dolar olan dış ticaret hacmi, 2019’da 264,6 milyar doları ihracat ve 253,4 milyar doları ithalat olmak üzere toplamda 518 milyar dolara ulaştı. Vietnam’ın başlıca ihracat kalemleri telefon cihazları, elektrik-elektronik devreler, ayakkabı, mobilya, baskı ve kopyalama makineleri, tekstil ürünleri, izole teller ve kablolar, ham petrol, pirinç ve kahveyken, başlıca ithalat kalemleri ise elektronik devreler, telefon cihazları, petrol yağları, hurda elektrik ürünleri, kabuklu hayvanlar ve optik cihazlardır. Vietnam’ın dış ticaretteki en önemli partnerleri ithalattaki yüzde 30’luk payı ile Çin, yine ithalattaki yüzde 20’lik payı ile Güney Kore ve ihracatın yüzde 20’sini karşılayan Japonya’yken, dış ticaretteki diğer önemli aktörler ABD, Tayland, Almanya, Hong Kong, Hollanda, Tayvan, Malezya ve Singapur’dur.

YENİ NORMALE HIZLI UYUM SAĞLADILAR

Vietnam’ın dış ticareti salgın dolayısıyla yılın ilk yarısında yavaşlama gösterse de daha sonra hızlı bir toparlanma dönemine girildi. Vietnam Gümrük İdaresi’nin verilerine göre 2020 yılı Ocak-Ağustos döneminde, önceki yılın aynı dönemine göre Vietnam’ın ticaret hacmi yalnızca yüzde 0,3 düşüş gösterirken, aynı dönemde ihracat önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 daha yüksek performans göstermiş. İthalatta ise 2020 yılı Ocak-Ağustos döneminde, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 düşüş yaşanırken, toplam ithalatın yüzde 93,5’ini oluşturan sermaye malı ithalatı yüzde 1,7, tüketim ürünleri ithalatı ise yüzde 9,2 gerilemiş. Vietnam’ın GSYİH’sinin 2020 yılındaki büyüme oranına ilişkin farklı kuruluşlarca yapılan tahminler yüzde 1,8 ila yüzde 3,8 aralığına işaret ediyor. 2021 yılı için büyüme beklentisi ise yüzde 6’nın üzerinde öngörülüyor. Gerek bu veriler gerekse geçmiş yıllardaki büyüme performansına bakıldığında, Vietnam’ın 2030’lu yıllarda dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olacağı da tahmin ediliyor. Salgınının kontrol altına alınmasıyla birlikte hem RCEP anlaşması hem de AB ile imzalanan STA’nın olumlu etkileriyle Vietnam ekonomisinin pozitif bir görünüm sergilediği çok açık. Öyle ki, yakın dönemli bir Euromonitor raporuna göre Vietnam, ABD’den sonra satın alma ve birleşmelerde en çekici piyasa olarak ön plana çıkıyor. Yine, Dünya Bankası verilerine göre Vietnam’da yerleşik yabancı sermayeli büyük firmaların yaklaşık yarısı ülke içindeki faaliyetlerini geliştirmek ve büyütmek istiyor.

RCEP’İN AVANTAJLI TARAFINDA

Geçtiğimiz yakın dönemin en önemli ticaret gelişmelerinden biri olan RCEP’in taraf ülkelerinden olan Vietnam’ın bu süreçten en kârlı çıkacak ülkelerden biri olacağı da değerlendiriliyor. 15 ila 20 yıl içerisinde Vietnam’ın RCEP’e taraf olan ülkelere uyguladığı tarifelerin yüzde 89,6’sını kaldırması, Vietnam’a uygulanan vergilerin ise yüzde 92’ye varan kısmının kaldırılması öngörülüyor. Telekomünikasyon, bilgi teknolojileri, makine ve yedek parçalar, kimyasallar ve tarım ürünlerinin anlaşma hükümlerinden en çok fayda görecek Vietnamlı sektörler olduğu bildirilirken, Vietnamlı firmaların ürün kalitesi ve marka bilinirliği gibi yönlerini geliştirememeleri durumunda yerel pazarda bile Çin menşeli ürünlere karşı direnemeyecekleri de değerlendiriliyor. Bununla birlikte, Vietnam Ticaret ve Sanayi Bakanı Trân Tuân Anh’ın açıklamalarına göre, RCEP’in yürürlüğe girmesiyle Vietnamlı firmaların pazarlarını genişletebileceği, bölgesel tedarik ağlarına daha kolay eklemlenebileceği ve ülkeye gelecek yabancı yatırımların artacağı vurgusu da yapılıyor. Diğer yandan, RCEP anlaşmasına taraf ülkeler arası ticarette menşe kurallarının basitleştirilmesiyle uygulanan pek çok verginin sıfırlanacak olması, Türkiye’den bu ülkelere yapılacak ihracatıda tehdit ediyor. RCEP’in Türk firmalarına avantaj sağlayabilmesi, ancak RCEP ülkelerinde yatırımı olan Türk firmalarının tedarik zincirlerini genişletmeleriyle mümkün olabilir. Bu kapsamda, bölge ile ticareti olan Türk firmalarının önümüzdeki dönemde bölgeye daha fazla yatırım yapabilecekleri de değerlendiriliyor. Halihazırda toplamda 40 milyar dolara varan bir dış ticaret açığı verdiğimiz bölgenin kendi içinde derinleşmesinin yakından izlenmesi, Çin’in tedarik zincirindeki yerine aday olan bir ülke olarak başta Vietnam olmak üzere bölge ülkeleriyle STA müzakerelerine başlanması da önem arz ediyor.

VİETNAM’A MAKİNE SATMAKTA ZORLANIYORUZ

Vietnam’ın makine özelinde ticaret rakamlarını incelediğimizde ise BM İstatistik Bölümü verilerine göre ülkenin makine ihracatının, 2019’da yüzde 12,1 artarak 14,7 milyar dolar olarak kayda geçtiğini görüyoruz. Vietnam’ın en çok makine ihraç ettiği ülkeler sıralamasında ilk sırada 3,4 milyar dolarla ABD yer alırken, ikinci sıradaki Çin 2019’da Vietnam’dan 1,3 milyar dolarlık makine alımı yaptı. Üçüncü sıradaki Güney Kore’ye de yaklaşık 1,3 milyar dolarlık makine ihraç edildi. 2019’da Türkiye ise Vietnam’dan gerçekleştirdiği makine ithalatında yüzde 19,5’lik düşüşle 30’uncu sırada yer aldı ve 54 milyon dolar değerinde makine alımı yaptı. Bu dönemde Vietnam’ın Türkiye’ye gerçekleştirdiği 1,1 milyar dolarlık toplam ihracat içindeki makinenin payı da yüzde 4,8 olarak kayda geçti. Aynı dönemde Vietnam’ın toplam ihracatının 264,6 milyar dolar olduğunu ve makine ihracatının toplam ihracattan yüzde 5,5 pay aldığını da söyleyelim. Diğer yandan, makine ithalatının, 253,4 milyar dolarlık toplam ithalattan yüzde 10,4 pay aldığı Vietnam’da, 2019’da yüzde 9,6’lık artışla 26,4 milyar dolar tutarında makine ithal edildi. BM İstatistik Bölümü verilerine göre Vietnam’ın en fazla makine ithal ettiği ilk 10 ülke listesinin ilk sırasında 11,8 milyar dolarla Çin yer alırken, listenin ikinci sırasında bulunan Güney Kore’den 3,2 milyar dolar değerinde makine ithal edildi, üçüncü sıradaki Japonya’dan da 3 milyar dolarlık makine alımı yapıldı. Bu dönemde Vietnam, toplam makine ithalatında 26’ncı sırada yer alan Türkiye’den de yüzde 6,4’lük düşüşle 45 milyon dolarlık makine ithalatı gerçekleştirdi. Bu veriyle, Vietnam'ın toplam 26,4 milyar dolarlık makine ithalatından 2019’da Türkiye’nin aldığı payın yüzde 0,2 seviyesinde gerçekleştiğini; Vietnam’ın Türkiye’den yaptığı 352,8 milyon dolarlık toplam ithalat içindeki makinenin payının ise yüzde 12,7 olarak kayda geçtiğini hatırlatalım.