Uzun ve kasvetli kış günlerinde yavaşlayan metabolizma, bahar mevsimine geçiş sürecine kolayca uyum sağlayamıyor. Bunun yanı sıra vücudumuzun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineral depoları da kışın genellikle boşalmış oluyor. Tüm bu faktörlerin etkisiyle, kimi zaman bizi kolumuzu bile kıpırdatamayacak kadar halsiz düşüren “bahar yorgunluğu” tablosu gelişebiliyor. Aslında açık havada düzenli yürüyüş yaparak, bol su içerek, en önemlisi de sağlıklı beslenerek vücudumuzun kaybettiği enerjiyi yeniden kazanabiliriz. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Akkülah, sebze ve meyvelerin önemli vitamin ve mineral kaynağı besinler olmalarının yanı sıra güçlü antioksidan özelliği gösterdiklerine de dikkat çekerek, “Antioksidan özellikleri sayesinde bahar yorgunluğuna karşı vücudumuzun daha enerjik olmasında önemli rol oynuyorlar. Her meyve ve sebze, kendine özgü sağlığa yararlı bileşikler içerdiği için rengarenk ve çeşitli beslenmek vücudumuz için faydalı olan besin öğelerini almamızı sağlıyor.” diyor. Ayrıca, içerdikleri vitamin ve mineraller nedeniyle bazı besinlerin bahar yorgunluğuna karşı düzenli olarak tüketilmeleri ayrı bir önem taşıyor. Aybala Akkülah, baharı zinde geçirmemiz için soframızdan eksik etmememiz gereken besinleri anlatırken, önemli önerilerde de bulunuyor.

ENGİNAR

Posa, C vitamini, folat, fosfor ve magnezyum gibi mineral içeriği yüksek olan enginar aynı zamanda iyi bir potasyum kaynağı ve en zengin antioksidan kaynaklarından biri. Üstelik bir adet enginar sadece 56 kalori içeriyor. Salatalara eklediğiniz ya da buğulama, haşlama ve ızgara gibi pişirme yöntemlerini kullanarak hazırladığınız enginarı dereotuyla beraber servis ederek lezzetli bir ikiliye dönüştürebilirsiniz.

ÇİLEK

Çilek, içinde kırmızı rengini veren antosiyanin maddesi sayesinde yüksek antioksidan özellik gösteriyor. Vücut direncinin artmasına destek olup bahar yorgunluğuyla başa çıkmanıza yardımcı olan çilek, su ve lif açısından da oldukça zengin bir besin. Bir porsiyon, yani 10-12 adet çilekle günlük C vitamini ihtiyacınızı da fazlasıyla karşılayabilirsiniz.

SEMİZOTU

İçerdiği A vitamini, çinko, fosfor, manganez, bakır ve kalsiyum gibi vitamin/ mineraller nedeniyle “süper gıda” unvanına sahip olan semizotu yüksek miktarda omega-3 yağ asidi içeriyor. Semizotunda bolca bulunan çinko, bağışıklık sisteminin güçlenmesine de fayda sağlıyor. Antioksidan görevi üstlenen manganez ise vücudun ihtiyacı olan enerji üretiminde önemli bir rol üstleniyor. Üstelik semizotu, 100 gram başına sadece 16 kalori içeriyor.

ANANAS

Ananas özellikle yorgunluğa yol açan ödemin atılmasında büyük etkiye sahip bir meyve. C vitamini açısından zengin olması ve içerdiği bromelain enzimi sayesinde bağışıklık sistemini koruyor, vücut direncinin güçlenmesini sağlıyor. Lif oranı oldukça yüksek olan ananası günde iki halkayı geçmeyecek şekilde tüketebilirsiniz.

BEZELYE

İlkbahar mevsiminde taze olarak sofralarda yerini alan bezelye birçok vitamin ile demir, manganez, bakır, çinko ve kalsiyum gibi mineraller içermesinin yanı sıra lifli yapısı sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ayrıca sindirim sisteminin rahatlamasına yardım ediyor, yüksek oranda antioksidan içeriğiyle vücudumuza yüksek enerji sağlıyor.

ERİK

Erik, bağırsaklarda çözünebilir liflerle yüklü bir besindir. Bu sayede hem sindirimi kolaylaştırır hem de kabızlık problemini önlemeye ve çözmeye yardımcı olur. Ayrıca birçok vitamin ve mineral içerir. İçerdiği yüksek oranda C vitaminiyle bağışıklığı da güçlendiren; potasyum, A vitamini ve fosfor yönünden de zengin bir besin olan erik, kan şekerini hızla yükseltmediği için kilo vermeyi de destekliyor.

KUŞKONMAZ

Aybala Akkülah, folat zengini kuşkonmazın K vitamini açısından da mükemmel bir kaynak olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kuşkonmaz, A vitamini, C vitamini ve demir içeriği de yüksek bir besindir. İçeriğinde barındırdığı ve sindirilemeyen karbonhidrat grubundan olan inülin ile bağırsak florasında iyi huylu bakterilerin gelişimine katkı sağlayabiliyor. Kuşkonmaz, su yönünden de zengindir ve araştırmalara göre uygun hidrasyonu koruyarak metabolizmayı hızlandırır, gün boyu daha fazla kalori yakılması için vücudunuza yardımcı olur. Tüm bu etkileri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirerek, bahar yorgunluğuna karşı mücadele etmenize katkı sağlar.”

PANCAR

Pancar hem kökü hem de yaprakları yenilebildiği için vitamin ve mineral içeriği açısından zengin bir besindir. Kökü yüksek oranda antioksidan özellik gösteriyor, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor. Pancar yaprakları da A ve K vitamini açısından zenginler. A vitamini sağlıklı bir bağışıklık sistemi için önemliyken, K vitamini de kanın pıhtılaşması için şarttır ve kemik sağlığında önemli rol oynar. Pancar, posa içeriğiyle de bağırsaklarımızı korurken, sindirim sistemini güçlendirir.