Küresel bir sağlık krizi ve ekonomik bir durgunluk getiren salgın, dünyadaki tüm kurumların çalışma biçimlerini önemli ölçüde değiştirdi. Her yapıdaki ve büyüklükteki kurumlar yeni ve benzersiz zorluklarla karşı karşıya kaldı. Sosyal mesafe önlemleri insanları evde kalmaya mecbur bırakırken, kuruluşlarsa bir yandan işlerini sürdürmeye diğer yandan çalışanlarını güvende, bağlantıda ve üretken tutmak için Zoom çözümlerine yöneldi. Geleneksel ve yüz yüze operasyonlar odağıyla çalışan endüstrilerin çevik kalmak ve çalışmaya devam etmek için uzaktan çalışma ve video iletişim çözümlerini hızla benimsemeleri gerekti.

SALGIN SONRASINDA UZAKTAN ÇALIŞANLAR ÜÇ KAT ARTTI

Zoom’un Boston Consulting Group ile halka açık GSYİH ve istihdam verilerine dayalı gerçekleştirdiği ekonomik analizde, video konferans kullanan işletmelerde tam zamanlı görev alan 5.820 yöneticinin görüşleri alındı. Çalışma, eğitim, sağlık hizmetleri, teknoloji, profesyonel hizmetler, finans sigortası, emlak, perakende ve toptan satış, kamu ve diğerleri dâhil olmak üzere birçok sektördeki küçük, orta ve kurumsal ölçekli işletmelerdeki durumu örnekledi. Uzaktan çalışma ve video konferans çözümlerinin hem şimdi hem de gelecekte insanların çalışma şeklini nasıl etkilediğini incelemek için anket katılımcılardan şirket çalışanlarının ne kadarının 2019 ve 2020’de uzaktan çalıştığı ve 2022'de tamamen veya kısmen uzaktan çalışacakların sayısını tahmin etmeleri istenirken, yöneticilere aynı zamanda bu zamanlarda video konferans çözümleriyle çalışanların oranları da soruldu. Rapordan öne çıkan bulgulara göre, salgın döneminde uzaktan çalışanların sayısı 2,5 ila 3 kat arasında artış gösterirken, video konferans çözümleri kullanan çalışanların sayısı ise benzer şekilde 2,4 ila 2,7 arasında artmış gözüküyor. Video konferans çözümleri kullanarak geçirilen süre ise üç ila beş kat artış yaşamış. Anketin ortaya koyduğu sonuçlara göre, KOBİ’ler salgın döneminde küresel olarak uzaktan çalışanlarının sayısında 2,6 kat artışa şâhit olurken, eğitim sektöründen ankete katılan şirketler video konferans çözümleri kullanımlarının 3,5 kat arttığını belirtiyor. Yine, yöneticilerin yüzde 70’i salgından öncekine göre esnek çalışma modellerine daha sıcak bakmaya başladıklarını ifade ederken, esnek çalışma modellerini gelecekte desteklemeyi en çok planlayan ülkeler ise sırasıyla Hindistan (yüzde 92), ABD (yüzde 72) ve Almanya (yüzde 70) olarak öne çıkıyor. Öte yandan yöneticiler, hibrit çalışma modellerinin kalıcı olduğu, çalışanların üçte birinden fazlasının salgın sonrasında da uzaktan çalışmaya devam edecekleri görüşünde birleşiyor.

KURUMLARIN YÜZDE 64’Ü SALGIN SONRASINDA DA VİDEO KONFERANSLARA DEVAM EDECEK

Hiçbir endüstri salgının ekonomik etkilerinden muaf değil ancak bazı endüstriler uyum sağlamak için çalışma biçimlerinde çarpıcı değişiklikler de yapabildi. Uzaktan çalışmanın uygulanması ve video konferans çözümlerinin benimsenmesiyle kuruluşların paradan ve iş yükünden tasarruf etmesine yardımcı olan dijital dönüşüm, kriz esnasında iş sürekliliğini de mümkün kıldı. Bu kapsamda Zoom ve BCG rapor için sağlık, eğitim, teknoloji ve profesyonel hizmetler sektörlerinin salgın sırasında sürekliliği sağlamak için uzaktan iş birliğini nasıl benimsediği ve trendlerin gelecekte nasıl devam edebileceğine de mercek tutuyor. Sağlık sektörü: Yüz yüze çalışan başlıca sektör olan sağlık sektörü, salgın esnasında uzaktan çalışanların sayısında küresel ölçekte 2,4 kat artış yaşamış. Bu sektörde video konferans çözümlerini kullanan çalışanların sayısı ise 2,6 kat artmış. Ankete katılan kurumların yüzde 80’i video konferans çözümlerinin salgın sonrasında da işleri için vazgeçilmez olacağını onaylarken, sağlık sektöründeki kurumların yüzde 67’si gelecekte kendini kanıtlamış bu çözümleri kullanarak daha esnek uzaktan çalışma modelleri uygulamayı planladıklarını bildiriyor. Eğitim sektörü: Yüz yüze hizmet odaklı sektörlerden eğitim alanında, salgın esnasında uzaktan çalışanların sayısı 3,3 kat artış göstermiş. Video konferans çözümlerini kullananların sayısı ise 3,5 kat artmış. Kurumların yüzde 81’i video konferans çözümlerinin salgın sonrasında da işleri için vazgeçilmez olacağını onaylarken, yüzde 65’i ise gelecekte bu çözümleri kullanarak daha esnek uzaktan çalışma modelleri uygulamayı planladıklarını açıklıyor. Teknoloji sektörü: Teknoloji sektörü uzaktan çalışma ve video konferans çözümleri benimsemede başı çeken alanlardan bir diğeri oldu. Salgın esnasında uzaktan çalışanların sayısı 3,1 kat, video konferans çözümlerini kullananların sayısı ise 2,4 kat artmış. Ankete katılan kurumların yüzde 84’ü video konferans çözümlerinin salgın sonrasında da işleri için önemli bir rol oynayacağını belirtirken, yüzde 77’si bu çözümlerin başarılı iş birliği kabiliyetlerine güvenerek gelecekte daha esnek çalışma modelleri kurgulamayı planladıklarını söylüyor. Profesyonel hizmetler: Profesyonel hizmetler sektöründe salgın esnasında uzaktan çalışanların sayısı 2,7 kat artarken, video konferans çözümlerini günlük iş akışlarına dâhil ederek üretken kalanların sayısında ise 2,8 kat artış yaşanmış. Bu alanda faaliyet gösteren kurumların yüzde 83’ü salgın sonrasında da video konferans çözümleriyle çalışmaya devam edecekken, yüzde 64’ü bu çözümler etrafında daha esnek çalışma modelleri uygulamayı planlıyor.

ESNEK ÇALIŞMA KALICI OLACAK!

Tümleşik iletişim platformu Zoom, BCG iş birliğinde yaptığı araştırmanın sonuçlarını yorumlarken, video konferans çözümlerinin büyük başarısının kurumları salgın sonrasında da esnek çalışma modellerini benimsemeye teşvik ettiğinin altını çiziyor. BCG’nin araştırma bulguları, uzaktan çalışmanın ankete katılan hemen her ülkede salgın sonrasında da yaygın olmaya devam edeceğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda, salgının uzaktan çalışmayı bir zorunluluk haline getirmesiyle hibrit çalışma modellerinin salgın sonrasında da kalıcı olacağı görülüyor. Bazı çalışanlar salgından sonra ofise geri dönecek ancak geriye kalanların çoğu uzaktan ya da hibrit çalışanlar olarak iş birliği yapmaya devam edecek. Diğer yandan araştırma, salgının, kurumların uzaktan çalışmayla gelen esneklik ve çevikliği elde etmek için çalışanların üretkenliğinden feragat etmelerine gerek olmadığını da kanıtlamış gözüküyor. Salgın sürecinde, yerinde doğru çözümler ve süreçlerle çalışanların her yerden verimli bir şekilde çalışabildiği görüldü. Bu kapsamda, hibrit çalışma modellerinin gelecekte yetenekleri beslemek ve onları elde tutmak için de bir gerekliliğe dönüşeceği söylenebilir. Salgın, coğrafi olarak daha çeşitli bir iş gücü doğururken, insanlar belirli bölgelerden taşındı, uzak konumlardaki işlere başvurdu ya da uzak konumlardan gelen iş çağrıları daha hızlı kabul edildi. Küresel iş gücünün geniş alanlara yayıldığı bu dönemde, başarılı olmak isteyen kurumların hibrit çalışma modelleri kurgulamaları ve benimsemeleri bir lüks olmaktan çıkıp, bir zorunluluğa dönüştü.