Bahar aylarında artış gösteren polenler başta olmak üzere birçok etken göz sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Halk arasında göz enfeksiyonu olarak bilinen konjonktivit bahar aylarında tetiklenirken gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda çok sık karşımıza çıkıyor. Özellikle gözlerde kızarıklık, yaşarma, çapaklanma ve görme bozukluğu gibi şikâyetlere yol açabilen alerjik konjonktivitin, vücudun bağışıklık sisteminin bu alerjenlere karşı duyarlı hale geldiği ve tepki gösterdiğinde geliştiğini söyleyen Acıbadem International Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Nezih Özdemir, “Bugünlerde gözlerde kızarıklık, şişlik, kaşıntı, yanma, berrak sulu akıntı, ışık hassasiyeti gibi şikâyetlere sıkça rastlıyoruz. Göz alerjilerine burunda kaşıntı, tıkanma gibi belirtilerle ortaya çıkan üst solunum yolu alerjileri de eşlik edebiliyor. Yine mevsimsel göz alerjileriyle birlikte baş ve boğaz ağrısı, kuru öksürük ve boğazda kaşıntı da görülebiliyor.” diyor.

Dr. Nezih Özdemir, oldukça yaygın bir şikâyet olan göz alerjisi ya da tıbbi adıyla alerjik konjonktivitin, bahar aylarında sık olarak polenlere, ev tozlarına ve kimyasal maddelere bağlı gelişebildiğini söylerken, salgın sürecinde ellerimizi gayriihtiyari gözlerimize sürmemizin ise göz yoluyla Covid-19 enfeksiyonuna zemin hazırlayabileceğinin altını çiziyor. Göz enfeksiyonunun alerjik konjonktivit ile karıştırılabildiğini ve bu nedenle tedavinin gecikebildiğini vurgulayan Dr. Nezih Özdemir, önemli uyarılar ve önerilerde bulunuyor.

ENFEKSİYON MU? ALERJİ Mİ?

Polenlerden ilaçlara ve bazı yiyeceklere, parfüm gibi kozmetik ürünlerden üst solunum yolu enfeksiyonlarına dek birçok faktörün gözlerimizi doğrudan etkileyebildiğini söyleyen Dr. Nezih Özdemir, üst solunum yolu enfeksiyonlarının viral olabileceği gibi bakteriyel de olabildiğine dikkat çekiyor: “Göz enfeksiyonu alerjik konjonktivit ile karıştırılabildiğinden hasta salgın sürecinde hastaneye gitmeye de çekindiğinden tedavi gecikebiliyor. Oysa göz hastalıkları ihmale gelmez. Göz hekimleri soruna çözüm bulmak ve enfeksiyon ile alerji arasındaki farkı ayırt etmek için özel muayene cihazlarıyla göz yüzeyindeki doku değişikliklerine bakarak alerjik reaksiyonu tespit ederler. Göz alerjileri, başka göz hastalıklarıyla benzer bulguları paylaştığı için hastanın öyküsünün alınarak tanı konulması önemlidir.”

KİRLİ ELLER GÖZLE TEMAS EDERSE!

Salgın sürecinde göz sağlığının risklere çok daha açık hale geldiğini belirten Dr. Nezih Özdemir, çevre ile sürekli temas halinde olan ellerimizi gözlerimize sürdüğümüzde, göz yoluyla Covid-19 enfeksiyonuna zemin hazırlanabileceği uyarısında bulunarak, “Ellerin gözlere götürülmemesi, temiz ve tek kullanımlık kâğıt mendil kullanılması ve bu kâğıt mendilin kullanıldıktan sonra çöpe atılması çok önemli. Kirli ellerin gözlerle teması, mikropların özellikle de bağışıklığı düşük olan kişilerde kolaylıkla gözlerde enfeksiyona yol açmasına zemin hazırlıyor. Bu nedenle ellerin gözle temas ettirilmemesi, sık sık sabunla yıkanması gerekiyor.” diyor. Bilgisayar ekranı ve ortam ısısının da göz sağlığını tehdit eden unsurlar olduğunu; oda sıcaklığının yüksek, nemin düşük olması durumunda göz kuruluğunun ortaya çıktığını belirten Dr. Nezih Özdemir, bilgisayar ve tablet karşısında uzun süre kalmamak, gözleri zaman zaman dinlendirmeyi ihmal etmemek gerektiğinin altını çiziyor.