Sanatçıların merkezi bir sisteme dâhil olmadan, dünyanın her yerine dijital olarak eserlerini sunmalarını ve blokzincir altyapısı sayesinde, eserlerini kimliklendirebilmeleri konusunda eşsiz bir sistem sağlayan “Değiştirilemez Token’ler” (Non-Fungible Token, NFT), son dönemlerde kripto para birimlerinin kullanımıyla sanat ve edebiyat dünyasına da girmiş durumda. Fiziksel dünyadaki koleksiyon parçalarının dijital yansımaları olarak tanımlanan NFT’ler, sahip oldukları özellikler sebebiyle genellikle telif hakkı bulunan ürünler oluşturmak için tasarlanıyor. Bir tür dijital sertifika olan NFT’de, bir sanat eseri ya da resim fiziksel bir varlık olarak bulunmuyor. Dijital eserin ya da varlığın eşsiz olarak tescillenmesine olanak sağlayan NFT’de GIF’ler, şarkılar ve videolar bile bulunabiliyor. Dünyada giderek yaygınlaşmaya başlayan NFT ekosisteminin geçtiğimiz aylardaki ticaret hacmi 86,3 milyon dolara ulaşmıştı.

ZEYNEP BUGAY EDEBİYATTA NFT ÖNCÜSÜ OLDU!

Zeynep Bugay’ın, fantastik tarzda kaleme aldığı “Proti Adası’nın Esrarı” adlı eserinin içinde yer almayan ancak kitaba ilham kaynağı olan “Anne” isimli ilk öyküsü, NFT teknolojisiyle www.rarible.com platformunda 3 Ethereum’dan (20 Mayıs tarihli fiyatı yaklaşık olarak 8.400 dolar) satın alınarak, Türk edebiyat dünyasında dijitalizasyonun kullanımında bir ilk oldu. Gelmiş geçmiş en iddialı fantastik seriler arasında yerini almaya hazırlanan “Proti Adası’nın Esrarı” kitabının ilham kaynağı sayılabilecek ve yazar Zeynep Bugay’ın kitaptaki Mırmır isimli kedi kahramanın tüm serüvenini tasarlamasını sağlayan, kitaba eklenmemiş, yazarın el yazısıyla 2016 yılında kaleme aldığı “Anne” isimli ilk öykü, öncelikle NFT teknolojisiyle dijital olarak teliflendirildi. Eserin, blokzincirde yerini almasının ardından 1 gün gibi kısa bir sürede 3 Ethereum karşılığında satılması ise büyük bir heyecanla karşılandı. Gerçekleşen satışın ardından, Zeynep Bugay’ın kitabı tasarlarken el yazısıyla tuttuğu notlar da “Anne” öyküsünü satın alan kişiye hediye edildi. Konu hakkında bir açıklama yapan yazar Zeynep Bugay: “Dijital alandaki her türden yeniliği yakından takip etmeye çalışıyorum. NFT teknolojisi de bunlardan biri ve NFT’nin sanat eserlerini eşsiz ve tek olarak kimliklendirmesini gerçekten heyecan verici buluyorum. Bu satış ile Türk edebiyatında başlayacak ve yer edinecek olan NFT akımına da öncü olduğum için çok mutluyum. Bu teknolojiyle eserlerin alım ve satım süreçleri, tüm koleksiyonerlerin eserleri saklama koşulları, müzayede uygulamaları, sanatçıların sonraki satışlardan alacağı paylar gibi birçok alanın dijitalleşerek blokzincir üzerine kaydedilmesinin farklı kolaylık ve faydalarına daha çok şahit olacağımıza inanıyorum. Salgın süreciyle hayatımıza daha çok giren dijitalleşme sürecinin, sanat ve edebiyat dünyasına yansımasına bilfiil katıldığım için gururluyum. Eserim, satışa sunulmasının hemen ardından, 1 gün gibi kısa bir süre sonrasında çok ciddi bir rakama alıcı buldu. Güncelliği yakalayan, ilk niteliğinde bir işe imza attığım ve edebiyat alanında dijitalizasyonun ehemmiyetini tüm Türkiye’ye vurgulayacak şekilde öncü olduğum için ayrıca çok büyük memnuniyet duyuyorum. Dünyada emsali olduğundan eminim, örnekler mutlaka vardır ama Türkiye’de NFT ile bu denli kısa bir zaman zarfında, böylesi ciddi bir rakama satılan ilk, tek ve biricik öykünün bana ait olması sebebiyle haklı bir gururu taşıyorum, koltuklarım kabarıyor desem yeridir.” dedi.

TÜRK EDEBİYATI DİJİTALİ SEVDİ

Türk edebiyatında ilk NFT satışı yapılan örnek Zeynep Bugay’ın “Anne” öyküsü. Ancak görünen o ki bu örnekler giderek çoğalacak. Geçtiğimiz ay Ara Güler’in 45 İstanbul fotoğrafından oluşan kitabı da NFT’ye dönüştürülmüştü. Bu iki gelişme, Türk yayıncılığının ve edebiyatının dijitale uyum sağlama konusunda attığı ilk adımlar gibi görünürken, yakın gelecekte büyük yayınevlerinin özel tasarım koleksiyon kitaplarını NFT’ye dönüştürmesi de bekleniyor.