ÇEKYA, MACARİSTAN VE POLONYA İLE VİŞEGRAD DÖRTLÜSÜNÜ OLUŞTURAN SLOVAKYA, GÜÇLÜ SANAYİ ÜRETİMİYLE ORTA AVRUPA’NIN YÜKSELEN EKONOMİLERİNDEN BİRİ OLMAYI SÜDÜRÜYOR. 1993’TE ÇEKYA İLE BARIŞÇI BİR ŞEKİLDE YOLUNU AYIRARAK BAĞIMSIZLIĞINI İLAN EDEN VE HIZLA EKONOMİSİNİ GÜÇLENDİREN SLOVAKYA, HALEN AVRUPA’NIN ÖNEMLİ OTOMOTİV VE ELEKTRONİK ÜRETİCİLERİNDEN BİRİ OLARAK GÖSTERİLİYOR. UZAK DOĞU VE AVRUPA’DAN ÖNEMLİ ÖLÇÜDE YATIRIM ÇEKEN SLOVAKYA’NIN TÜRKİYE İLE SİYASİ VE TİCARİ İLİŞKİLERİ DE OLUMLU BİR SEYİR İZLİYOR. İKİLİ TİCARETİN MAKİNE AYAĞINDA İSE SLOVAKYA PAZARI HALEN YÜKSEK BİR POTANSİYEL BARINDIRIYOR.

Orta Avrupa’da yer alan Slovakya; Macaristan, Ukrayna,  Avusturya, Çekya ve Polonya ile sınır komşusudur. 1993 yılında Çekoslovakya’nın bölünmesiyle kurulan Slovakya, 2004 yılından beri NATO ve AB üyesidir. 5,4 milyonluk nüfusun yüzde 53,8’i şehirlerde yaşayan Slovakya’nın önemli sorunlarından biri nüfusun giderek yaşlanması ve doğum oranlarının düşüş göstermeye devam etmesidir. Örneğin 2021 yılında Slovakya’nın nüfus artış oranı yüzde 0,08 olarak açıklanmıştı.  Slovakya, salgın kaynaklı nedenlerle 2020 yılında yüzde 5,2 küçülmüştü. Ancak 2021’den itibaren toparlanan ülke ekonomisinin 2022’de 118 milyar doların üzerinde gerçekleşeceği ve KBGYİH’nin de 21 bin doların  üzerine çıkacağı öngörülüyor. Bununla birlikte salgınla artan işsizlik halen yüzde 6,4 seviyelerinde ilerlemeye devam ediyor.  Slovakya, iş yapma kolaylığı açısından dünyada 45’inci, ekonomik serbestlik endeksine göre 61’inci, insani gelişmişlik endeksine göre de 39’uncu sırada yer almayı sürdürürken, bir AB üyesi olarak dış ticarette de AB mevzuatını uyguluyor. 2021’de yılında dünya ihracatında 104 milyar dolarla 36’ncı sırada yer alan Slovakya, aynı yıl dünya ithalatında da yaklaşık aynı değerle 36’ncı sıradaki yerini korumuştu.  Otomotiv ve elektronik endüstrileri başta olmak üzere, makine, kimya sanayisi ve bilgi teknolojileri sektörlerinde önemli yabancı yatırımlara sahip olan Slovakya, dünya otomotiv sektöründe önemli bir konumda yer alırken, AB  ülkeleri arasında da önemli bir üretici olmayı sürdürüyor. Diğer yandan perakende sektörü Slovakya’nın en çok istihdam yaratan sektörü olmaya devam ediyor. Ülkede tarım sektörü, milli gelirinin yüzde 4’lük bir bölümünü oluştururken, ülkenin ekonomik büyümesinde önemli itici güç olan sanayi sektörlerinin GSYİH’deki payı ise yüzde 35 seviyelerinde ilerliyor.

ORTA AVRUPA’NIN EN GENÇ ÜLKELERİNDEN BİRİ

Slovakya topraklarında yapılan arkeolojik araştırmalar, buradaki insan yaşamını 200 bin yıl öncesine tarihlendiriyor. Slovakya topraklarındaki yerleşik kültürün ise Keltlerle oluşmaya başladığı düşünülüyor. Roma İmparatorluğu ile Cermenler arasında uzun süre devam eden bir hâkimiyet mücadelesine de sahne  olan Slovakya, 5’inci yüzyıldan itibaren başta Avarlar olmak üzere çeşitli kavimlerin işgaline uğradı. Slavlar ise 6’ncı yüzyıldan itibaren bu topraklarda yerleşme ye başladı. İlk Slav devleti olarak kabul edilen Samo İmparatorluğu 631 yılında kurulmuşsa da ancak çeyrek yüzyıl kadar yaşayabilmişti. Nitra Prensliğini de içine alarak bugünkü Slovakya’nın yanı sıra Çekya, Macaristan, Polonya ve Sırbistan topraklarının önemli bir bölümünü kapsayan Büyük Moravya İmparatorluğu  ise 833 yılında kuruldu ve yaklaşık bir asır varlığını devam ettirdi. Moravya’nın dağılmasıyla birlikte Macar İmparatorluğu’nun hâkimiyetine giren bugünkü Slovakya toprakları, Birinci Dünya Savaşı sonrasına kadar büyük oranda Macar yönetimi altında varlığını  sürdürdü. Osmanlı Devleti’nin 16’ncı yüzyıl ortalarından itibaren artan fetih girişimlerinin Balkanlar ve Orta Avrupa’da önemli sonuçları olsa da bugünkü Slovakya topraklarında uzun süreli bir hâkimiyete dönüşmemiştir.

1543’te Estergon’un fethi  sonrasında kurulan Estergon Sancağı ve sonrasında ele geçirilen topraklar, bugünkü Slovakya ile Macaristan sınırındaki bölgeleri içeriyordu. 17’nci yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı’nın bölgedeki hâkimiyetini genişletmeye yönelik hamleleri neticesinde  1663 yılında kazanılan zaferle Uyvar Eyaleti oluşturulmuş, böylece bugünkü Slovakya topraklarının önemli bir bölümü yaklaşık çeyrek  asır Osmanlı hâkimiyetin de kalmıştır. İkinci Viyana Kuşatması ve sonrasında girişilen savaşın kaybedilmesiyle  de Osmanlı Devleti 1699’daki Karlofça Antlaşması ile bölgedeki etkinliğini kaybetmeye başlamıştır. Bu tarihten itibaren Slovakya toprakları önce Habsburg Hanedanı içerisinde Macaristan’ın  bir parçası olarak, ardından AvusturyaMacaristan  İmparatorluğu sınırları içerisinde varlığını sürdürmüştür. Birinci Dünya Savaşı sonrasında AvusturyaMacaristan İmparatorluğu’nun dağılması üzerine Slovakya, Silezya, Bohemya, Moravya ve Karpat Rutenya’nın birleşmesi ile Çekoslovakya devleti oluşturuldu. Böylece temelleri 20’nci yüzyılın başlarında atılmaya başlayan Çek ve Slovak birliği düşüncesi, 28 Ekim 1918’deki bağımsızlık ilanıyla hayata geçirildi. İkinci Dünya Savaşı’na kadarki süreçte Slovakların otonomi  talepleri Prag yönetimin ce kabul görmemişse de Slovakya bölgesi hızlı bir gelişim gösterdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya tarafından işgal edilen Çekoslovakya’da Slovakya bölgesi Almanya ile anlaşarak birlikten ayrılsa da sava şın ardından Çekoslovakya yeniden birleşti. Savaş sonrasında Sovyet müdahalesi ile komünist rejime geçen Çekoslovakya, Soğuk Savaş yılları boyunca Sovyet Rusya’nın kontrolü altında kaldı. 1968 yılı Ocak ayında  iktidara gelen Alexander Dubček yönetiminin “Prag Baharı” adı verilen süreç te ülkede gerçekleştirmek istediği liberalleşme, 20 21 Ağustos’ta Sovyetler Birliği öncülüğünde ve Varşova Paktı ülkelerinden Bulgaristan, Polonya, Doğu Almanya ve Macaristan’ın destek verdiği bir işgalle kanlı şekilde bastırıldı.  1989 yılı KasımAralık aylarında ise bu kez “Kadife Devrim” olarak adlandırılan süreç sonucunda ülkede komünist rejim yıkılarak  kapitalist sisteme adım atıldı. 1993 yılında da Çekya ve Slovakya’nın barışçıl biçimde ayrılmasıyla Slovakya 1 Ocak 1993 tarihinde bağımsızlığını ilan etti. Slovakya o tarihten bu yana parlamenter sistemle yönetiliyor ve siyasi ve ekonomik açıdan hızlı bir gelişim göstermeye devam ediyor.

ÜLKE EKONOMİSİNİ SANAYİ VE HİZMET SEKTÖRLERİ BESLİYOR

Çekoslovakya’nın ikiye ayrılmasıyla 1 Ocak 1993 tarihinde bağımsız bir devlet  olarak ortaya çıkan Slovakya, bağımsızlığını kazandığı 1993 yılını takip eden ilk yıllardaki durgun dönemin ardın dan 2000’lerden itibaren ekonomisini ivmelendirmeye başladı. 2004 yılında AB’ye üye olan ve 2009’da Euro Bölgesi’ne dâhil olan Slovakya, salgınla geçen 20202021’e kadar yüksek büyüme oranları yakalasa da salgın döneminde ekonomisi yüzde 5 daraldı. Son yıllarda Orta Avrupa’nın en önemli alternatif pazarlarından biri olarak gösterilmeye  başlanan ve yatırımcılar için cazip bir seçeneğe dönüşen Slovakya’da halen bankacılık sektörü başta olmak üzere önemli derecede yabancı sermaye etkinliği olduğu izleniyor. Bununla birlikte yolsuzluk ve nitelikli iş gücü eksikliği gibi sorunlarsa henüz tam olarak aşılabilmiş değil.  Ülke ekonomisinin taşıyıcı güçleri otomotiv ve elektronik sektörü olarak dikkat çekerken, Uzak Doğu ve Avrupa kökenli yatırımlar, ülke ekonomisine ciddi bir katkı sunmaya devam ediyor. Ülkedeki sanayi sektörü halen istihdamın yaklaşık dörtte birini ve millî gelirin üçte birini karşılamayı sürdürüyor. Otomotiv ve elektronik dışında öne çıkan diğer sanayi kolları ise metal, kimya, makine, tekstil, kauçuk, optik ve seramik olarak sıralanıyor. Diğer yandan Slovakya’daki hizmet sektörü, iş gücünün  yüzde 70’ten fazlasını, millî gelirin ise yüzde 60’tan fazlasının karşılandığı en büyük sektör olmaya devam ediyor.

2023 YILI SLOVAKYA İÇİN ÇOK KRİTİK
OECD’nin yayımladığı son verilere göre Slovak ekonomisinin bu yıl yüzde 2,3 ve  2023’te yüzde 3,4 büyümesini beklenirken, yüksek enflasyon ve RusyaUkrayna krizinin yarattığı belirsizliğin, önümüzdeki yıl ülke iç talebini olumsuz etkileyeceği de bildiriliyor. OECD’ye göre, Slovak ekonomisinin büyümesi AB tarafından finanse edilen yatırımlar  ve kademeli ihracat artışı sayesinde 2023’te hızlanacak olsa da büyüme için temel risk, RusyaUkrayna krizinin uzaması ve enerji kaynaklarının kesintiye uğraması olarak dile getiriliyor. Bu doğrultuda, fiyatlar, reel ücretler ve ekonomik büyüme, Slovakya Ulusal Bankası’nın (NBS) ilkbahar dönemi tahminlerinde beklediğinden daha kötü gelişebilir. NBS yaz tahmininde, Slovakya’yı sadece bu yıl değil; 2023’te de çift haneli fiyat artışının beklediğini belirtirken, satın alma gücünün daha da düşeceğinin altı çiziliyor. Yine NBS hesaplamalarına göre, GSYİH’nin bu yıl sadece yüzde 1,4 oranında artması (bahar tahminleri yüzde 2,6’lık bir büyümeden bahsediyordu) ve önümüzdeki yıl ise yüzde 1,9’a yükselmesi bekleniyor.

İKİLİ TİCARETTE SLOVAKYA DAHA KÂRLI

Türkiye, Çekoslovakya’nın 1993 yılında bölünmesiy le bağımsızlığını kazanan Slovakya’yı ilk tanıyan ülkelerden biridir ve iki ülke arasındaki siyasi ve ticari ilişkiler genel olarak olumlu düzeyde seyretmektedir. İkili ilişkilerin daha da geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için uygun bir zemin de mevcuttur. Slovakya’nın 2004 yılından bu yana üyesi olduğu NATO ve AB, iki ülkenin yakın etkileşim içinde olduğu başlıca örgütleri oluşturur. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerse 2000’li yılların başlarından itibaren ivme kazanmıştır. İkili ticarette halen Slovakya lehine bir süreç devam ederken, Türkiye’den Slovakya’ya ihraç edilen başlıca ürünler otomotiv ürünleri, elektrikli makine ve aletler, tekstil ürünleri, bakır ve sebzemeyve; Slovakya’dan ithal edilen başlıca ürünler ise demirçelik ürünleri, elektrikli makine ve aletler, otomotiv, plastiktir. Bu kapsamda 2021’de Slovakya’nın Türkiye’den  toplam ithalatı 889,6 milyon dolar olurken, aynı dönemde Türkiye’ye olan ihracatı ise 931,1 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

 

MAKİNE İHRACATIMIZ ARTIŞ EĞİLİMİNDE

Slovakya’nın makine özelinde ticaret rakamlarını incelediğimizde, BM İstatistik Bölümü verilerine göre, ülkenin makine ihracatının 2021’de yüzde 20,5 arta rak 13,7 milyar dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Slovakya’nın en çok makine ihraç ettiği ülkeler sıralamasında ilk sırada 3,6 milyar dolarla Almanya yer alırken, ikinci sıradaki Çekya 2021’de Slovakya’dan 1,8 milyar dolarlık makine alımı yaptı. Üçüncü sıradaki İtalya’ya da 902 milyon dolarlık makine ihraç edildi.  2021’de Türkiye ise Slovakya’dan gerçekleştirdiği makine ithalatında yüzde 3’lük artışla 209,5 milyon dolar değerinde makine alımı yaptı. Bu dönemde Slovakya’nın Türkiye’ye gerçekleştirdiği 931,1 milyon dolarlık toplam ihracat içindeki makinenin payı da yüzde 22,5 olarak kayda geçti. Aynı dönemde Slovakya’nın toplam ihracatının 104,4 milyar dolar olduğunu ve makine ihracatının toplam ihracattan yüzde 13,1 pay aldığını da söyleyelim. Diğer yandan, makine ithalatının, 104,7 milyar dolarlık toplam ithalattan yüzde 14,2 pay aldığı Slovakya’da, 2021’de yüzde 24,4’lük artışla 14,8 milyar dolar tutarın da makine ithal edildi. BM İstatistik Bölümü verilerine göre Slovakya’nın en fazla makine ithal ettiği ilk 10 ülke listesinin ilk sırasında 3,8 milyar dolarla Almanya yer alırken, listenin ikinci sırasında bulunan Güney Kore’den 2,3 milyar dolar değerinde makine ithal edildi, üçüncü  sıradaki Çin’den de 1,3 milyar dolarlık makine alımı yapıldı. Bu dönemde Slovakya’nın Türkiye’den gerçekleştirdiği makine ithalatı ise yüzde 34,7’lik artışla 104 mil yon dolar oldu ve Türkiye, Slovakya’nın makine ithalatında 21’inci sırada yer aldı. Bu veriyle, Slovakya’nın  toplam 14,8 milyar dolarlık makine ithalatından 2021’de Türkiye’nin aldığı payın yüzde 0,7 seviyesinde gerçekleştiğini; Slovakya’nın Türkiye’den yaptığı 889,6 milyon dolarlık toplam ithalat içindeki makinenin payının ise yüzde 11,7 olarak kayda geçtiğini hatırlatalım.

 

SLOVAKYA İLE TİCARETTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • İş görüşmelerinde hiyerarşi önemlidir ve profesyonel yaklaşım sergilenir. Görüşmelerin eş düzeylerde olmasına önem verilir.
  • İlk görüşmeler tanışma amaçlıdır. Basit ancak bilgi verecek kadar detaylı bir sunum şeklinde yapılması ve karar verici seviyeden ziyade orta seviyedeki yöneticilerle yapılması tercih edilir. Karar verme aşamasında daha ayrıntılı görüşmeler üst seviyedeki yöneticilerle yapılacaktır.
  • Görüşmelerde agresif tutum yerine dolaylı yaklaşım sergilemeleri yaygındır. İş ilişkileri başlangıçta güven sağlamak amaçlı yavaş seyredebilir.
  • İş görüşmelerinde genellikle tercih edilen dil İngilizcedir.
  • Görüşmelerde göz teması önemli olup, ilk görüşmelerde samimi fakat çekingen davranış sergilenebilir. Slovakların fikirlerini açıkça beyan etmeleri için birkaç görüşme gerekebilir.
  • Zayıf tokalaşma ve göz temasından kaçınma güvensizlik hissi yaratabilir. İlk selamlaşmadan sonra yer gösterilmedikçe oturulmaması önemlidir.
  • İlk selamlaşmalarda basit, kibar Slovakça cümlelerin kullanılması sempati yaratacaktır.
  • Görüşmelerde, politika, din, özel konular hakkında konuşmamaya özen gösterin. Konuya başlamadan önce, kısaca hava durumu, kültürel konular, spordan bahsedebilirsiniz.
  • Slovaklar, kendi ülkeleri dışındaki meselelere müdahale etmemeyi tercih eder ve yabancıların Slovakya’yı eleştirmelerinden hoşlanmaz.
  • İş görüşmeleri için mutlaka önceden randevu alınmalıdır. Randevusuz gidilmesi, acil durumlar haricinde genellikle hoş karşılanmaz.
  • Cuma günü öğleden sonrası için randevu alınmaması tavsiye edilir. Çünkü hafta sonu öncesi pek çok Slovak, şehir dışına çıkmayı tercih eder.
  • Görüşmelerde hediye götürülmesi zorunlu değildir; bununla birlikte, küçük hediye alışverişleri yapılabilir ve hediyelerin o an açılması beklenir.
  • Çiçek gönderilmesi gerektiğinde zambak ve krizantem göndermeyin, bu çiçekler cenaze törenleri için tercih edilir.
  • Temmuz ve Ağustos ayları genelde pek çok sektör için tatil ayı olarak görülür ve görüşmelerin bu aylarda yapılması çok tercih edilmez.
    Kaynak: Ticaret Bakanlığı, Slovakya Pazar Bilgileri Raporu
     

“TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ’NİN YAYIMLADIĞI SLOVAKYA ÜLKE BİLGİ NOTU VERİLERİNE GÖRE, SLOVAKYA’YA İHRACAT POTANSİYELİ

EN YÜKSEK ÜRÜN GRUPLARI MOTORLU ARAÇLAR VE AKSAMLARI
İLE MAKİNE VE AKSAMLARI OLARAK DİKKAT ÇEKİYOR.”

“ENERJİ ALANINDA, SLOVAKYA, ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINI GELİŞTİRMEK AMACIYLA RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİ YATIRIMLARINI DA HIZLANDIRACAK. BU DURUMUN, YENİLENEBİLİR ENERJİ ALANINDA FAALİYET GÖSTEREN PARÇA VE EKİPMAN ÜRETİCİ/ TEDARİKÇİ ŞİRKETLER AÇISINDAN FIRSAT YARATABİLECEĞİ DEĞERLENDİRİLİYOR.”