Orgalime (Organisme de Liaison des Industries Métalliques Européennes) AB kurumları ile Avrupa makine, elektrik-elektronik ve metal ürünleri endüstrisiyle ilişkilerini bütün olarak temsil eden bir Avrupa federasyonu. Orgalime’in üye federasyonları direkt veya endirekt olarak 130 binden fazla firma ile ilişki halinde ve 11,1 milyon kişiyi istihdam ediyor. Orgalime büyük çoğunlukla küçük ve orta ölçekli yatırımcıların oluşturduğu firmalar, ürün, pazar payı ve coğrafi dağılım açısından farklı endüstrileri kapsıyor. Mühendislik sanayi AB’nin en geniş endüstri kolu. Bu sanayi Avrupa Birliği üretiminin yüzde 27’sini ve toplam ihracatın 1/3’nü karşılıyor. Avrupa düzeyinde makine mühendisliği sanayini etkileyen politika sorunları Orgalime'ın Makine Mühendisliği İşbirliği Komitesi (Mechanical Engineering Liaison Committee - MELC) ve teknik sorunları ise Teknik Uyum Grubu (Technical Harmonisation Group- THG) tarafından yürütülüyor. Makine mühendisliği AB üretimindeki yüzde 9’luk payı ile Avrupa’nın en geniş sektörlerinden biri. Ayrıca 3,3 milyon kişiyi istihdam eden 169 bin firması yla (Genellikle KOBİ’ler) Avrupa’nı n en önemli işvereni konumunda. Avrupa yüzde 36’lık dünya pazarı ile ise en önemli makine üreticisi ve ihracatçı sı konumunda.

Makine mühendisliği ise Avrupa’daki sanayi fabrikalarının en temel bölümü niteliğinde. Ekonominin bütün diğer sektörleri için ana ürün tedarikçisi olmasının yanı sıra, önemli bir müşteri ve başlıca endüstriler tarafından üretilen materyallerin sağlayıcısı olması nedeniyle makine mühendisliği Avrupa için çok önemli bir noktada duruyor.

2005 yılında Orgalime, Avrupa’nın en büyük imalat sektörü olan mühendislik endüstrilerinin gelişimi ve sürdürülebilirliğini güvence altına almayı amaçlayan ‘Mühendislik Geleceği’ adında bir manifesto yayınladı. Bu manifeto da Orgalime’ın vizyonu önemli rekabetçi çerçeve şartları altında Avrupa’daki gelişmeyi aktif olarak desteklemek, ayrıca firmaların hem Avrupa içinde hem de ihracat yaptıkları ülkelerde karşılaştıkları ticaret şartlarının adil olduğundan emin olmaktı. Orgalime ayrıca endüstriye sağladığı bir dizi servisle üyelerine katma değer sağlamayı da amaçlıyor. Orgalime üyelerini bilgi paylaşımı sağlayabilecekleri ve üye firmalar için gerekli servisleri birlikte genişletebilecekleri bir ‘ağ’da toplayarak bilgi paylaşımı hizmeti sunmayı hedefliiyor. Orgalime’ın ana amaçları ise şöyle sıralanabilir: AB aktiviteleri hakkında üyelerine ve AB içinde çalışan mühendislik şirketleriyle bağlantılı uluslararası kuruluşlara bilgi sağlamak. Üyelerinin geniş bir kısmını etkileyen seçilen konular üzerinde AB mühendisliği endüstrisinin ana sesi olmak. Üye dernek ve federasyonlar arasında ilişkiyi desteklemek. Orgalime Genel Direktörü Adrian Harris Moment Expo’nun Türkiye makine sektörü ve Avrupa ile ilişkileri hakkı ndaki sorularını yanıtladı. Halihazırda Makine Sanayi Sektör Platformu ile irtibat halinde olduklarını belirten Harris, Orgalime olarak Türk makine sanayi ile daha yakın ilişkiler kurmak istediklerini söylüyor. Harris ayrıca Avrupa Birliği olarak makine üretimde önemli bir noktada bulunduklarını ancak hala kalifiye iş gücünün çok önemli olduğunun altını çiziyor. Türkiye’nin de makine üretiminde daha önemli bir paya sahip olmak için özellikle kalifiye iş gücüne sahip olmaya odaklanması gerektiğini belirtiyor.

Kısaca Orgalime’den ve faaliyetlerinden bahsedebilir misiniz?

Orgalime Avrupa mühendisliğiyle ilgili 3 endüstri dalını (Elektirik ve elektronik, makine mühendisliği ve metal işleme) ele alıyor. Aynı zamanda Orgalime üyeleri, Avrupa Birliği’nin toplam üretiminin yüzden 27’sinden fazlasını imal ediyor. Orgalime, 23 farklı ülkede 35 üye federasyona sahip. Ayrıca Orgalime olarak endüstri üretim miktarının 1/4’ünden fazlasını ve toplam AB ihracatının da 1/3’lük bir bölümünü karşılıyoruz.

 

Orgalime’ın AB’deki en büyük federasyon olduğunu söyleyebilir miyiz?

Aslında en büyük federasyon değil an cak en büyük sektörü karşıladığımızı söyleyebilirim. Projelerinizden bazı örnekler verebilir misiniz? Özellikle endüstri politikaları üzerine çalışmalar yapıyoruz. Avrupa’da faaliyet gösteren endüstri kuruluşları ile Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu arasında da iletişimi sağlıyoruz. Üyemiz olan firmaların bir kısmı enerji verimliliği üzerine çalışıyorlar. Bu önemli bir pazar ve aslında geleceğin pazarı. Yaptığımız işleri daha çok regülasyon alanında çalışma olarak tarif edebilirim. Örneğin Reach içinde yer alıyoruz çünkü üyelerimiz arasında kimyasal ürünlerle çalışan firmalar da yer alıyor. Biz ayrıca önemli bir ihracatçı yız. Bu nedenle de pazara devam etmek için AB regülasyonlarıyla çalışıyoruz.

 

Türkiye’deki derneklerle ilişkilerinizden bahsedebilir misiniz?

Aslında Türkiye’de uzun zamandır iletişim halinde olduğumuz dernekler var. Ancak hiçbir zaman üyemiz olmadılar. Daha çok bizim kardeş organizasyonları mız içinde yer aldılar. Ancak şu anda Makine Sanayi Sektör Platformu ile kontak halindeyiz, özellikle de İcra Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu’yla. Açıkça söylemek gerekirse Makine Sanayii Sektör Platformu Türk endüstrisiyle sağlam bir uyum içinde. Orgalime üyeliğinin gereklilikleri nedeniyle biz sadece dernekleri kabul edebiliyoruz. Bu nedenle de üyelik için Platform’dan derneğe dönmeleri gerekiyor. Biz Türkiye makine sektörü ile yakın ilişkiler kurmak konusunda çok istekliyiz. Federasyon olarak da şimdiye kadar Türk endüstrisiyle pek çok bağlantımız oldu. Aynı sektör içinde yer alıyoruz. Direkt bizim üyemiz olmasalar da bizim bağlantıda olduğumuz derneklerle ilişkileri var ya da üyeler. Eğer bir dernek veya federasyon olurlarsa çok kolay bir şekilde üyelik işlemlerine başlayabilirler. Ancak eğer platform olarak kalırlarsa bizim üyelik koşullarımıza uyum sağlayamazlar. Fakat biz Türkiye ile sıcak ilişkilerimiz olmasını çok istiyoruz ve bu nedenle de Sayın Karavelioğlu ile görüşüyoruz. Aslında iletişimi şimdiden kurduk diyebiliriz.

 

Türk makine sektörünü nasıl görüyorsunuz?

Bence pragmatik. Aynı zamanda da rekabetçi bir yapıya sahip.

Türkiye’nin coğrafi olarak Avrupa’ya yakın olması sizce bir avantaj mı?

Bu bir avantaj ancak Ukrayna’nın da aynı avantaja sahip olduğunu unutmamak gerekiyor. Şunu söyleyebilirim, Türkiye özellikle eski Sovyet ülkeleriyle bir yarış halinde. Bu ülkelerin çoğu önemli sanayi ürünlerini üretiyor. Burada önemli olan Avrupa’ya coğrafi olarak yakın olmak değil Türkiye’nin sanayisini ve kalifiye eleman ihtiyacını üst seviyelere çıkarmasıdır.

Sizce Türkiye makine sektörünü geliştirmek için neler yapmalı?

Aslında bu soruya makul bir cevap verebilecek kadar bilmiyorum. Ancak önemli olan şu ki, Türkiye pek çok alanda gelişmiş durumda ve uzun dönemli gelişmeler için de sağlam bir temele sahip. Makine sektörü ileri teknoloji gerektirir. Ancak daha da önemlisi kalifiye eleman gücüne ihtiyaç vardır. Endüstrisini geliştirmek için Türkiye özellikle yetişmiş eleman gücüne odaklanmalı.