KAMU İHALE KURUMU BAŞKANI DR. HASAN GÜL, KAMU İHALE KANUNU’NUN 63’ÜNCÜ MADDESİNİ HATIRLATARAK, “YAKLAŞIK MALİYETİ EŞİK DEĞERLERİN ALTINDA KALAN İHALELERE SADECE YERLİ İSTEKLİLERİN KATILMASI, MAL ALIMLARINDA İSE SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI İLE İLGİLİ KURUM VE KURULUŞLARIN GÖRÜŞLERİ ALINARAK KAMU İHALE KURUMU TARAŞNDAN YERLİ MALI OLARAK BELİRLENEN MALLARI TEKLİF EDEN YERLİ İSTEKLİLER LEHİNE, YÜZDE 15 ORANINA KADAR FİYAT AVANTAJI SA⁄LANMASI HUSUSLARINDA İDARELERCE İHALE DOKÜMANINA HÜKÜMLER KONULABİLİR” DİYOR.



Kamu İhale Kurumu Başkanı Dr. Hasan Gül, kamu ihalelerinde yerli makine kullanımının teşviki konusundaki soruları yanıtladı. Dr. Gül özelikle Kamu İhale Kanunu’nun 63’üncü maddesini hatırlatarak, “Yaklaşık maliyeti eşik değerlerin altında kalan ihalelere sadece yerli isteklilerin katılması, yaklaşık maliyeti eşik değerlerin üzerindeki ihalelerde; hizmet alımları ve yapım işlerinde bütün yerli istekliler lehine, mal alımlarında ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Kamu İhale Kurumu tarafından yerli malı olarak belirlenen malları teklif eden yerli istekliler lehine, yüzde 15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması hususlarında idarelerce ihale dokümanına hükümler konulabilir. Ancak, yabancı istekliler ile ortak girişim yapmak suretiyle ihalelere katılan yerli istekliler bu hükümden yararlanamaz’ hükmü yer alıyor” diye konuşuyor. Bu hükme göre eşik değerlerin altında kalan ihaleler açısından, ihalelere katılımın sadece yerli isteklilerle sınırlandırılabileceğini belirten Dr. Gül, “Yaklaşık maliyeti eşik değerlerin üzerinde kalan ihalelerde ise, ihale herkese açık olmak zorunda, ancak idareler yerli istekli lehine yüzde 15’e kadar fiyat avantajı uygulayabiliyor” diye konuşuyor. 2 Aralık 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan bir genelgeyle ekonomiye sağlayacağı faydalar göz önünde tutularak, tasarruf ve rekabet ilkelerine uygun hareket edilmesi kaydıyla, Türkiye`de üretilen mal ve hizmetlerin tercih edilmesi, temel tüketim maddelerinin yerli ürünlerden karşılanmasını, ekonomi açısından taşıdığı önem ile 4734 sayılı Kanununun yerli istekliyi destekleyen 63’üncü maddesinin uygulanmasının işlerliği konusunda daha duyarlı olunması gereği vurgulandı.

 

Kamu İhale Kurumu olarak faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?
Bilindiği üzere, Kamu hukukuna tabi olan veya kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde uygulanacak esas ve usulleri düzenleyen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile bu kanuna göre yapılan ihalelere ilişkin sözleşmelerin düzenlenmesi ve uygulanması ile ilgili esas ve usulleri belirleyen 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 1 Ocak 2003 tarihinde yürürlüğe girmiş ve bu kanunlarda verilen görevleri yapmak üzere de Kamu İhale Kurumu oluşturulmuştur. Kamu İhale Kurumunun görevlerini esas itibariyle, şikâyetleri inceleyerek sonuçlandırmak, adı geçen Kanunlara ilişkin bütün mevzuatı, standart ihale dokümanlarını ve tip sözleşmeleri hazırlamak, geliştirmek ve uygulamayı yönlendirmek, ihale mevzuatı ile ilgili eğitim vermek, ulusal ve uluslar arası koordinasyonu sağlamak, yapılan ihaleler ve sözleşmelerle ilgili kurum tarafından belirlenen şekilde bilgi toplamak, adet, tutar ve diğer konular itibariyle istatistikler oluşturmak ve yayımlamak,haklarında ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilenlerin sicillerini tutmak, ihale ilânlarını elektronik ortamda Kamu İhale Bülteninde yayımlamak şeklinde özetlemek mümkündür.

 

Özellikle kamu kurumları ihalelerinde yerli makine kullanımının teşviki konusunda ne gibi çalışmalarınız var?
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 63 üncü maddesinde, ‘Yaklaşık maliyeti eşik değerlerin altında kalan ihalelere sadece yerli isteklilerin katılması, yaklaşık maliyeti eşik değerlerin üzerindeki ihalelerde; hizmet alımları ve yapım işlerinde bütün yerli istekliler lehine, mal alımlarında ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Kamu İhale Kurumu tarafından yerli malı olarak belirlenen malları teklif eden yerli istekliler lehine, yüzde 15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması hususlarında idarelerce ihale dokümanına hükümler konulabilir. Ancak, yabancı istekliler ile ortak girişim yapmak suretiyle ihalelere katılan yerli istekliler bu hükümden yararlanamaz’ hükmü yer alıyor. Bu hükme göre eşik değerlerin altında kalan ihaleler açısından, ihalelere katılım sadece yerli isteklilerle sınırlandırılabiliyor. Yaklaşık maliyeti eşik değerlerin üzerinde kalan ihalelerde ise, ihale herkese açık olmak zorunda, ancak idareler yerli istekli lehine yüzde 15’e kadar fiyat avantajı uygulayabiliyor. Bu hükmün uygulanması tamamen idarenin takdirinde olup, idareler genelde bu hükmü uygulamakta tereddüt yaşamaktadırlar. İdareler, bu hükmü uygulamak yerine, o anda kendileri için daha avantajlı, daha ekonomik olduğunu düşündükleri diğer teklifleri tercih ediyorlar. Bu tereddüdü gidermek ve küresel krizin etkilerini azaltmak amacıyla 2 Aralık 2008 tarihli Resmi Gazete’de bir Başbakanlık genelgesi yayınlandı. Söz konusu genelgede, ekonomiye sağlayacağı faydalar göz önünde tutularak, tasarruf ve rekabet ilkelerine uygun hareket edilmesi kaydıyla, Türkiye`de üretilen mal ve hizmetlerin tercih edilmesi, temel tüketim maddelerinin yerli ürünlerden karşılanmasını, ekonomi açısından taşıdığı önem ile 4734 sayılı Kanununun yerli istekliyi destekleyen 63’üncü maddesinin uygulanmasının işlerliği konusunda daha duyarlı olunması gereği vurgulandı.

 

Yurt dışındaki kamu ihale sistemleri ile Türkiye’deki ihale anlayışını karşılaştırabilir misiniz?
8 Eylül 1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun günümüzün değişen ve gelişen ihtiyaçlarına cevap veremediği, uygulamada ortaya çıkan aksaklıkları gidermede yetersiz kaldığı, bütün kamu kurumlarını kapsamadığı, Avrupa Birliği ve uluslararası ihale uygulamalarına paralellik göstermediği görüldüğünden, kamu ihaleleri ile ilgili geniş kapsamlı yeni bir kanun hazırlanmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu ihtiyacı gidermeye matuf olarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile bu 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 1 Ocak 2003’te yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanunlar dünyadaki çağdaş kamu ihale sistemleriyle büyük ölçüde benzerlik göstermektedir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca 1966 yılında kurulmuş olan Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL) tarafından hazırlanmış ve en iyi uygulama kılavuzu olarak da adlandırılabilecek ‘model kanun’ temel kaynak olarak kullanılmıştır. 4734 sayılı Kanun, UNCITRAL Model Kanununun yanı sıra 2004/17/AT ve 2004/18/AT sayılı Kamu Alımları Direktifleri prensiplerini de büyük ölçüde yansıtmaktadır. Kamu ihale mevzuatının teknolojik değişikliklerin etkisiyle dinamik bir yapıya sahip olmasından kaynaklı olarak 4734 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Kanunda birçok kez değişikliğe gidilmiştir. 4734 sayılı Kanunda üç kez (4761 sayılı Kanun ve 4964 sayılı Kanun ile 5812 sayılı Kanun) geniş kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. 2008 yılı içerisinde 4734 ve 4735 sayılı Kanunlarda, 20 Ekim 2008 tarihinde kabul edilip 5 Aralık 2008 tarihli ve 27075 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5812 sayılı Kanun ile önemli değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu Kanun değişikliği ile uygulamada karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik değişikliklerin yanı sıra kamu alımları mevzuatımızın AB direktiflerine uyum düzeyinin yükseltilmesine yönelik değişiklikler de yapılmıştır. Söz konusu Kanun değişikliği ile gerçekleşmesi hedeflenen hususları ise şöyle sıralayabilirim: Ön ilan, çerçeve anlaşmalar, dinamik alım sistemi, elektronik eksiltme, elektronik ihale gibi uygulamaların düzenlenmesi ile kamu alımları mevzuatımızın AB direktiflerine uyum düzeyinin yükseltilmesi. Şikâyet sisteminin iyileştirilmesi ile ihalelere yönelik yapılacak başvurulara ilişkin incelemelerin kısa süre içerisinde tamamlanmasının temin edilmesi, ilan ve ihale dokümanındaki hatalar nedeniyle ihale iptallerinin önlenmesi. İş deneyim belgeleri bakımından uygulamada ortaya çıkan ve rekabet ortamını bozan sonuçların kaldırılması. Belli istekliler arasında ihale usulünde ve pazarlık usulü yapılan ihalelerde uygulamada çıkan sorunları gidermeye dönük bir takım değişikliklerin yapılması. İhalelerin aşırı düşük teklif sahibi isteklilerin üzerinde bırakılmasının önlenebilmesi için objektif kriterler getirilmesi, Elektronik posta ve faks gibi daha hızlı ve etkin bildirim araçlarının kullanılması ile bildirim ve tebligatlarda yaşanan zaman kaybının önlenmesi. Yaklaşık maliyetin açıklanması, belge tamamlama yerine sunulan belgelerdeki bilgilerin tamamlanması ile ihale sürecinin daha şeffaf olmasının temin edilmesi. Daha sağlıklı ihale istatistiklerinin oluşturulabilmesi, İlan sürelerinin kısaltılmasına imkân sağlanması. Elektronik ihalenin yasal altyapısının kurulması. İhaleye katılamayacak olanların kapsamının AB müktesebatına uyumlu hale getirilmesi. Ekonomik açıdan en avantajlı teklifin fiyat dışı unsurlarla belirlenebilmesi hususunda idarelere takdir hakkı verilmesi. Danışmanlık hizmetlerinin kapsamının yeniden belirlenmesi ve bu hizmetlerin istenilen kalitede alınmasının temin edilmesi. Finansal kiralama suretiyle yapılacak mal alımlarında uygulanacak esas ve usullerin Kurum tarafından belirlenmesinin sağlanması. Aritmetik hataların idarece düzeltilmesine ilişkin uygulamanın yürürlükten kaldırılması. 4734 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilmesinde güçlükler ve sıkıntılar yaşanan bazı alımların Kanundan istisna edilmesi ve ihale edilmesinde fayda bulunmayan bazı alımların da doğrudan teminle yapılmasına olanak sağlanması. Yüklenicilerin idarece verilen sürede sözleşme ve eklerine uygun olarak iş yapmalarının sağlanması. Yapım işlerinin sigortalanmasına ilişkin uygulamada yaşanan sıkıntının giderilmesi. Kamu İhale Kurumunun yetki ve görevlerine ilişkin bazı değişiklikler yapılması. 5812 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin uygulamaya geçirilmesi amacıyla ikincil mevzuat olarak tanımladığımız uygulama yönetmelikleri ile diğer yönetmelik ve tebliğlerde gerekli değişiklikler yapılmıştır.

 

Kamu İhale Kurumu’nun makine sektörüne bakış açısını anlatabilir misiniz?
Makine sektörünün dünyada ve Türkiye’de büyük öneme sahip olduğu bilinmektedir. Ülkelerin gelişmişliğini ortaya koyan en büyük göstergelerden birisi de şüphesiz makine sektörüdür. Birliğinizin katkıları ile oluşturulan ve makine sektörünün yurt dışında daha etkin bir şekilde tanıtılabilmesi, makine ve aksamları sektörünün ihracatının artırılması, yurt içinde ve yurt dışında imajının geliştirilmesine yönelik faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, markalaşma, Ar-Ge ve ortak tanıtım çalışmalarının organize edilmesi amaçlarıyla hareket eden Makine Tanıtım Grubu’nun çabalarını yazılı ve görsel basından takip etmekteyiz. Makine imalat sanayinin bütün dünyada olduğu gibi ülkemizin sanayileşmesinin de itici gücü ve gelecekte de ülkemizin gelişiminin temel taşı olacağı düşünülmektedir. Ülkemizde Makine İmalat Sanayii’nde faaliyette bulunan çoğu firmanın KOBİ (Küçük ve Orta Ölçekli İşletme) niteliğinde olduğu, teknolojik gelişmelere hızlı cevap verebildiği, uygun işgücü ve gelişmiş mühendislik becerilerinin makine imalatçılarının uluslararası pazarlardaki rekabet şansının arttığı ve aynı zamanda ülke ekonomisine katma değer oluşturduğunu düşünmekteyiz. Bunun yanında ara eleman olarak çalıştırılabilecek işgücüne istihdam oluşturan önemli bir imalat sektörü olduğunu düşünüyoruz. Kamu alımlarının Gayri Safi Milli Hasılanın (GSMH) yüzde 10’unu oluşturduğu göz önüne alındığında; sektörel destekleme, yerli malı ve yerli işletmelere avantaj sağlanması, KOBİ’lerin desteklenmesi gibi enstrümanların bu alanda belirleyici bir etkisi olacaktır. 4734 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinde yer verilen yerli istekliler ile ilgili düzenlemelerin idareler tarafından uygulanması bu açılardan büyük önem arz etmekte olup, bu yöndeki uygulamaların sadece Kamu İhale Kurumu tarafından değil, diğer paydaşlarca da desteklenmesi gerekmektedir. Kamu İhale Kurumu, 4734 sayılı Kanunun verdiği yetkileri kullanırken ihalenin tüm aktörlerine eşit mesafede bulunmuş olup, kuruluşundan bugüne kadar bütün sektörlere karşı açık ve yapıcı olmaya çalışmıştır. Sektörler bazında ortaya çıkan sorunları, Kamu İhale Kurumu olarak tespit edip, bu sorunların çözüm yollarını üretmek amacıyla çeşitli sektörlerle (bilişim, sağlık ve hizmet sunucuları) toplantılar düzenlenmiştir. Bu toplantıların yanı sıra uluslararası sempozyumlar da düzenlenerek bilgi birikiminin paylaşılması sağlanmıştır.

 


Dr. Hasan Gül

Kamu İhale Kurumu Başkanı

Kamu İhale Kanunu dünyadaki çağdaş kamu ihale sistemleriyle büyük ölçüde benzerlik göstermektedir.

 

SPOT:

“Kamu alımlarının Gayri Safi Milli Hasılanın (GSMH) yüzde 10’unu oluşturduğu göz önüne alındığında; sektörel destekleme, yerli malı ve yerli işletmelere avantaj sağlanması, KOBİ’lerin desteklenmesi gibi enstrümanların bu alanda belirleyici bir etkisi olacaktır.”