SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI HİMAYESİNDE, ORTA ANADOLU MAKİNE VE AKSAMLARI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ, MAKİNE TANITIM GRUBU VE MAKİNE SANAYİ SEKTÖR PLATFORMU İŞBİRLİĞİYLE DÜZENLENEN ''TÜRK MAKİNE SANAYİ VE KAMU ALICILARI BULUŞMASI'' TOPLANTISINDA BAŞTA SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN OLMAK ÜZERE, MÜSTEŞARLAR, GAZİANTEP VALİSİ VE BELEDİYE BAŞKANI İLE ADNAN DALGAKIRAN VE MAKİNE SEKTÖRÜNÜN TEMSİLCİLERİ TEK BİR SES OLUP, “YERLİ MAKİNE KULLAN VE TÜM DÜNYAYA TÜRK MAKİNESİNİ İHRAÇ ET” DEDİLER.      

Türk Makine Sanayi ve Kamu Alıcıları Buluşması Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın himaye- sinde ve Orta Anadolu Maki- ne ve Aksamları İhracatçıları Birliği’nin katkısı ile 29 Mayıs 2010 tari- hinde Gaziantep’te gerçekleştirildi. Bü- yük ilginin olduğu toplantıda Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün başta ol- mak üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ali Boğa, Orta Anadolu Ma- kine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalga- kıran, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Asım Güzelbeyaz, Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı birer konuşma gerçekleştirdiler. Toplantının ikinci bölümünde düzenle- nen panelde ise Müsteşar Ali Boğa, Kamu İhale Kurumu Başkanı Dr. Ha- san Gül,  Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdür Yardımcısı Gazi Kapan, İller Bankası Genel Müdür Yardımcısı Bahaettin Kaptan, Orta Anadolu Maki- ne ve Aksamları İhracatçıları Birliği Yö- netim Kurulu Üyesi Ali Eren ve Mahalli İdareler Genel Müdür Yardımcısı Ya- vuz Selim Köşker kamunun yerli maki- ne kullanımının yaygınlaştırılması ve günümüzdeki durum üzerine bilgiler verdiler. Panelin ardından Sanko Holding Yöne- tim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konu- koğlu ev sahipliğinde Sanko Makine tesislerine gezi düzenlendi. Sanko Ma- kine tesislerinde çeşitli makine üretici- leri standlar kurarak ürünlerini sergile- diler. 

“KAMUNUN TÜRK MAKİNELERİ TERCİH ETMESİ STRATEJİK ÖNEME SAHİPTİR”
Toplantı da konuşma yapan Orta Ana- dolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği (OAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, Türkiye`de kamu- nun ve özel sektörün alımlarında Türk makinelerini tercih etmesini isteyerek, “Biz katur kutur makineler yapalım, siz de bizden tıkır tıkır alın demiyoruz. Biz uluslararası standartlarda makineler üretiyoruz, biz meydan okuyoruz” dedi. Dalgakıran, Türkiye’nin teknoloji üret- mesinin ve kendi teknolojisine sahip çıkmasının, ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi dönüşümünün lokomotifliğini yapacağını söyledi. Dalgakıran konuşmasına şöyle devam etti: “Tıkır Tıkır Kampanyasını da yapar- ken şu şekilde yola çıkmadık; biz katur kutur makineler yapalım, siz de bizden tıkır tıkır alın demiyoruz. Diyoruz ki, biz uluslararası standartlarda makineler üretiyoruz, ürettiğimiz makinelerin yüz- de 60’ını gelişmiş ülkelere ihraç ediyo- ruz, hatta onlardan bir kısmını tekrar ya- bancı bir marka adı altında sizler satın alıyorsunuz.” Türkiye`nin küresel bir güç olma, 2023’te 500 milyar dolar ihracat ve kişi başına 30 bin dolar gelire ulaşma hedefine erişe- bilmesi için bunun altının doldurulması gerektiğini ifade eden Dalgakıran, bu- nun altını doldurmada birincil önemdeki sektörün makine sektörü olduğunu söy- ledi.     Türkiye’de çok yüksek bütçelerle ithal makineler alındığına işaret eden Dalga- kıran, Türkiye’nin 24-25 milyar dolarlık makine ithalatının yüzde 70’inin Türki- ye’de üretildiği halde ithal edildiğine, bunu 17 milyar dolar olduğuna dikkati çekti. Türkiye’nin dış ticaret açığının ikinci ka- leminin makine ithalatından kaynaklan- dığına işaret eden Dalgakıran, “Özel sektörden evvel kamu sektörünün alım- larını yerli makine üzerinden yapması gerekir. Biz meydan okuyoruz, ne üretti- ğimizi çok iyi biliyoruz” dedi. Çin’in 1992’de makine ihracatının 3 mil- yar dolarken 2008’de 270 milyar dolara çıktığını ve dünyada birinci sırada oldu- ğunu bildiren Dalgakıran, “Çünkü tek- noloji üretmenin önemini biliyorlardı ve ülkede seferberlik ilan ettiler ”diye ko- nuştu. Dalgakıran, kamunun Türk makinelerini tercih etmesinin Türkiye için stratejik öneme sahip olduğunu kaydetti.

“YERLİ MALI YURDUN MALI BÜTÜN DÜNYA BUNU KULLANMALI”
Türk Makine Sanayi ve Kamu Alıcıları Buluşması’ndaki konuşmasına Yerli Malı Haftasına gönderme yaparak başlayan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, eskiden kalma alışkanlıklarla, dışarıya kapalı yaklaşımlarla ve kendi kabuğu- muza çekilerek güçlü bir sanayi kurma- mızın mümkün olmadığını ifade etti. Eskiden yerli malı haftaları yapılırdı. “Yerli malı yurdun malı, herkes bunu kullanmalı” diye okula portakal, elma, muz ne varsa götürürdük. Artık böyle bakmıyoruz, “yerli malı yurdun malı, ama bütün dünya bunu kullanmalı” di- yen Bakan Ergün, artık sadece narenci- ye ihraç eden, kuru incir ihraç eden bir ülke değiliz. İhracatımızın yüzde 90`nı sanayi ürünleri oluşturuyor. Türkiye sa- nayisi çok önemli bir yere geldi, dedi.  Bu toplantının amacının, sektörü koru- mak değil sektörü güçlendirmek oldu- ğunu vurgulayan Bakan Ergün, şunları kaydetti: “Bu sektörün güçlenmesi için yapılması lazım gelenleri yapmak mec- buriyetindeyiz. Elimizde hukukun verdi- ği imkânlar var, kendi fiyatımızın, kalite- mizin verdiği imkânlar var. Bu imkânları kullanarak sektörümüzü güçlendirmeli- yiz. Burada yaptığımız iş romantik, mo- dası geçmiş bir milliyetçilik değildir. Bu- rada yaptığımız ekonomik ve gerçekçi bir davranıştır.” Türkiye’nin 2023 yılında 500 milyar do- larlık ihracat yaparak dünyanın en bü- yük 10 ekonomisinden birisi hedefine ulaşmak için sanayimizin rekabet gücü- nü ve verimliliğini artırmak, istihdam sorununu çözmek, yüksek katma değerli ve ileri teknoloji ürünlere geçişi sağla- mak gerektiğini ifade eden Ergün, “Tür- kiye sanayi stratejisinin uzun dönemli vizyonu, orta ve yüksek teknolojiye da- yalı ürünlerde Avrasya’nın üretim, hiz- met ve bilgi üssü olmaktır. Bu vizyonu hayata geçirmek için şu anda güçlü ol- duğumuz veya potansiyelimizin yüksek olduğu sektörlere ciddiyetle eğilmek du- rumundayız” şeklinde konuştu.  Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye’nin makine ve aksamları ihraca- tının küresel krizin yaşandığı 2009 yılın- da bile 8 milyar doları aştığını vurgula- yarak, “Ancak bu kadar başarılı olduğu- muz ve dünya kalitesinde üretim yaptı- ğımız bir sektörde, 10 milyar dolara ya- kın dış ticaret açığını izah etmek müm- kün değil” dedi. Ergün, “dünyanın her yerine sattığımız Türk makinelerini özellikle kamu alımla- rında ön plana çıkarmamız” gerektiğini belirtti. Bakan Ergün, “Türk Makine Sa- nayi ve Kamu Alıcıları Buluşması” top- lantısında, makine imalat sanayinin bü- tün dünyada olduğu gibi ülkemizin sa- nayileşmesinin de itici gücü ve gelişimi- nin temel taşı olacağını söyledi.

''TÜRK MAKİNELERİ TIKIR TIKIR İŞLİYOR''
Kalite kaygısıyla yapılan ithalatı makul karşılamadıklarını ifade eden Bakan Er- gün, şöyle devam etti: ''Zira Türk Maki- neleri tıkır tıkır işlemektedir. Türk sana- yisi, ürünlerinin yaklaşık 60’ını AB ve ABD'ye satarak kalitesini kanıtlamıştır. 136 ülkeye sanayi ürünü ihraç ediyoruz ama her ne hikmetse, kendi ürettikleri- mizi kendimiz kullanmıyoruz. Bu sektör- de ithal edilen ürünlerin büyük bir ço- ğunluğunun Türkiye'de de üretilen veya rahatlıkla üretilebilecek olan ürünler ol- duğunu görüyoruz. Bu nedenle, makine alımlarının yurt dışı yerine yurt içinden yapılmasını sağlayacak bazı adımlar at- malıyız. Bu adımların başında, toplum genelinde yerli ürün kullanımıyla ilgili bir bilinç oluşturmak geliyor. Bizim birçoğunu gelişmiş ekonomilere ihraç ettiğimiz makinelerimiz, son dere- ce kaliteli ürünlerdir. Bu ülkenin makine sektörünün üretim kalitesine şahit oldu- ğumuz için makine alımlarında yerli ma- lı kullanılsın istiyorum. Dünyanın her yerine sattığımız bu makineleri özellikle kamu alımlarında ön plana çıkarmalı- yız.''

''MAKİNE İTHAL EDEREK, HALKIMIZIN İŞSİZ KALMASINA YOL AÇIYORUZ''
Türkiye'nin ihtiyacı olan sanayi ürünleri- nin yerli üretimle karşılanmasının, ülke- mizin dışa bağımlılığını azaltmaya yöne- lik öncelikli hedeflerinden birisi olduğu- nu söyleyen Nihat Ergün, 4734 sayılı Ka- mu İhale Kanunu'nun ''kamu alımların- da bütün yerli istekliler lehine yüzde 15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması- na'' imkan verdiğini vurguladı. Bu konuda, kamu alımı yapan tüm ku- rum ve kuruluşlara büyük sorumluluk düştüğünü belirten Ergün, bazı beledi- yelerin kendi şehirlerinde üretilen oto- büsler almak yerine ithal otobüsleri, hastanelerin ithal asansörleri tercih etti- ği örneklerini verdi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, şunları kaydetti: “Türkiye dünyanın en önemli makine üreticilerinden olduğu halde dı- şarıda üretilmiş makineler tercih ederek, sanayicimizin zor durumda kalmasına ve halkımızın işsiz kalmasına yol açıyo- ruz. Ülkemizin Avrasya'nın üretim ve hizmet üssü olması, ihracat gelirlerimi- zin yükselmesi, ekonomik ve sosyal gü- cümüzün artması için yerli makineleri kullanmayı artırmalıyız.”

''SANAYİ STRATEJİ BELGESİ HAZIRLIKLARI TAMAMLANDI''
Türkiye'yi Avrupa ve Avrasya'nın üre- tim ve teknoloji merkezi haline getirmek amacıyla Sanayi Strateji Belgesinin ha- zırlıklarını tamamladıklarını da belirten Ergün, sözlerini şöyle tamamladı: “Ar- Ge Kanunu, San-Tez Programı, tekno- park teşvikleri gibi uygulamalarla ülke- mizin üretim kalitesini ve rekabet gücü- nü artırmayı hedefliyoruz. Reel sektörü- müz bu dönüşümü tam anlamıyla başar- dığında, dünya standartlarında üretim yaptığında, halkımız da yerli ürünleri daha fazla tercih edecektir. Makine sek- töründe bu başarıyı yakaladığımız için bugün rahatlıkla 'gelin, yerli makine kul- lanalım” diyoruz.

“AMACIMIZ TÜRK MAKİNE SEKTÖRÜNÜN ÜRETİMİNİ ARTTIRMAK”
“Türk Makine Sanayi ve Kamu Alımları” konulu panelin açılışında konuşan Sana- yi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ali Bo- ğa, “Türk beyin gücünü öne çıkartmak, katma değeri yüksek ürünleri üretmek zorundayız” dedi. Boğa makineleşmenin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Şahinbey’in memleketi Gaziantep’te, makine sektörünün temsil- cilerini bir araya getirmek, bir mekânda buluşturmak çok önemli bir olaydır. Ma- kine sektörü, Türk ekonomisi için çok önemli. Bu sektörde, Türk beyin gücünü öne çıkartmak, katma değeri yüksek üretim yapmak zorundayız. Türkiye’nin dış ticaret açığının kapatılmasında da makine sektörü son derece önemli bir yere sahip. Makine sektörünü geliştire- rek, dış ticaret açığımızı da kapatabiliriz. Amacımız, makine sektörünü bir fanus içine alıp korumak değil, sektörü yenile- mek, geliştirmek ve daha fazla üretim yapabilecek bir hale getirebilmektir. Türkiye’nin makine sektörünü mutlaka güçlendirmek gerekir. Amacımız, maki- ne sektörünü Avrupa Birliği (AB) ülkele- ri arasında 3., dünyada ise 5. sırada yeri- ni almasını sağlayabilmektir. Makine sektöründe yerli sektörlere öncelik ver- meliyiz. İhalelerde yerli malı üretimi öne çıkartmalıyız. Bu arada, kamu sektörü- nün yanı sıra özel sektör de yerli üretimi tercih etmelidir.”














“KAMU ALIMLARIMDA YERLİ MAKİNE LEHİNE YÜZDE 15 AVANTAJ VAR”  
Kamu İhale Kurumu Başkanı Dr. Hasan Gül, panelde yaptığı konuşmada, kamu alımlarında temel ilkelerin saydamlık, rekabet ve eşit muamelede bulunmak olduğuna işaret etti. Gül, kamu alımlarının hacmi ve önemi, Türkiye’de kamu alım sistemleri, kamu alımlarında temel ilkeler, kamu alımla- rında yerli istekli lehine uygulamalar ve kamu alınlarında rekabetin sağlanması konularında detaylı bilgiler verdi. Kamu alım sürecinin, ihtiyaç tespiti ile gerekli kaynağın sağlanması dahil alı- mın planlanması ile başladığına vurgu yapan Gül, sözlerine şöyle devam etti: “Bunu ihtiyacın tanımlanması ve ihtiya- cın temininde uygulanacak usulün seçil- mesi izler. Daha sonraki aşama ise alı- mın gerçekleştirilmesi sürecini içerir. Son aşama ise sözleşme yönetimini kap- sar. Günümüzde kamu alımları ülkemiz Gayri Safi Milli Hasılası`nın (GSMH) yüzde 10`undan fazlasını oluşturmakta- dır. Kamu alımları ekonomik ve sosyal politikaların en önemli araçlarından biri- sidir. Kamu alımları alanında sağlanacak etkinlik ve verimlilikle ülkenin gelişme hızı arasında yakın bir ilişki vardır. Etkin bir kamu alım sistemi, kurumsal kapasi- te ve eyi bir mevzuata sahip olma yanın- da, piyasaların yapısına ve gelişmişliği- ne bağlıdır. Kamu alımlarında belediye- ler birinci sırada yer alıyor. Belediyeleri sırasıyla Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT), Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı takip ediyor.” Kamu alımlarında yerli istekliler lehine yüzde 15 fiyat avantajı sağlandığını anla- tan Dr. Gül, şunları kaydetti: “Örnek bir uygulama olan `Buy American Act` ile tüm yerli isteklilere yüzde 6 fiyat avanta- jı, küçük işletmeler ile işsizliğin yoğun olduğu bölgelerdeki işletmelere yüzde 12 fiyat avantajı, askeri ekipman alınla- rında yüzde 50 fiyat avantajı uygulana- bilmektedir. Hizmet alımları ve yapım iş- lerinde bütün yerli istekliler lehine, mal alımlarında ise yerli malı olarak belirlenen malları teklif eden yerli is- tekliler lehine, yüzde 15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması hükümleri konulabilir.” Dr. Gül, kamu alımlarında yerli istekli lehine yapılacak uygulamalara ilişkin olarak da şu önerilerde bulundu: Fiyat avantajı uygulaması konusunda ülke- nin makro ekonomik politikalarıyla bağlantılı olduğundan, yüzde 15`e ka- dar fiyat avantajının idarelerce nasıl uygulanacağına ilişkin düzenleme ya- pılabilir. Fiyat avantajı uygulamasında sektörel ayrıma gidilebilir (genç en- düstriler tezi), Oligopolist piyasa yapı- sına sahip endüstrilerin korunması kaynak dağılımını daha da bozar. Eşik değerin altında, ihalenin yabancı istek- lilere kapatılması yerine yerli malına yönelik fiyat avantajı uygulaması yolu tercih edilebilir. Yüzde 15`e kadar fiyat avantajı uygulanır demek yerine sabit oranlar tespit edilebilir. Yerli ürün kul- lanımı konusunda kamu yöneticileri ve vatandaşlarımız nezdinde, zihniyet ve algılamada olumlu bir değişim için et- kin kampanyalar yürütülmeli.

” PANELDEN NOTLAR Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Ba- yar ise savunma sanayi geliştirme po- litikalarına ilişkin bilgiler verdi. Bayar, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) için ge- rekli olan ekipmanları almak ve aynı zamanda da Türk Savunma Savunma Sanayini geliştirmek için çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Bayar, Türk Silahlı Kuvvetleri için tank, gemi, uçak yapımı konusunda çok önemli projele- ri bulunduğunu anlattı. Bayar, silah sanayinde, sadece yapmanın değil, ta- sarımında çok önemli oluğunu, bunun içinde uzun süreli çalışma ve teknoloji geliştirme gerektirdiğini ifade etti. Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdür Vekili Gazi Kapan, 1926 yılında kurulan DMO`nun, günümüze kadar olan tarihsel süreçte, faaliyetleri, teşki- lat yapısı ve görevleri hakkında bilgi verdi. Kapan, şöyle konuştu: “DMO olarak, stok amaçlı alımlar yapıyoruz. Katalog sözleşmesi ile tedarik yapıyoruz. Pro- tokol sözleşmesi ile tedarik yapıyoruz. Müteferrik alımlar yapıyoruz. 2009 yı- lında 719 milyon liralık alım yaptık, sa- tışımızın tutarı ise 823 milyon lira. Ka- mu alımlarında, yüzde 3,5 oranında bir paya sahibiz.” İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Ge- nel Müdür Vekili Yavuz Selim Köşker ise Türkiye`de bulunan 2954 belediye- nin kamu alınlarında en büyük paya sahip olduğuna vurgu yaptı.  İller Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gazi Kapan da yerel yönetimlerin kentsel ihtiyaçlarını karşılamak için finansman desteği verdiklerini dile getirdi. Kaptan, yerel yönetimler için projeler geliştirdiklerini, projelerin finansmanı- nı temin ettiklerini, danışmanlık ve teknik hizmet verdiklerini ve yerel yö- netimlere kaynak sağladıklarını kay- detti. Kaptan, 2005 yılından günümüze ka- dar olan süreçte, iş makinesi ve hiz- met aracı alımı için yerel yönetimlere (belediyeler) 560 milyon lira finans- man sağladıklarını anlattı. Kaptan, Türkiye`de bulunan 2954 belediyenin 1635`ine kredi desteği verdiklerini, 81 il özel idaresinden ise 29`una kredi sağladıklarını sözlerine ekledi. Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Eren de Türkiye’nin ekono- mik alanda gelişmesinin, özel ve kamu sektörünün birlikte çalışmasına bağlı ol- duğunu kaydetti. Panel sonrasında ise panelistler, katılım- cıların sorularını cevapladı. Panel sonunda bir konuşma yapan San- ko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Türk makine sa- nayinin geliştirilmesi daha fazla destek- lenmesinin gerekli olduğuna işaret etti. Panel’in bitiminin ardından Abdülkadir Konukoğlu ev sahipliğinde Sanko Maki- ne tesislerine gezi düzenlendi. Tesiste Gaziantep’in önde gelen makine firmala- rının da ürünleri sergilendi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün firma stand- larını gezerek ürünler hakkında bilgi al- dı. Gaziantep’te tüm Türkiye’nin makine sektörü tek bir ses olarak yerli makine kullanmanın önemini vurguladı.     

SPOTLAR:   Nihat Ergün: “ Bizim birçoğunu gelişmiş ekonomilere ihraç ettiğimiz makinelerimiz, son derece kaliteli ürünlerdir. Bu ülkenin makine sektörünün üretim kalitesine şahit olduğumuz için makine alımlarında yerli malı kullanılsın istiyorum. Dünyanın her yerine sattığımız bu makineleri özellikle kamu alımlarında ön plana çıkarmalıyız.”     Ali Boğa: “ Amacımız, makine sektörünü bir fanus içine alıp korumak değil, sektörü yenilemek, geliştirmek ve daha fazla üretim yapabilecek bir hale getirebilmektir. Türkiye’nin makine sektörünü mutlaka güçlendirmek gerekir. Amacımız, makine sektörünü Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında 3., dünyada ise 5. sırada yerini almasını sağlayabilmektir.”   Adnan Dalgakıran: “ Türkiye küresel bir güç olma 2023’te 500 milyar dolar ihracat ve kişi başına 30 bin dolar gelire ulaşma hedefine erişebilmesi için bunun altının doldurulması gerekiyor. Bunun altını doldurmada birincil önemdeki sektör ise makine sektörüdür.”