ÖĞRENCİLERİMİZE MEZUN OLDUKLARINDA İŞ ARAYAN,  İŞ BULMAK İÇİN ÇABA SARF EDEN KİŞİLER DEĞİL DE İŞ KURMA VE İŞ VERME KONUSUNDA ÇALIŞAN BİREYLER OLMALARINI VE BU KONUDA DA KENDİLERİNE GÜVENMELERİNİ VE GİRİŞİMCİ OLMALARINI ÖĞÜTLÜYORUZ DİYEN PROF DR. RAMAZAN KÖSE, SADECE MÜHENDİS DEĞİL GİRİŞİMCİ YETİŞTİRDİKLERİNİ SÖYLÜYOR.   

Bilim ve teknoloji alanında çok hızlı gelişim ve değişim yaşan- dığını söyleyen Dumlupınar Üniversitesi Mühendislik Fa- kültesi Makina Mühendisliği Bölüm Başkanı Ramazan Köse, “Bu aşa- mada Türkiye makine sektörü her geçen yıl karlılığını artıran bir sektör konu- munda olmasına rağmen ABD ve AB ül- keleri ile yarışabilecek konumda değil- dir” diyor. Prof. Dr. Köse, öncelikle üre- tim üzerine büyüyen bir ülke olmak için üretkenliğimizi nasıl artıracağımızı ve daha rekabetçi bir Türkiye için neler yapmamız gerektiği üzerinde çalışarak bir model oluşturulması gerektiğini söy- lüyor. Prof. Dr. Köse şöyle devam edi- yor: “Şu andaki mevcut durumda, hangi iş sektöründe, hangi düzeyde ve nitelik- te ne kadar yetişmiş insan gücüne ihti- yaç duyulduğu ile ilgili bir planlama yok. Bu durum mühendislik eğitiminin düzenlenmesinde, geliştirilmesinde ve istihdamında önemli sorunlara neden olmaktadır. Sonuç olarak sektörün ABD ve AB ülkeleri ile rekabet edebilmesi için; son teknolojilerin takibi, Ar-Ge ça- lışmalarına yatırımlar yapılması ve sek- törünün teknolojiyi öne çıkaran bir üre- tim modeline geçmesi gerekiyor.”

“HAMMADDE MALİYETLERİ YÜKSEK”
Prof. Dr. Köse, “Bugün dünyada, daha çok devletlerin ve özel sektörün görevle- ri arasında yer alan konuların (işsizlik, ekonomik ve sosyal kriz, yoksulluk, kü- resel terör, iklim değişikliği, çevre kirlili- ği, altyapı yatırımlarının yetersizliği vb) çözümü için sektörlerin bir araya gelip güç oluşturması gerekiyor” diyor. Prof. Dr. Köse şöyle devam ediyor: “Ülkemiz- de mühendislik ve işçilik maliyetleri dü- şük olsa da enerji ve hammadde mali- yetleri yüksek olduğundan diğer ülke- lerle rekabet şansımız azdır. Dolayısıyla öncelikle bu konularda iyileştirmeler ya- pılmalı, yeni yatırımlara gidilerek, bu gi- derler azaltılmalıdır. Ayrıca hammadde ve enerji üretimini teşvik eden yasa re- formlarının yapılması gerektiği gerçeği de unutulmamalıdır. Ancak sektörel planlama, bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme altyapısı kurulmaksızın, sade- ce bir teşvik mekanizmasına bağlı olarak ülkemizdeki ABD ve AB ülkeleri ile ya- rışmak mümkün olamamaktadır. Bu hu- susta, sanayi kuruluşları Ar-Ge faaliyet- lerini artırmalı ve bu yolda üniversite desteğini mutlaka almalıdır.” Üniversitelerin eğitim-öğretim yanında yapması gereken diğer bir görevlerinin de disiplinler arası bilimsel araştırmala- ra bağlı olarak teknoloji üreterek, bu teknolojinin kullanımına öncülük yap- maları olduğuna değinen Prof. Dr. Köse, “Bu bağlamda; üniversite sanayi işbirliği ile Ar-Ge çalışmalarının yapılması, son teknolojilerin takibi ve yeni teknolojile- rin bulunması gerekmektedir” diye ko- nuşuyor. Prof. Dr. Köse’e göre, üniversi- telere bu konuda düşen görev ise sektö- rün ihtiyaç duyduğu kalifiye iş gücünü yetiştirmek ve teknoloji geliştirme çalış- malarında sektöre yardımcı olmak. “Bu nedenle üniversiteler kendilerine tahsis edilen kaynakları rasyonel ve verimli kullanmalı, yeni projeler için kaynak ya- ratarak imkânlarını üniversite ve kamu yararı için değerlendirme konusunda hassas davranmalıdır.”

“YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI ÜZERİNE ÇALIŞIYORUZ”
Üniversiteler yakın çevreleri ile vazgeçil- mez bir etkileşim içerisindeyken, çağdaş üniversite yaklaşımında, yakın çevrenin sorunlarına çözüm aramak artık bir zo- runluluk haline geldi. Prof. Dr. Köse Makine Mühendisliği Bölümü’nün de, 18 yıllık geçmişi boyunca bölge ve ülke ekonomisine katkıda bulunduğunu söy- lüyor ve şöyle devam ediyor: “Ülkemiz- de ve dünyada artan enerji talebinin karşılanması ve bilinen enerji üretim yöntemlerinin oluşturduğu çevre prob- lemlerinin azaltılabilmesi amacıyla, yeni- lenebilir enerji kaynakları üzerinde araş- tırmalar yapılmıştır. İlimizdeki kamu ve özel kuruluşlar ile birlikte ortak projeler gerçekleştirilmiş, yapılan çalışmalara katkıda bulunulmuş ve bu çalışmaları is- teklendirici etkinlikler gerçekleştirilmiş- tir. Bu bağlamda; Jeotermal enerji, Rüz- gar Enerjisi, Güneş Enerjisi ve Sanayi Kuruluşlarının Ekonomiklik ve Enerji Analizleri, Hava Kirliliği, Sistem ve Ekip- man Optimizasyonu, Üretim ve İmalat ile ilgili lisans üstü düzeyinde çalışmalar yapılmıştır. Bu alanlarda, 92 adet tez ta- mamlanmış olup 45 adet tez ise devam etmektedir.” Üniversite-Sanayi işbirliği kapsamında bölümde birçok projenin hayata geçiril- diğine de değinen Prof. Dr. Köse, “Pro- jeler TÜBİTAK, DPT ve Dumlupınar Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Şubesi tarafından desteklenmektedir. Kütahya Dumlupınar Tasarım Teknoloji Geliştirme Bölgesi projesi 28 Temmuz 2009 tarihli Resmi gazetede yayınlanarak resmiyet kazanmıştır. Kütahya Organize Sanayi Bölgesi içinde gerçekleştirilecek söz konusu teknopark alanı içinde DPT tarafından kabul edilen DPÜ Araştırma ve Tasarım Merkezi bulunacaktır” diyor.

“KAMU VE ÖZEL SEKTÖRLERE EĞİTİM VERİYORUZ”
Kütahya Genç İş Adamları Derneği ile yaptıkları iş birliği protokolü çerçevesin- de Kütahya merkezindeki işletmelerin sorunlarını çözme ve verimliliğini arttır- ma çalışmaları yürüttüklerini de belirten Prof. Dr. Köse, Kütahya’da bulunan ka- mu veya özel sektör kuruluşlarında çalı- şanlara ihtiyaç duyacakları konularda eğitim vermek amacıyla Sürekli Eğitim Merkezi’nin çalışmalarına devam ettiğini söylüyor. “Ayrıca Kütahya Sanayi ve Ti- caret Odası ve KOSGEB desteğiyle, üni- versite-sanayi işbirliği bağlamında Ar- Ge projeleri yürütülmektedir. Çevre il- lerde Sanayi ve Ticaret Odalarının dü- zenlediği proje pazarlarına katkı veril- mekte olup en son Eskişehir’de Mayıs ayında Ticaret odasının düzenlediği pro- je pazarına bölüm 4 proje ile katılmıştır. Yine Mayıs ayında bölüm öğrencileri sektörün önde gelen firmalarının katıldı- ğı kariyer günlerini gerçekleştirmiştir.” Bölümün akademik kadrosu, fiziki yapı- lanması ve laboratuarlarının nitelikli eği- tim-öğretim için yeterli düzeyde olduğu- nu vurgulayan Prof. Dr. Köse,, “Bölüm- de lisans eğitimi yanında Yüksek Lisans ve Doktora eğitimi verilmekte olup kad- rolu 20’nin üzerinde öğretim üyesi ( 2 Prof., 2 Doç.17 Yrd.Doç, 2 Öğr.Gör, 5 Arş.Gör, 2 Teknisyen) görev yapmakta- dır” diyor. Prof. Dr. Köse şöyle devam ediyor: “Bölüm akademik kadrosu, ulu- sal ve uluslararası düzeyde bilimsel ya- yınlar yapmanın yanı sıra kongre, çalış- tay vb. bilimsel organizasyonlar düzen- leme yetkinliğine sahiptir. Mevcut laboratuarlarda 5-10 kişilik öğrenci grupları rahatça çalışabilmekte, ayrı- ca 4. sınıf öğrencileri bölümdeki 14 adet laboratuarda öğretim elemanla- rı nezaretinde çalışarak bitirme pro- jelerini tamamlamaktadırlar. Bölüm- lerin altyapılarının güçlendirilmesin- de üniversite-sanayi işbirliği çok önemlidir. Bu noktada, ihtiyaç duyu- lan istihdamın yeterli bir şekilde do- natılabilmesi için, gerek ortak proje- lerde gerekse staj konusunda üni- versite ve sanayi birlikte hareket ederek hedeflerini belirlemelidirler.” Makine sanayi temsilcilerinin yetiş- miş eleman bulmakta zorluk çekme- lerine de değinen Prof. Dr. Köse, “Yetişmiş eleman bulmakta zorlandı- ğını söyleyen firmalar tecrübeli ele- man aramaktadırlar. Yeni mezun ol- muş mühendisler, tecrübeli mühen- dislere göre öğrenmeye ve bilgiye daha hevesli olurlar. Maalesef dina- mizm ve üretkenlik açısından daha ve- rimli olan yeni mezun mühendislere işi öğretmek ve faydalanmak zaman aldı- ğından sektör tecrübeli insanlara yöneli- yor ve bu da ülkemizin mühendislik gü- cünü köreltiyor” diyor. Teknik elemanın gerek iş yaşamında ge- rekse sosyal yaşamında girişimci ve sos- yal olması gerektiğine de değinen Prof. Dr. Köse, “Bizler öğrencilerimize mezun olduklarında iş arayan, iş bulmak için çaba sarf eden kişiler değil de iş kurma ve iş verme konusunda çalışan bireyler olmalarını ve bu konuda da kendilerine güvenmelerini ve girişimci olmalarını öğütlüyoruz” diye konuşuyor.

ÜNİVERSİTE - SANAYİ İŞBİRLİĞİ ÖNEMLİ”
Türkiye’de üniversite-sanayi işbirliğine yeterince önem verilmediğini ifade eden Prof. Dr. Köse, bunun temelinde birçok neden bulunduğunu söylüyor: “Tarafla- rın birbirlerini yeterince tanımaması, üniversite eğitim-öğretim programları- nın sanayiye dönük olmaması, mali kay- nak ve işbirliğini düzenleyecek bir orga- nizasyonun olmaması gibi. Tüm bu so- runların yanında tarafları mali açıdan veya diğer konularda işbirliğine zorlayı- cı tedbirlerin olmaması, üniversite-sana- yi işbirliğini engelleyen sorunların ba- şında gelmektedir. Üniversite-sanayi iş- birliğini koordine edecek ve yürütecek finans anlamında gerekli desteği sağla- yacak bir kurum olmalı ve iki kurum arasındaki bağı güçlendirmelidir.” “Kurumların karşılıklı işbirliğine kurum- lar zorlanmalıdır!” diye konuşan Prof. Dr. Köse, üniversite ve sanayi kuruluşla- rını bir araya getiren toplantılar düzen- lenmesi, gerektiğini söylüyor. Prof. Dr. Köse, “Hâlihazırda birkaç kuruluşun yapmış olduğu yarışma ve teknoloji pa- zarı gibi etkinlikler artırılmalıdır. Ancak, tüm etkinlikler yerel düzeyde kalmamalı, ulusallaştırılmalı hatta globalleştirilmeli- dir” diye konuşuyor. Prof. Dr. Köse, Dumlupınar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nün şu anda gerçekleştirdiği faaliyetlerden de bahsediyor: “Danışman öğretim ele- manları nezaretinde bölüm öğrencileri- nin dizayn ettiği güneş arabası 2008 yı- lında TÜBİTAK tarafından organize edi- len Formula-G yarışı Ankara etabında 46 üniversite aracı arasından finale kal- mıştır. Bu başarı, yarışmaya ilk defa ka- tılan üniversiteler arasında en iyi derece olmuştur. Aracımız yarı finalde 9.(46 Üniversite arasında) finalde ise 16. (22 Üni. Arasında) olmuştur. Öğrencileri- miz, şu anda araç dizaynı üzerinde çalış- makta olup Temmuz ayında ki yarışlara katılıp iyi bir derece yapmayı hedefle- mekteler. Bölümümüzün en önemli mis- yonu olan, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı, vatanın ve milletin bölünmez bü- tünlüğünü savunan, demokrat, lâik, in- san haklarına, hukukun üstünlüğüne ve başkalarının özgürlüklerine saygılı, top- lumsal sorumluluk bilincine ve ekip ru- huna sahip, araştırmacı ve sorgulayıcı, rekabetçi, sosyal ilişkileri güçlü, toplu- mun değerini bireysel menfaatlerinin önünde tutan, bilimin peşinde koşan, sa- dece yaptıklarından değil yapamadıkla- rından da sorumlu olan mükemmel eği- timli bireyler yetiştirme hedefine kararlı ve emin adımlarla yürümektedir.”  
SPOT:
  “ Kütahya Sanayi ve Ticaret Odası ve KOSGEB desteğiyle, üniversite-sanayi işbirliği bağlamında Ar-Ge projeleri yürütüyoruz. Çevre illerde Sanayi ve Ticaret Odalarının düzenlediği proje pazarlarına katkı verdiğimiz gibi, en son Eskişehir’de Mayıs ayında Ticaret odasının düzenlediği proje pazarına bölüm olarak 4 proje ile katıldık. ”