Türk Eximbank;1987 yılındanbu güne, uluslararası piyasalarda“Türk Malı” imajını güçlendirecekve yerleştireceknitelikteki ihracatı desteklemeye devamediyor.Banka; ihracatçıların ve müteahhitlerinpolitik ve ticari risklerden arındırılmışortamlarda çalışmalarını kolaylaştıransigorta ve garanti programlarıile ülkemiz ihracatını, döviz kazandırıcıişlemlerini ve uluslararası girişimlerinidestekliyor.Türk Eximbank Genel Müdür VekiliNecati Yeniaras; bankanın misyonve vizyonu hakkında bilgi verdi. Yeniaras:“ Türk Eximbank, ihracat ve taahhütsektörlerine 22’si kredi, 8’i sigortave garanti olmak üzere toplam30 farklı program ve uygulama imkanısunuyor. Sağlanan toplam destektutarı ise yılda 10 milyar dolar düzeyineulaşıyor. Türk Eximbank; bugünekadar daha çok ihracatın kısa vadelifinansmanında yoğunlaştı. Bunun enönemli nedenleri; ihracat ürünlerimizinönemli bir bölümünün kısa vadelifinansmana ihtiyaç duyması ve ülkemizdekiekonomik konjonktürün debizi buna zorlamasıdır. Ancak ülkemizinihracat hedefi, Cumhuriyetimizin100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında500 milyar dolar olarak belirlendi.Bu amaçla; ihracatçılarımız, müteahhitlerimiz,ihracatla ilgili resmi veözel kurum ve kuruluşlar ile sivil toplumörgütleri, ihracata yeni bir ivmekazandırılması için yoğun bir şekildeçalışıyor.”

2023 YILI İÇİN YENİ STRATEJİ
Necati Yeniaras; 2023 yılı için konulanihracat hedefine ulaşmak için yenibir vizyon ve strateji belirlediklerinisöyledi. Yeniaras: “Bu çerçevede, gerekTürk Eximbank’ın ülkemizin 2023yılı ihracat hedefine ulaşmasına katkısağlayacak kurumlardan biri olması,gerekse Dünya’da ve Türkiye’dedeğişen ekonomik konjonktür ile küreselkriz sonrasında uluslararası arenadaartan rekabetin ihracatçılarımızve müteahhitlerimize sağlanan desteğinönemini daha fazla artırmasınedenleriyle Nisan ayındaki EkonomiKoordinasyon Kurulu toplantısında,bankamızın önümüzdeki dönemeilişkin yeni vizyon ve stratejisi belirlendi.Söz konusu vizyon çerçevesinde,Türk Eximbank, gelişmiş ülke ihracatfinansman kurumlarının genelmisyonuna uygun olarak orta ve uzunvadeli ülke (alıcı) kredileri ile ihracatkredi sigortası ve garanti faaliyetlerineağırlık verecek.Ancak, orta-uzun vadeli faaliyetlerekademeli bir şekilde geçilmesi gerekiyor.Bunun nedeni de, ihracat sektörününhalen kısa vadeli ihracat kredive sigortasına ihtiyaç duymasıdır.Diğer taraftan, ticari bankaların ihracatçılarakullandırdıkları kredilerin payınınartması, Türk Eximbank’ın kısavadeli ihracat kredisi kullanımını azaltacak.”

MAKİNE SEKTÖRÜ, KREDİALIMINDA 3. SIRADA
Türk Eximbank Genel Müdür VekiliYeniaras; makine sektörünün dünyadaolduğu gibi ülkemizin sanayileşmesininde itici güç olduğunun altınıçizdi. Yeniaras: “Makine sektörü, Türkiyeihracatı içinde önemli bir payasahip. İhracatımızdaki yüzde 14’lükpayı ile tekstil/konfeksiyon ile otomotivsektörlerinin ardından üçüncüsırada yer alan makine sektörününTürk Eximbank’ın kısa vadeli kredilerindenaldığı pay da aynı seviyedeyer alıyor.Diğer taraftan, 2023 yılı ihracat hedefimizeulaşmak amacıyla hazırlananStrateji ve Eylem Planları’nda da makinesektörü ayrı bir öneme sahiptir.Nitekim TİM tarafından yürütülenTürkiye’nin 2023 İhracat StratejisininSektörel Kırılım Projesi kapsamındahedeflenen 500 milyar dolarlık ihracatrakamına ulaşılabilmek amacıyla2023 yılında makine ve aksamlarısektörü ihracatının 100 milyar dolarayükseltilmesi hedefleniyor. Bu hedefdoğrultusunda makine sektörününihracatının yılda ortalama yüzde17,8 oranında artması gerekiyor. Bununsonucunda, 2023 yılında makinesektörünün ülkemiz ihracatı içerisindekipayının yüzde 18,3’e çıkmasıbekleniyor.”Yeniaras, makine sektöründe 2013yılı hedeflerine ulaşılması için TürkEximbank’ın da çalışmalar yürüttüğünüsöyledi. Yeniaras: “Bu hedefe ulaşılabilmesiaçısından Türk Eximbankolarak, bizim makine sektörüne desteğimizorta-uzun vadeli krediler ilesektör ihracatının ve altyapı yatırımlarınınfinanse edilmesi, ayrıca, ülke/alıcı kredileri ve orta vadeli sigortaprogramlarıyla makinecilerin halihazırdafaaliyet gösterdikleri pazarlardakikalıcılıklarının temin edilmesive potansiyel arz eden yeni pazarlararisk almadan açılmalarının sağlanmasışeklinde olacaktır.”

“ÜLKE/ALICI KREDİLERİNDEN DAHAFAZLA YARARLANILMALI”
Türk Eximbank Genel Müdür VekiliYeniaras; makine sektörünün öncelikliolarak ülke/alıcı kredileri kullanımınıartırması gerektiğini belirtti. Yeniaras:“Bu çerçevede önümüzdeki dönemde,makine sektörünün yeterinceyararlanmadığı ülke/alıcı kredilerinidaha fazla kullanmalarını özendirmeyiamaçlıyoruz. Söz konusu program,imalat sanayi firmalarının iş yapmaktançekindiği ancak taleplerin yüksekolduğu, mali gücü yetersiz riskli ülkelerdeortaya çıkan kredi ihtiyacına cevapveren bir program olarak öne çıkıyor.Ülke/alıcı kredileri programıkapsamında, dayanıklı tüketim mallarıile ulaşım araçları, telekomünikasyoncihazları ve makine-ekipman gibi sermayeve yarı sermaye malları ihracıiçin, ihraç edilecek malların niteliğinegöre azami 8 yıl vade yapısı ile krediaçılması mümkün. Bu program kapsamındaborçlu, alıcı ülkedeki bir bankaveya kurum olduğundan firmalarınkrediyi teminatlandırmalarına da gerekyok. Önümüzdeki dönemde hedefülkeler ile hükümetler arası protokollerinimzalanmasını beklediklerinisöyleyen Necati Yeniaras; bunun,kredi hatları açılması ve bu hatlar altındaaçılacak akreditiflerle işlemlerinyapılması imkanlarını daha da geliştireceğiniifade etti. Yeniaras: Bu protokollerinimzalanması, makine imalatsanayinin, ülke/alıcı kredilerini etkinve kolay kullanmasını sağlayacak.Tüm bunlara ek olarak, bankamız;Özellikli Kredi Programları kapsamındaproje bazında orta-uzun vadelikredi kullanım imkanı sunuyor. Ayrıca,Dünya Bankası ve Avrupa YatırımBankası’ndan sağladığımız kaynaklar,yurt içi yatırım ve işletme sermayesikredisi olarak 4–7 yıl vade ve uygunfaiz oranları ile makine sektörününkullanımına açık.

”İHRACATÇILARA RİSKSİZFAALİYET ORTAMI
Necati Yeniaras; Türk Eximbank olaraksundukları kısa ve orta vadeli İhracatKredi Sigortası Programları ileihracatçılara risksiz bir ortamda faaliyetgösterme imkanı tanıdıklarınısöyledi. Yeniaras: “Mevcut durumdabankamızca ağırlıklı olarak kısa vadeliihracat kredi sigortası işlemleri uyguluyoruz.Bu çerçevede, ihracatçı firmalarınyaklaşık bir yıllık poliçe geçerliliksüresi içinde yapacakları azami360 gün vadeli tüm ihracat bedelialacakları, ortaya çıkabilecek ticarive politik risklere karşı tek bir poliçekapsamında sigorta teminatı altınaalınabiliyor. Ayrıca, ihracatçı firmalarsigorta poliçelerini teminat olarakgöstererek, ticari bankalardan finansmanda sağlayabiliyorlar. Diğer taraftan,orta vadeli ihracat kredi sigortasıkapsamında ise makine imalatçılarımız5 yıla kadar vade imkanı tanıyanSpesifik İhracat Kredi SigortasıProgramını kullanılabilirler. Ne yazıkki, orta vadeli sigorta poliçelerininteminat gösterilerek ticari bankalardan benzer vadelerle finansman sağlanması uygulaması, ticari bankaların bu konudaki çekimserlikleri nedeniyle henüz işlemiyor. Ancak, bu konuda ticari bankalar ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz.”

“YÜKSELEN EKONOMİLERİNSORUNU FİNANSMAN”
Türk Eximbank’ın diğer ülkelerdeki muadilleriyle paralel uygulamalara sahip olduğunu söyleyen Genel Müdür Vekili Necati Yeniaras; gelişmiş ülkelerin ihracatçılarına sunduğu destek programlarıyla aynı çizgide hizmet sunduklarını belirtti. Yeniaras: “Bugün gelişmiş ülkelerdeki COFACE/Fransa, EULER-HERMES/Almanya, SACE/İtalya, ATRADİUS/Hollanda, ECGD/İngiltere gibi benzer ihracat finansman kuruluşlarında uygulanan destek/teşvik programları paralelinde uygulamaları ülkemiz ihracatçılarına sunuyor. Ülkelerin dış ticaretle ilgili yürüttüğü programlar, her ülkenin ihraç ettiği ürünlerin kompozisyonu, ülkenin gelişmişlik düzeyi, bulunduğu coğrafi bölge gibi birçok değişkene bağlı olarak değişiyor. Gelişmiş ülkelerde sigorta/garanti gibi genellikle gayri nakdi uygulamaların ağırlık kazandığı görülüyor. Ülkemizin de aralarında bulunduğu yükselen ekonomiler denilen ülkelerde “finansman”, büyüyen ekonomi ve artan ihracat rakamları sebebiyle en önemli sorunlar arasında sayılıyor. Bu sebeple de Türkiye ve benzer özellikler gösteren ülkelerde nakdi destekler ön plana çıkıyor.”Necati Yeniaras, bankacılık sisteminin temel görevinin ihracatın finansmanını sağlamak olduğunu söyledi. Yeniaras: “İhracatın finansmanı tüm bankacılık sisteminin görevidir. Gelişmiş ülkelerde ihracat için gerekli fon, uygun koşullarla ticari bankalar tarafından karşılanıyor. İhracat finansman kuruluşları ticari bankalara ve ihracatçılara garanti ve sigorta desteği sağlıyor. Bir başka deyişle, ihracat kredi kuruluşlarının görevi fon sağlamak değil, ihracatçılara ve bankalara riskten arındırılmış bir ortam yaratmak. Batı ülkelerinde ihracatçılar, özellikle kısa vadeli kredi taleplerini doğrudan ticari bankalardan temin ediyor.Ancak, ülkemizde yıllardır süregelen yüksek enflasyon, temel makroekonomik dengelerde bozulma ve istikrarsızlık yarattı. Bu durum, kamu kesiminin yüksek borç altına girmesine ve ticari bankaların ihracata kaynak sağlamada yetersiz kalmasına neden oldu. Ayrıca, finansal dalgalanmanın küresel ekonomiyi daralttığı ve fon kaynaklarına ulaşımın güçleştiği kriz ortamlarında, ticari bankaların sağladığı finansman imkanları kısıtlanır ya da finansman koşulları ağırlaşır. Tüm bunlar ihracatın devlet destekli finansmanının önemini artıran sebepler arasında yer alıyor.”3,9

MİLYAR TL’LİK KISA VADELİKREDİ KULLANILDI
Türk Eximbank’ın kredi ve sigorta programları kapsamında 1 Ocak – 8 Eylül 2010 döneminde ihracata sağladığı nakdi ve gayri nakdi destek tutarı 5,9 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Türk Eximbank Genel Müdür Vekili Necati Yeniaras; bu dönemde sağlanan desteğin 3,9 milyar TL’sinin kısa vadeli kredi kullandırımı olduğunu söyledi.Yeniaras: “Söz konusu dönemde KOBİ’lere kullandırılan kısa vadeli ihracat kredisi tutarı ise 1.474 milyon TL olup, bu tutar toplam kısa vadeli ihracat kredilerinin yüzde 38’ini oluşturdu. Anılan dönemde kısa vadeli ihracat kredisi kullanan toplam 2.009 firmanın yüzde 69’u, yani 1.385 firma, KOBİ’dir. Aynı dönemde, kısa vadeli ihracat kredi sigortası programı çerçevesinde sigortalanan sevkiyat tutarı ise yüzde 20’nin üzerinde bir artışla 3,3 milyar dolara ulaştı. Kredi programlarımızda ihracatçılarımızın ihtiyaçlarının daha uygun koşullarla karşılanmasına yönelik değişiklikler yapıldı. 2010 yılı içerisinde Türkiye ekonomisinde yaşanan olumlu gelişmeler, ihracatçılarımızın talepleri ve Türk Eximbank’ın döviz kaynak maliyetinin aşağıya çekilmesi nedenleriyle, bankamızın kısa vadeli kredilerinin daha geniş bir kitleye, daha uygun koşullarla kullandırılmasını teşvik edecek düzenlemeler yapıldı.Bu çerçevede, kısa vadeli TL kredilerinde faizler 0,75–1,25 puan, döviz kredilerinde ise 0,50–1,00 puan aralığında düşürüldü. Mevcut durumda faiz oranları TL kredilerindeyüzde 6 ila yüzde 9,25, döviz kredilerinde LIBOR+0,50 – LIBOR+3,25 aralığına çekildi. Diğer taraftan, Türk Eximbank’ın kısa vadeli kredi programlarının vade yapısı çeşitlendirilirken, aynı zamanda daha uzun vadelerle kredi kullanma imkanı da getirilerek, Türk Lirası cinsinden maksimum 360 gün olan vade, 540 güne çıkarıldı.

”KREDİLERDE FİRMA LİMİTLERİ ARTTIRILDI
Necati Yeniaras, tüm kısa vadeli kredilerde firma limitleri 15 milyon dolar veya muadili Türk lirası olarak yeniden düzenlenirken, döviz veya TL kullandırımı alt kotalarının kaldırıldığını söyledi. Yeniaras sözlerine şöyle devam etti: “Ayrıca, İhracata Hazırlık Kredileri’nde ihracat performansının yüzde 50’si olan firma limiti yüzde 100’e, Döviz Kazandırıcı Faaliyetler Kredileri’nde ise firma limitleri 5 milyon dolara çıkarıldı. Sevk Öncesi Reeskont Kredisi işlem alt limiti 500 bin dolardan 200 bin dolara indirildi. İşlemlerin hızlandırılması amacıyla Döviz Kazandırıcı Hizmetler Kredileri kapsamında belge düzeni bürokrasiyi azaltıcı yönde yeniden tanımlandı. Bu düzenlemelere ilaveten, bir yıl vadeli İhracata Dönük Üretim Finansman Kredisi yürürlüğe konuldu. Bu program kapsamında, Uluslararası Ticaret Finansmanı İslami Kurumu (ITFC) tarafından Türk Eximbank’a tahsis edilen limit çerçevesinde, Türkiye’de yerleşik firmaların ihraç konusu malın üretiminde kullanılacak hammadde, ara malı ve yatırım mallarının alımları finanse ediliyor.”

“İHRACATI DESTEKLEMEYE DEVAM”
Türk Eximbank Genel Müdür Vekili Necati Yeniaras, 2010 yılı hedeflerini ve sürdürdükleri çalışmaları anlattı. Yeniaras: “Türk Eximbank 2010 yılında yeni vizyonu çerçevesinde stratejilerini geliştirmeyi sürdürüyor.Bankamızın yeni vizyonu önümüzdeki dönemde orta-uzun vadeli ihracat kredisi ve sigortasında yoğunlaşmak olacak. Bu kapsamda, ihracatçı ve müteahhitlerimizin özellikle komşu ve çevre ülkeler, ihracat stratejimizde önemli bir yer tutan Afrika ülkeleri ile ekonomik, tarihi ve kültürel ilişkilerimizin kuvvetli olduğu, Balkan ülkeleri gibi ülkelerde uzun vadede kalıcı olmalarını teminen, mal ve hizmet ihracatlarını kredi, sigorta ve garanti imkânları ile destekleyeceğiz. Buna ek olarak, yüksek teknoloji ürünleri ile yüksek katma değerli sermaye mallarının, özellikle de bu tür mal üreten makine sektörümüzün ihracatının artırılmasına önem vermeyi sürdüreceğiz. Ayrıca, uluslararası piyasalarda “Türk Malı” imajını güçlendirecek ve yerleştirecek nitelikteki ihracatı desteklemeye devam edeceğiz.Dolayısıyla, 2010 yılı Türk Eximbank için yeni vizyonu çerçevesinde stratejilerini geliştirdiği bir dönem olacak. Orta-uzun vadeli ihracat kredisi ile sigorta/garanti taleplerini karşılayacak program altyapımızın hazır olmasının bu çalışmalar sırasındaki en büyük avantajımız olduğunu söyleyebiliriz.”Önümüzdeki döneme yönelik stratejileri oluştururken, ihracatçılar, ihracata yönelik mal üreten imalatçıları ile yurt dışında faaliyet gösteren yatırımcı ve müteahhitlerle daha interaktif bir ilişki içerisinde olmayı amaçladıklarını söyleyen Yeniaras sözlerine şöyle devam etti: “Bu şekilde, var olan programlarımızı güncellerken ya da yeni programlar yürürlüğe koyarken bu kesimlerin görüşlerini, önerilerini ve taleplerini uygulamaya geçirme imkanına sahip olabileceğiz. Nitekim ilk olarak Mayıs ayında Makine Sektörü temsilcileri ile bir araya geldik. Bunu diğer sektör temsilcileri, ihracatçı birlikleri, sanayi ve ticaret odaları ile TİM, TUSKON, Türkiye Müteahhitler Birliği gibi diğer sivil toplum örgütleri ile gerçekleştirilecek toplantılar izleyecek. Ayrıca, değişik sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla da birebir görüşmeler yapmayı planlıyoruz. Böylece, önümüzdeki dönemde ihtiyaçları daha hızlı karşılamaya yönelik ve daha dinamik bir çalışma ortamı yaratmayı hedefliyoruz.”