Türkiye’de CE konusunda, ilk makine direktifi 05 Haziran 2002 tarih 24776 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Elektromanyetik Uyumluluk Direktifi 02 Haziran 2002 tarih 24773 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış ve yayını takip eden bir yıl sonunda 02 Haziran 2003 tarihinden itibaren, zorunlu uygulamaya girmiştir. Alçak Gerilim Direktifi de (73/23) Belirli Gerilim Aralıklarında Kullanılmak Üzere Tasarlanmış Elektrikli Teçhizat Yönetmeliği adı ile 11 Ocak 2002 tarihinde yayınlanmış, takip eden 12 ay sonunda 11 Ocak 2003 tarihinde uygulamaya girmiştir. Dolayısıyla 2006/42/EC direktifinin 2006 yılında Avrupa Birliği’nde yayınlanmış ve 03 Mart 2009 itibariyle Resmi Gazete’de 27158 sayı ile “Makina Emniyeti Yönetmeliği (2006/42/AT)” olarak Türkiye’de yayınlanmış olup, geçiş süresinin sonu olan 2010 yılından itibaren, tüm dünyada uygulamaya girmiştir. Tüm bu direktiflere istinaden, bizim hukuk sistemimizde 4703 sayılı “Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına dair Kanun” ise 11.07.2001 tarih ve 24459 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak, 11.01.2002’de yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile en son revize olan 2006/42/ EC Makine Direktifi’nde yer alan makinelere ait pasaport ve/veya nüfus cüzdanı niteliğinde olan Makina CE Teknik Dosyasının ve Belgesinin/ Ruhsatının neleri dikkate alarak hazırlanması gerektiği detaylı olarak tarif edilmektedir. Dolayısıyla 4703 sayılı kanun ile ürünlerin piyasaya arzı, uygunluk değerlendirilmesi, piyasa gözetimi ve denetimi ile bunlarla ilgili olarak yapılabilecek bildirimlere ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir. Diğer taraftan 4703 sayılı kanunun 12. maddesi ceza hükümlerini içermesine rağmen, burada 5. maddeye ve 9. maddeye atıfta bulunulmaktadır. Şöyle ki; 5. maddesinde ürünlerin piyasaya arzında üreticilerin ve dağıtıcıların yükümlülükler belirtilmekte olup, Madde 5- Piyasaya arz edilecek yeni ürünlerin ilgili teknik düzenlemeye uygun olması zorunludur. Bu hüküm, kullanılmış olmakla birlikte değişiklik yapılarak piyasaya tekrar arz edilmesi hedeflenen ürünler ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler dışındaki ülkelerden ithal edilen eski ve kullanılmış ürünlere de uygulanır. (Maddi Ceza: 31 Aralık 2009 R.G. Sayı: 27449 2. mükerrer ile alt limit 2,289.-TL / üst limit 5,723.-TL’dir.) Birinci fıkrada belirtilen hususlarda düzenlemeler yapmaya, sınırlamalar getirmeye ve istisnalar tanımaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Üretici, piyasaya sadece güvenli ürünleri arz etmek zorundadır. Teknik düzenlemelere uygun ürünlerin güvenli olduğu kabul edilir. Teknik düzenlemenin bulunmadığı hallerde, ürünün güvenli olup olmadığı; ulusal veya uluslararası standartlara; bunların olmaması halinde ise söz konusu sektördeki iyi uygulama kodu veya bilim ve teknoloji düzeyi veya tüketicinin güvenliğe ilişkin makul beklentisi dikkate alınarak değerlendirilir. (Maddi Ceza: 31 Aralık 2009 R.G. Sayı: 27449 2. mükerrer ile alt limit 11,446.-TL / üst limit 28,616.-TL’dir.) Üretici, güvenli olmadığı tespit edilen ürünün kendisi tarafından piyasaya arz edilmediğini veya ürünün güvenli olmaması halinin ilgili teknik düzenlemeye uygunluktan kaynaklandığını ispatladığı takdirde sorumluluktan kurtulur. Bir ürünün güvenli kabul edilmesi için ürünün bileşimi, ambalajlanması, montaj ve bakımına ilişkin talimatlar da dahil olmak üzere özellikleri; başka ürünlerle birlikte kullanılması öngörülüyorsa bu ürünlere yapacağı etkiler; piyasaya arzı, etiketlenmesi, kullanımı ve bertaraf edilmesi ile ilgili talimatlar ve üretici tarafından sağlanacak diğer bilgiler ve ürünü kullanabilecek risk altındaki tüketici grupları açısından değerlendirildiğinde, temel gerekler bakımından azami ölçüde koruma sağlaması gerekir.

Daha güvenli bir ürünün üretilmesinin mümkün olması veya piyasada daha az risk taşıyan ürünlerin mevcut olması, ilgili teknik düzenlemede aksi belirtilmedikçe, bir ürünün güvenli olmadığı anlamına gelmez. Üretici, ürünün öngörülen kullanım süresi içinde, yeterli uyarı olmaksızın fark edilemeyecek nitelikteki riskleri hakkında tüketicilere gerekli bilgiyi sağlamak, özelliklerini belirtecek şekilde ürünü işaretlemek; gerektiğinde piyasaya arz edilmiş ürünlerden numuneler alarak test etmek, şikayetleri soruşturmak ve yapılan denetim sonuçlarından dağıtıcıları haberdar etmek, riskleri önlemek amacı ile ürünlerin toplatılması ve bertaraf da dahil olmak üzere gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. (Maddi Ceza: 31 Aralık 2009 R.G. Sayı: 27449 2. mükerrer ile alt limit 2,289.-TL / üst limit 5,723.-TL’dir.)

Üretici, ilgili teknik düzenlemede belirtilen tüm belgeleri; bu belgeler kapsamındaki son ürünün yurt içinde üretiliyor ise üretildiği, ithal ise ithal edildiği tarihten itibaren ilgili teknik düzenlemede belirtilen süre, bu sürenin belirtilmemesi halinde yetkili kuruluşça belirlenecek süre boyunca muhafaza etmek ve istenilmesi halinde yetkili kuruluşlara ibraz etmekle yükümlüdür. (Maddi Ceza: 31 Aralık 2009 R.G. Sayı: 27449 2. mükerrer ile alt limit 2,289.-TL / üst limit 5,723.-TL’dir.) Dağıtıcı, sahip olduğu bilgiler çerçevesinde, güvenli olmadığını bildiği ürünleri piyasaya arz edemez. Dağıtıcı, faaliyetleri çerçevesinde, ürünlerin taşıdığı riskler ve bu risklerden korunmak için alınması gereken önlemler hakkında ilgililere bilgi verir. Üreticinin tespit edilemediği durumlarda, yetkili kuruluşça belirlenecek süre içinde üreticinin veya malı tedarik ettiği kişinin kimliğini bildirmeyen dağıtıcı, üretici olarak kabul edilir. (Maddi Ceza: 31 Aralık 2009 R.G. Sayı: 27449 2. mükerrer ile alt limit 11,446.- TL / üst limit 28,616.-TL’dir.) Uygunluk işaretinin veya uygunluk değerlendirme işlemleri sonucunda verilen belgelerin tahrif veya taklit edilmesi, usulüne uygun olmadan kullanılması yasaktır. (Maddi Ceza: 31 Aralık 2009 R.G. Sayı: 27449 2. mükerrer ile alt limit 5 ,723.-TL / üst limit 14,308.-TL’dir.) 9. maddesinde uygunluk değerlendirme kuruluşları ile onaylanmış kuruluşların sorumlulukları ise Madde 9- Uygunluk değerlendirme kuruluşları ile onaylanmış kuruluşlar, ilgili teknik düzenlemelerde ve/veya bu kanun ve bu kanunun uygulama usul ve esaslarına ilişkin yönetmeliklerde yer alan usul ve esaslara uygun olarak bağımsız ve tarafsız bir şekilde uygunluk değerlendirme hizmeti vermekle yükümlüdürler. (Maddi Ceza: 31 Aralık 2009 R.G. Sayı: 27449 2. mükerrer ile alt limit 28,616.-TL / üst limit 71,540.-TL’dir.)

Uygunluk değerlendirme kuruluşları ile onaylanmış kuruluşların, ilgili teknik düzenlemede ve/veya bu kanun ve bu kanunun uygulama usul ve esaslarına ilişkin yönetmeliklerde belirtilen şartları kaybettiğinin ve/ veya sorumlulukları yerine getirmediğinin tespit edilmesi halinde, bu kuruluşların ilgili teknik düzenleme kapsamındaki faaliyeti yetkili kuruluşça geçici olarak durdurulur. Gerekli şartların ve/veya sorumlulukların ilgili teknik düzenlemede belirtilen süre içinde, bu sürenin belirtilmemesi halinde yetkili kuruluşça belirlenecek süre içinde yerine getirilmemesi durumunda, yetkili kuruluşça, uygunluk değerlendirme kuruluşunun ilgili teknik düzenleme kapsamındaki faaliyetine son verilir, onaylanmış kuruluşun ise ilgili teknik düzenleme kapsamındaki onaylanmış kuruluş statüsü kaldırılır. Onaylanmış kuruluşların faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması veya onaylanmış kuruluş statüsünün kaldırılmasına ilişkin kararlar Resmî Gazete’de ilan edilerek, komisyona bildirilir. Uygunluk değerlendirme kuruluşları ile onaylanmış kuruluşlar, faaliyetleri ile ilgili her türlü bilgi, ka yıt ve belgeleri, ilgili teknik düzenlemede belirtilen süre, bu sürenin belirtilmemesi halinde yetkili kuruluşça belirlenecek süre boyunca muhafaza etmek ve talep edilmesi halinde yetkili kuruluşlara ibraz etmekle yükümlüdürler. Faaliyetine son verilen veya kendi isteği ile faaliyetine son veren uygunluk değerlendirme kuruluşları ile onaylanmış kuruluşlar, faaliyette bulundukları dönemde yapmış oldukları uygunluk değerlendirme faaliyetleri ile ilgili bilgi, kayıt ve belgeleri, aynı konuda faaliyette bulunan uygunluk değerlendirme kuruluşu veya onaylanmış kuruluşa devredilmek üzere yetkili kuruluşa teslim eder. Ancak uygunluk değerlendirme kuruluşu ile onaylanmış kuruluşların söz konusu bilgi, kayıt ve belgelere ilişkin sorumlulukları ilgili teknik düzenlemede belirtilen süre, bu sürenin belirtilmemesi halinde yetkili kuruluşça belirlenecek süre boyunca devam eder. (Maddi Ceza: 31 Aralık 2009 R .G. Sayı: 27449 2. mükerrer ile alt limit 5 ,723.-TL / üst limit 14 ,308.-TL’dir.) şeklinde hükmedilmiştir. Ürün Sorumluluğu Direktifi’nin 9. maddesine göre ise (COUNCIL DIRECTIVE of 25 July 1985 on the approximation of the laws, regulations and administrative provisions of the Member States concerning liability for defective products 85/374/EEC), manevi zararlardan sorumluluk üye ülkelerin kendi hukuk sistemlerine bırakılmış; zarar, ölüm ve kişisel yaralanmalardan doğan zararlar ile mala verilen zararlarla sınırlandırılmıştır. Mala verilen zararlarla kastedilen, ayıplı malın, zarar gören tarafından kişisel ihtiyaçlar için kullanılan veya kullanılacak başka bir mala verdiği zararlardır. Üretici, ölüm veya yaralanma veya sağlığa gelen zararlardan üçüncü kişilere karşı da sorumludur. Buna karşılık, mala gelen zararlar bakımından sorumluluk, sadece tüketicinin kişisel ihtiyaçları için kullandığı mallara verilen zararlarla kısıtlıdır. Diğer bir sınırlama, zarar miktarı açısından getirilmiştir. Avrupa pazarında uygulanmakta olan, 25.07.1985 tarihli ve 374 sayılı “Ayıplı Ürün Nedeniyle Sorumluluk Hakkında Üye Ülkelerin Hukuki ve İdari Düzenlemelerinin Birbirine Yakınlaştırılması” hakkında direktifine göre üreticiler maddi ve manevi sorumlulukta tutulur ve maddi sorumluluk olarak, direktifin 9. maddesine göre 500.-ECU’dan ve 16. maddesine göre 70,000,000.-ECU’ya kadar para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmektedir. (Ancak Avrupa Birliği üyesi olan bazı devletler, hala bu ceza sınırına imza koymamışlardır.) Article 9 For the purpose of Article 1, ‘damage’ means:
(a) damage caused by death or by personal injuries;
(b) damage to or destruction of, any item of property other than the defective product itself, with alower threshold of 500 ECU, provided that the item of property:
(i) is of a type ordinarily intended for private use or consumption,
(ii) was used by the injured person mainly for his own private use or consumption.This Article shall be without prejudice to national provisions relating to non-material damage. Article 16 1. Any Member State may provide that a producer’s total liability for damage resulting from a death or personal injury and caused by identical items with the same defect shall be limited to an amount which may not be less than 70 million ECU. Bu yükümlüklere göre Sanayi Bakanlığı sitesinde “Ayıplı Mal ve Hizmetler” bölümünde şunları belirtmektedir. (http://www.sanayi.gov.tr/webedit/ gozlem.aspx?sayfaNo=276)

Ayıplı mal ve hizmetler

Ayıplı mal: Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen, standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.

Ayıplı hizmet: Sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler, ayıplı hizmet olarak kabul edilir.

Haklarınız: Satın aldığınız mal veya hizmetin ayıplı olduğunu anlamanız durumunda; malın veya hizmetin teslim tarihten itibaren 30 gün içerisinde satıcıya veya sağlayıcıya başvurarak;
• Ödediğiniz bedelin iade edilmesini,
• Malın ayıpsız olanıyla değiştirilmesini,
• Ayıbın neden olduğu değer ka ybının bedelden indirimini,
• Ücretsiz olarak tamir edilmesini,

Tazminat isteme: Yukarıdaki haklardan birisini talep edebilirsiniz. Satıcı talebinizi yerine getirmekle yükümlüdür. Ayıplı malın neden olduğu zararlardan o malın imalatçısının üreticisinin sorumluluğunun usul ve esasları Ayıplı Malın Neden Olduğu Zararlardan Sorumluluk Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Satın aldığınız malın kullanımı sırasında ortaya çıkan bir ayıp söz konusu ise bu gizli ayıp anlamına gelir. Bu durumda malın teslim tarihinden itibaren 2 yıl içinde haklarınızı kullanabilirsiniz. Bu süre, konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda 5 yıldır. Bunlar sizin yasal haklarınızdır ve hangisini kullanacağınıza satıcı değil, siz karar vereceksiniz.

Hangi mallar kanun kapsamındadır?
* Taşınır mallar,
* Konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar,
* Elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü gibi gayrı maddi mallar. Tazminat isteme ancak ayıplı malın/ hizmetin neden olduğu ölüm v e / veya yaralanmaya yol açan ve / veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı- üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir.

Sorumluluklar: Bir sanayi malını (buzdolabı, çamaşır makinası, elektrik süpürgesi gibi) satın alırken; ithalatçı veya imalatçı firmaların ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için düzenlemek ve tüketiciye vermek zorunda oldukları garanti belgesi mutlaka istenmelidir. Garanti süresinin malın teslim tarihinden itibaren başlayıp asgari iki yıl olduğu - na dikkat edilmelidir. Garanti belgelerinin, satın alınan mala ilişkin faturanın tarih ve sayısı ile bandrol ve seri numarasını içermek zorunda olduğu unutulmamalıdır. Alışverişlerinizde, garanti belgesi ile tanıtma ve kullanma kılavuzlarına dikkat ediniz. Sonradan teslim gerektiren veya stokta bulunmayan bir mal sipariş ettiğinizde, yazılı bir sözleşme yapınız. Satın aldığınız mal ayıplı çıkmışsa, hemen malı da y anınıza alarak aldığınız yere gidiniz. Fatura, fiş ya da satın aldığınızı gösteren diğer kanıtlarınızı da yanınızda götürünüz. Ayıplı olduğunu bilerek satın aldığınız, ambalajında ya da satın aldığınız yerde kolaylıkla okunabilecek bir yerde “özürlüdür” ibaresi bulunan mallar hakkında 4 seçimlik hakkınızı kullanmanız mümkün değildir.

Ayıplı malın neden olduğu zararlar: Satın aldığınız malın ayıplı olması nedeniyle; yaralanma ve/veya ölümle sonuçlanan hallerde, ayrıca kullandığınız diğer mallarda hasar oluşması durumunda o malı s atın aldığınız tarihten itibaren 3 yıl içinde tazminat isteme hakkınız bulunmaktadır. Ancak satılan malın ayıbı, tüketiciden hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresi yoktur.

Çözüm organları: Satıcı yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde ikamet ettiğiniz veya malı veya hizmeti satın aldığınız yerdeki Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri’ne şikâyet konusunu içeren bir dilekçe ve ekinde konuya ait belgelerle (fatura, fiş, garanti belgesi, satış sözleşmesi gibi) başvurabilirsiniz.

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri illerde Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü, ilçelerde ise Kaymakamlık binalarındadır. Tüketici Mahkemeleri ise her il ve ilçenin adliye binalarında bulunmaktadır. Hakem heyetlerine yapılan başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz. Hakem heyetlerince görevlendirilecek bilirkişi ücretleri de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından karşılanır. Satın aldığınız ve şikâyet konusu olan mal veya hizmetin değeri 1 Ocak 2005’den itibaren 670,36 YTL’nin (670.360.000TL) (*) altında ise sorunun çözümü için Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurmanız zorunludur. Bu durumda, hakem heyetlerinin aldığı karar bağlayıcıdır. Hakem heyetinin verdiği karar lehinize olmakla beraber satıcı veya sağlayıcının bu karara uymaması durumunda İcra Müdürlüğü’ne müracaat edebilirsiniz. Hakem heyeti kararı aleyhinize ise 15 gün içinde Tüketici Mahkemesi’ne itiraz edebilirsiniz. İtirazı görüşen tüketici mahkemesinin kararı kesindir. Şikâyet konusu mal veya hizmetin değeri 670,36YTL’nin üstünde ise Hakem Heyetleri’ne başvurabileceği gibi Tüketici Mahkemeleri’ne de başvurulabilir. Ancak bu durumda Hakem Heyetleri’nin kararı delil niteliğinde olup, bağlayıcı değildir. Lehinize olan heyet kararına, karşı tarafın uymaması halinde Tüketici Mahkemesi’ne başvurmanız gerekecektir. Tüketici mahkemeleri nezdinde açılacak davalar da her türlü resim ve harçtan muaftır. (*) Parasal sınır her yıl DİE ’nin TEFE’de meydana gelen yıllık artış oranında arttırılır.

SONUÇ Üreticinin sorumluluğu, bir malı üreten ve piyasaya süren kişinin, bu maldaki ayıp sebebiyle başkalarının hukuken korunan vücut bütünlüğüne veya mal varlığına verdiği zararlardan kusuru aranmaksızın sorumlu olması, doğan zararı tazmin etmesi olarak tanımlanabilir. Bu sorumluluktan bahsedebilmek için öncelikle ayıplı bir malın piyasaya sürülmüş olması ve mala refakat eden, diğer bir deyişle ayıbı takip eden bir zararın olmuş olması gerekir. Ayıba istinaden zarar, malın ayıplı olması sebebiyle bir kişinin hukuken korunan vücut bütünlüğüne veya mal varlığına verilen zarardır. Malın kendisinde meydana gelen zarar, üreticinin sorumluluğuna dahil değildir. Bu durumda zararın giderilmesi, ayıba karşı olağan üstü şartların oluşması çerçevesinde sağlanır. Üreticinin sorumluluğu ise herhangi bir sö zleşme ile bağlantılı olmaksızın, sadece ayıplı bir malın üretici tarafından piyasaya sürülmesi ve kişilerin kanunlarca korunan varlıklarına zarar vermesi halinde, sorumluluk öngören özel bir düzenlemedir. Kanunun çıkarılmasını takiben çıkarılan “Ayıplı Malın Neden Olduğu Zararlardan Sorumluluk Hakkında Yönetmelik Yayımlandığı R. Gazete Tarihi: 14/6/2003 - Sayısı: 25137”de bulunmaktadır. Diğer taraftan TKHK M. 4’te imalatçı-üreticinin, ayıplarından sorumlu olduğu mal kavramı, 85/374/EEC Ürün Sorumluluğu Direktifi’nde üreticinin sorumluluğu düzenlemesi kapsamında ifade edilen “ürün” kavramından farklıdır. Direktif’in kapsamına giren ayıp kavramı da farklılık arz eder. Yine direktife göre üretici, ölüm veya yaralanma veya sağlığa gelen zararlardan üçüncü kişilere karşı da sorumlu tutulmaktadır. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da ise üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan dolayı üreticinin sorumluluğu bulunmamaktadır. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un kapsamı tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu sözleşmelerle kısıtlı olduğundan (m. 2), zarar gören kişinin tazminat talep etme hakkı, bir tüketici sözleşmesinin tarafı olmasına bağlanmış bulunmakta, sadece tüketicilerin uğradığı kişi ve mal varlığı zararları kanunun kapsamına girmektedir. Bu şartlar altında, CE kapsamında ürün imal eden bir üretici için ister yurt içine, ister yurt dışına ürün s atmasında, yasal mevzuat olarak artık herhangi bir fark bulunmadığı çok açık olarak ortadadır. Bu nedenden dolayı üreticilerin; yasa, yönetmelik ve Avrupa direktiflerini yakından takip ederek müşterileri ile ürettikleri ürünler ve hizmetleri nedeniyle aralarında oluşabilecek olan ihtilafın firmalarının ve markalarının gelecekleri hakkında çok daha dikkatli davranmaları gerektiği bir kere daha ortaya çıkmıştır. Aksi halde firmaların, markaların, satıcıların, bayilerin ve işverenlerin oldukça ciddi, can yakıcı yaptırımlarla karşı karşıya kalması, artık an meselesidir.

Yararlanılan kaynaklar:
1. 4703 sayılı “Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun”, 11.07.2001 tarih ve 24459 sayılı R.G. yayımı.
2. 4703 sayılı “Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunla Düzenlenmiş Olan İdari Para Cezalarının Yeni Değerlerinin Duyurulmasına İlişkin Tebliğ” (Tebliğ No: 2010/21) 31 Aralık 2009 tarihli R.G. sayısı 27449 (2. mükerrer)
3. http://www.sanayi.gov.tr/WebEdit/ Gozlem.aspx
4. http://www.alomaliye.com/2009/4703_sayili_ 2010_21.htm
5. “CE Genel Tanıtım, Nedir - Ne Değildir ” Erkin GÜLER, sunum notları 2009-2010-2011 Bursa www. abckalite.com
6. “Guide to application of the Machinery Directive 2006/42/EC”, 1st December 2009 Brussels, General Editor Mr.Ian FRASER, www.ec.europa.eu
7. “Ayıplı Malın Neden Olduğu Zararlardan Sorumluluk Hakkında Yönetmelik” 13 Haziran 2003 Tarihli R.G. Sayı: 25137 8. COUNCIL DIRECTIVE of 25 July 1985 on the app - roximation of the laws, regulations and administrative provisions of the Member States concerning liability for defective products 85/374/EEC 9. DIRECTIVE 2006/42/EC OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL o f 17 May 2006 on machinery and amending