Makine sektöründe, erkeklerin egemen olduğunu kabul etmek gerektiğini söyleyen İnan Plastik Dış Ticaret Müdürü Zuhal Oba Yıldız: “Günümüz dünyasında kadın, iş hayatında daha aktif yer aldığı için bu egemenliğin yakın gelecekte son bulacağına inanıyorum” dedi.

Eylül sayımızda Erkunt Traktör Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Erkunt Armağan ile röportaj gerçekleştirdik.

Sektörde yaklaşık 10 yıldır hizmet veren, son olarak ise İnan Plastik bünyesinde Dış Ticaret Müdürü olarak görev alan Zuhal Oba Yıldız ile görüştük. Çalışma hayatının zorluklarından, sektörde hizmet veren bir kadın olmanın getirileri hakkında gerçekleştirdiğimiz röportajımızı keyifle okumanızı dileriz.

Zuhal Oba Yıldız’ı daha yakından tanıyabilir miyiz?

Edirne Uzunköprü doğumluyum. Orta velise eğitimimi Özel Darüşşafaka Lisesi’nde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldum.

İş hayatına başlama ve bulunduğunuz göreve gelme süreciniz hakkında bilgi verir misiniz?

İş hayatıma üniversiteyi bitirdikten sonra Denizbank Genel Müdürlük Dış Ticaret Bölümü’nde başladım. Altı yıl bankada çalıştıktan sonra yurt dışına gittim. Altı ay Amerika Washington DC’de, dört ay Ukrayna Kiev’de çeşitli işlerde görev aldım.

Türkiye’ye dönüşümle beraber Yorktrade Foreign Trade Institude’de eğitim müdürlüğü ve e-ticaret ve mevzuat eğitmenliği yaptım. Daha sonra İnan Plastik bünyesinde çalışmaya başladım.

Halen aynı firmada Dış Ticaret Müdürü olarak görev alıyorum.

Kaç yıldır iş hayatındasınız?

Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra çeşitli sektörlerde çalıştım. Banka ve eğitmenlik alanlarında yaptığım hizmetleride dâhil edersek yaklaşık olarak 10 yıldır çalışma hayatıma aralıksız bir şekilde devam ediyorum.

Son olarak günümüzün standart veya en zorlayıcı plastik geri dönüşüm ihtiyaçlarına ekonomik, güvenilir,kolay uygulanabilir ve farklı durumlara uyum sağlayabilir mühendislik çözümleri getiren İnan Plastik bünyesinde çalışmalarıma devam ediyorum.

Erkek egemen bir sektörde kadın olmanın zorluklarını yaşıyor musunuz?

Türkiye’de genel anlamda iş hayatında erkeklerine gemen olduğu belirgin bir gerçek.

Ancak kadınların da önemli noktalarda çalışıyor olduğunu görmek mümkün.

Maalesef geçtiğimiz yıllarda toplumsal baskılar gibi nedenlerle kadınların yeterli donanıma sahip olmadan yetiştiğini görüyoruz.

Bu nedenle de iş hayatında aktif olarak ön planda çalışan kadın sayısının az olması dikkat çekiyor.

Şahsım adına çalışma hayatında herhangi bir zorlukla karşılaştığımı söyleyemem.Ama özellikle makine sektöründe,erkeklerin egemen olduğunu kabul etmek gerekiyor. Günümüz dünyasında kadın, iş hayatında daha aktif yer aldığı için bu egemenliğin yakın gelecekte son bulacağına inanıyorum.

Artık hem çalışan kadınlar daha bilinçli, hem de günümüzde çalışan kişilerin gelecek nesilleri de bu bilinç ışığında yetiştirdiğini görüyoruz.

Dış ticaret müdürü olarak hangi sıklıkta yurt dışına çıkıyorsunuz?

Ben zaten çalıştığım firmadan önce yurt dışında çeşitli sektörlerde çalıştım. Dolayısıyla yurt dışına gerek şahsi, gerekse iş nedeniyle belirli sıklıklarla çıkıyorum. Son çalıştığım firma olan İnan Plastik’in ağırlıklı olarak AB ülkelerinde geniş bir pazarı var. Bunun yanı sıra Rusya ve Orta Asya ülkelerine ihracat yapıyoruz.

Özellikle son iki yıldan bu yana Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerini de pazarımıza dâhil ettik. Bunun dışında ABD, Avustralya, Kanada, Hindistan ve Afrika ülkelerinde de gıda ambalajından otomobil yakıt tanklarına kadar farklı sektörlerde makineler üretiyoruz. Bu konuda önemli ve küresel markalarla çalışmalara devam ediyoruz .Böylesine geniş bir ağa sahip olan firmamız adına aslında çok sık yurt dışında,müşterilerimizin yanında olmamız gerekiyor.

Fakat müşteri portfölyomuzun da yoğun olmasından kaynaklı ortalama iki ayda bir yurtdışına çıktığımı söyleyebilirim. Dönüşümlü  olarak seyahatlerimiz sürüyor. Benim sorumlu olduğum bir takım işler nedeniyle yurt dışına çıkma sıklığım diğer çalışma arkadaşlarıma göre daha az olabiliyor.

Maalesef ülkemizde toplumsal baskılar gibi nedenlerle kadınlar yeterli donanıma sahip olmadan yetişti. Bu nedenle iş hayatında aktif olarak ön planda çalışan kadın sayısı az. 

Yurt dışı gezilerinizde bir kadın olarak olumsuz olaylar yaşıyor musunuz, gözlemleriniz nelerdir?

Yurt dışı gezilerimde hiçbir olumsuzluk yaşamadım. Aksine hangi ülkede olursanız olun yabancı olduğunuz için insanlar size daha kibar ve zarif yaklaşıyorlar.

Gerek iş toplantılarımızda, gerek yurt dışı eğitimlerde çok iyi ağırlanıp ziyaretlerimi tamamlayabiliyorum. Özellikle yurt dışı deneyimleri insanların gerek şahsına, gerekse de çalışma şekline çok önemli katkılar sağlıyor. Birçok şeyi gözlemlemenize ve kişiye farklı bakış açılarından durum değerlendirmesi yapabilmesine olanak sağlıyor.

Yurt dışında faaliyet gösteren firmalarda çalışanlar da, size karşı daha cana yakın davranabiliyor. Farklı kültürlerden oldukları için elbette farklı durumlarla karşılaşabiliyorsunuz. Örneğin;seyahatlerim sırasında yemek yeme kalışkanlıklarından tutun da birçok konuda ülkemizdeki yaşayış biçimiyle oluşan farklara şahit oldum. Ancak bunlar bence olumsuz değil, aksine kişiye başka şeyler katan önemli durumlardır.

Sektöre bakıldığında erkek egemen bir sektörde çalışıyorsunuz, sizce niçin makine sektöründe sayıca az kadın yeralıyor?

Sanayi Devrimi’nden bu yana ister ülkemiz,isterseniz de dünya konvektöründe sanayi zaten ağır hizmet koluna hitap ediyor. Hangi arşiv taraması yapılırsa yapılsın, mühendislik ve Ar-Ge sektörü hariç, güç gerektiren bir sektör olduğu görülür.

Makine sanayi sektörü, ağır hizmet sanayi olduğundan dolayı erkek egemen olmasının da çok normal olduğunu düşünüyorum.

Ancak sektörün mühendislik kısımlarında daha fazla kadına istihdam yaratılabilir. Bunun için de kadınların biraz daha girişken olması ve sektörü sevmesi gerekiyor.

Bu sektörde daha fazla kadın çalışan ve yönetici görmek için neler yapılabilir?

Aslında sadece bu sektör için değil, tüm sektörlerdeki kadın çalışan ve yönetici sayısını artırmak gerekir. Bu da ilk etapta kadınların eğitimine verilen önemle sağlanabilir. Eğitime önem verenler de çocukları için yeterli alt yapıyı sağlamakta sıkıntı çekebiliyor.

Bunun yanı sıra genel anlamda özellikle sektörel eğitimkonusunda makine sanayinde bir sıkıntıolduğu aşikârdır.

Üniversite tahsilini tamamlamış kişiler,ülkemizde istihdam problemi yaşıyor. Ancak ben yine de bir umudun olduğu kanaatindeyim. Özellikle geri dönüşüm hususunda dünya çapında bir bilinçlenme söz konusu. En azından geri dönüşüm sektörü için konuşacak olursam,sektörün daha popüler hale geldiğini söyleyebilirim.

Bu duruma paralel olarak sektörde çalışan yahut çalışmaya istekli kişi sayısında her geçen gün bir artış yaşanıyor. Dolayısıyla da yakın zamanda,hatta yakın gelecekte kadınların daha aktif çalışacağı koşulların oluşacağı ve belki de bu sektörde egemen hale geleceklerini düşünüyorum.