Dişli çarklarda oluşan güç ve hareketi aktaran redüktör,dünyada ithalatın ve ihracatın yoğun bir şekilde yaşandığı kalemlerin başında geliyor.

Türkiye redüktör ihracatı, 2009 yılında 194 milyon dolarken 2010 yılında yüzde 16 oranında yükselerek 225 milyon dolar seviyesine ulaştı.

Arkeolojik kazılar, dişli çark düzenlerinden yararlanılan sistemlerin günümüzden 3 bin yıl öncesinde kullanıldığını gösteriyor. Kalıntılara göre bu sistemler, daha çok büyük taş blokların taşınmasında insanlara yardımcı oldu.

Sonralarında ise tahtadan yapılan bu düzenler hareket ve yük iletiminde kullanıldı. Bu düzenlerde bir diş profili yoktu. Ancak çarklar üzerindeki girinti ve çıkıntıların birbirlerini öteleme ile etkiledikleri gözlendi. Bu tip düzenleri bugün dahi Anadolu’nun çeşitli yörelerinde görmek mümkün.

Metal dişlilere geçiş 19. yüzyılda sanayi devrimi ile oldu. Metalürji ve mekanikteki ilerlemeler sayesinde yeni malzemelerle üretilen dişliler, günümüzde endüstrinin vazgeçilmez bir parçası konumuna geldi. Daha sonraki sanayileşme hareketlerinde, redüktörler ilk kez maden ocaklarında geniş çapta kullanım alanı buldu.


Gerçek teknolojisini ise sanayinin başlangıcı sayılabilecek buhar kuvvetinin makineye uygulanmasıyla oluşturdu. Dişli, hareket demektir ve o olmasaydıbirçok hareket dururdu. Redüktör, farklı güç ve hız iletiminde kullanılan dişlilerden oluşan bir sistem olarak gelişti. Makine imalatının vazgeçilmez bir elemanı oldu.

REDÜKTÖR TÜRLERİ:

Günümüzde redüktörler çeşitli firmalar tarafından standart boyutlarda üretilerek piyasaya sürülüyor. Redüktör tiplerinin seçiminde çevrim oranı, verim,boyut ve ağırlık gibi faktörleri göz önünde tutmak gerekir. Redüktörlerin sınıflandırılması ise aşama ve çeşidine göre yapılır. Aşama sayısına göre olan redüktörlerde belirli limitler söz konusudur. Bu redüktörlerde 1, 2 ve daha fazla kademeli sistemler yer alır. Kullanılan dişli çeşidine göre alanlarında ise kronik dişli, silindirik dişli, sonsuz vida düzenekli ve birden fazla çeşidin bir arada kullanıldığı redüktörler vardır.

Redüktör Türleri

• Sonsuz Dişli

• Helisel

• Ayna-Mahruti

• Paralel Dişli

• Planet

REDÜKTÖRDE İTHALAT VE İHRACAT DEĞERLENDİRMESİ

Redüktör sektörü dünyada ithalatın ve ihracatın yoğun bir şekilde gerçekleştiği kalemlerin başında geliyor. Birleşmiş  Milletler (BM) İstatistik Bölümü verilerine göre; dünya bazında redüktör ihracatı 2010 yılında 22 milyar dolara ulaştı. GTİP tanımları dişliler, dişli sistemleri, bilyeli vidalar, dişli kutuları iletransmisyon mili, krank, kovan, dişli kutuları ve parçalarını kapsayan aksamlar; 2010 yılında bir önceki seneye göre yükseliş yaşadı.


2008 yılında 24,7milyar dolar olan sektörün dünyadaki ihracatı 2009 senesinde 18,7 milyar dolara geriledi. Ancak aradaki farkı hemen kapatıp krizdeki yaralarını saran redüktör, 2010 yılında yüzde 18 oranında artış gerçekleştirdi. Henüz 2008 yılındaki rakamlarına ancak yaklaşabilen sektörün dünya bazındaki ihracatı 2010 yılında 22 milyar dolar seviyesine ulaştı.

TÜRKİYE İHRACATI YÜZDE 45 ARTTI

Türkiye redüktör ihracatında 2010 yılında rekor seviyede artış yaşadı. Ülkemizin redüktör sektörü ihracatı 101 milyon dolar seviyesine yükseldi. 2009yılına oranla yüzde 45 artışın yaşandığı ihracatımızın 2009 yılı rakamları ise 69,7 milyon dolar seviyesindeydi. 2011 yılı Ocak-Eylül döneminde ise sektör ihracatı yılın son çeyreğine girmeden 87 milyon dolar seviyesine geldi.

GTİP’te redüktör elemanları olarak belirlenen dişliler, dişli sistemleri, bilyeli vidalar ve dişli kutuları 2011 yılı Ocak- Eylül dönemi arasında 63,1 milyon dolar oldu. 2010 yılında 75 milyon dolar olan bu aksamlar 2009 yılında ise 54 milyon dolardı. GTİP’te yer alan diğer elemanlar transmisyon mili, krank,kovan, dişli kutuları gibi parçalar ise 2011 yılının Ocak-Eylül döneminde son çeyreklik döneme girmeden 24 milyon dolar seviyesini yakaladı.



Bu aksamlar ise 2010 yılında 25 milyon dolardı. 2009 yılının aynı döneminde yalnızca 14 milyon dolar olan transmisyon mili, krank, kovan ve dişli kutuları 2009-2010 yılları arasında yüzde 70,22 oranında artış yaşadı. Türkiye redüktör ihracatındaki payını artırmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; ülkemiz en çok 2011 yılında Almanya’ya ihracat gerçekleştirdi. Almanya’ya olan ihracatına ise 2009- 2010 yılları arasında yüzde 59 oranında artış yaşayan ülkemiz 2011 yılının Ocak-Eylül döneminde 20,9 milyon dolara ulaştı.

2010 yılının Ocak-Aralık döneminde ise redüktör sektörü ihracatımız 24,1 milyon dolar seviyesindeydi. Almanya’dan sonra ikinci sırada ise İngiltere var.

İngiltere’ye olan ihracatımız 2009-2010 yılları arasında yüzde 77 oranında artış gösterdi. 2009 yılında 5,3 milyon dolar olan redüktör ihracatımız 2010 yılının aynı döneminde ise 9,5 milyon dolar oldu. 2011 yılının Ocak-Eylül dönemi arasında ise bu rakam 8,7 milyon dolar seviyesinde seyrediyor. İran ise İngiltere’den sonra gelen Türkiye’nin en fazla redüktör ihracatı gerçekleştirdiği üçüncü ülke.

İran’a olan redüktör ihracatımız 2009-2010 yılları arasında yüzde 15 oranında yükseldi. 2009 yılında 7,5 milyon dolar olan ihracat rakamımız 2010 yılında 8,7 milyon dolar seviyesine çıktı. İran’a gerçekleştirdiğimiz redüktör ihracatımız 2011 yılında ise henüz 3,9 milyon dolar civarındadır.

2009-2010 yılları arasında yaşanan değişime bakıldığında redüktör ihracatında en fazla yüzde 422 oranında artışla Danimarka’da yaşandığı dikkat çekiyor.



Bunun yanı sıra en fazla ihracat yüzde 101 ile Meksika ve yüzde 77 oranındaartışla İngiltere olduğu görülüyor. Türkiye’nin 2010 yılı sektör ihracatında ilk 10 ülke sırasıyla Almanya (24,1 milyon dolar), İngiltere (9,5 milyon dolar),İran (8,7 milyon dolar), Meksika (5,8 milyon dolar), İtalya (5,6 milyon dolar),Fransa (5,3 milyon dolar), Belçika (4,5 milyon dolar), İspanya (4,5 milyondolar), Danimarka (3,7 milyon dolar) ve ABD (3,5 milyon dolar).

TÜRKİYE İTHALATI YÜZDE 16 BÜYÜDÜ

Ülkemizin redüktör ithalatı, 2010 yılında 225 milyon dolar oldu. Yüzde16 oranında artış yaşanan sektörün ithalatı 2009 yılında 194 milyon dolardı.Ülkemizin 2011 yılı Ocak-Ağustos dönemindeki ithalatı ise 172,2 milyon dolar seviyesinde. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinegöre; dişliler, dişli sistemleri, bilyeli vidalar ve dişli kutuları 2011 yılı Ocak-Ağustos dönemi arasında 127,8 milyon dolar seviyesine geldi. 2010 yılında

179,7 milyon dolar olan bu aksamlar 2009 yılında ise 162 milyon dolardı.GTİP’te yer alan diğer elemanlar transmisyon mili, krank, kovan, dişli kutuları gibi parçalar ise 2011 yılının Ocak-Ağustos döneminde son çeyreklik dönemine girmeden 44,4 milyon dolar seviyesine geldi. Bu aksamlar 2010 yılında 46,1 milyon dolardı. 2009 yılının aynı döneminde 32 milyon dolar olan transmisyon mili, krank, kovan ve dişli kutuları 2009-2010 yılları arasında yüzde 42 oranında artış yaşadı.

Almanya Türkiye’nin redüktör sektörü ithalatında birinci sırada yer alıyor. Söz konusu ülkeden 2011 yılının Ocak -Ağustos döneminde 43 milyon dolarlık ithalat gerçekleşti. Almanya’nın 2009-2010 yılları arasında yüzde 12 oranında ithalat payı arttı. 2010 yılında 69 milyon dolar olan ithalatımız, 2009 yılında 61 milyon dolardı. İtalya ise ithalatımızda ikinci sırada yer alıyor.

İtalya’ya 2011 yılının Ocak-Ağustos döneminde 35 milyon dolar ithalat gerçekleşti. Söz konusu ülke 2009-2010 yılları arasında yüzde 19 oranında artış yaşadı. İtalya’dan 2010 yılında 35,3 milyon dolar ithalat gerçekleşti. İlk üç ülke arasında ise Fransa üçüncülük koltuğunda oturuyor.



Fransa’ya 2011 yılının Ocak-Ağustos döneminde 8,8 milyon dolar ithalat yapıldı.Fransa’ya 2009-2010 yılları arasındaki ithalatta ise yüzde 12,69 oranında artışyaşandı. Fransa’ya 2010 yılında 20,9 milyon dolar oranında ithalatımız gerçekleşirken2009 yılında 18,5 milyon dolar redüktör ithal ettik.

Redüktör ithalatımızın 2009-2010 yılları arasındaki değişimine bakıldığındailk 10 ülke arasında yalnızca Japonya’da azalma yaşandığı görülüyor. Japonya’dan yapılan ithalatımızda yüzde 3 oranında azalış kaydedildi. Söz konusu ülkeye 2009 yılında 12,7 milyon dolar ithalat gerçekleşirken 2010yılında 12,3 milyon dolar seviyesine gerilendi.

Ülkemizin 2010 yılı redüktör ithalatında ilk 10 ülke sıralaması şu şekildedir: Almanya (69 milyon dolar),İtalya (35,2 milyon dolar), Fransa (20,9 milyon dolar), Çin Halk Cumhuriyeti (17,4 milyondolar), ABD (13,7 milyon dolar), Japonya (12,3 milyon dolar), Belçika (8,9milyon dolar), Güney Kore (7,3 milyon dolar), Danimarka (6,7 milyon dolar) veHindistan (5,7 milyon dolar).




Önder BOZAY
Zet Redüktör Proje ve Ar-Ge Müdürü

“Gerekli bilgi ve teknoloji düzeyine erişmeliyiz”

Zet Redüktör olarak özellikle yeni geliştirdiğimiz Mono Blok serisi paralel milli heliseldişli ve ayna mahruti redüktörlerimiz ile sürekli gelişen bir ihracat potansiyeline kavuşmuş durumdayız. İhracat yaptığımız ülkelerin başında İspanya, İtalya, Almanya gibi Avrupa Birliği’nin güçlü ülkeleri geliyor. Bunun yanı sıra Orta Doğu ülkeleri de önemli bir potansiyel oluşturuyor. Hızla büyüyen pazarlama ağımız ile çok yakında Amerika Birleşik Devletleri ofisimiz hizmete girecek.

Dişli ve redüktör üretimi gibi çok yüksek hassasiyet ve önemli bir “know-how” gereksinimi duyulan sektörde en önemli eksiklik gerekli bilgi ve teknoloji düzeyine erişilememektir.

Buna bağlı olarak yan sanayi ve dalları istenen seviyeye gelemiyor. Bu eksikliğin sonucunda üretici firmalar üretimin tüm basamaklarını kendi fabrikalarında gerçekleştirmek ve makine ekipman alımları konusunda da yönünü direkt olarak yurt dışına çevirmek zorunda kalıyor. Bunun yanı sıra kalite bilinci konusunda ortaya çıkan eksiklikler ve yalnızca fiyat anlamında yapılan karşılaştırmalar sektörümüzün toplam kalite yaklaşımına zarar veriyor.

Her zaman doğruyu ilk seferde ve sürekli olarak gerçekleştirmeyi hedef alan firmamız,bu anlamda müşterilerini bir karlılık unsuru değil, çözüm ortağı olarak görüyor. Özellikle kalite bilincinin artması ve sektörün daha iyi konuma gelmesindeki en önemli faktör talep eden noktasındaki değerli müşterilerimizdir.

Müşterilerimizin oluşturacağı itici güç ve kalite konusundaki en üst düzey talepleri biz üreticileri daha iyi tasarım, daha kaliteli üretim ve her zaman müşterinin yanında duran satış alt yapısı noktalarında çok daha iyi noktalara taşıyacak.”

Özlem SÖNMEZIŞIK Yılmaz Redüktör Müşteri İlişkileri Müdürü

“Çin mallarına yoğun ilgi var”

“İstanbul Şişhane’de 1958 yılında Mesut Yılmaz tarafından kurulan firmamız, ilk kez 1963 yılında redüktör üretimine karar veriyor. Türkiye ve Orta Doğu’nun en büyük fabrikası olarak kabul edilen Beylikdüzü’ndeki fabrikamızda üretim yapıyoruz. Yılmaz Redüktör Avrupa pazarına ilk kez 1994 yılında açılmaya karar verdi.

Bugün redüktör üretimimizin yüzde 25’ini ihraç ediyoruz.Yurt dışında 25 ülkede distribütörlerimiz ve müşterilerimiz var. İhracat yaptığımız başlıca ülkeler; Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda, İsviçre, Avusturya, İsveç, Makedonya, Bulgaristan, Yunanistan, Rusya, Ukrayna, Güney Kore, Tayvan, İran, Suriye ve Mısır’dır. Redüktör sektöründe karşılaştığımız en büyük sorun, Çin mallarının yoğun ilgi görmesi.

Maalesef bazı müşteriler satın aldıkları ürünün kalitesine bakmaksızın, fiyatlarına aldanarak Çin üretimi redüktörleri satın alıyor. Bu durumun çözümü ise tüketicilerin fiyattan

ziyade satın aldıkları ürünün üretim yeri, kalitesi vedayanıklılığına bakmalarında yatıyor. Biz yüzde 100 yerli malı olan ürünlerimize her türlü garantiyi veriyoruz.”

Aydın TUNCELREMAS Pazarlama Müdürü

“Redüktör sektörü problemleri aşılabilecek güçtedir”

“İstanbul’da redüktör imalatına başlayan REMAS, 1996 yılından bu yana Tuzla’da Tepeören Sanayi Bölgesi’nde hizmet veriyor. Ürün yelpazemizde; paralel milli ve ayna mahrutili redüktörler, kaplinler, muhtelif güç aktarma ekipmanları ve her türlü dişli ile komple tahrik üniteleri bulunuyor.

Üretimin yüzde 50’sinden fazlasını ihraç eden şirketimiz; bugüne kadar İngiltere, Almanya,İtalya, Polonya, Yunanistan, İran, Mısır, Tunus, Cezayir, Lübnan, Güney Kore, Vietnam,Tayland, Malezya, Japonya, Güney Afrika gibi ülkelere REMAS adı altında ürünlerini gönderiyor. Bunun yanı sıra servis ve tesis devreye alma hizmetlerini de veriyoruz.

REMAS olarak redüktör sektöründeki problemlerinmakine imalat sektöründeki problemlerden bağımsız olmadığını düşünüyoruz. Tercih edilen ve güvenilir imajını pekiştirmek ve güçlendirmek maksadıyla, kaliteden taviz vermeden uygun fiyatlandırma, kısa teslim süreleri, satış sonrası hizmetler, bol ve ucuzyedek parça parametrelerini kuvvetlendirecek personel, tezgah yatırımı ve alt yapı çalışmalarına önem vermeye devam edeceğiz.”

Yiğit YURDAKUL Remak Redüktör İhracat Sorumlusu

“Firmalar bilinçlenmeli”

“Firmamız son yıllarda yaptığı tezgah yatırımları ve makine modernizasyonu ile günün teknolojik şartlarına ve makine sektöründeki isteklere uygun olarak helis dişli ağır hizmet tipi şanzıman ve şaft tipi redüktörler dışında sonsuz vidalı alüminyum enjeksiyon olarak yapılan redüktörler de imal ediyor. Biz İzmir’de yerleşik redüktör üretiminde önde gelen bir şirketiz ve ihracat yapıyoruz. ISO ve CE kalite kontrol belgelerine sahip yaklaşık 200 farklı redüktörün imalatını gerçekleştiriyoruz.

Remak olarak taş kırma, madencilik, ağaç işleme, et ve süt işleme, canlı hayvan besleme gıda işleme stokerli katı yakıt kazanı ve araç üstü ekipman için redüktör imalatında ustalaştık.Ürünlerimizi 26 ülkeye ihraç ediyoruz.

Ayrıca bazı makine imalatçılarının direkt parça tedarikçisiyiz. Redüktör ile ilgili santimetrelerin uyuşmaması sorun yaratıyor. Bu konuda genellikle yurt dışından gelen taleplerin yanlışlığı söz konusu. Ya da üretilip ihraç edildikten sonra kullanan kişiler de kullanımını tam bilmiyor.

Dolayısıyla ürünlerde bozulma meydana geliyor. Bunun haricinde yurt dışına yaptığımız ihracatlarda herhangi bir problem yaşamıyoruz. Bu sorunun aşılabilmesi için de müşterilerimiz verdiğimiz talimatlara uyması gerekiyor. Firma olarak biz her zaman müşterilerimizin sorunlarına anında dönüş gerçekleştiriyoruz.

Bu nedenle yalnızca kullanıcıların bilinçlenmesi gerekiyor.”