Sektördeki faaliyetlerine 1985 yılında başlayan YAMASA aradan geçen süre içerisinde dünyada hatırı sayılır bir konum elde etmiş durumda. Ezerek parlatma takım ve makineleri üreten  firma sürekli büyüme ve ilerleme stratejisi ile hareket ediyor ve dünya devleriyle rekabet ediyor. YAMASA Uluslararası İlişkiler Uzmanı Hande Gülmez, şirketinin büyüme stratejisini ve gelecek hedeflerini Moment Expo için değerlendirdi.

SUREKLİ GELİŞİYOR
1985 yılında faaliyetlerine başlayan YAMASA, kendi markası altında ezerek parlatma takım ve makineleri üretiyor ve bu ürünleri dünya genelinde pazarlı- yor. Firma, yıllar içindeki çok yönlü gelişimini sürdürüyor. YAMASA, sürekli geliştirdiği teknolojisi ve uzman kadrosu ile ürün yelpazesini arttırıyor ve dinamik olarak her geçen gün daha da büyüyor. Sektöründe Türkiye’de lider, dünyada sayılı büyük kuruluşlardan biri olan YAMASA, müşterilerine ideal çözümler sunuyor. Temel felsefelerini dile getiren Hande Gülmez, “Biz YAMASA ailesi olarak stratejimizi büyüme odaklı olarak kurduk. Hedeflerimizi gerçekleştirmek için sürekli gelişim içerisindeyiz” diyor.

URUNLERİ PARA, ZAMAN VE ENERJİ TASARRUFU SAĞLIYOR
Ezerek parlatma, plastik deformasyon yöntemi ile yüzeyleri pürüzsüz, düz hale getiren çok hassas bir iş. Düzeltme işlemi yüzeyden zımpara gibi talaş kaldırarak değil, yüzeydeki pürüzün uç noktası nın aşağı yönde yer değiştirmesi ile oluyor. Ezerek parlatma, honlama ve taşlamanın alternatifi olarak çok daha düşük maliyetli bir yöntem. Tercih edilmesinin en büyük sebebi olarak yatırım maliyetlerini düşürmesi ve çok iyi yüzey kalitesi sağlaması öne çıkıyor. Bizlere bu bilgileri verdikten sonra, bu yöntemin teknik açıdan diğer avantajlarından bahseden Hande Gülmez, “Ezerek parlatma işleminin avantajları şu şekilde özetlenebilir; Rz 1 mikrondan küçük de- ğerlerde yüzey kalitesi elde edilir. Kalibre etme özelliği sayesinde istenilen hassas ölçü çabuk ve kolay elde edilir. İşlem tek geçişte tamamlanır ve işlem süresi çok kısadır. Ezerek parlatma aynı zamanda yüzeyi sertleştirir, yüzeyin daha mukavemetli, parlak ve kaygan olması nı sağlar” diyor. Gülmez ayrıca, ezerek parlatmanın, iş parçasının ve iş parçası yüzeyinde çalışan diğer elemanları n aşınmasını güçleştirdiğini, bu metodun diğer yöntemlere oranla çok büyük zaman, para ve enerji tasarrufu sağ- ladığını ve talaş ve artık bırakmadığını söylüyor. Aynı zamanda bu yöntem sayesinde gürültü çıkmıyor ve ezerek parlatma çevreye zarar vermiyor. YAMASA’nın üretim alanının tamamını ezerek parlatma takım ve makineleri oluşturuyor. Firmanın en yeni ürünü bilgisayar kontrollü tam otomatik ezerek parlatma makinesi. MXM modeli ezerek parlatma makinesi amortisör milleri, pnömatik silindir milleri, printer milleri, motor milleri, piston kolları, rod vb. işparçalarının yüzeylerini hızlı şekilde parlatma amacı ile kullanılıyor. Makine, sertliği 42–45 HRC’ye kadar olan tüm metalleri parlatabiliyor ve seri üretimler için uygun. YAMASA’nın diğer yeni ürünleri ise SX ve RX modeli Tek Bilyeli Ezerek Parlatma Takımları. Bu takımlar, işparçaları- nın dış yüzeylerini CNC veya universal torna makinelerinde tornalama sonrası nda ezerek parlatıyor. Bu sayede iş parçaları ikinci bir bağlama ve taşlama işçiliğine gerek kalmadan üretim kesintisiz ve hızlı biçimde devam ediyor. Bu takımlar ile kademeli-düz miller, radiuslar, dış konikler ve düz-alın yüzeyler parlatılabiliyor. Takımlar, parlatma işleminin yanı sıra yüzey sertliği ve düşük oranda kalibrasyon (ölçü tamlığı) sağlı- yor. Takımların kendisine has yüksek işleme gücü ve hızı sayesinde sağladığı zaman tasarrufu seri üretimler için tercih sebebi oluyor.

SURDURULEBİLİR BUYUME İCİN AR-GE ŞART
Her geçen gün rekabet giderek artıyor ve artık hiper-rekabet ortamında şirketlerin ayakta kalabilmeleri için Ar-Ge yatı rımlarını öncelikli planlarına dâhil etmeleri büyük önem taşıyor. Sürdürülebilir bir büyüme için Ar-Ge olmazsa olamazların başında geliyor. Ar-Ge çalı şmalarına verdikleri önemi belirten Hande Gülmez, “Ar-Ge’nin bizim için anlamı gelişmek, iyileşmek ve büyümektir. firmamız kurulduğu günden bu yana Ar-Ge çalışmalarına oldukça önem vermektedir. Bu sayede yapmış olduğumuz çalışmalarla ürün çeşitliliğimizi her geçen gün arttırmaktayız ve müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda gelen talepleri değerlendirerek özel takım ve makineler de üretmekteyiz. Uzun yıllar izlediği kaliteli ürün ve hizmet anlayışı, firmamızın en önemli politikasıdır” diyor. Bu bakış açısının, YAMASA’nın global pazarda her geçen gün etkinliğinin artmasını, pazarda öncü ve yenilikçi olmasını sağladığını ifade eden Gülmez, küresel pazarda büyümek isteyen firmaları n Ar-Ge’yi maliyet olarak görmedi- ğini, aksine Ar-Ge çalışmalarına büyük yatırımlar yaptıklarını söylüyor.

“CİN’DEN KORKMUYORUZ”
YAMASA, 2008 yılında 20’nin üzerinde ülkede ticaret yapıyor. Avrupa, Orta Doğu ve Uzak Doğu firmanın yoğun olarak faaliyet gösterdiği pazarlar ve YAMASA’nın bu bölgelerdeki pazar payları da gün geçtikçe artıyor. Faaliyette bulundukları pazarlar hakkında bize ayrıntılı bilgi veren Hande Gülmez, “Sıralama yapacak olursak ağırlıklı pa- zarlarımız Avrupa ülkeleri, bunlar sıra ile İtalya, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Polonya, Macaristan, İngiltere vs. hedef pazarlarımız arasında uzak do- ğu ülkeleri de yer alıyor. En son firma temsilcisi olarak pazar araştırması için Malezya da temaslarda bulundum ve bu ülkeye de ihracatımızın gün geçtikçe artı yor. Malezya’nın Türk üreticileri için değerlendirilmesi gereken bir pazar olduğ unu düşünüyorum. Çin ise bizim için muazzam bir pazar, biz Çin tehdidini fırsata çevirip bu pazara girmeyi başardı k. Çin’den korkmuyoruz!” diyor.

“GLOBAL DUŞUNUP YEREL HAREKET EDİYORUZ”
Yaptığı son teknolojik yatırımlarla YAMASA, dış pazarda rekabet gücünü daha da artırmış durumda. Bu yatırımlar firmanın maliyetlerinin azalmasını, daha seri üretim yapmasını, dayanımı daha yüksek ve kaliteli ürünler üretmesini sağlıyor. Tabii ki sadece kaliteli mal üretmek rekabet için yeterli olmuyor.  firmalarının rekabetçiliği hakkında konuşan Hande Gülmez, “Pazarlama karması nı en etkin biçimde oluşturup yerel pazarın ihtiyaçları doğrultusunda planlı- yoruz, kısacası global düşünüp yerel hareket ediyoruz. Rekabetin artık sadece fiyatla yapılamayacağını hepimiz biliyoruz. Biz hedef pazarlarımızı baz alarak SWOT analizi yapıyoruz ve o bölgedeki rekabet gücümüzü buluyoruz. Her pazara göre rekabet gücümüz farklılık gösteriyor çünkü bu pazarlarda yerel üretici olan rakiplerimiz var ve değişkenler farklı” diyor. Bu değişkenlere bir de farklı müşteri profili eklendiğinde yı- kıcı rekabet ortamında pazardan pay alabilmek için en iyisi olmanın kendileri için zorunluluk olduğunu belirten Gülmez, farklılıklarını kaliteleriyle, fiyatları yla, tecrübeleriyle müşterilerine en iyi şekilde yansıttıklarını ifade ediyor.

YAMASA’NIN URETİMİ MUŞTERİ ODAKLI
Müşteri odaklı üretim yapan YAMASA için müşteri kazanmak ve müşteri memnuniyeti öncelikli başlıklar durumunda. Bu yönden bakıldığında firmanın müşterilerinin memnuniyeti için büyük çaba harcadığı görülüyor. Hammadde seçimi, ürün tasarımı, kullanım ömrü, teknik destek kısacası ürünün üretim süreci öncesi ve sonrasında müşterilerin ihtiyaç ve beklentilerini göz önüne alını- yor. Hande Gülmez, “Biz kalitemizle rekabet ediyoruz. Kaliteli üretimimizden dolayı müşterilerimizden sürekli olumlu geribildirim alıyoruz” diyor. Bütün büyük ve önemli sanayi kuruluşları gibi YAMASA da üretim sürecinde ve ürünlerinde ekosisteme özen gösteriyor. firmanın ürünleri çevreye ve insan sağlığına zarar vermiyor. Ürünler, talaş lı üretim sürecinde kullanılmasına rağ- men talaş ve gürültü çıkarmıyor, düşük miktarda soğutmaya ihtiyaç duyuyor. Aynı zamanda YAMASA’nın ürünleri çok büyük para, enerji ve zaman tasarrufu sağlıyor. Makinelerin tümü CE standartlarına uygun olarak üretiliyor.

“İHRACAT COK DAHA YUKARILARA CEKİLEBİLİR”
Türk makine sektörünün 2007 yılında gerçekleştirdiği yaklaşık 9 milyar dolar tutarındaki ihracat rakamını değerlendiren Hande Gülmez, gelişmek ve büyümek isteniyorsa elde edilenlerin yeterli gelmemesi gerektiğini söylüyor ve bu rakamın çok daha yukarılara çekilebileceğ ini düşündüğünü belirtiyor. Türkiye’nin makine sektöründe çok büyük bir üretim merkezi haline geldiğini ifade eden Gülmez, “Birçok teknolojik imkân artık ülkemizde mevcut. Çok iyi işler başarabiliriz, büyük projelere imza atabiliriz, tasarlayabiliriz, üretebiliriz, satabiliriz” diye konuşuyor. Türkiye’nin makine ihracatını artırması ve dünya pazarından daha fazla pay alabilmesi için ülke olarak ülke kalite imajı- mızı arttırmamız gerektiğini söyleyen Hande Gülmez, global alıcıların belleklerinde “Türk ürünü kalitelidir” imajının oluşturması gerektiğini vurguluyor. Gülmez, bugün Alman ürünü pazarda nasıl itibar görüyorsa, yerli üreticilerinde özellikle ihracat yapan firmaların kaliteli ürünler üretmesi gerektiğini belirtiyor ve bu konuda Japonları da örnek alabileceğimizi söylüyor. 6 sigma, Kaizen, Yalın Yönetim gibi yönetim tekniklerini kendi kültürümüzle yoğurup bir model oluşturabileceğimizi, çünkü fiyatla rekabetin, kalite söz konusu olunca sınıfı geçemediğini belirten Gülmez, “Bugün Çin dev bir örnek olarak karşı- mızda. İhracatçıların süratle markalaş ması gerekiyor, fason üretim yerine kendi markaları ile üretim yapmaları gerekli, marka stratejisi için profesyonel destek alabilirler ya da devletimiz bu konuda destek olabilir” diyor. Marka oluşturmak tabii ki yeterli değil, markanı zı tanıtmanız ve hedef kitle nezdinde kalıcılığını da arttırmanız gerekli ve yasal açıdan markanızı taklitlerinden korumanı z gerekiyor. Bu noktada kendi firmalarından örnek veren Gülmez, ürettikleri ezerek parlatma takımlarının sektörde tescilli markaları olan MİKROLER adıyla bilindiğini ve bunun da kendileri için ayrıca bir gurur kaynağı oldu- ğunu belirtiyor. İhracatçıların Pazar paylarını büyütmek için hedef pazarlarda tanıtım çalışmaları yapmaları ve reklâm mecralarını etkili bir şekilde yönetmeleri gerekiyor. Reklâmı n talebi tetiklediği yadsınamaz bir gerçek. Ürününüze talep yaratmalısınız ki alıcı bulabilesiniz. Gülmez tanıtımla ilgili olarak da “Reklâm bütçeleri büyüdükçe pazarınızın da büyüdüğünü göreceksiniz. Ancak reklâm bütçelerinin etkili ve doğru kullanı- mı çok önemli” diyor.

DESTEK KISITLI BUROKRASİ YOĞUN
Bütün bu başlıklarda, sektörün başarıları nı artırabilmesi için devletin de kimi adımlar atması gerektiğini vurgulayan Hande Gülmez, sosyal devlet ilkesinden yola çıkarak devletimizin de ihracatçıları mıza destek olması gerektiğini söylüyor. Gülmez, “Devletimizin ihracatçıya güvenmesi, reklâm-tanıtım hibe teşvikleri için çok daha fazla kaynak ayırması, hibe oranlarını artırması ve bu konudaki bürokrasiyi azaltması gerekiyor. Ayrı- ca bu konudaki çoğu kısıtlamanın da kaldırılması gerekiyor” şeklinde konuşuyor. Türkiye’de KOBİ’ler yeterince kar elde edemiyorlar. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise “marka” olamamak. Birçok KOBİ’nin ürettiği Türk ürünü yurtdı şında üretilenler kadar kaliteli. Türkiye’den makine alıp kendi markaları altı nda pazarlayıp satan Avrupalı Şrmalar çok daha fazla kar elde ediyorlar. “Türkiye’de KOBİ’lere ve girişimcilere yönelik Şnansman desteği oldukça sı- nırlı ve var olanlarda da bürokrasi işlemleri çok fazla” diyen Hande Gülmez, desteklerin yeteri kadar tanıtılmaması ve bilgi eksikliğinden dolayı da devlet desteklerinden yeteri ölçüde yararlanı- lamadığını, sektörün ana sorunları olarak kısaca markalaşamamanın ve kurumsallaşamamanı n, yeterli likiditeye sahip olamamanın, ara eleman eksikli- ğinin, yeterli ölçüde kredi desteğinin olmaması nın, bilgilendirme eksikliğinin ve vergi oranlarının çok yüksek olması- nın sayılabileceğini belirtiyor. Gülmez, “Bize göre çözüm desteklerin artırılıp bürokrasinin azaltılması, mesleki eğitime önem verilmesi, kademeli olarak kurumlar vergisi ve KDV’nin düşürülmesidir ki bu da dürüst çalışan sanayicinin önünü açacaktır” diye konuşuyor.

HEDEF: İHRACATTA YUZDE 35 BUYUMEK
31 Mayıs 2008’de 23. kuruluş yıldönü münü kutlayan YAMASA, kurulduğu ilk yıllardan beri büyümeyi kendisine temel strateji olarak benimsemiş durumda. Şrma, tüm dünyayı hedef alarak üretim yapıyor. YAMASA önümüzdeki yıl ihracatta yüzde 35’lik bir büyüme öngörüyor. Global pazarda büyük rakiplerimiz bulunan YAMASA’nın hedeŞ, dünyada ilk 3 arasında yer almak. Yakın gelecekte Ukrayna ve Rusya pazarlarını mercek altına alacak olan Şrma, 3 yıldan daha kısa bir süre içerisinde bu pazarlarda mutlaka olmayı hedeşiyor. YAMASA, yurtdışı pazarlama aktiviteleri kapsamında takım tezgâhları alanında dünyanın önde gelen sayılı fuarları arası nda gösterilen EMO Milano’ya katılı- yor. 2009 sonunda ITOB Organize Sanayi Bölgesinde 2. fabrikası ile faaliyete geçmeyi planlayan  firmaburada üretim kapasitesini daha da arttırıp, yeni ürünler üretmek için teknolojik yatırımlar yapacak. Spot. “ Ezerek parlatma, honlama ve taşlamanın alternatiŞ olarak çok daha düşük maliyetli bir yöntem. Tercih edilmesinin en büyük sebebi olarak yatırım maliyetlerini düşürmesi ve çok iyi yüzey kalitesi sağlaması öne çıkıyor.”  

Hande Gülmez YAMASA Uluslararası İlişkiler Uzmanı HedeŞmiz dünyada ilk üç arasında yer almak.