Danışmanlık ve ticaret firması olarak İtalya’dan Türkiye’ye yerleşerek makine sektörüne hizmet vermeye başlayan BE-HUB firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Bonatto ile görüştük. Dünya makine ihracatındailk beş ülke arasında yer alan İtalya’da çalışmak yerine Türkiye’yi terciheden Bonatto, ülkemiz makine sektörünün son yıllarda göz kamaştıran biryıldıza dönüştüğünü söylüyor.

BE-HUB ismiyle İzmir’de danışmanlık ve ticaret konularıüzerine faaliyet gösteren firmanın sahibi Bruno BonattoTürk makine sanayini değerlendirdi.Türkiye’de çalışan kişilerin becerilerinin şaşırtıcı boyutta olduğunu söyleyen Bonatto, hükümetin çok cazip teşvikler sağladığının altınıçizdi. Bonatto’ya göre Türkiye önümüzdeki yıllarda çarpıcı değişimler yaşayacak.

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben 1946’da Roma’da doğdum. Liseden sonra okulu bıraktım. Askerliğimi yaptıktan sonra endüstri sektörüne girmek için çok hevesliydim. Bugün 44 yıllık deneyimimin ardından hala 29 aynı şevkle bu sektöre hizmet veriyorum.

Firmanız hakkında bilgi verebilirmisiniz? Hangi iş kolunda hizmet veriyorsunuz?

Firmamız BE-HUB bir danışmanlık veticaret firması olarak birkaç ay önce kuruldu. Türk şirketleriyle işbirliği içinde metal işleme sektörüne hizmet veriyoruz ve başta İtalya olmak üzere Avrupa’da yeşil ekonomiye hizmet vermek üzere tasarlanmış yenilikçi teknolojilerin Türk pazarına girmesini sağlıyoruz.

Yatırımlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Büyük yatırımlarımız yok. Üretimde yapmıyoruz. Bundan ziyade yerliüretimi organize edebilecek Türk ve İtalyan şirketleri bir araya getirmeye çalışıyoruz.

Dış ticaret yapan dünya firmalarına göre ülkemizin avantajlı olduğu konular nelerdir?

Ülkeniz dış ticaret bakımından birçok avantaja sahip. Her şeyden önce Türkiyeeğitim seviyesi giderek yükselen,çok genç bir ülke. Türk çalışanların becerileri şaşırtıcı düzeyde. Bunun yanında hükümetiniz de çok cazipteşvikler vererek yabancı firmalarınyaptığı yatırımları özendiriyor.

Türkiye’nin makine sektörü hakkında bir değerlendirme yapar mısınız?

Son yıllarda Türk makine sektörü çarpıcıdeğişimler ve dikkate değer ilerlemelerlekarakterize olmuştur. Ancakhala birçok yeni ilerleme kaydedilebilir.

Bunu başarmanın yolu Avrupalı imalatçılarla işbirliğini genişletmektir.

Neden İtalya’da faaliyet göstermek yerine Türkiye’yi tercih ettiniz?

Türkiye önümüzdeki yıllarda da çarpıcı değişimler yaşayacağı için Türkiye’ye taşınmaya karar verdik.

İstanbul Olimpiyat Oyunları’na, İzmir’de World Expo’ya aday. Sadece budurum bile Türkiye’nin dünya ekonomisinde oynayabileceği rol hakkında fikir verebilir.

Türkiye’nin sizce makine sanayinin geleceği ne yönde ivme kazanacak?

Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Türk makine sanayii farklı yerlere yönelecek. En mantıklı ihtimal tabiiki Orta Doğu; ama coğrafya herşey değildir.

Bu yüzden Türkiye’nin Rusya’ya, hatta Asya’nın daha doğudakikısımlarına yöneleceğini düşünüyorum.

Tabii ki Türk hükümeti de yerli firmalarıya bancı ülkelerdeki yatırımlarında desteklemelidir. Bu destek, Türkteknolojisinin ve ürünlerinin ihracatınıartırmada etkili olacaktır.

Türkiye pazarında çalışmanın sizin açınızdan herhangi bir zorluğu var mı?

Aslında pek yok. Ortamdaki koşullar zaten çok iyi, Türk sanayicilerinin de yeteneklerine daha çok güvenmeleri gerekir.Potansiyel halihazırda mevcut, sadece tam olarak açığa çıkarılması gerekiyor.

Sorunların en aza indirilmesi için neleryapılabilir?

Daha yalın bir bankacılık sisteminiz olması ve yerel makamların karar vermesürecinde daha az bürokratik işlem olması gerekiyor.Eklemek istedikleriniz…Türk makine sanayiinin önümüzdeki birkaçyılda çok başarılı işler çıkaracağına inancım sonsuz. Bunun ön koşulu, gençkuşaklara daha çok yer açılmasıdır.

Ülkeniz dış ticaret bakımından birçok avantaja sahip. Türkiye,Avrupalı imalatçılarla işbirliğini genişletirse ihracatını çok daha fazla artırabilir.