TÜBİTAK destekleriyle beraber bu sene iki yeni ürüngeliştirdiklerini ifade eden Enesen Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Zaur İbrahimov; halihazırda bir TÜBİTAK projesi için de başvuruda bulunduklarını ve heryıl çikolata üreticilerini yurt dışı pazarlarında rekabetçi kılacak yenilikçi teknolojiler ve çözümler üretmeye devam edeceklerini söyledi.

Istanbul’da faaliyet gösteren Enesen;çikolata makineleri ve hatlarının tasarımı, üretimi ve anahtar teslim otomatik çikolata tesislerinin kurulumu alanlarında 2000 yılından bu yanayurt içi ve yurt dışında hizmet veriyor.ISO 9001:2008, CE ve GOST–R sertifikalarına sahip firma, çeşitli üniversitelerle işbirliği çerçevesinde hareket ederek sadece üretim alanında değil, Ar-Gefaaliyetleri noktasında da çalışmalarını sürdürüyor.

Enesen’in kuruluşundan bahseder misiniz?

Enesen 2000 yılında İstanbul’da kuruldu.Firmamız çikolata makineleri tasarımı,üretimi ve ihracatının yanı sıra ayrıca anahtar teslim çikolata fabrikalarının kurulumunu da gerçekleştiriyor.

Globalleşen dünyada yaşanan değişimler ve gelişmeler paralelinde, inovasyon faaliyetlerimiz de dahil olmak üzere Ar-Ge faaliyetlerimize her geçen gün daha çok yer veren bir şirketiz. Bu faaliyetlerimizi sürdürmek için üniversitelerle işbirliğimizi güçlendiriyoruz.

Teknolojiyi yakından takip eden şirketimiz çevreye duyarlı, ekolojik yapıya sahip makinelerin üretimleri konusunda hızla çalışmalarını sürdürüyor.

Ürettiğiniz makinelerle ilgili bilgi verirmisiniz?

Fabrikamızda teknolojik özellikli tam otomatik, çevre koruma bilincine sahip,ergonomik tasarımlı; pudra şekeri değirmenleri,yağ eritme ve stok tankları,karıştırıcılar ve bilyeli değirmenler,fındık-susam değirmeni, konç, temperleme ve paketleme makinelerinin yanısıra çift ve tek dolgulu, fındıklı çikolatadolum hatları, çikolata kabuk ve kaplamahatları üretiliyor.

“ANAHTAR TESLİM TESİSLER DE KURUYORUZ”

Müşterilerine etkin çözümler sunmakadına sürekli kendilerini geliştirdiklerini belirten İbrahimov; “Enesen olarak kurumsallaşma hedeflerimiz doğrultusunda üretimimize devam ediyoruz.Firmamızın en tecrübeli alanlarından biri olan anahtar teslim çözümler, Ar-Ge bölümümüzün gelişmesiyle daha daprofesyonel bir yapıya kavuştu. Değişik kapasitelerde kakaolu fındık kreması hatları (çift ve tek dolgulu), fındıklıçikolata dolum hatları, çikolata kabuk ve kaplama hatları da üretiyoruz.Bahsettiğim makinelerden oluşan anahtar teslim tesislerin kurulumu da yine firmamızın uzmanlık alanındadır”dedi.

Ürünlerinizi nerede üretiyorsunuz?

Üretimimizi İstanbul Haramidere’de bulunan fabrikamızda gerçekleştiriyoruz.İmalat sürecimizde en son geliştirilen malzemelerin kullanılmasına özen göstermekle beraber bu malzemelerin imalatta kullanılmasında yine modern üretim tekniklerini uyguluyoruz.Üretimini gerçekleştirdiğimiz tüm çikolata proses makinelerini, lojistik kurallara tam uygun olacak şekilde ambalajlayarak kullanım yerine hasarsız bir şekilde ulaştırılması sağlıyoruz.TÜBİTAK destekli iki yeni projeniz olduğunu biliyoruz. Söz konusu makinelerin özelliği nedir?

Üniversite destekli TÜBİTAK projemiz kapsamında yeni geliştirdiğimiz iki ürünümüz var. Bunlardan ilki PME500 Ecologica; sıfır toz ile tamamen çevreye ve insan sağlığına duyarlı bir makine. Bir diğeri ise TE 500 İntelligente akıllı temperleme makinesi.Enesen’in üniversiteyle ortak geliştirdiğitamamen Ar-Ge ürünü olan PME500 Ecologica pudra şekeri değirmeni benzerlerinden farkı yüksek hızlı özel öğütücü sistemi sayesinde; saatte 500kg kristal toz şekerini, 20-25 mikrona kadar jet-pulse sistemi yardımıyla sıfır tozama ile öğütebiliyor.

Böylece verim değeri, benzerleri içerisinde en yüksekyapıya kavuşturulmuş oluyor. Ar-Gebirimimizin özel tasarımı ile oluşturulan bu pudra şekeri değirmenininçalışma prensibi şöyle sıralanabilir:Ön yükleme haznesine konulan yığın şeklindeki toz şeker bir helezon yardımıyla öğütücü kafaya iletilir. Öğütücü kafaya gelen ürün gıda mevzuatlarına uygun malzemelerden imal edilmiş ve kendisine özgü tasarımı ile yüksek hızlı dönen kafada 20-25 mikrona kadar inceltilir. İnceltilmiş ürün yani pudra şekeri makine içindeki depoya iletilir.İstendiği takdirde pudra şekeri, depo içindeki kapasitif seviye sensorunun izin verdiği ölçüde depoda biriktirilerek öğütme işlemi yapılır.

Yine istendiğitakdirde otomatik çalışan jet-pulse sistemi sayesinde, öğütme işlemi esnasında pudra şekeri sıfır tozuma ile makineden alınabilir. Geliştirdiğimiz PME 500 Ecologica pudra şekeri değirmeninin en önemli özelliklerindenbiri olan ve çevre kirliliğini engelleyen jet-pulse sistemi; öğütme işlemi esnasında makine içerisine giren hava ile pudra şekerinin makine içerisindeayrışmasını sağlayarak ayrı ayrı bölümlerden dışarı verilmesini mümkün kılanbir sistemdir.

Jet-pulse sistemi içerisindebulunan kartuş filtreleri basınçlıpatlaçları ile periyodik olarak bu işlemi10-20 saniye arasında gerçekleştirir. Busayede makine çalışırken aynı anda tozoluşmadan ürün alınabilir. Ayrıca filtrelerinsürekli temizlenmesi makinenin içerisindekihavanın ısınmasını engeller ve böylece makinenin sürekli yüksek performansta uzun süre sorunsuz çalışması sağlanmış olur.

TE 500 İntelligente akıllı temperleme makinemiz ise ürün tanıma özelliği sayesinde ürünlerin temperlenme sürelerini hafızasına kaydeder ve aynı ürün geldiğinde direkt olarak o dereceyle temperleyip ürün geçiş süresini kısaltarak üretim performansını artırır.

TÜBİTAK ile ilgili başka projeleriniz devar mı?

Firmamız 2010 yılında TÜBİTAK’tan“Yüksek Yerli Kaliteli Kakaolu Fındık Kreması Hattı” geliştirilmesi projesinin onayını aldı. Bu proje 15 ay sürdü ve başarı ile sonuçlandı. Şu an TÜBİTAK 1507-2 projesi için başvurumuzu yapmış bulunuyoruz. Her yıl yeni projeler üretmeye devam ediyoruz ve bu durumu sürdürmeye kararlıyız.

2023 yılı Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde çalışmalarımıza hız verdik. Biz de firma olarak hedeflenen ihracat rakamına ulaşmak için katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.

“MARKA BİLİNİRLİĞİ YARATMAK ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ”

Globalleşen dünyada müşterilerine,çevre ve topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmek için çaba sarfettiklerini belirten İbrahimov; “Sektörümüzdeki liderlik konumumuzu,inovasyon faaliyetlerimiz, teknolojik yatırımlarımız ve uygulamalarımız ile devamlı kılmak, markamızın ve ürünlerimizin dünya pazarlarında bilinirliğini,güvenilirliğini sürekli artırmak öncelik hedeflerimiz arasında. Bu amaçla çalışanlarımız arasında herkesin kendi profiline uygun eğitimleri almasınısağlıyoruz” dedi.

Düzenlenen fuarlara katılmak,firmanıza katkı sağlıyor mu?

Sektörümüz ile alakalı yurt içi ve yurtdışında düzenlenen fuarlara katılıyoruz.Özellikle sektörümüz ile ilgili fuarların firmamızın tanıtımı açısında önem taşıdığına inanıyoruz. Bu bilinçle en son 20-23Eylül 2012 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar Merkezi’nde düzenlenen 7.Gıda ve İçecek Teknolojileri, Gıda Güvenliği,Katkı ve Yardımcı Maddeler, Soğutma,Havalandırma, Depolama Sistemlerive Lojistik Fuarı’nda müşterilerimiz ve dostlarımızla bir araya geldik.

İhracata yönelik gerçekleştirdiğiniz çalışmalar nasıl gidiyor?

Aldığımız talepler doğrultusunda Enesen markasıyla ürettiğimiz tümmakinelerimizin ihracatını gerçekleştiriyoruz.Rusya, Mısır, Libya, Özbekistan,Gürcistan, Kırgızistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Irak,Türkmenistan, Romanya ihracat yaptığımız ülkelerin başında geliyor. 2023yılı Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planı ile ilgili olarak ihracat seferberliğini kendimize model alarak, bu hedef doğrultusunda Ar-Ge, inovasyon ve çevreye duyarlı makineler üretme çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“2023 HEDEFİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Enesen’in 2023 yılında 500 milyardolarlık ihracat hedefini çok önemsediğini vurgulayan İbrahimov; “Strateji ve Eylem Planı’nda 2012-2023 dönemindeTürkiye’nin halen yüzde 0,8 dolayında bulunun payının, yüzde 1,46 ile ikikatına yükseltilmesi hedefleniyor. Bizde firma olarak hedeflenen ihracatrakamına ulaşmak için katkıda bulunmayı amaçlıyoruz” dedi.

2023 Strateji ve Eylem Planı’nı firmanız açısından değerlendirebilir misiniz?Siz sektöre ne yönde katkı sağlamayı amaçlıyorsunuz?

Bildiğiniz gibi Türkiye’nin 2 trilyon dolarlık GSYH ile dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmeyi hedeflediği 2023’te yıllık ihracat hacminin 500 milyardolara çıkarılması hedefine yönelikaraç ve yöntemler, mevcut sorunlaraçözüm yolları, lojistik, mevzuat ve diğer konulara ilişkin esasları içerenbir eylem planı öngörülüyor. Strateji ve Eylem Planı’nda 2012-2023 döneminde yıllık ihracatın ortalama yüzde11,7 artması, 2023’te 34,3 trilyon dolara ulaşması beklenen dünya ihracatında Türkiye’nin halen yüzde 0,8 dolayında bulunun payının, yüzde 1,46 ile ikikatına yükseltilmesi hedefleniyor. Yıllık 500 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda,ihracatın üretim yapısının modernize edilerek, ticaret dünyasının taleplerine yanıt verebilir, ileri teknolojive Ar-Ge’ye dayalı esnek bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor.

AyrıcaTürkiye ihracatının gelecek vizyonunda önemli pay sahibi olacak yeni ürün veteknolojilerin getireceği sürdürülebilir girdi tedarik ihtiyacının belirlenerek güvence altına alınması ve bunlarınuygun politika araçları ile uygulanması öngörülüyor. Yine bu plan doğrultusunda Ar-Ge harcamalarının halen yüzde1 dolayında bulunan GSYH’ye oranı,2023’te yüzde 3’e ulaşacak. TÜİK’egöre 2011’de 3,6 milyar dolar olan özel sektör Ar-Ge harcamalarının hacminin 2023 yılında 40 milyar dolara, bu dönemde özel sektörün toplam Ar-Ge harcamalarındaki payının yüzde 40’lardanyüzde 66,9’a, ihracata oranının da yüzde 2,6’dan yüzde 8’e yükselmesi öngörülüyor.

Özel sektörde halen 20 binlerdebulunan Ar-Ge personeli sayısının 40bine ulaştırılması da hedefler arasında yer alıyor. TÜBİTAK tarafından verilenAr-Ge teşviklerinin 2011’de 200 milyondolar olan tutarının da 2023’te 1 milyardoları bulması hedefleniyor.

Ar-Ge’yeverilen destekle orta-yüksek teknoloji ürün ihracatının toplam imalat sanayi ihracatı içindeki payının yüzde 20’lerden yüzde 35’e, yüksek teknolojinin payının da yüzde 3’lerden yüzde 8’e çıkarılması performans kriteri olarak alınıyor. Biz de firma olarak hedeflenen ihracat rakamına ulaşmak için katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.

TÜBİTAK ’a projelerimiz için başvurularımızı yaptık. Her yıl yeni projeler üreterek,çikolata üreticilerimizin yurt dışı pazarlarda rekabetçi kılacak makine ve çözümler üretmeye devam ediyoruz ve bu durumu sürdürmeye kararlıyız.

Geleceğe yönelik projeleriniz ve gelecek hedeflerinizden bahsedermisiniz?

Enesen ürün gamında yer alan tümçikolata proses makineleri geleceğe dönük teknolojik makinelerdir. Bu yenilikçi yaklaşımımızı korumak ve daima en iyi makineleri üretebilmek için üniversitelerle ortak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İmalatını gerçekleştirdiğimiz makinelerin hepsi daha az enerji tüketecek şekilde yapısal düzenlemelere tabi tutuluyor. Böylece birim ürün için harcanan enerji miktarının azalması ile yine bu proses makinelerini kullanan kullanıcıların ürettikleri ürün maliyet girdilerinin düşürülmesi sağlanıyor.

Tüm çikolata proses makinelerimizde otomasyon sistemleri geliştirilerek insana bağlı olmak yerine tam otomatik akıllı sistemlerin geliştirilmesi yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Halihazırda imalatını gerçekleştirdiğimiz çikolata proses makinelerindetekil uygulamalar yanında komple sistem uygulamalarına da hız vermiş durumdayız. Bununla ilgili anahtar teslim çikolata ve çikolata ile benzer karakter gösteren tüm şekerli gıdaları içerecek, steril koşullarda gıda şartnamelerine uygun imalatı gerçekleştirecek sistemlerin oluşturulması yönünde Ar-Ge çalışmalarımız da sürüyor.

Tabi bütün bu saydığım çalışmalar aynı zamanda yine 2023 yılı Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde,ihracat seferberliğini kendimize model alarak, bu hedef doğrultusunda Ar-Ge,inovasyon ve çevreye duyarlı makineler üretmek çalışmaları kapsamında planlanıyor.

ZAUR İBRAHİMOV kimdir?


Gence şehrinde 1978 yılındadoğdu. İlk ve orta öğretimini Azerbaycan’da tamamladıktan sonra lisans eğitimini İsviçre’deuluslararası ilişkiler alanında tamamladı. Bakü Devlet ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Yüksek Lisansderecesi sahibi olan İbrahimov;Enesen Profesyonel Çikolata Makinaları’nın kurucu üyeleriarasında bulunuyor ve şirketin Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevini yürütüyor.